Ders Anlatım Eğitim Blogu,Öss,Sbs,Dersler

fizik, kimya, biyoloji, ingilizce, öss, sbs, öğretmenler

Türkler, dünyanın en eski, asil, büyük devletler kurup, pek çok ünlü şahsiyetler yetiştiren medenî milletlerinden biridir. Türkler, Nuh peygamberin oğullarından Yâfes’in Türk adlı oğlunun neslindendir.

Tarihî şahıs, boy ve millet adlarının oluşumuna göre, Türk kelimesinin aslı “türümek” fiilinden gelmektedir. Bu fiilden türetilmiş, kişi ve insan anlamında “türük” ve nihayet hece düşmesiyle “Türk” kelimesi ortaya çıkmıştır. Nitekim Anadolu’da bir kısım göçebeler de yürümekten “yürük” adını almışlardır. Türk kelimesi, ayrıca, çeşitli kaynaklarda; “töreli, töre sahibi, olgun kimse, güçlü, terk edilmiş, usta demirci ve deniz kıyısında oturan adam” manâlarında kullanılmaktadır.

Coğrafî ad olarak Turkhia (Türkiye) tabiri ise altıncı yüzyıldaki Bizans kaynaklarında, Orta Asya için kullanılmıştır. Dokuzuncu ve onuncu asırlarda, Volga’dan Orta Asya’ya kadar olan sahaya denilirdi. Bu da Doğu ve Batı Türkiye olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Doğu Türkiye, Hazarların; Batı Türkiye ise Türk asıllı Macarların ülkesiydi. Memlukların ilk zamanlarında, Mısır’a da Türkiye deniliyordu. Selçuklular zamanında, onikinci yüzyıldan itibaren Anadolu’ya Türkiye denilmeye başlandı. Türk kelimesini Türk devletinin resmî adı olarak ilk defa kullanan, yedi ve sekizinci yüzyıllarda hüküm süren (681-745) Göktürk Devletiydi.

Bilinen en eski Türk kavmi, Çinlilerin Hiong-nu dedikleri, M.Ö. 3. asrın başından itibaren tarih sahnesinde görülen Hunlardır. Bu kavmin anayurdu, Tienşan’ın kuzey kesimiyle batıdaki Altay Dağları, Orta Urallar ve Hazar Denizi’nin kuzey hudutları içinde kalan vadideydi. Şenyu denilen hükümdarlarının ordugâhı, Orhun Irmağı kıyısında bulunuyordu. Nüfus çoğalması ve fetih isteği gibi iki büyük sebeple yayılmaya başladılar ve Çin hudutlarına kadar olan bölgeyi ele geçirdiler.

1. CUMHURİYETÇİLİK

Temeli cumhuriyet yönetimine dayanır. Yani bu ilkeye millet iradesi egemen kılınarak millet kendi geleceğine kendisi karar verme yetkisine sahip olur.

Cumhuriyetçilikte toplum yönetim için değil,yönetim toplum için vardır.

Cumhuriyetçiliğin bütünleyici ilkesi Milli Egemenliktir.

Atatürk’ün taviz vermediği iki ilkeden biridir. Diğeri laikliktir.

2. MİLLİYETÇİLİK

Milliyetçilik öncelikle millet gerçeğine dayanır. Milliyetçilik, kişinin ait olduğu milletin varlığını ve kültürel değerlerini sürdürmesi ve yüceltmesi, bu uğurdaki faaliyetlerini diğer kuşaklara aktarılmasıdır.

Bütünleyici ilkesi: Ülke bütünlüğü ile milli birlik ve beraberliktir.

3. HALKÇILIK

Cumhuriyetçilik ve Milliyetçiliğin doğal bir sorucu olan Halkçılık; kanun önünde herkesin eşit sayılması demektir.

Halkçılıkta hiçbir toplum veya zümrenin ayrıcalığı yoktur. Halkın iradesi geçerlidir.

4. DEVLETÇİLİK

Türkiye’nin ve Türk milletinin ekonomik ihtiyaçlarından doğan devletçilik; Devlet-Millet işbirliğidir. Devletçilik ilkesi Teşvik-i Sanayi Kanunu’ndan istenilen sonucun alınmaması üzerine 1933’te devlet politikası olarak benimsenmiştir.

5. LAİKLİK

Laiklik; dini, dünya işlerinin ve siyasetin dışında tutmak ve herkesin den, ibate ve vicdan özgürlüğüne saygı duymak esasına dayanır.

Hukukta ve yönetimde aklı ve bilimi rehber edinir. Bu sebeple, Akılcılık ve bilimsellik, laikliğin bütünleyici ilkesidir.

6. İNKILAPÇILIK (DEVRİMCİLİK)

İnkılapçılıkta amaç: Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkararak kendisini çağlara ve değişen şartlara göre yenilemesini sağlamaktır.

