Ders Anlatım Eğitim Blogu,Öss,Sbs,Dersler

fizik, kimya, biyoloji, ingilizce, öss, sbs, öğretmenler

Fotosentez Açıklama

Bitkiler organik maddelerle beslenmektedir. Tüm bitkiler kendi besinlerini kendileri üretirler. Bu organik maddeleri, üretmek için gerçekleştirdikleri işlemede “FOTOSENTEZ” adı verilir.

Fotosentez, bitkileri diğer canlılardan ayıran en önemli özelliktir. Fotosentez işlemi, bitkilerin yapraklarında bulunan “klorofil” adını verdiğimiz yeşil pigmentlerdir. Klorofil, bitkilerin güneş enerjisini emmesinde çok önemli rol oynamaktadır. Çünkü, fotosentez olayının başlangıcı için, güneş enerjisine ihtiyaç duyulur.

Bitki hücrelerini, insan ve hayvan hücrelerinden ayıran en büyük özellik ise, hücrelerin güneş enerjisini direk olarak kullanabilen yapıda olmasıdır. Bu hücreler sayesinde, bitkiler güneş enerjisini, besin enerjisine çevirirler ve kendi bünyelerinde depolarlar. Fotosentez olayının gerçekleşmesi için, ışık ve ısı temel şarttır. Bu yüzden hiçbir bitki ışık (güneş) olmadan yaşayamaz. Çünkü fotosentez yapamayacakları için, kendi besinlerini üretemezler.

Güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştüren bitkiler, bunu nişasta olarak depolarlar. Nişasta çok büyük bir enerji kaynağıdır. Ve bitkiler bu enerjiyi, büyümek ve gelişmek için kullanırlar.
Fotosentez olayı kısaca şu şekilde formülize edilebilir;

Güneş Enerjisi + Karbondioksit + Su = Glikoz (şeker)

Buradan da açıkça anlaşılacağı gibi, Fotosentez olayı bitkiler için ne kadar gerekli ise, dünyada yaşayan tüm canlılar için o kadar gereklidir. Çünkü bitkiler, besin üretmek için karbondioksit kullanırlar.

Yani bizim soluduğumuz havayı temizlerler. Evrende her şey inanılmaz bir zincir şeklinde birbirine bağlıdır. Ne insanlar bitkiler olmadan yaşayabilir, nede hayvanlar. Bitki yoksa, hayatta yoktur.

Bu yüzden doğamızı sevelim ve daha güzel bir doğa için el ele savaşalım!
Aşağıda gördüğünüz resimde fotosentez olayı çok güzel bir biçimde açıklanmıştır.

A.Aşağıdaki sorulardaki boşlukları uygun şekilde tamamlayınız. ( her soru 2 puandır)
1. İki ya da daha fazla cins atomdan oluşan saf maddelere …………………. denir.
2. Su içerisinde çözündüğünde H iyonu veren bileşiklere …………………. denir.
3. İnsan kanının pH’ı …………………. de sabittir.

4. Demir eksikliğinde …………………. yapılamaz ve anemi görülür.
5. Flüorün azlığı dişlerin çürümesine, fazlalığı dişlerin …………………. yol açar. 6. Küçük moleküllerin birleşirken su açığa çıkarması olayına …………………. sentezi denir.
7. Yağ asidinin karbonları arasında arasında ikili veya üçlü bağlar yoksa bunlara …………………. yağ asidi denir.
8. Depo polisakkaritler olan GLİKOJEN hayvanlarda,……………….. ise bitkilerde görülür.
9. Nişastanın üzerine iyot damlatılırsa renk ……………. olur.
10.Tabiatta bugün bilinen …………………. farklı amino asit vardır.
11. Disakkaritler, iki tane monosakkaritin birleşmesiyle oluşan yapılardır.Bu olay sırasında glikozit bağları arasından SU çıkar.Ve bu olaya………………………sentezi denir.
12. 2 aminoasidi birleşmesinden …………………. bağı oluşur.
13.Aşırı şekerle beslenme sonucunda kandaki glikozun fazlası insan vücudunda kaslarda da ve karaciğerde de ……………..olarak depo edilir.

