Ders Anlatım Eğitim Blogu,Öss,Sbs,Dersler

fizik, kimya, biyoloji, ingilizce, öss, sbs, öğretmenler

5 Şubat 1851’de İstanbul’da doğdu. Babası, dedesi ve soyu ilim aleminde isim yapmış şahsiyetlerdi. Dedesi Abdülhak Molla, İkinci Mahmud ile Abdülmecid Han’ın hekimliğini yapmış, şiir ve tarihle uğraşmıştı. Babası Hayrullah Efendi ise, meşhur bir tarihçi ve diplomattı.

Abdülhak Hamid ilk tahsiline Evliya Hoca, Behaeddin ve Hoca Tahsin Efendi gibi özel hocaların huzurunda başladı. Özellikle Hoca Tahsin Efendi’nin Abdülhak Hamid üzerindeki etkisi büyüktür. Daha sonra Bebek Köşk Kapısındaki mahalle mektebi ile Rumelihisar Rüşdiyesine kısa süre devam etti. Ailesi tarafından Paris’te eğitim yapması uygun görülünce ağabeyi Nasuhi Bey ile 1863 Ağustosunda Paris’e gitti. Orada özel bir koleje başladı. Kısa zamanda Fransızcasını ilerletti. 1,5 sene tahsilden sonra, yanlarına gelen babası ile İstanbul’a döndü. İstanbul’da Fransız mektebine başladı ve Fransızcasını ilerletmek için Babıali’de tercüme odasına girdi. On dört yaşlarındayken, Tahran büyükelçiliğine tayin edilen babasıyla birlikte İran’a gitti, 1,5 sene özel olarak Farsça dersleri aldı. Babasının 1867’de vefatı üzerine İstanbul’a döndü.

İstanbul’a döndükten sonra, önce Maliye mektubi, daha sonra sadaret kaleminde vazife yapan Abdülhak Hamid, buralarda Ebüzziya Tevfik ve Recaizade Mahmud Ekrem’le tanıştı. Sami Paşa’dan Hafız Divanı’nı okudu. Bu arada Tahran hatıralarını anlatan Macera-yı Aşk adlı ilk eserini yazdı ve meşhur Makber mersiyesini yazmasına sebeb olan Fatma Hanım’la evlendi. 1876 senesinde, hariciye mesleğini seçti. Paris Sefareti ikinci katibliğine tayin edildi ve iki buçuk sene vazife yaptı. Bu arada Fransız edebiyatını yakından tanıma fırsatı buldu. Paris dönüşü bir süre açıkta kaldı. 1881’de Poti, 1882’de Golos, bir sene sonra da Bombay başşehbenderliklerine (konsolosluk) tayin edildi. Bombay’da üç sene kaldı. Eşi Fatma Hanım’ın rahatsızlığının artması üzerine, İstanbul’a dönmek için yola çıktı. Fatma Hanım Beyrut’ta vefat etti.
Bombay dönüşünde Londra elçiliği başkatipliğine tayin edildi. Fakat Zeynep isimli manzum piyesi yüzünden, vazifeden alındı. Bir süre boşta gezdikten sonra edebiyatla uğraşmayacağına söz vermesi üzerine, tekrar Londra’daki eski görevine gönderildi. Bu gidişinde İngiliz olan Nelly Hanım ile evlendi. 1895 senesinde Lahey büyükelçiliğine iki sene sonra tekrar Londra elçiliği müsteşarlığına tayin edildi. Hanımının rahatsızlanması üzerine, 1900’de İstanbul’a döndü. 1906’ya kadar İstanbul’da kaldı. 1906’da Brüksel büyükelçiliğine tayin edildi. 1911’de hanımı Nelly’nin ölümü üzerine Belçikalı Lüsyen Lucienne Hanım ile evlendi. Balkan savaşları sırasında kabine tarafından azledilince, İstanbul’a döndü. Maarif Nezareti teklif edildi ise de kabul etmedi. Bir süre açıkta kaldıktan sonra ayan üyeliğinde bulundu. Mütareke yıllarında Viyana’ya gitti. Burada sıkıntılı günler geçirdi. Cumhuriyetin ilanından sonra anavatana döndü. 1928 senesinde İstanbul milletvekili seçildi ve ölünceye kadar milletvekili olarak kaldı. Kendisine vatana üstün hizmet fonundan maaş bağlandı. Ayrıca belediye de, dayalı döşeli bir apartman dairesi verdi. 12 Nisan 1937’de İstanbul’da öldü. Mezarı Zincirlikuyu’dadır.

Abdülhak Hamid, Tanzimat sonrası bütün edebi ve siyasi devirleri yaşamış bir şairdir. Tanzimatı, meşrutiyetleri ve cumhuriyeti görmüştür. Bu devirlerdeki Tanzimat, Servet-i Fünun, Edebiyat-ı Cedide, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet devri edebiyatlarını yakından tanıdı. Ayrıca uzun seneler doğuda ve batıda diplomat olarak bulunması her iki edebiyatı tanımasına sebep oldu. Bu sebeple Türk şiirine batıdan yeni konular, serbest düşünce ve şekiller getirdi. İlk başlarda Tanzimat ekolünün tesirinde kalmış sonra batıyı tanıyınca, klasik edebiyattan ayrılarak batı tekniği ile eser vermiştir. Edebiyatımızın yeni bir çehre kazanmasında Recaizade Ekrem daha çok teorik yönünü işlerken, Hamid yazdıklarıyla bunu uygulamıştır. Eserlerinde batı edebiyatından bilhassa Shakespeare ve Victor Hugo’nun tesirleri açıkça görülür. Şiirlerindeki başlıca konu romantik ve felsefi düşünceler, ölüm duyguları ve insan kaderi hakkındadır. Şiirlerinde pekçok yabancı kelime vardır. Batı yazarlarından etkilenerek yazdığı dramalar Türk tiyatrosuna felsefi düşünceyi sokmuştur. Kendisine son zamanlarda Şair-i azam (en büyük şair) ünvanı verilmiştir.

ESERLERİ

Abdülhak Hamid’in eserleri iki grupta toplanmaktadır:
Şiirleri: Makber, Ölü (1885), Kahpe (1885), Bala’dan Bir Ses (1911), Validem (1913), Yadigar-ı Harb (1913), İlham-ı Vatan (1918), Tayflar Geçidi (1919), Garam (1919), Yabancı Dostlar (1924).
Tiyatroları: Hamid’in tiyatroları mensur ve manzum olmak üzere iki kısımdır. Mensur tiyatroları: Macera-ı Aşk (1873), Sabrü Sebat (1875), İçli Kız (1875), Duhter-i Hindu (1876), Tarık yahut Endülüs’ün Fethi (1879), İbn-i Musa (1880), Finten (1898). Manzum tiyatroları: Nesteren (1878), Tezer (1880), Eşber (1880), Sardanapal (1908), Liberte (1913).

MAKBER’den

Eyvah! Ne yer ne yar kaldı.
Gönlüm dolu ah u zar kaldı.
Şimdi buradaydı gitti elden,
Gitti ebede, gelip ezelden,
Ben gittim, o hak-sar kaldı.
Bir guşede tarumar kaldı.
Baki o enis-i dilden eyvah,
Beyrut’ta bir mezar kaldı.

Gerçek anlam, bir sözcüğün temel anlamıdır. Buna akla gelen ilk anlam da denir. “İnce ” sözcüğünü ele alalım. Gerçekte “kalının karşıtı” olan, nesnelerin eni ile ilgili kullandığımız bu sözcük, “Üzerinde ince bir gömlek vardı.” cümlesinde gerçek anlamıyla kullanılmıştır.””Yaşlı kadına yer vermen ince bir davranıştır.” cümlesinde ise sözcük gerçek anlamı ile kullanılmamıştır. Bu cümlede yeni bir anlamda kullanılmıştır.

Sözcüğün gerçek anlamdan uzaklaşarak kazanmış olduğu bu yeni anlam, mecaz anlamdır. İnce sözcüğü bu cümlede “beğenilen, güzel” anlamında kullanılmıştır.

* Aruz ölçüsü bırakılmıştır. Serbest ölçü ve hece ölçüsü kullanılmıştır.
* Dilde sadeleşme hareketi başarıya ulaşmış ve İstanbul Türkçesi esas alınmaya başlanmıştır.
* Edebiyatımız İstanbul aydınlarının tekelinden kurtulmaya başlanmıştır. Anadolu’dan aydın yetişmeye başlamıştır.
* Romanda ve hikâyede halk gerçekleri tamamen yerleşmiştir.
* Uluslar arası düzeyde sanatçı yetişmiştir.
* Tiyatro ve deneme alanında büyük gelişmeler gösterilmiştir.
* Bu dönemden itibaren farklı edebi topluluklar ortaya çıkmaya başlamıştır.

BEŞ HECECİLER
* Hecenin beş şairi adıyla da anılan bu sanatçılar milli edebiyat akımından etkilenmiş ve şiirlerinde hece veznini kullanmışlardır.
* Şiirde sade ve özentisiz olmayı ve süsten uzak olmayı tercih etmişlerdir.
* Beş hececiler şiire birinci dünya savaşı ve milli mücadele döneminde başlamışlardır.
* Beş hececiler ilk şiirlerinde aruz veznini kullanmışlar daha sonra heceye geçmişlerdir.
* Şiirde memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlıklar ve yiğitlik gibi temaları işlemişlerdir.
* Hece vezni ile serbest müstezat yazmayı da denediler.
* Mısra kümelerinde dörtlük esasına bağlı kalmadılar yeni yeni biçimler aradılar.
* Nesir cümlesini şiire aktardılar ve düzyazıdaki söz dizimini şiirlerde de görülmesi beş hececiler de çok rastlanan bir özelliktir.
* Beş hececiler şu sanatçılardan oluşmuştur:
Faruk Nafiz Çamlıbel, Yusuf Ziya Ortaç, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Orhon

YEDİ MEŞALECİLER
* 1928’de kurulmuştur.
* Heceyi geliştirmek amacıyla ortaya çıkmıştır.
* “Canlılık, samimiyet ve daima yenilik” sloganıyla hareket etmişlerdir.
* Varlaine, Mallerma gibi Fransız şairleri örnek almışlardır.
* Anadolu’yu yurtseverlik anlayışıyla anlatmayı düşünmüşlerdir; ancak pek başarılı olamamışlardır.
* Bunlar: Sabri Esat Siyavuşgil, Ziya Osman Saba, Yaşar Nabi Nayır, Muammer Lütfi, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret, Kenan Hulusi Koray.