İnkılapçılığın bütünleyici ilkesi; Çağdaşlaşma ve Batılılaşmadır.

Güneydoğu Anadolu’dan başlayarak, Basra Körfezine kadar uzanan, Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki bölgeye Mezopotamya denir. Mezopotamya Verimli topraklara sahip olması, iklim şartlarının uygun olması gibi nedenlerden dolayı sık sık istila ve göçlere sahne olmuş, insanlar arasındaki kültür etkileşimi fazla olduğundan medeniyet bu bölgede gelişmiştir.

SÜMERLER

– MÖ 4000 yıllarında doğudan (Ön Asya’dan) Aşağı Mezopotamya’ya gelerek yerleşmişlerdir.
– Sümer (Sinear), Kengi gibi adlarla anılan bu topraklara yerleşen Sümerler şehir devletleri kurmuşlardır.
– En önemli şehir devletleri: Ur,Uruk, Lagaş, Eridu, Kiş, Nippur gibi yerleşim merkezleridir.
– Bataklıklar kurutularak oluşturulan şehirler, şehir ilahı adına yapılan tapınakların (ziggurat) etrafında evlerin kümelenmesiyle oluşurdu.
– Şehirlerin başında Ensi veya Patesi adı verilen rahip-krallar bulunurdu.
– Sümer kralları daha sonra Lugal unvanını kullandılar (Ensi unvanını ise Lugal’a bağlı küçük krallar taşımaya başladı).
– Bu şehir site devletleri sürekli birbirleriyle savaş halindedir.
– Sümer ülkesine tek başına hakim olan krala ise Lugal Kalama denirdi.

AKADLAR(MÖ 2350- 2150)

– Samiler tarafından Orta Mezopotamya da Kral Sargon tarafından Agade merkez olmak üzere kurulmuştur.
– Sümerler son veren akadlar merkezi ilk devleti kurdular.
– Dicle ile Fıratı birbirine bağlayan ilk kanalı açtılar.
– Kral Sargon zamanında Elam, Suriye, Lübnan ve Toroslar’a kadar topraklarını genişlettiler. (Dünya imparatorluğu deyiminin çıkmasına neden oldular)
– MÖ 2150 yılında Zağanos dağlarından gelen Guttiler Akadlar’a son verdiler.
– Akad’larda Kralaà İlahi dünya hakimi veya Akadlı Tanrı denirdi.
– Dinleri çok tanrılıydı.

BABİLLER(MÖ 1900-1531 / 625-539)

– MÖ 2 bin yılında Arabistan Mezopotamya’ya doğru yeni göçler başladı.
– Göç eden bu Sami kavimleri Sümer-Akad kültürünün benimsediler.
– Bu dönemde Sümer şehirlerine yeni Babil şehirleri güçlenmeye başladı
– Babil Devletine Hititler son verdiler.(MÖ 1531)
– Asurların zayıflaması üzerine Medlerle birleşen Babiller tekrar bağımsızlıklarını kazandılar.(MÖ 625)
– Ancak bu dönemde Kaldeliler üstünlük sağladıklarından bu döneme Kaldeliler de denir.
– Persler MÖ 539 da bu devlete son verdiler.
– Hammurabi yaptığı kanunlarla (Tanrı Kral) yerine (Hayırsever Kral) kavramını getirdi.(Adaletin Çobanı ,Kavimler Çobanı) Hukuk devleti anlayışını ilk defa tarihe getirmişlerdir.
– Hammurabi kanunları Sümer kanunlarına göre biraz daha serttir. Ancak toplumun bütün kesimlerinin hakları teminat altına alınmıştır. (Medeni,ceza,ticaret,miras)
– Kral Nebukadnezar zamanında Kudüs alınarak MÖ 586 Yahudiler Babil’e getirmişlerdir.
– Babil’in asma bahçeleri ve Babil kuleleri.
ASURLULAR(MÖ 2000-609)

– Orta Mezopotamya’da Arabistan’dan gelen Samilerle Sümerler’in karışımıyla Asurlular meydana geldi.
– MÖ 2000 yılında kurulan ve Asur merkezi olan bu devlet Anadoluya kadar ticari
faliyetlerini geliştirerek ticaret kolonuleri kurdu.
– Suriye’ye de hakim olan Asurlular, Hammurabi zamanında Babillerin egemenliği altına girdiler.
– Tekrar bağımsızlığını elde eden Asurlular Arami göçleri ile sarsıldılar.
– Tekrar toparlanan Asurlular ninova şehrini kurdular.
– Mısır alınmış Elamlılar devletine son vermişlerdir.
– Medler ve Babiller (Kaldeliler) birleşerek Asurluları yıktılar.