130-131.Sayfa = 5.A 6.D 7.D 8.E 9.D
201-202.Sayfa = B:1.D 2.Y 3.Y 4.Y 5.D C:1.A 2.B 3.D 4.E 5.C 6.A
203.Sayfa = Yatay 2.Saprofit 4.İskelet 8.Ototrof 9.Damarlı 11.Filogenetik 12.Aerobik 14.Alem 15.Başkalaşım 16.Gram 18.Endemik 19.Parazit 20.Takım
Düşey 1.Prokarya 3.Memeliler 5.Sınıflandırma 6.Tür 7.Toy 10.Analog 13.Kurbağa 17.Maya
237.Sayfa = 2 Numaralı Çıkış
242-246.Sayfa = 1.D 2.D 3.D 4.Y 5.Y 6.D 1.çevre sorunları 2.çevre 3.toprak kirliliği 4.gürültü 5.ozon tabakası 6.erozyona 7.enerji 8.doğal gaz,yenilenebilir 1.D 2.A 3.C 4.B 5.D 6.E 7.D
248.Sayfa = Yatay 2.çevre 6.hava kirliliği 7.ötrofikasyon 10.erozyon 12.geri dönüşüm 13.küresel ısınma Düşey 1.su kirliliği 3.ekoloji 4.biyolojik birikim 5.rasyasyon 8.sera etkisi 9.toprak 11.yangın

ÇİNKO: Tüm mineraller vücut için önemli iken, çinko diğerleri içinde en ağır işçilerden biridir. Çinko sperm üretiminde çok önemlidir. Çinko azlığı . sperm sayısı azlığı ve testosteron seviyesinin azlığına sebep olmaktadır. Geç iyileşen kesik ve yaralar bedenin çinkoya ihtiyacını gösterebilir. Bu madde yaraların iyileşmesini hızlandırmakta önemlidir. . Hücreleri yenilemek ve yenilerinin oluşmasını sağlamada çinko önemlidir.

SELENYUM: Savunma sisteminin güçlendirilmesinde katkıda bulunur. . Kanserden korumada etkilidir. Serbest radikallerin artığı durumlarda (sigara içilmesi, hava kirliliği, ultraviole ışınları ve radyasyona maruz kalma) etkilidir. Kardiyovasküler hastalıklardan korunmaya yardımcı olur. Karaciğer fonksiyonlarının korunmasına yardımcıdır. Üreme yeteneğinin korunmasını sağlar .

Bakır

Bakır’ın Görevi: Cildin ve saçların rengi, alyuvar üretimi, metobalizma süreçleri, bağışıklık sistemi.
Bakır Hangi Besinlerde bulunur?
Karaciğer, balık, kabuklu hayvanlar, yapraklı sebzeler, bezelye, fındık, ceviz, mantar, çavdar.

İnsan Vücudunun Günlük ihtiyacı: 2 – 4 mg’ dır

Bakır’ın İnsan Vücudundaki Eksikliğinin Belirtileri: Kansızlık, vücut savunmasında zayıflık, egzama.

Kükürt
Kükürt Minerali’ nin Görevi: Bağ dokusu, deri, tırnak üretimi, kan şekeri seviyesinin kontrolu, vücudun zehirlerden temizlenmesi, safra üretimi.

Kükürt Hangi Besinlerde Bulunur?
Yumurta sarısı, et, süt, balık, peynir, fındık, ceviz, sebze.

Kükürt’ün İnsan Vücudundaki Eksiklik Belirtileri: Kuru ve çatlak deri, tırnak kırılması, saç dökülmesi,sinirlilil hali.

Manganez

Manganez’in Görevi: Antioksidan enzimlerinin canlandırılması, yağ tüketimi, kıkırdak üretimi, vücudun zehirlerden arındırılması, hücrelerin genç kalması.