GARİPÇİLER ( I. YENİCİLER )
* Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının belki de bütün Türk edebiyatının en farklı gurubu olarak edebiyat tarihinde yer almışlardır.
* 1940 yılına kadar gelen bütün şiir anlayışına karşı çıkan Orhan Veli, Oktay Rıfat Horozcu, Melih Cevdet Anday ortaklaşa “Garip” dergisini çıkarıp bu akımı başlatmışlardır.
* Şiirde ölçü ve kafiye gereksizdir.
* Şiir fikirleri aşılamak işin kullanılmamalı.
* Şiirde anlam düz verilmeli.
* Her konu şiire girebilmeli
* Her insan şiirin konusu olabilmeli.
* Şiirde söz ustalığı, laf cambazlığına gerek yoktur.
* Şiirde önemli olan bütün güzelliğidir.

Ayrıca bkz. Garip Akımı hakında detaylı bilgi için tıklayınız.
MAVİCİLER
* Atilla İlhan’ın 1952-1956 yıllarında çıkardığı derginin adı olan “MAVİ” nin etrafında toplanan Orhan Duru, Ferit Edgü gibi sanatçıları oluşturduğu guruptur.Bu sanatçılar, Garip Akımı’na ve Orhan Veli’ye karşı çıkmış, şairane bir sanat anlayışının temsilcisi olmuşlar.

*Daha sonra mavi dergisi Özdemir Nutku’nun yönetimine geçti ve Atilla İlhan’ın savunduğu toplumsal geçekçiliğin (sosyal realizm) sözcüsü oldu.Dergi Nisan 1956’da çıkan 36. sayıdan sonra (son mavi) kapatıldı.

* Garip akımına tepki olarak çıkmıştır.

* Şiirin basit olamayacağını zengin benzetmeli, içli, derin olması gerektiğini savunmuşlardır.

Ayrıca bkz.>>> Mavi Hareketi

İKİNCİ YENİCİLER
* 1950’lerde “Garip” akımına tepki olarak çıkmıştır.
* Şiirin düşürüldüğü basitliğe son vermek amacıyla ortaya çıkmıştır.
* Cemal Süreyya, İlhan Berk, Edip Cansever, Turgut Uyar, Ece Ayhan, Ülkü Tamer,Sezai Karakoç bu akımın öncüleridir.
* Sözcüklerin anlamı değil söylenişi önemlidir.
* Her şey insanla başlar insanla biter.
* Şiirin kendine göre bir dili olmalı.
* Şiir diğer edebi türlerden kesin çizgilerle ayrılmalı.
* Önemli olan kelimelerin anlamları değil, şairin ona yüklediği anlamlardır.

Taşkömürü: Taşkömürü bitkilerin jeolojik dönemler boyunca dönüşüme uğraması sonucu oluşmuş , yüksek ısı gücü olan bir enerji kaynağıdır. Kalori değeri yüksektir. Bu enerji kaynağı elektrik santrallerinde ,sanayide ve kok kömürü yapımında kullanılır. 1.jeolojik zamanda oluşan taşkömürü Karadeniz Ereğlisinden başlar ve doğuya doğru Zonguldak , Amasra, Söğütözü�ne kadar devam eder. Yapılan üretim ihtiyacımızı karşılayamadığı için yurt dışından taşkömürü satın alınmaktadır. Demir çelik ve Kimya sanayisinde kullanılır.

Linyit: Linyit kömürleşme sürecinin ilk ürünlerindendir. II. jeolojik zamanda oluşan linyit oluşum yaşı bakımından taşkömüründen daha gençtir. Bu nedenle kalorisi taşkömüründen daha düşüktür. Linyit yatakları yüzeye daha yakın olduğu için kolayca işlenebilmektedir.Türkiye III. jeolojik zamanda oluşan bir ülke olduğu için hemen her bölgede linyit yatakları bulunmaktadır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışında bütün bölgelerimizin çıkarılır. En kaliteli linyitler Ege Bölgesinde, en fazla rezerv ise Afşin Elbistanda yer alır.

Genellikle çıkarıldığı alanlardaki sanayi tesislerinde ve evlerde tüketilir. Önemli linyit yatakları , Beypazarı (Ankara) , Çan (Çanakkale), Orta (Çankırı) , Seyitömer , Tunçbilek (Kütahya) , Soma (Manisa) , Elbistan (Kahramanmaraş), Yatağan (Muğla) Aşkale (Erzurum) , Şırnak, Kangal (Sivas)

Linyit yatakları Afşin, Elbistan (K. Maraş), Tavşanlı, Seyitömer (Kütahya), Soma (Manisa), Yatağan (Muğla), Saray (Tekirdağ), Aşkale (Erzurum), Aydın, Amasya ve Yozgat çevresinde bulunmaktadır.

Linyitten elektrik enerjisi elde eden termik santrallerimiz, Soma, Tunçbilek, Seyitömer, Afşin – Elbistan, Yatağan ve Orhaneli termik santralleridir.

Petrol: Çağımızın önemli enerji kaynaklarından biridir.Ham olarak çıkarılan petrol rafinerilerde işlendikten sonra benzin,motorin ve gazyağı haline gelmektedir.Türkiye petrol açısından zengin bir ülke değildir. Belli başlı petrol yatakları Güneydoğu Anadolu Bölgesindedir. Yatakların en yoğun olduğu yerler Batman , Siirt ve Diyarbakırdır. Ülkemizdeki petrol yatakları derinlerde yer aldığı için işletilmesi zordur. Ülkemizdeki petrol üretimi tüketiminin 1/7sini karşılayabilmektedir.

Petrol işleme tesislerimiz :

– İzmirde Aliağa Rafinerisi

– İzmitte İpraş Rafinerisi

– Mersinde Ataş Rafinerisi

– Batmanda Batman Rafinerisi

– Kırıkkalede Orta Anadolu Rafinerisi

Petrol yataklarımızın % 98’i G. Doğu Anadolu Bölgesinde bulunur. Petrol, Raman, Garzan, Kurtalan, Adıyaman ve Mardin çevresinde çıkarılmaktadır.

Ülkemizde çıkarılan ve ithal edilen petrol, Orta Anadolu (Kırıkkale), Aliağa (İzmir), Ataş (Mersin), İpraş (İzmit) ve Batman rafinerilerinde işlenmektedir.

Doğal gaz: Ülkemiz, doğal gaz yatakları bakımından zengin değildir. Şu anda sadece Trakyada Hamitabat ve Güneydoğu Anadoluda Mardin – Çamurlu sahasında üretim (bilgi yelpazesi) yapılmaktadır. Hamitabattan çıkarılan doğal gazdan aynı yerde elektrik enerjisi üretilir. Doğalgaz ihtiyacımızın önemli bir kısmı, Rusya Federasyonu ve Cezayirden ithal edilmektedir.

Su Gücü (Hidroelektrik enerjisi): Barajlardaki suyun, elektrik üreten santralleri çalıştırması ile oluşan enerjiye hidroelektrik enerjisi denir.

Türkiyede elektrik ihtiyacının % 40 lık kısmı hidroelektrik santrallerden elde edilmektedir. Keban, Karakaya, Atatürk, Hirfanlı, Seyhan, Kemer ve Demirköprü gibi birçok baraj elektrik ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Dışarıya akıntısı olan bazı göllerimiz, tabii baraj özelliğindedir. Bunlardan elektrik üretilir. Başlıcaları, Hazar, Çıldır, Tortum ve Kovada gölleridir.

Rüzgâr Gücü: Ülkemizde eskiden yel değirmenlerinde ve yelkenli gemilerde kullanılmıştır. Fakat elektrik ve petrol enerjisinin devreye girmesiyle kullanım alanı çok azalmıştır.

Jeotermal Enerji: Jeotermal enerji, yer altındaki sıcak sulardan ya da su buharından elde edilir. Türkiye yakın bir jeolojik devirde oluştuğundan ve genç kıvrım dağları kuşağında bulunduğundan dolayı, fay hatları ve fay kaynakları oldukça yaygındır. Özellikle Ege Bölgesindeki Germencik (Aydın), Balçova (İzmir), Sandıklı (Afyon) ve Sarayköy (Denizli) civarında sıcak su kaynakları bulunmaktadır. Şu anda sadece Sarayköy (Denizli) de elektrik enerjisi üreten jeotermal santral bulunmaktadır.

Radyoaktif Mineraller: Radyoaktif mineraller, nükleer enerji üretiminde kullanılır. Uranyum ve toryum gibi radyoaktif maddelerin parçalanmasıyla enerji elde edilir.

Ülkemizde Aydın, Uşak, Manisa, Çanakkale ve Yozgat yörelerinde uranyum, Eskişehir çevresinde toryum yatakları tespit edilmiştir. Fakat, şu anda, ülkemizde radyoaktif maddelerden nükleer enerji üretimi yapılmamaktadır.

Güneş Enerjisi: Türkiye ve özellikle güney bölgelerimiz, Güneş enerjisinden iyi yararlanabilecek bir konuma sahiptir. Bu enerjiden, en çok su ısıtmada faydalanılır. Ayrıca, sera ısıtmasında, su pompası çalıştırılmasında, bazı elektronik aletlerin çalıştırılmasında, vs. Güneş enerjisi kullanılmaktadır.

2) Mustafa kemalin balkan savasında görev alması kendisine ne gibi yararlar sağlamıstır?
3)mustafa kemalin osmanlı imparatorlugunun I. dünya savasına girmesine ilişkin görüşleri nelerdir?
4)mustafa kemalin ittihat ve terakki cemiyeti yöneticileri ile görüş ayrıcalıgına düşme nedeni nedir?

cevaplar
——————————————————————————–
2)Bu görevi sırasında bölgeyi yakından tanıdı.
3)1.dünya savaşına girilmesini istememiş.savaşın sonucunda ittifak devletleri için ağır olacağını ilgililere bildirmiştir.
4)ordunun siyasete karıştırılmaması konusunda fikir ayrılıklarına düşmüşlerdir.