ELAMLILAR

– Güneydoğu Mezopotamya da yaşamışlardır. Başkentleri Sus, tarım ve hayvancılıkla meşhurdur. Genellikle Sümerlerin himayesinde yaşamışlardır

Fransız İhtilali’nin Nedenleri

1756-1763′teki Yedi Yıl Savaşları’nda İngilizler ile savaşan Fransızlar’ın İngiltere’deki meşrutiyet yönteminden etkilenmesi.

Amerika Bağımsızlık Savaşı’nı destekleyen Fransızlar’ın, İnsan Hakları Bildirisi’nden etkilenmesi.

Fransa’da mutlaki krallığın uyguladığı baskı rejimi nedeniyle özgürlük ve eşitlik ortamının olmaması.

Devlet yönetiminde soyluların geniş ayrıcalıklara sahip, halkın ise kralın emirlerine körü körüne itaat eden durumunda olması.

Devlet çıkarlarına ters düşen fikirlere sahip kişilerin ağır biçimde cezalandırılması.

Rönesans’ın etkisiyle ortaya çıkan “Aydınlanma Çağı” nın, Fransız düşünürler tarafından benimsenmesi.

Fransa’nın XVIII. yüzyılda katıldığı savaşlar ve devletin gereksiz harcamalarının ekonomiyi sarsması üzerine halkın ağır vergiler altında ezilmesi.

Fransız İhtilali (1789)

1 Mayıs 1789′da Milli Meclis, kendi onayları olmadan halktan vergi toplanmaması kararını aldı.

Kral buna karşı çıktı ve Meclisi kapatmak istedi. 14 Temmuz 1789′da Paris’te ayaklanan halk Bastille Hapishanesi’ni bastı ve siyasi tutukluları serbest bıraktı.

4 Ağustos 1789′da bütün feodal haklar “Kurucu Meclis”e dönüşen “Milli Meclis” tarafından kaldırıldı.

28 Ağustos 1789′da “İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisi” ilan edildi.

Kurucu Meclis, Anayasa hazırlayarak demokratik krallığa geçildiğini bildirdi.

Kral XVI. Louis, başa geçmek isteyince ihtilalciler tarafından yakalanarak kraliçe Marie Antoinette ile birlikte idam edildi.

Fransa’da Robespier önderliğinde “terör dönemi” başladı.

Kurucu Meclis, 1795′teki anayasa ile Direktuvar Hükümeti’ni kurduğunu bildirdi.

1799′da Napolyon Bonaparte darbe ile başa geçti.

Napolyon, 1804′te Fransa’da imparatorluğu ilan etti.

Fransız İhtilali’nin Sonuçları

İhtilalin ardından yayımlanan “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” ile ulusçuluk, demokrasi, cumhuriyet, adalet, hukuk, anayasacılık, özgürlük ve eşitlik gibi kavramlar hızla bütün dünyaya yayıldı.

Mutlak krallıklar, yerini anayasal yönetime dayanan meşruti krallıklara bıraktı.

Çok uluslu imparatorlukların dağılmasıyla ulusal devletler kurulmaya başlandı.

XVIII. yüzyılda Balkanlarda bulunan Osmanlı halkları arasında ulusçuluk düşüncesi hızla yayıldı ve uzun vadede Osmanlı Devleti parçalandı.

Fransız İhtilali ile ortaya çıkan düşünceler, Osmanlı aydınları üzerinde oldukça etkili oldu. Bu durum, Tanzimat Dönemi’nin başlamasında ve Kanun-i Esasi’nin hazırlanmasında önemli rol oynadı.

Kristofer Kolomb’un (1492) keşfinden sonra İngilizler bölgede sömürge oluşturmuştu.

XVIII. yüzyılın ortalarından itibaren İngilizler kıyılardan içe doğru ilerledi.

Buralara Avrupa’dan gelen göçmenler yerleştirildi. İngiltere parlamentosu Yedi Yıl Savaşları’nda bozulan ekonomisini toparlayabilmek amacıyla kolonilerden aldığı vergiyi artırdı.

Koloniler, İngiliz parlamentosunda temsil hakları olmadan vergi ödemeyeceklerini bildirdi.

İngiliz mallarını protesto eden koloni halkı, Boston limanına gelen İngiliz gemilerindeki çayları denize boşalttı. Limanlar İngiltere tarafından ablukaya alındı.

Koloni halkının buna karşı çıkması üzerine ayaklanma başladı.

I. Philedalphia Kongresi (1774) : Koloni meclislerinin onayı olmadan vergi alınmaması ve ticareti engelleyici yasaların kaldırılması kararı alındı.

II. Philedalphia Kongresi (1776) : Koloniler İngiltere’ye karşı bağımsızlıklarını ilan etti.

Versailles Antlaşması (1783) ile İngiltere ABD’nin bağımsızlığını kabul etti.


bursa evden eve nakliyat
Bedava İlan Verme