Manganez Hangi Besinlerde bulunur ?
Ananas, ceviz, fındık, baklagiller, işlenmemiş tahıl ürünleri, sebze, bira mayası, kakao.

İnsan Vücudunun Günlük ihtiyacı: 2 – 5 mg’ dır.

Mangenez’ in İnsan Vücudundaki Eksikliğinden Kaynaklanan Belirtileri Nelerdir?
Zayıf kemikler, zayıf sinirler, enfeksiyona sık yakalnma.

Krom

Krom’un Görevi: Kan şekeri seviyesi (ikinci tip şeker hastalığını engeller), yağ yakmanın arttırılması, karbonhidrat tüketimi.

Krom Hangi Besinlerde bulunur?
Siyah çay, kakao, bal, fındık, ceviz, ilenmemiş tahıllar, peynir, et, mantar.

İnsan Vücudunun Günlük ihtiyacı: 150 – 250 ug
Kromu’un İnsan Vücudundaki Eksikliğinden Kaynaklanan Belirtileri Nelerdir?
Yüksek kolestrol değerleri, yorgunluk, sinirlilik.

Ergen ne hisseder nasıl davranmak ister?

Ergenin genel olarak duygularında istikrarsızlık olduğu görülür. Bir gün önce çok mutlu ve enerjik olan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkin olabilir. Duygular anlık olarak bile değişkenlik arz edebilir. Bu nedenle ebeveynin bunu kabul etmesi ve her defasında “Daha dün iyiydin şimdi ne oldu?” türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımlara girmemesi gerekir.
Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve vurgulamaları ve gerekse mimikleri önceki döneme göre duygularını daha fazla ifade ediyor niteliktedir.
Diğer dönemlere göre daha yoğun hayal kurar ve gerçekten zaman zaman uzaklaşır. Bu hayaller gelecek planlarını kapsayabileceği gibi genellikle karşı cinsle ilgili hayaller olabilmektedir.
Ergen zaman zaman yalnız kalma isteği içinde olabilir. Odasına çekilen ve yalnız kalmak istediğini söyleyen bir ergenin ciddi bir sorunu olduğu düşünülüp kaygılanılmamalıdır. Ergen kendisi ile baş başa kalıp yaşadıklarının muhasebesini yapma ihtiyacı hissedebilir.
Ergen kendini yorgun hissedebilir buna bağlı olarak çalışmaya karşı isteksizdir. Vücut enerjisi âdeta büyümeye harcanıyor gibidir.
Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir ve kendini saklama ve bu değişimlerden çevreyi haberdar etmeme isteği içinde olabilir.
Yeni şeyler deneme merakı artmıştır.
Bu dönemde arkadaş çok önemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas davranması gerekir.
Bu dönemde ergenin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını giderebilir.
Ergenlik Dönemi Ruhsal Sıkıntıları

Bu dönemde depresyonlarda artış görülmez. Özgüven problemi karşı cinsle ilgili yaşanan problemler okul ve aile içi problemler buna sebebiyet verebilir. Genellikle kısa süreli yaşanır ve müdahale gerekmez. Ergen kendini üzgün ve kötü hissetmiyordur; ancak günlük hayatına devam edebilir. Gerçek depresyonlarda ise intihara kadar varan düşünceler geliştirmiş olabilir ergen. Kendini büsbütün değersiz hissediyordur. Bunun sebepleri arasında; yakınlarını üzmek ölümü merak yalnızlık duygusu çocukluktan gelen sevgi yoksunluğu ölüm-ayrılık vb. gibi travmatik süreçler vardır. Bunlar dışında ergen zaman zaman öfke patlamaları yaşayabilir. Bu esnada onunla konuşmaya çalışmak anlamsızdır. Sakinleşmesini beklemek gerekir. Yeme bozuklukları ise bir başka sorundur. Özellikle çok yemek yeme veya yemeği reddetme ve sürekli kilolu olduğunu düşünme ergende aşılması gereken sorunlardandır.
Aileye Düşen Görevler