1-) Öğrenilmemiş,türe özgü ve türün bütün bireylerinde görülen davranışlara ‘içgüdü’ denir. (…d…)
2-) İç gözlem ( içe bakış) yöntemini benimseyen psikolojik yaklasıma yapısalcılık denir. (…d…)
3-) Karsılıklı konuşma yolu ile bireylerin duygu ,düşünce ve davranışlarını saptamaya yönelik yönteme
gözlem denmektedir. (…y…)
4-) Uyarıcıların organizma tarafından alınmaya başlandığı alt ve üst sınırlara duyum eşiği denir. (…d…)
5-) Uyarıcılardan etkılenen organizmanın yaptığı davranışlara uyum denir. (…y…)

B) Aşağıdaki boşlukları uygun kelimelerle doldurunuz. ( 7 x 5: 35 puan )

1-) Duyu organlarını harekete geçirerek organizmayı etkileyen her türlü enerjiye uyarıcı denir.
2-) Psikolojinin tıbba uygulanmasıyla klinik psikoloji doğmuştur.
3-) Psikodinamik yaklasımın kurucusu Sigmund Freuddır.
4-) Davrnışları U – T bagıntısı ile acıklayan psikolojik yaklaşıma davranıscılık denir.
5-) İnsan hayatını gelişim evrelerine ayırarak , yaş ile davranıs arasındaki ilişkiyi acıklayan psikoljinin alt
dalına gelişim psikolojisi denir.
6-) Bir fabrikada çalışan mühendisin fabrika işçilerinin çalışmalarını onlara fark ettirmeden izlemesi
Doğal gözleme örnektir.
7-) işlevselcilik ekole göre bilinç incelenmeli bunun yanı sıra insanın çevreye uyumuda psikolojinin
konusu olmalıdır.

C) Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplandırınız( 10 x 5 : 50 puan )

1-) Küçük yaşlarda uygulanan hatalı eğitimden veya geçmişteki aşırı korku ve heyecanlardan ileri gelen davranış bozukluklarının derin köklerinin incelenmesinde aşağıdaki araştırma tekniklerinden daha çok hangisine başvurulmuştur?
A-) Test B-)Gözlem C-)İstatistik D-)Deney E-)Vak’a incelemesi
2-) “Köpek” sözcüğünün bir çobanda, bir avcıda,bir poliste veya bekçide canlandırdığı imajın birbirinden farklı olması beklenir.Burada algıyı etkileyen hangi faktöre yer verilmiştir?
A-)Ortam B-)Meslek C-)Yetenekler D-)Zeka E-)Dikkat
3-) Psikoloji Bilimine test ve ölçek geliştirerek katkıda bulunan psikoloji, verilerin çözümlenmesi için istatistiksel yöntem ve teknikler geliştiren psikoloji dalı aşağıdakilerden hangisidir ?
A-) Klinik psikoloji B-) Deneysel Psikoloji C-) Psikometrik psikoloji D-) Eğitim Psikoloji E-) Danışmanlık Psikoloji
4-) I. Çalışma – Başarı II. Sigara – Sağlık III.Uzun boylu – Genç
Yukarıdaki üç değişken arasındaki ilişkinin yönü aşağıdakilerden hangi seçenekte doğru verilmiştir ?
A-) Negatif-Pozitif-Sıfır B-) Pozitif- Sıfır- Negatif C-) Pozitif- Negatif- Sıfır
D-) Negatif- Sıfır-Pozitif E-) Negatif- Negatif- Negatif
5-) Aşagıdakilerden hangisi Psikolojinin konularından değildir ?
A-) İnsan ve hayvan davrnışlarını incelemek B-) Öğrenme yollarını araştırmak C-) Organizma çevre ilişkisini incelemek
D-)Ruhun varlığını araştırmak E-) Organizmanın uyum problemlerini araştırmak
6-) Dindar bir kişi, bir konuşmanın dinle alakalı kısımlarına, sanatkar ise aynı konuşmanın sanat ile alakalı kısımlarına dikkat eder.
Bu durum aşagıdaki kavramlardan hangisi ile açıklanır ?
A-) Algıda örgütleme B-) Algıda seçicilik C-) Psikolojik illüzyon D-) Algı yanılması E-) Algıda değişmezlik
7-) Yeni göreve başlayan bir öğretmenin ilk derslerinde ders anlatırken heyecanlandığı ,terlediği görülmüştür.Bu öğretmenin daha sonraki günlerde ders anlatırken heyecanlanmadığı terlemediği görülmüştür.
Bu durum aşağıdakilerden hangisine örnektir?
A-)Alışma B-) Duyarsızlaşma C-) Aşırı uyarılma D-)Yetersiz uyarılma E-) Farklı uyarılma
😎 Bir Tekstil fabrikasına işci alımında psikologun görevlendirilmesi psikolojinin hangi uygulama alanına girer?
A)Endüstriyel Psikolojisi B)Okul Psikolojisi C)Klinik Psikolojisi D)Adalet Psikolojisi E) Personel Psikolojisi
9-) Psikolojinin aşagıdaki bilimlerden hangisi ile ilişkisi yoktur ?
A-) Fizyoloji B-) Sosyoloji C-) Antropoloji D-) Biyoloji E-) Fizik
10-) ‘’Bu ekole göre parçaların tek başına bir anlamı yoktur.Bütün içinde anlam kazanırlar.Öğrenirken ilk önce bütünü öğrenir,bütünü algılarız.’’ Diye görüş bildiren bir psikolog hangi ekolü savunmaktadır ?
A-) Hümanistik B-) Bilişsel C-) Biyolojik D-) Yapısalcılık E-) Gestalt

Cevdet Yalçın / Edebiyat / Genel / Antoloji

Türk ve dünya edebiyatının büyük romanlarını özetlemesinin yanı sıra, romanların bazılarında kişilerin karakteristik özellikleri de en ince ayrıntılarına kadar anlatılmaktadır. Ayrıca roman sanatı hakkında kapsamlı bilgilerde bulunmaktadır. Devamını Oku »

1.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Genellikle kitap okuyarak vaktimi geçiriyorum.
B) Arkadaşlarımızın sorununa sahip çıkarak desteklemeliyiz.
C) Bu yıl,tatilimi İstanbul’da geçirmek istiyorum.
D) Orada, eski arkadaşlarımla görüşeceğim.
E) Onunla geçen yıl burada karşılaşmıştık.
2.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) İş konusunda ben onu, onu o da beni etkilemek istemez.
B) Onun bu durumda nasıl davranacağını sen benden iyi bilirsin.
C) Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirmelisiniz.
D) Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özünü vurgular.
E) Söylediği sözün doğruluğuna inanırsa onu asla geri almaz.
3.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Eldeki sonuçlar, bugüne değin yanlış bir yol izlediğini açıkça ortaya koyuyor.
B) Olayla ilgili herkes başka başka şeyler söylüyor
C) Çoğu kişi, sorunun bir başka çözümünün olmadığı kanısında.
D) Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor yarar mı anlayamadık.
E) Dostların birbirlerini eleştirmekten kaçınmaları gerektiğine inanıyorum.
4.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Böyle bir yarışmaya ilk kez katılıyorum
B) Yarışmaya katılmadan önce özel bir hazırlık yapmadım.
C) Özel zevklerim arasında kitap okumayı severim.
D) Bu tür yarışmalarda sorulan soruları kolay buluyorum.
E) Öteki arkadaşlara başarılar dilerim.
5.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Okula yeni başlayan çocukların okulu sevmesinde öğretmenin rolü büyüktür.
B) Çocuklara, okula başlamadan önce aileler, okulda da öğretmenler okulun yaralarını anlatmalı.
C) İlk okula başlayan çocuklara, yeni arkadaşlar edinecekleri söylenmelidir.
D) Okula giden çocuk sonra anne-babasıyla olduğu gibi öğretmenleriyle de iletişim kurmayı öğrenir.
E) Anne ve babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenine durumunu sormalıdır.
6.Aşağıdaki dizelerin hangisinde özne-yüklem uyuşmazlığı vardır?
A) Gözümün değdiği yere gül düşer.
B) Dinle de gönlümü alıver gitsin.
C) Yer yüzünde bir sen bir de ben varım.
D) İstersen dünyayı çağır imdada.
E) Arkandan gelecek hep ayak sesi.