Ergen her şeyden önce anlaşılma ve değer görme duygusunu yaşamalıdır. Bu nedenle ebeveynin bu duyguları yaşatma adına söz ve davranışları konusunda hassas olması gerekir. Aksi takdirde ergen bu duygularını tatmin adına farklı çevrelere ihtiyaç duyacaktır.
Ergenle fikir alışverişleri yapılmalı; ergen aile konuları dışında tutulmamalıdır.
Çeşitli sorun ve konularda ergen objektif bir biçimde saygıyla dinlenmeli ve ortak paydalar bulunmaya çalışılmalıdır.
Nasihatler genellikle işe yaramaz sadece ergenin o an ebeveyni dinlemesini sağlar uzun vadede çözüm değildir.
Ergenin arkadaşları eleştirilmemeli ebeveyn bu konuda ergenin arkadaşlarını tanıma yoluna gitmeli ve bunu çocuğuna hissettirmelidir. Akabinde şayet hoş olmayan bir durum varsa bu ergenle paylaşılabilir. Fakat tanımadan eleştirmek ergenin ebeveynini haksız bulmasından başka bir işe yaramaz.
Sevgi eksik edilmemelidir.
Evdeki genel ortamın gergin olmamasına dikkat edilmelidir.
Ergenlik dönemi çatışmalı ve gergin geçiyorsa bir uzmandan destek alınmalıdır

Organik bileşikler, genellikle canlıların yapısında bulunan ve hepsi mutlaka karbon atomu taşıyan moleküller. Organik moleküllere örnek olarak proteinleri, karbonhidratları, lipidleri ve nükleik asitleri verebiliriz. Ancak, burada bir yanılgıya düşmeyelim, karbon içeren her bileşik organik olmak zorunda değil. Örneğin, yapısında karbon içeren karbonat, bir inorganik molekül.

İnorganik bileşikler ise, sıklıkla karbon taşımayan moleküller. Bunlara örnek olarak da, anyonlar veya katyonlar olarak sınıflandırılan çeşitli iyonik bileşikler ile kovalent bileşikleri verebiliriz.

Bir de, “anorganik bileşikler” var. Bu bileşikler de, canlı organizmaların yapısında bulunan ama karbon atomu taşımayabilen moleküller. Organik moleküllerden farklı olarak karbonat ile de bileşikler meydana getirebiliyorlar. İnorganik moleküllerse karbonat ile bileşikler yapamıyorlar. Anorganik moleküllere örnekler de su, çeşitli asit ve bazlar ile tuzlar.

İnsan vücudunun işlevleri, sıklıkla organik ve anorganik bileşiklere gereksinim duyuyor. İnorganik bileşikleriyse, sentezlemek yerine dışarıdan besinlerle almayı yeğliyoruz. Çoğu kaynakta inorganik bileşik olarak sınıflandırıldığını görebileceğiniz su (H2O), vücutta sentezlenebilen, ya da tepkimelerin yan ürünü olarak ortaya çıkan bir bileşik. Herhangi bir maddenin insan vücudunda (ya da başka bir ortamda) sentezlenememesi, sentez tepkimesi için gereken enzim, katalizör ya da benzeri koşulların bulunmamasından kaynaklanır. Organik moleküllerin senteziyse, oldukça ayrıntılı ve çok uzun bir konu. Her organik molekül, uygun bileşenlerin ve enzimlerin varlığında, farklı şekillerde sentezlenir.