7.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler gereksiz yere bir arada kullanılmıştır?
A) Kahvaltıdan önce tüm öğrenciler, ellerinde süpürgeler, derslikleri ve spor salonunu temizliyorlar.
B) Bu gençler, ölmek üzere olan, can çekişen bir sanat dalını canlandırmak için yetiştiriliyorlar.
C) Onlar, işyerlerini temiz ve düzenli tutmayı, vazgeçilmesi olanaksız bir görev bilmişler.
D) Öğrenciler öğretmenlerine ve arkadaşlarına her zaman saygılı davranıyorlar.
E) bu eğitim merkezinde, gençler oyma mobilya ve dekorasyon işleri öğretiliyor.
8.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Üyelerimize derneğimizin çalışmaları konusunda bilgi vermek istiyoruz.
B) Bu yılki etkinliklerimiz arasında çeşitli geziler de yer alacaktır.
C) İşte bu yüzden dolayı sizleri buraya toplamış bulunuyoruz.
D) Çevre ile ilgili çalışmalarımızda başarıya ulaştığımız söylenebilir.
E) Bu konuları yeni üyelerimizle ayrıca görüşmeyi düşünüyoruz.
9.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Türkiye’nin birkaç bölgesi hariç henüz kar görmedi.
B) Hava sıcaklığının bir kaç derece daha düşmesi bekleniyor.
C) Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için belirli saatlerde dışarıya çıkmak gerekir.
D) Şiddetli rüzgârın deniz trafiğini aksattığı söyleniyor.
E) Kar yağışı sürerse okulların tatil edilmesi düşünülebilir.
10.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Çocukların eğitiminde hem ailenin hem de okulun önemli rolü vardır.
B) Okuma sevgisi konusunda çocukların en çok anne ve babalarını örnek aldıkları unutulmamalıdır.
C) Çocuklara, yeteneklerini geliştirmek için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.
D) Çocuklar bundan en az zarar ya da hiç zarar görmeden kurtarılmalıdır.
E) Oyuncak seçerken çocuğun yaşına uygun olanlar tercih edilmelidir.
11.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Toplantıya katılırsak biz de düşüncelerimizi açıklayacağız.
B) Sorunu çözebilmek için sizden de bilgi isteyeceğiz.
C) Bu konuyla ilgili açıklamayı yarın yapacağız.
D) Oraya zamanında varabilmek için erkenden yola çıkacağız.
E) Bu haberin ne kadar doğru olup olmadığını öğreneceğiz.
12.(1)Bu dönem tiyatro yazarları, okunsun diye değil sahnede oynansın diye oyun yazarlardı.(2)Tiyatro oyunları, değerli edebiyat örnekleri sayılmadığı için bunlar genellikle yayımlanmazdı.(3)Bugün çoğunluk için film senaryoları neyse, o sıralarda yazılan tiyatro oyunları da oydu.(4)İşte bu yüzden o çağda üretilen tiyatro oyunlarının çoğu yok olup gitti.(5)O dönemde yazılanlardan elimizde sadece bu oyunlar kaldı.
Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinden, altı çizili sözcüğün atılması cümlede anlam değişmesine yol açar?
A) 1.ve 2. B) 1.ve 3. C) 2.ve 3. D) 3.ve 4. E) 4.ve 5.
13.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Şiirlerinde bol bol abartılmış sözcükler seçmesi yüzünden hitabet havası taşımaktadır.
B) Günümüzde dergiler ve gazeteler, deneme türünün gelişip yaygınlaşmasına uygun bir ortam hazırlamaktadır.
C) Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devrinde çeviri çalışmaları yapıldığı biliniyor.
D) Bence edebiyat eleştirisinin edebiyat incelemesiyle bir arada, iç içe düşünülmesi gerekir.
E) Sanatın başlıca amacının güzellik olduğunu savunan yazarın, bu konuda söylediklerine bir göz atalım.
14.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Bu işi onun başaracağını sanıyorum.
B) Yapılanları doğru bulmadığıma inanıyorum.
C) Alınan kararları sana da bildiriyorum.
D) Yaptıklarının yeterli olmadığını anlatmaya çalışıyorum.
E) Kamuoyunun bu konuda aydınlatılması gerektiğini düşünüyorum.
15.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, cümlenin uygun bir yere ‘onu’ sözcüğü eklenerek giderilebilir?
A) Elbiseler dolaplara özenle yerleştirilir, güve yemesin diye elbise aralarına naftalin konurdu.
B) Çocuk bir yandan yaralı kuşa korkuyla bakıyor; bir yandan da onu sevmek istiyor.
C) Annesi çocuğun aç olmadığını biliyor; ama yinede pastadan yemesini istiyor.
D) Ali, arkadaşı Mustafa’yı hem çok seviyor, hem de kimi davranışlarından dolayı kızıyor.
E) Otobüsler buraya gelince duruyor, bekleyen yolcular bindikten sonra yeniden yola koyuluyor.
16.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ‘aşağı yukarı’ sözü gereksizdir?
A) Bu işyerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.
B) aşağı yukarı beş yıl önce yine böyle şiddetli bir kış yaşamıştık.
C) Buralarda ekinler, aşağı yukarı biçilecek duruma geldi.
D) Şubat ayı sonunda bu ağaçların aşağı yukarı hepsi kesilecek.
E) O gün sınıfın aşağı yukarı yarısı tören alanında toplanmıştı.
17.Elbette onunla birlikte gitmiş olabilir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Öğe eksikliği
B) Özne yüklem uyuşmazlığı
C) Öznenin belirtilmemiş olması
D) Aynı anlama sözcüklerin birlikte kullanılması
E) Anlamca çelişen sözcüklerin birlikte kullanılması
18.Bu konuda gençleri azımsamak doğru değildir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir.
A) Gereksiz sözcük kullanılması
B) Bir sözcüğün anlam bakımından yanlış kullanılması
C) Tamlamanın yanlış yapılması
D) Ekeylemin yanlış kullanulması
E) Yüklemine göre olumsuz cümle olması
19.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Sorunlara, onun daha nesnel bir tavırla yaklaşacağını ve çözüm getireceğini umuyordum
B) Son günlerde tanık olduğum bazı, olaylar, onunla igili görüşlerimin değişmesine yol açtı.
C) Amaçlarına ulaşabilmek için her türlü engeli aşmaya çalışan bu gençlere imreniyorum.
D) Araştırmamı istediğim yönde sürdürebilmem için öncelikle, yaralanacağım kaynakları saptamalıyım.
E) Bu soru ben ve benim gibi sınava girmiş olan bir çok kişinin kafasını karıştırdı.
20.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Dürüst biri olduğundan dün de bugün de kuşkuya düşmüyorum.
B) Hukukçu olmadığımdan, işin bu yönünü sizinle tartışamam.
C) Bu konuda bir araştırma yapılmasını,hazırlanacak raporun ilgili kuruluşlara gönderilmesini istedi.
D) Ben, öyle olduğunu düşünüyorum, öyle olduğuna inanıyorum.
E) Anımsanacağı gibi, bir yıldan beri bu konuda yazılar yazıyor, ilgilileri uyarıyorum.
21.Muğla yöresindeki çıkan yangınlardan geriye, çırılçıplak ve simsiyah dağlar, tepeler kaldı.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Çoğul ekinin gereksiz kullanılmasından
B) İlgi ekinin gereksiz kullanılmasından
C) Bağlacın yanlış yerde kullanılmasından
D) Yüklemin şimdiki zaman yerine geçmiş zamanda kullanılmasından
E) Özne ile yüklem arasında uyumsuzluk bulunmasından
22.Öğrenciyi, düşünmeye ve yaratıcı olmaya yönelten ve herhangi bir konu üzerinde eleştiri yapmasını sağlayan bir anlayış, eğitim sistemimize henüz yerleşmedi.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Dolaylı tümlecin cümlenin başında kullanılmamasından
B) Öznenin birden fazla sözcükten oluşmasından
C) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
D) Tamlayan eksikliği
E) Gereksiz yere zarf tümleci kullanılmasından
23.Türkçe’de bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birinci çoğul kişi olur.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
A) O akşam ben kendi odama, Fatma da kendi odasına çekilmişti.
B) Teyzemlerin yeni evine taşınmasından sonra siz bu eve yerleştiniz.
C) Havalar böyle giderse bir süre daha kahvaltımızı balkonda yapabileceğiz.
D) Ben de bir tabak alıp sofraya oturdum.
E) Babasıyla annesi bu evi üç yılda zar zor yapabildiler.
24.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) O yıllarda hepimiz tiyatro tutkunuyduk ve çalışmaya susamıştık.
B) Film, bir ailenin sıradan olaylar karşısındaki şaşırtıcı tutumunu ustalıkla yansıtıyor.
C) Festivalin bu bölümünde müziğin farklı türlerinde adını duyurmuş sanatçılar sahneye çıkacak.
D) Sanatçının bu karikatürleri başta Berlin ve Paris olmak üzere Avrupa’nın çeşitli kentlerinde sergileyecek.
E) Bu kameralar, rahatça kullanılabildiği ve taşınmasının kolay olması nedeniyle tercih ediliyor.
25.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Yetkililer bu konuda uluslar arası işbirliği yapılmasına karar verdiler.
B)Siyasi,askeri ve ekonomi alanlarında görüştüler.
C)Üye olan ülkelere toplantı konusunda bilgi verilmesini gerekli gördüler.
D)Toplantıda herkesin tartışmalara katılması gerektiğini söylediler.
E)Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu belirlediler.
26.Yanlış bir şey yapsam da kızmaz ama inanılmayacak kadar anlayışlıdır.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)Yüklemin geniş zamanlı olmasından.
B)Cümleciklerin ortak özneli olmasından.
C)Yanlış ilgeç kullanılmasından.
D)Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından.
E)”bile” yerine “da” bağlacı kullanılmasından.
27.Festival süresince her gün düzenli olarak çıkacak olan “ilk çekim” adlı siyah-beyaz dergi sinema severlere ücretsiz dağıtılacak.
Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz.
A)1 B)2 C)3 D)4 E)5
28.Yenileme dediğimiz anlatım kusuru , aynı anlama gelen birden çok sözcüğün gereksiz yere bir arada kullanılmasıdır.
Bir kavramın Türkçesiyle yabancısının birlikte kullanılması bu tür kusurlardandır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamada belirtilen türde bir anlatım kusuru vardır.
A)Bunlar , belgesel özellikler taşıyan , birbirinden ilginç yazılardır.
B)Bugün işyerinde tebrik ve kutlama ziyaretlerinde bulunduk.
C)Eskiden , musikiyle uğraşan kişilere musikişinas denirdi.
D)Dil, varlığımızın en güçlü dayanağı , kimliğimizin en anlamlı kanıtıdır.
E)Günümüz insanının vazgeçmediği araçların başında televizyonla bilgisayar gelmektedir.
29.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün kullanılması uygun değildir.
A)Onun büroda çalışmalara ayak uyduramayan , uyumsuz biri olduğunu düşünüyordu.
B)Eş dost demeden herkesi kıyasıya eleştiriyordu.
C)Arkadaşına sürekli olarak, o kişilerle ilişkilerini kesmesini öneriyordu.
D)Beğenmediği sözcüğü ya da cümleyi çizip yerine etkili sözler uyduruyordu.
Ê)Yıllardır tasarladığı romanına başlayamamanın sıkıntılarını yaşıyordu.
30.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Olağanüstü kişiliği ve sıra dışı dostluğuyla tanıdık tanımadık , herkes bir sevgi çemberinin içine alırdı.
B)Tek başına gerçekleştirebileceği birçok tasarıya gençleri de katarak bilgisini onlarla paylaşmak isterdi.
C)Gerek özgün çalışmaları , gerekse yetkin çeviri ve derlemeleriyle , bu alandaki araştırmacılara ışık tutmuştur.
D)Onun düşünceleri , bilimle ilgilenen , yapıtlarını okuyan, anlayan ya da anlamaya çalışanlar aracılığıyla yaşıyor.
E)Gençlerin deneyimsizlikten , bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorunlarını yanıtlayarak yönlendirirdi .
31.Alınan bu karar , savaşta askerlerin daha çok ölmesine yol açtı?
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)”bu” sözcüğü atılarak
B)”daha çok” sözü “askerin” sözcüğünden önce kullanılarak
C)”yol açtı” sözü yerine “neden oldu” sözü getirilerek
D)”alınan” sözcüğü atılarak
E)”savaşta” sözcüğü “askerin” sözünden sonra kullanılarak
32.
1.Onun da görüşlerini öğrenmek , yararlanmak istediler
2.Herkes birbirine zarar vermeden yaşamayı başarabiliyorlar.
3.Onun aramızdan ayrılması yalnız bizim için değil , tüm toplum adına büyük bir kayıptır.
4.Arkadaşının sıkıntı çektiğini biliyor , sezdirmeden yardım ediyordu.
Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerin hangilerinde anlatım bozukluğu , tümleç eksikliğinden kaynaklanmamaktadır?
A)1ve2 B)1 ve3 C)1ve4 D)2ve4 E)3ve4
33. Söz konusu yazarla benim düşüncelerimiz hatta duygularımız birbirine benziyor.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)İyelik eki almış kişi zamirinin gereksiz kullanılmasından.
B)Özne ile yüklem arasında uyuşmazlık olmasından.
C)Gereksiz yere kullanılmasından.
D)Yüklemde anlam kayması olmasından.
E)Belirteç eksikliğinden.
34.Sergide tanıtılan antika eşyalar , geçmişte insanların inançlarını ve beğenilerini de yansıtıyor.
Bu cümledeki anlam karışıklığı aşağıdaki değişiklilerden hangisiyle giderilebilir?
A)”tanıtılan” sözcüğünden sonra “çok değerli” getirilerek.
B)”geçmişte” den sonra “yaşamış” getirilerek
C)”antika” sözcüğü atılarak.
D)”inançlarını” sözcüğü yerine “geleneklerini” getirilerek
E)”de” sözcüğü atılarak
35.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Çalışma yaşamınızda bu tür güçlüklerle sık sık karşılaşacaksınız.
B)Bizim için önemli olan , görevinizi en iyi biçimde yerine getirmenizdir.
C)Bir sorunla karşılaştığınızda bizlerden yardım isteyebilirsiniz.
D)Bu , sizlere verebileceğimiz en önemli ödül ve en önemli hedeftir.
E)Bu işte de başarılı olacağınızdan hiç kuşkumuz yoktur.
36.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.
B)Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.
C)Bu gaz havada yoğun oranda bulunur.
D)Akar sularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.
E)Gençler , doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.
37.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Makinenizi , arkadaki açma – kapama düğmesine basarak kapatmanız gerekmektedir.
B)Daha fazla bilgi edinmek için yetkili satıcınıza başvurabilirsiniz.
C)Bilgisayarınızın bozuk olup olmadığını öğrenebilmek için onu bir teknisyene gösterebilirsiniz.
D)Bu bölümde , bilgisayarınızı nasıl kuracağınız ve nasıl kullanacağınız açıklanmaktadır.
E)Bu kılavuzda sizi belli türdeki bilgilere uyarmak için bazı özel işaretler kullanılmıştır.
38.Görüntüden uzak , doğal güzelliklerle dolu parkın bir köşesinde , yaşlı bir hanım masanın üstüne koyduğu romanını bir karış uzaktan okumaya çalışıyor , bir şişman spor giyimli bir adam da dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için altı çizili sözcüklerin hangisi atılmalıdır?
A)1 B)2 C)3 D)4 E)5
39.Oraya gidersen , etnografya ya da kurtuluş savaşı müzelerini gezmelisin.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
.
A)Yanlış bağlaç kullanılmasından.
B)Koşul cümlesi olmasından.
C)Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından.
D)Yüklemin gereklilik kipinde olmasından.
E)Ad tamlamasının gereksiz kullanılmasından
40.Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok durgun.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
.
A)”çok” sözcüğü atılmalı.
B)”durgun” yerine “az” sözcüğü getirilmeli.
C)”olduğu için” yerine “olduğundan”sözcüğü getirilmeli
D)”satışlar” yerine “alışveriş” sözcüğü getirilmeli
E)”pahalı” yerine “yüksek” sözcüğü getirilmeli
41.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Bu konuda nasıl bir çalışma yapılması gerektiği , uzmanlarca tartışılacak.
B)Olaydan büyük bir üzüntü duyduğunu , suçluların cezalandırılmasını istedi.
C)Yeni binaların ne zaman hizmete açılacağını , basın aracılığıyla duyuracağını belirtti.
D)Sorunlara sağ duyuyla yaklaşmanın , onların çözümünü kolaylaştıracağı sonucuna varıldı.
E)Bölgede, kış mevsiminin uzun sürmesi nedeniyle alınması gerekli önlemler yetkililere bildirildi.
42.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Ozan , 1940 yıllarında yeni şiirimizin başta gelen adlarından biriydi.
B)O , 1946 yıllında düzenlenen bir yarışmada birinci olmuştu.
C)Aradan yıllar geçmesine karşın şiir anlayışında bir değişiklik olmadı.
D)Onun ilgi çekici yanlarından biri de konuları abartarak anlatmasıdır.
E)Toplumsal ve bireysel olaylara , yan tutmada bakar.
43.Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)Yüklemin 3. tekil kişi olmasından.
B)Nesnenin çoğul eki almasından.
C)Gereksiz söz kullanılmasından.
D)Yüklemin dili geçmiş zaman olmasından.
E)Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından.
44.O kurumda eğitim görmüş herkes , saygılı , hoşgörülü ve esnek olmak gibi çok önemli erdemler kazanmışlardır.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)Gereksiz yere sıfat kullanılmasından.
B)Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından.
C)Yükleme ek fiil getirilmesinden.
D)Öznenin sözcük öbeği olmasından.
E)Özne yüklem uyumsuzluğundan.
45.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Uzun süre ayakta kalabilmesi için bu yapı, neme dayanıklı camı , kireç ve tuğla tozundan oluşan harçla yapılmıştır.
B)Bir kamu kuruluşuna ait sevimli konuk evinin önünde fotoğraf çektirdikten sonra oradan ayrıldık.
C)Oraya gitmeye karar verirseniz , bu gezi için en az iki gün ayırmanız gerekir.
D)Her sabah erken kalkarak açık havada yürüyüş yapmanın kalp sağlığını olumlu yönde etkilediğini öğrendik.
E)Adaylar 25 yaşından büyük olmalı ve sağlık kontrolünden geçmiş olması gerektiğini söyledi.
46.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)İlk karşılaşmamızda bana bu kadar yakınlık göstermesine çok şaşırmıştım.
B)Bu kadar yetenekli bir çocuğu , sanata yönlendirmekle çok iyi bir iş yaptığını düşünüyorum.
C)Geçirdiğim rahatsızlığı , büyük bir başarıyla ameliyat ederek sağlığıma kavuşturdu.
D)Bu aşamada , olayları doğal akışına bırakmanın doğru olacağı kanısındaydı.
E)Aralarındaki sorunların görüş farklılıklarından kaynaklandığını biliyordum.
47.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Takımlardan biri , ötekinin bitmek bilmeyen saldırılarına daha fazla dayanamadı.
B)Maçlarda , taraftarların çıkardığı olaylar spora gölge düşürüyor.
C)Sağlıklı kalabilmenin temel koşullarından biri de spor yapmaktır.
D)Son yıllarda kimi takımlar , Avrupa takımlarıyla yaptıkları maçlarda yüzümüzü ağırtıyor.
E)Ancak düzenli olarak yapılan spor yararlı olur.
48.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Bu anlaşılmazlıkların giderilebilmesi için zamana gerek var.
B)Bu konunun öncelikli ve ayrıntılı biçimde ele alınması gerekiyor.
C)Üyeler , onunla ilgili görüşlerini daha sonra açıklayacaklarını belirttiler.
D)Mimar ya da mimarlıkla ilgileniyorsanız bu kitabı okuyun.
E)Herkesin yaşamında birtakım sorunlar olduğunu hepimiz biliriz.
49.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Sanayide gelişmiş ülkelerde , bu tür sorunlar hızlı çözülüyor.
B)Düzenlenen toplantı ve törenlerde bütün öğrenciler görev alıyor.
C)Bu konuda yapılan açıklamaların anlaşılmayacak bir yanı bulunmuyor.
D)Kurumda çalışanların başarısının , bu koşullara bağlı olduğu düşünülüyor.
E)Teknoloji ne kadar artarsa da el emeğinin önemi azalmıyor.
50.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Buluştukları zaman sanattan , edebiyattan konuşuyor , kimi sanatçıları eleştiriyorlardı.
B)Ortada , karamsar olmayı gerektirecek bir durum yoktu.
C)Bu kitapları okumak , çocuğun ufkunu genişletiyor , ona farklı dünyaların kapılarını açıyordu.
D)Bu , kendi resimleri için açtığı ilk kişisel sergisi olacağı için çok heyecanlıydı.
E)Çok yorgun olduğu için o akşam erken yatmak istedi.
51Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Burada , tiyatro salonundan internet kafeye kadar birçok etkinlik bulunuyor.
B)Kentteki yaşam , öğretim kurumlarının sayısı arttıkça hareketleniyor.
C)Öğrencilerin sporla ilgili gereksinimlerinin karşılanması için girişimlerde bulunuyor.
D)Kütüphaneden yararlanacak öğrencilerin önce kütüphaneye üye olmaları gerekiyor.
E)Bilimsel araştırma yapacaklara her türlü olanak sağlanıyor.
52.Aşağıdakilerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Gazetelerde bu tür haberlere hemen her gün rastlanıyor.
B)Yazar yaşadıklarını etkili bir biçimde anlatmakta başarılı olamıyor.
C)Yemeği erken yemesi gerektiği halde hasta bu yasağa uymuyor.
D)Bu alandaki çalışmaların hala yeterli bir düzeye ulaşmadığı söyleniyor.
E)Trafikle ilgili sorunların çözümü için geniş kapsamlı bir toplantı düzenleniyor.
53.Hiç kimse ona gerçeği anlatmamış; onu yalan yanlış sözlerle oyalamıştı.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)”gerçeği” yerine “doğruyu” sözcüğü getirilerek
B)”anlatmamış” tan sonra “herkes” sözcüğü getirilerek
C)”anlatmamış” yerine “söylememiş” getirilerek
D)”onu” sözcüğü atılarak
E)”oyalamıştı” yerine “kaldırmıştı” getirilerek
54.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Dünyada en çok yağış alan bölge burası.
B)Ürettiklerinin çoğunu komşu ülkelere satıyorlar.
C)Bu toprakların büyük bir bölümü ormanlarla kaplı.
D)Ülkenin kuzeyinde elde edilen ürünlerin yarıdan fazlasını elma oluşturuyor.
E)Ekonomileri daha çok , yetiştirdikleri hayvancılığa dayalı.
55.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Yol kenarındaki çöp kutuları kaldırılarak bunların yerine çiçekler dikiliyor.
B)Yeni fidanlar dikilerek yeşillendiriliyor.
C)Kaldırımların kırık taşları , yenileriyle değiştiriliyor.
D)İçinde oturulmayacak derecedeki binaların yıktırılması gerekiyor.
E)Eski yapılar boyanarak daha güzel bir görünüme kavuşturuluyor.
56.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Deneyimli bir yönetici , değerli bir bilim adamıydı.
B)Maddi durumu yetmediği için eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.
C)Kültürel varlıklara sahip çıkıp onları korumaya çalışan insanlardan biriydi.
D)Geleceğe umutla bakan ve zorluklar karşısında yılmayan bir gençti.
E)Ele aldığı her işi, başkalarından daha iyi, daha güzel yapmak isterdi.
57.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Çevremizdeki kişilerle kuracağımız ilişkilerde özenli olmalıyız.
B)Sorunların bütün yönleriyle ele alınması iyi olur.
C)Bu alanda başarıya ulaşanların sayısı oldukça azdır.
D)Araştırmalar, eldeki bilgilerin doğru olmadığını kanıtlıyor.
E(Bu konudaki iftiralar tamamen uydurmadır.
58.Bu kararların uygulanıp uygulanmayacağının, yöneticilerin seçeceği tutuma bağlı olduğu bildirildi.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)”seçeceği tutuma” yerine “tutumuna” getirilerek.
B)”yöneticilerin” yerine “ilgililerin” getirilerek