VÜCUDUMUZ KONUSU İLE İLGİLİ TEST SORULARI (1) (FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI, SORU BANKASI)

1. Aşağıdaki verilenlerden hangisi kafatası içerisinde bulunmasına rağmen sinir sisteminin bir parçası değildir.?

A) Beyincik B)Hipotalamus C)Hipofiz D)Omurilik

2. Duyu organlarının değişmeleri algılayıp beyne iletilmek üzere çevirdiği sinirsel bilgiye ne ad verilir?

A) Uyarı B)Uyartı C)Sinaps D)Tepki

3. Topraktan su ve suda erimiş minerallerin alınmasında görevli bitkisel yapı aşağıdakilerden hangisidir?

A)Emici Tüyler B)Ana Kökler C)Kılcal Kökler D)Yan Kökler

Devamını Oku »

organeller

hücre zarı:en önemli özelliği seçici geçirgen olmasıdır.canlıdır.saydamdır.çift katlıdır.

sitoplazma:canlıdır.saydamdır.akışkandır.yumurta akı gibidir.renksizdir

ribozom:protein üretir.zarsızdır.

lizozom:sindirim yapar.zarlıdır.eğer lizozom parçalanırsa hücre ölür.

golgi cisimciği:salgı üretir.depolama ve paketleme görevini yapar.

endoplazmik retikulum:hücrede madde iletimini sağlar.

mitokondri:hücrenin enerji merkezidir.

koful:su,besin ve atık madde depo eder.

sentrozom:sadece hayvansal hücrelerde bulunur.hücre bölünmesinde görevlidir.

plastidler:sadece bitkisel hücrelerde bulunur.3 çeşittir.

1.kloroplast:yeşil renk verir.fotosentez yapar.kendine ait dna’sıvardır.

2.kromoplast:yeşil hariç tüm renkleri verir.çiçek ve meyvede bulunur.

3.lökoplast:renksizdir.kökte bulunur.besin depo eder.

Hücre nedir ?
Neredeyse bütün canlılar hücrelerden oluşur. Hayvanların da, bitkilerin de hücreleri vardır . Bazı çok küçük canlılar tekhücrelidir . İnsan vücudunda milyarlarca hücre vardır . Bakteri gibi bazı hücreler öylesine küçüktür ki, ancak mikroskop altında görülebilir . Bir hücrenin başlıca üç bölümü vardır . Hücre zarı, hücrenin tümünü kuşatır . Su, oksijen ve besin hücre zarından hücreye girer . Atıklar da gene hücre zarından dışarı atılır . Sitoplazma, hücrenin iç bölümüdür . Yeni hücre yapmakta kullanılan malzemeyi üretir . Çekirdek, sitoplazmanın merkezinde yer alır. Yuvarlak ya da yumurta biçimlidir. Hücrenin gelişmesini denetler; özelliklerini belirler . Hücrenin kromozomları çekirdekte bulunur. Kromozomlardaki genler bitkinin ya da hayvanın kalıtsal özelliklerini belirler; yani gelişme sürecinde anne babasına benzemesini sağlar .Yaşlı hücreler ölürken, bunların yerini yenileri alır . Hücrelerin bölünerek çoğalması sürecine hücre bölünmesi denir .

İnsanlarda üreme büyüme ve gelişme
İnsanlarda erkek üreme organı sperm üretirken,dişi üreme organı yumurta üretir. Bir yumurta ile bir spermin birleşmesiyle bebek oluşmaya başlar. Erkek üreme hücresi olan sperm,dişi üreme hücresi olan yumurtaya göre daha küçük bir yapıya sahiptir. Spermin yapısı,baş kısmı,orta kısım ve kuyruk olmak üzere 3 kısımdan oluşur. Yumurta sperme göre daha büyüktür. Sperm hareketli iken yumurta hareketsizdir. Spermin hareket etmesini kuyruk kısmı sağlar. Bir yumurta hücresi,hücre zarı,stoplazma ve çekirdekten meydana gelir. Yumurta hücreleri insan vücudundaki en büyük hücrelerdir.

Devamını Oku »

 

A- CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR :

1- Canlıların Ortak Özellikleri :
Çevremizdeki varlıklar canlı ve cansız varlıklar olarak iki grupta toplanırlar.
Cansız varlıklar katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşur.
Canlı varlıklar insanlar, hayvanlar ve bitkilerden oluşur. Canlı varlıkların tamamında görülen özelliklere canlıların ortak özellikleri denir. Bütün canlılarda görülmeyen özellikler ise ortak değildir. (Fotosentez yapma, yer değiştirme, iskelete sahip olma…).

Canlıların Ortak Özellikleri Şunlardır ;
1- Hücrelerden oluşma.
2- Beslenme.
3- Büyüme ve gelişme.
4- Hareket etme.
5- Solunum yapma.
6- Boşaltım yapma.
7- Çoğalma yani üreme.
8- İrkilme yani tepki verme.

2- Hücrenin Yapısı ve Görevleri :
Bir canlıyı oluşturan en küçük yapı birimine hücre denir. (Bir canlının canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir).
Devamını Oku »

Başkalaşım Nedir?

Kelebek, kurbağa gibi bazı canlıların yumurtadan çıktıktan sonra yapısal değişikliklere uğrayarak ana canlıya benzer hâle gelmesine başkalaşım adı verilir.

Yukarıdaki resimde kurbağanın başkalaşım evresinde geçirdiği değişimler görülmektedir. Döllenmiş yumurtanın gelişmesi sonucu larvalar oluşur. Başlangıçta balığa benzeyen larvalar gelişerek iribaş olur. Zamanla iribaşın ön ve arka üyeleri gelişir, kuyruğu yok olur. Böylece genç yavru kurbağa oluşur. Bu da gelişerek ergin kurbağa hâline gelir.

Başkalaşım Geçiren Hayvanlar

Bazı canlılar dünyaya geldiklerinde ana canlıya benzerken bazıları da benzemezler. Ana canlıya benzemeyen canlılar gelişim dönemleri boyunca başkalaşım geçirerek ana canlıya benzer hale gelirler.
Kurbağaların ve böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra yapısal değişikliğe uğrayarak ana canlıya benzer hale gelmesine başkalaşım denir. (Kurbağaların ve böceklerin yumurtadan çıktıktan ergin hayvan oluncaya kadar geçirdikleri gelişim evrelerinin hepsine birden başkalaşım denir).
***Kurbağalar ve eklem bacaklılardan böcekler, başkalaşım geçiren hayvanlardır.
1- Kurbağalar :
• Larva döneminde suda solungaç solunumu, ergin dönemde karada deri ve akciğer solunumu yaparlar.
Devamını Oku »

 

Bitki Fizyolojisi Ders Notları

Bilindiği Gibi Fizyoloji Organeller, Hücre Ve Dokular Ile Organ Ve Organizmaların Canlılığını Sağlayan Işlevlerini, Ilişkilerini Ve Cansız çevre Ile Etkileşimlerini Inceleyen Bilim Dalıdır. Bitki Fizyolojisi De Bu çerçevede Mikroalglerden Ağaçlara Kadar Tüm Bitkilerde Bu Konuları Araştırır.
Günümüzde Bilgi Birikiminin Ve Iletiminin çok Hızlı Artışı Nedeniyle Bilim Dallarının Sayılarındaki Artış Yanında Sürekli Yeni Ara Dalların Ortaya çıkması Sonucu Bilim Dalları Arasındaki Sınırları çizmek Zorlaşmış Ve Giderek Anlamını Yitirmeye Başlamıştır.
Devamını Oku »

MİTOZ BÖLÜNME
MAYOZ BÖLÜNME

Mitoz bölünme bir kromozom ve bir çekirdek bölünmesidir.
Mayoz bölünme ise bir kromozom ve iki çekirdek bölünmesidir.

Yavru hücrelerde kromozom sayısı, ana hücrenin kromozom sayısına eşittir.
Homolog kromozomların yarısı bir kutba, diğer yarısı da karşı kutba gittiğinden, yavru hücrelerde kromozom sayısı yarıya inerek değişir.

Bölünme sonucunda ana hücreden aynı yapıda iki yavru hücre meydana gelir.
Bölünme sonucunda ise kromozom sayısı yarıya inmiş dört yavru hücre meydana gelir.

Devamını Oku »


Bedava İlan Verme