C)”bu kararların” yerine “bunların” getirilerek.
D)”başlı” yerine “yönelik” getirilerek
E)”bildirildi” yerine “biliniyordu” getirilerek.
59.Tarihte bu uluslar, öteki ulusların arasına kaynaşmışlardır.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?
A) ‘tarihte’yerine’tarih boyunca’sözcü getirilerek
B) ‘uluslar’yerine’devletler’sözcüğü getirilmeli
C) ‘bu‘ sözcüğü atılmalı
D) ‘ulusların arasına’yerine’uluslarla sözcüğü getirilmeli
E) ‘öteki’sözcüğü atılmalı
60.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Yapıtlarındaki kişilerin, kendi aralarında didişmeleri, eğlenceleri, oynanan oyunlarıyla kasaba yaşamı hakkında ipuçları veriyorlardı.
B) Güldürü öğelerine bolca yer verdiği ilk dönem romanlarıyla geniş bir okur kitlesine ulaştı.
C) Güç koşollar altında yaşayan insanların sorunlarını toplumsal açıdan ele almış, dönemin ahlak anlayışını yansıtmıştır.
D) Bu dergiyi okumaya başladıktan sonra adebiyata ve tarihe duyduğu ilgi artmış.
E) Türkçenin inceliklerinden yararlanarak yaptığı çevirilerle dilimize elliye yakın yapıt kazandırmıştır.
61.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Bu çarşının en eski, en tanınmış esnafı benim.
B) Bu kitabında yazar, başkalarından duyduklarını değil, yanlızca gördüklerini anlatıyor.
C) Yetersiz kalan ilgi yoksunluğundan bir sanat unutulmuş.
D) Bu aileden birçok çalışkan ve başarılı insan çıkmış.
E) Bu kitabı okursan, bilmediklerini öğrenir, unuttuklarını anımsarsın.
62.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Zarftan bir mektup, bir de fotoğraf çıktı.
B) Ondan böyle bir yalanlama olayı beklemiyordum.
C) Kendimi bildim bileli bu mahallede, bu evde oturuyoruz
D) Toplantımıza katılarak bizlere destek olan dostlarımıza yürekten teşekkür ederiz.
E) Evimize taşındık, yavaş yavaş yerleşmeye çalışıyoruz.
63.Çok çalıştığımız için başarı grafiğimiz ister istemez yükseliyor.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Yüklemin şimdiki zamanlı olmasından
B) Yanlış ilgeç kullanılmasından
C) Ad tamlamasının yanlış kurulmasından
D) Gereksiz zarf tümleci kullanılmasından
E) Yüklemin 3. tekil kişili olmasından
CEVAPLAR
1.B’deki cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümle ‘onları desteklemeliyiz’şeklinde düzeltilmelidir.
Cevap : B
2.Anlatım bozukluğu A’dadır.Cümlede iki şahıs vardır yüklem ‘istemeyiz’ yapılırsa cümle düzeltilebilir.
Cevap : A
3.D’deki cümlede bir anlatım bozukluğu var yarar verilmez sağlanır yani cümle’zarar mı veriyor, yarar mı sağlıyor’şeklinde olmalıydı.
Cevap : D
4.C’de bir anlatım bozukluğu vardır.Cümlenin sonu’…kitap okumakta vardır.’şeklinde olmalıdır.
Cevap : C
5.E’de bir anlatım bozukluğu vardır.’onların durumu’şeklinde düzeltilebilir.
Cevap : E
6.C’de bir anlatım bozukluğu vardır.Özne yüklem uyuşmazlığı görülmektedir.
Cevap : C
7.B’de aynı anlama gelen sözcükler bir arada kullanılmıştır.’can çekişmek’ve ölmek üzere olmak’aynı anlamdadır.
Cevap : B
8.Anlatım bozukluğu C’de vardır.Gereksiz sözcük kullanmaktan kaynaklanmaktadır.
Cevap : C
9.Anlatım bozukluğu A’da vardır.Cümlede öznenin eksikliği anlatım bozukluğuna sebep olmuştur.
Cevap : A
10.Anlatım bozukluğu D’de yzpılmıştır.Bozukluğun nedeni eylem eksikliğidir.Cevap : D
11.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.Cümlede’ne kadar’sözü gereksizdir.
Cevap : E
12.3. cümledeki ‘yaxılan’sözü ‘sözlü tiyatro oyunları olduğundan.4. cümledeki ‘üretilen’ sözü öncekilerden kalan oyunlar da olabileceğinden gereklidir.Cevap : D
13.A’daki cümlede özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümleye ‘şiirleri’ şeklinde özne konmalıdır.
Cevap : A
14.Anlatım bozukluğu B’dedir.Kişi bir durumu ya doğru buluyor ya da bulmuyordur.Kendi kararına inanmaması münkün olmaz.’Yapılanları doğru bulmuyorum’demelidir.
Cevap : B
15.’Onu’ sözü cümlede dolaylı tümleç eksikliğinin olduğu yere getirilmelidir.Bu da D’dedir.’kızıyor’sözünden önce’ona’ sözü getirilmelidir.
Cevap : D
16.’Aşağı yukarı’sözü cümleye ihtimal anlamı katar.A’da ‘Üç dört yıldan beri’sözü zaten yaklaşıklık anlamı katıyor.Aynı anlamı sağlaynn’aşağı yukarı’sözü bu cümlede gereksizdir.
Cevap : A
17.Örnek cümlede ‘ellbette’ sözü cümleye kesinlik ‘olabilirler sözü ihtimal anlamı katmaktadır.Bu iki anlam aynı cümlede kullanılmaz aksi taktirde çelişki olur.
Cevap : E
18.Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni’azımsamak’sözcüğünün yanlış anlamda kullanılmasıdır.’küçümsemek’ sözcüğü getirilmelidir.
Cevap : B
19.Seçenekleri incelediğimizde E’de bir yapısal bozukluk görüyoruz.’Bu soru benim kafamı karıştırdığı gibi benim gibi sınava girmiş bir çok kişinin kafasını da karıştırmış’şeklinde düzeltilebilir.
Cevap : E
20.Anlatım bozukluğu A’da yapılmıştır.’Kuşkuya düşmüyorum’ sözü şimdiki zamanda olan bir durum için söylenebilir.’Dün kuşkuya düşmüyorum’ denemez .
Cevap : A
21.Örnek cümlede geçen ‘yöresindeki’ sözündeki ‘ki’ aitlik, bulunma bildirir.’Çıkan’ sözü de yangınların yerini bildiriyor.’ki’ ‘nin atılması gerekiyor.
Cevap : B
22.Cümledeki anlatım bozukluğu tamlayan eksikliğinden kaynaklanmaktadır.’öğrencinin’ şeklinde bir tamlayana ihtiyaç vardır.
Cevap : D
23.Soruda verilen kuralı incelersek şu sonuca varırız; ‘ben sen; ben o; ben siz; ben onlar’ şahıslarından oluşuyorsa yüklem ‘biz’ zamirine göre çekimlenir.A’daki cümle bu kurala uymamaktadır.
Cevap : A
24.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.Cümlede geçen ‘nedeniyle’ sözcüğü cümleye uyum sağlamamaktadır.
Cevap : E
25.Anlatım bozukluğu B’de yapılmıştır.Bu cümlede isim ve sıfat tamlamalarında ortak tamlanan kullanılması anlatım bozukluğuna neden olmuştur.
Cevap : B
26.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu ‘ama’ sözcüğünün cümleye uymamasından kaynaklanmaktadır.
Cevap : D
27.Parçada sözü edilen dergi festival süresince her gün çıkarılacağına göre elbette ‘düzenli olarak’ çıkacaktır.3 numaralı söz öbeği atılabilir.
Cevap : C
28.Seçeneklere baktığımızda açıklamaya uygun türden bir anlatım bozukluğu B’de görülmektedir.’tebrik ve ‘kutlama’ aynı anlamı karşılamaktadır.Cevap : B
29.D’deki altı çizili sözcük kullanıldığı cümleye uygun değildir.’uyduruyordu’ olumsuz cümleler için kullanılır.
Cevap : D
30.E’de nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : E
31.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu ‘daha çok’ sözcüğünün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
Cevap : B
32.Tümleç eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğunun olduğu cümle 1.ve 4. cümledir.
Cevap : C
33.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni ‘benim’ sözcüğünün gereksiz kullanılmasıdır.
Cevap : A
34.Örnek cümledeki anlatım karışıklığı ‘geçmişte’ sözcüğünün ‘yansıtıyor’ eylemine bağlıymış gibi anlaşılmasından kaynaklanıyor.Bunu gidermek için B’de önerilen değişiklik yapılmalıdır.
Cevap : B
35.Anlatım bozukluğu D’de yapılmıştır.Sözcüklerin yanlış eyleme bağlanmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : D
36.Anlatım bozukluğu C’de yapılmıştır.’orandan’ yerine ‘olarak’ sözü getirilmelidir.
Cevap : C
37.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.’uyarmak’ sözü anlatım bozukluğuna neden olmuştur.
Cevap : E
38.Anlatım bozukluğu 4 numaralı sözcüğün gereksiz yere kullanılmasından kaynaklanmaktadır.Cevap : D
39.Anlatım bozukluğu ‘ya da’ sözcüğünden kaynaklanmaktadır.’ya da’ yerine ‘ve’ gelmelidir.Yani yanlış bağlaç kullanılmıştır.Cevap : A
40.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni ‘pahalı’ sözcüğünün yanlış kullanılmasıdır.
Cevap : E
41.Seçeneklere baktığımızda B’de birden fazla nesne aynı yükleme bağlandığından anlatım bozukluğu vardır.Birinci cümlede yüklem eksik olduğu için anlatım bozukluğu olmuştur.Cevap : B
42.A seçeneğinde çoğol ekinin gereksiz kullanımından doğan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : A
43.Örnek cümlede gereksiz yere sözcük kullanılmasından doğan bir anlatım bozukluğu vardır. ‘kendi ağzıyla’ sözü gereksizdir.
Cevap : C
44.Örnek cümlede özne yüklem uyuşmazlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : E
45.Seçeneklere baktığımızda E’de ‘ve’ bağlacından önce kullanılan ‘bitmek’ sözcüğü gereksiz kullanıldığı için anlatım bozukluğu söz konusudur.
Cevap : E
46.Seçenekleri incelediğimizde C’de sözün yanlış anlamda kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.
Cevap : C
47.A’da anlatım bozukluğu vardır.’karşılıklı sözü gereksizdir.’saldırı sözcüğüde yanlış anlamda kullanılmıştır.
Cevap : A
48. D’de’ Mimar’ sözcüğünün gereksiz kullanımından doğan anlatım bozukluğu söz konusudur.’ya da’ bağlacı da gereksizdir.
Cevap : D
49.Seçenekleri incelediğimizde E’de anlatım bozukluğunun olduğunu görüyoruz.Buradaki ‘artarsa’ sözcüğü yanlış kullanılmıştır.
Cevap : E
50.D’de gereksiz söz kullanımından doğan anlatım bozukluğu vardır.’kendi resimleri için’ sözü gereksizdir.Cevap : D
51.Seçenekleri incelediğimizde A’da bir anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.Burada ‘etkinlik’ sözcüğü yanlış anlamda kullanılıştır.Cevap : A
52.C seçeneğindeki ‘yasak’ sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır.
Cevap : C
53.Örnek cümlede özne yüklem uyuşmazlığından doğan anlatım bozukluğu vardır.bozukluğu gidermek için ikinci cümleye özne görevindeki ‘herkes’ sözcüğünü getirmektir.
Cevap : B
54.Seçenekleri incelersek E’de anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.’yetiştirdikleri’ sözcüğü cümleden çıkarılarak bozukluk giderilebilir.
Cevap : E
55.Seçenekleri incelersek anlatım bozukluğunun D’de olduğunu görürüz.Bu cümlede ‘içinde’ sözcüğü gereksiz kullanılmıştır.
Cevap : D
56.B seçeneğinde ‘yetmediği’ sözcüğü anlamına ve işlevine uygun kullanılmadığı için anlam bozukluğu vardır.
Cevap : B
57.Seçenekleri incelediğimizde E’de gereksiz kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.
Cevap : E
58.Cümlede ‘seçeceği tutumu’ ifadesi anlatım bozukluğuna neden olmuştur. ’seçeceği’ sözcüğünün cümleden çıkarılıp ‘tutum’ sözcüğünün ‘tutumuna ‘ şeklinde değiştirilmesi gerekir.
Cevap : A
59.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun giderilmesi için ‘ulusların arası’ sözü yerine ‘uluslarla’ sözü getirilmelidir.
Cevap : D
60.Seçenekleri incelediğimizde anlatım bozukluğunun A’da yer aldığını görüyoruz.’ Yapıtlarındaki kişilerin’sözünün fazladan ‘-ın’ tamlayan ekini almasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
Cevap : A
61.Seçenekleri incelediğimizde C’de gereksiz sözcük kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.Cümlede ‘Yetersiz kalan’ sözü gereksizdir.
Cevap : C
62.Cümlede ‘olay’ sözcüğünün anlamına ve işlevine uygun kullanılmamasından dolayı anlatım bozukluğu olmuştur.
Cevap : B
63.Cümlede anlatım bozukluğu ‘ister istemez’ zarf tümlecinin gereksiz kullanımından kaynaklanmıştır.
Cevap: D

Oğuz Atay’ın ülkemizde pek örneği bulunmayan biyografik roman türündeki eseri “Bir Bilim Adamının Romanı”, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen 100 Temel Eser arasında yer alıyor. Atay romanında, aynı zamanda kendi hocası da olan Prof. Mustafa İnan’ın hayat hikayesini anlatıyor.

İçindekiler:

Birinci Bölüm
1. Bilim Hizmet Ödülü
2. İlk Yıllar
3. Öğrencilikle Birlikte Öğreticilik
4. Herkesin Dostu
5. Sözünün Eri
6. Bilimin Hizmetinde
7. Hayal ve Gerçek
8. Doğu ve Batı
9. Öğrencilerin Son Yılları

İkinci Bölüm
10. Genç Öğretmenin Sevgisi
11. Zor Yıllar
12. Yorgun Adam
13. Teori ve Pratik
14. Her Şeyle Uğraşan Adam
15. Fotoelastisite
16. Meşhur Mukavemetçi
17. İlim ve İdare
18. Bir Profesörün Ölümü
19. Sonuç

. ÜNİTE
İLETİŞİM DİL VE KÜLTÜR

İLETİŞİM
Metindeki iletişim öğeleri şunlardır:
Gönderici: Baba
İleti: İnsanların kalbini kırmamalıyız. Kalp kırmak iyi değildir.
Alıcı: Oğul
Dönüt:Kırılan kalbi düzeltmek mümkün değildir.

…….sözcük ……………
…….göstergebilim……..
yanlış
yanlış
Doğru yanıt: A
Doğru yanıt: B
Doğru yanıt: D
Doğru yanıt: B
Doğru yanıt: A
İNSAN, İLETİŞİM VE DİL
1. Doğru
Doğru
2. Doğru yanıt: E
3.

Dilin İnsan Hayatındaki Yeri ve Önemi
Hayatımızın hemen hemen her aşamasını‚ yani günümüzün büyük bir bölümünü konuşarak geçiririz.İnsan düşünen bir varlıktır‚ bunu hepimiz mutlak biliriz. Peki nasıl düşünürüz?… Elbette düşünürken de dilimizi kullanırız. Herkes diliyle düşünür‚ diliyle iletişim kurar‚ diliyle dua eder… Bunlar gibi daha bir çok örnek verebiliriz. İnsanın hayatında konuşmanın ve dolayısıyla dilin önemi çok büyüktür.Dilin önemini günümüzden aşağı yukarı 2500 yıl önce yaşamış büyük bir Çin filozofu olan Konfüşyüs şu meşhur konuşmada ne güzel ifade eder:

Künfüçyüs’e sordular:

“Bir memleketi idare etmeye çağrılsaydınız‚ yapacağınız ilk iş ne olurdu?”

Büyük filozof şöyle cevap verdi:

“Hiç şüphesiz dili gözden geçirmekle işe başlardım.”

Ve dinleyenlerin hayret dolu bakışları arasında devam etti:

“Dil kusurlu olursa‚ kelimeler düşünceyi iyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılamazsa‚ yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz. Vazifeler gereği gibi yapılmazsa‚ töre ve kültür bozulur. Töre ve kültür bozulursa‚ adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa‚ şaşkınlık içine düşen halk‚ ne yapacağını‚ işin nereye varacağını bilemez. İşte bunun içindir ki‚ hiçbir şey dil kadar önemli değildir.”

Dil‚ geçmişle gelecek‚ halkla kültürü arasındaki bir köprüdür. Şayet bu köprü yıkılacak olursa‚ o halk yok olmaya‚ erimeye‚ kendini kaybetmeye‚ yeryüzünden silinmeye mahkûmdur. Ve zannımca hiçbir halk esir olarak‚ kültürünü ve millî benliğini kaybetmiş olarak yaşamak istemez.

DİL-KÜLTÜR İLİŞKİSİ
1. …..dil………..
…..yazı dili……
2. Doğru
Yanlış
3. Doğru yanıt: D
4. Doğru yanıt: E
5. Doğru yanıt: C
6. Doğru yanıt: E

ÜNİTE SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
1. Doğru yanıt: A
2. Doğru yanıt: A
3. Doğru yanıt: B
4. Doğru yanıt: E
5. Doğru yanıt: C
6. Doğru yanıt: D
7. Doğru yanıt: C
8. Doğru yanıt: C

Anadolu Lisesi Coursebook Cevapları
3.ünite cevapları…
Page 20:
1.c
2.a
3.d
4.b
Page 20-B:
1.Since
2.For
3.Since
4.For
5.since
Page 22
1. She lived in the house opposite
2.they had seen four young people
3.the boys hadn^’t see him entering
4.he could be a guest in the house
unit 5 cevapları..
pg.37
a. the most popular job is genetic engineer.
b. i want to be doctor.
c.
1.chef
2.grocer
3.hairdresser
4.farmer
5.babysitter
6.veterinarian
7.cashier
8.lawyer
9.ballerina
10.dentist
pg.39
a.no i do not know.
b.yes i believe in teamwork. you can do your work faster.
c.
1.c
2.d
3.a
4.g
5.f
6.e
7.b
unit 6 cevapları
pg.46
a. i often watch the news on tv.
b.kendi isteğine göre yazarsın…
c.i think they are in operating room in hospital. and they are operating someone.
listening & speking
a. good education often bring success but you do not keep on, good education does not bring success.
pg.47
reading&speking
a. i think if people want to look beautiful, they can.
b. no i do not
c. like famous.
e.
1.c
2.d
3.e
4.a
5.b
pg.48
B BölÜMÜ sırayla have been living- hasn’t found- have been- has been taking- hasn’t had- have been working- have been falling- has just bought- has been repeating- have been trying
f.
1.apploud
2.self-esteem
3.disgusting
4.celebrity
5.odd
h. yes i agree. you can create new appearance yourselves but not a new personality. because you have had your personality since you **re born
49.sayfa) A BölÜMÜ 1:has been washing-hasn’t finish 2:have you been driving 3:have you been taking 4:have never quarrel 5:have you been doin
B BölÜMÜ 1:b 2:a 3:b 4:b 5:a
pg 50.
a.yes i like read a newspaper
b.kendi isteğinize göre yaparsınız
c.i think it is news of 3th page
d.
1:foreing affaırs
2:Politics
3:economics
4:military
5:sport
6:cirime
7: **ather
8:disaster
9:religion
10:famouns people
f.
1. the driver ram away.
2.they **re trying to sneak into greece from edirne province.
3.rain s**pt everywhere. the flood chased people out of their homes.
4. he has broken his nose five times.
5.it was small commercial passenger plane.
pg. 52
a.
1:somewhere
2:nothing
3:anything
4:something
5:anybody
b.sırayla anybody -anywhere -no one- everybody
c.
1:nothing
2:anything- everything
3:somebody
4:everybody
pg.53
a. yes i like.
b.sırayla warmth- prisoner- painful- set foot- particularly- gained- better- scream
c. he is allergid to the cold british **ather.they moves australia.
TRANSFORMATÖRLERİN TANITILMASI VE ÇALIŞMA PRENSİPLERİNİN İNCELENMESİ

DENEYİN AMACI: Transformatörlerin yapısını kavramak, işleyişini görmek ve basit bir transformatör yapmak.
HAZIRLIK SORULARI:
1-Transformatörlerin yapısı, çeşitleri ve çalışma prensiplerini araştırınız.
2-İndirgen, yükseltgen, primer sargı, sekonder sargı kavramlarını araştırınız.
3-Transformatörlerin nerelerde kullanıldıklarını araştırınız.
4-Yüksek gerilimle gelen elektrik evlerimize nasıl 220 volta indirgenerek girer?

KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER:
1.bobin (6-300-600-1200 sarımlı)
4.voltmetre
7.ara kablo
2.demir çekirdek
5.duy
8.seyyar priz
3.transformatör sıkıştırıcısı

6.bağlantı kabloları
9. ampul (2,5 volt)
DENEY DÜZENEĞİ:

DENEYİN YAPILIŞI:
1-Primer olarak 1200, sekonder olarak 300 sarımlı bobinleri demir çekirdeğe takınız. Transformatör sıkıştırıcısı ile kapağı sıkıştırarak transformatörü kurunuz.
2-Primer devresini 220 voltluk şehir akımına bağlayarak, sekonder gerilimini ölçünüz. (yukarıda verilen formül bağıntısını gerçekleştiriniz.)
3-Sekonder olarak 600 sarımlı bobini kullanarak deneyi tekrarlayınız.
4-Primer olarak 600, sekonder olarak 6 sarımlı bobini kullanarak transformatörü kurunuz. Sekonderin gerilimini ölçünüz. (Akım yüksek olduğundan ampermetreyi kullanmayınız.)
5-Sekonder uçlarına (6 sarımlı bobinin uçlarına) 5-6 cm ‘lik inşaat çivisi bağlayınız. Çivinin akkor hale gelişini izleyiniz.
DENEYİN SONUCU:
Transformatörler kullanılarak alternatif gerilim yükseltilip, alçaltılabilir.
TEORİK BİLGİ:
Transformatör; demirden yapılmış levhalar bir araya getirilerek oluşturulan bir demir çekirdek üzerine sarılmış Devamını Oku »

=NAZIM BİRİMİ DÖRTLÜKTÜR.DİVAN EDEBİYATI,NAZIM ŞEKLİDİR.HALK EDEBİYATINDAKİ TÜRKÜYE BENZER.EZGİYLE SÖYLENİR.ŞARKI TÜRLERİNİN DİVAN EDEBİYATINA KAZANDIRDIĞI BİR TÜRDÜR.KAFİYE DÜZENİ aaaaa,bbba,ccca ŞEKLİNDEDİR.ARUZ ÖLÇÜSÜYLE YAZILIR.DÖRTLÜKLERİN SON DİZELERİ NAKARATTIR.
ARKADAŞLAR DAHA YAZACAM BEKLEYİN
TÜRKÜ=BENTLERDEN OLUŞAN NAZIM ŞEKLİDİR.8Lİ VE 11Lİ HECE ÖLÇÜSÜYLE YAZILIR.ŞARKI GİBİ EZGİYLE SÖYLENİR.
ARKADAŞLAR DAHA YAZACAM BEKLEYİN
SONE=2 DÖRTLÜK 2 3′LÜKTEN OLUŞAN 14 DİZELİK BATI EDEBİYATI NAZIM ŞEKLİDİR.EDEBİYATIMIZDA EN ÇOK SERVET-İ FÜNÜNCULAR TARAFINDAN KULLANILMIŞTIR.KAFİYE ŞEMASI abba,ccd,eed ŞEKLİNDEDİR.
SAYFA 45 TEKİ 6. SORUNUN CEVAOLARI ARKADAŞLAR YAZARIN İSMİNİ VERDİĞİM YERİN ÜSTÜNE YAZIN ARKADAŞLAR : ENDERUNLU VASIF=ŞARKI dörtlüklerden olşur.Divan edebiyatıdır. ANONİM=TÜRKÜ 8′li ve 11′li hece ölçüsüyle yazılmıştır.ezgiyle söylenir. FUZULİ=KASİDE beyit sayısı 33-99 arasında değişir.kendini övdüğünü görüyoruz. NECİP FAZIL KISAKÜREK=SONE BAKİ=GAZEL aruz ölçüsüyle yazılıştır.
50. ssayfada şiirin adı yavrum 51 1.d 1.y boşlukta aşk 3. cvp da e bu kadar daha bulan vrsa banada yazsn
SORU 1: farklı düşünceleresahip olma,farklı duygular hissetme,farklı ortamlarda bulunma,farklı bir hayat sürme,farklı genelliklere baglı baqlı kalma vs.
SORU 2 : Çok iyi okumak . kafiye,ahenk,ölçü gibi ölçütler göz önünde bulundurulmalıdır. düşünce üretmek.
SoRu 3 :NeciP fazıl kısaKürek şiirde yagmuru,konu edinmiş ve ondan bahsedilmiştir.Necip fazıl bu şiiri yazdıgında karadenizdeymiş
sayfa 51 1.ikiside yanlış.2.boşluk doldurmada tema aşktır.3.cevap A’dır.4.tema ölümdür.
2:TEMANIN GERÇEKLİKLE İLİŞKİSİ VARDIR.ŞİİRİN TEMASI BAYRAK SEVGİSİ
3:BAYRAKBİR SÜSE,KIZ KARDEŞİNİN GELİNLİĞİNE,ŞEHİDİN SON ÖRTÜSÜNE,SAVAŞIN KARTALINA VEÇİÇEGE BENZETİLİYOR
sayfa 51:
ölçme ve değerlendirme:
1-Y,Y
2-karşılıksız aşk
3-E
4-ölümden sonra doğaya dönme isteği
sayfa 54:
ölçme ve değerlendirme:
1-Y,D
2-1.boşluk:yan
2.boşluk:zengin
3-C
4-anlatıma zenginlik katmak için,farklı anlamlar oluşturmak için
5-üstte mecaz anlam alttakinde gerçek anlam kullanılmıştır.
sayfa 56:
Devamını Oku »

 

http://img441.imageshack.us/img441/9838/oteleme2.jpg

Öteleme

Bir nesnenin bir yerden başka bir yere belirli bir doğrultu ve yönde (sağ, sol, yukarı, aşağı) yaptığı kayma hareketi ötelemedir. Öteleme hareketi sonunda nesnenin geldiği yer, görüntüsüdür.
Ötelemede şeklin duruşu, biçimi ve boyutları aynı kalır.
Örneğin şeklimiz 3 birim yukarı, 4 birim sağa kaydırılacak ama yönü değişmeyecek sadece yer değiştirmiş olacak.

Süsleme

Bir düzlemin boşluk kalmadan ve şekiller üst üste gelmeden örüntü oluşturacak şekilde döşenmesidir.
Süsleme yapılırken düzgün olan ya da düzgün olmayan çokgenler kullanılabilir. Çokgenler arasında boşluk kalmamalıdır. Üçgenle, kareyle, dikdörtgenle, düzgün altıgenle, düzgün sekizgenle süsleme yapılabilir. Ama beşgenle yapılamaz çünkü arada boşluklar kalır. Şekiller öteleme hareketi ile döşenirse ötelemeli süsleme yapılmış olunur.
Örneğin okuldaki fayansların dizilişi, halı desenleri.
Süsleme yapılabilmesi için, her bir köşede oluşan açıların ölçülerinin toplamı 360 derece olmalıdır.

Süslemenin Kodu: Bir süslemede, her köşedeki düzgün çokgensel bölgelerin kenar sayıları süslemenin kodunu verir. Burada verilen süslemeli şeklin ortadaki köşelerinden birini belirleriz ve bu köşe etrafında oluşan şekillerin kenar sayısı ve kaç tane olduğuna göre kod yazarız.
Karelerden oluşan bir süslemede kod 4,4,4,4 (burada köşe etrafında 4 kenarlı 4 tane kare var)
Eşkenar üçgenlerden oluşan bir süslemede kod
3,3,3,3,3,3 (burada köşe etrafında 3 kenarlı 6 tane üçgen var)
Düzgün altıgenlerden oluşan bir süslemede kod
6,6,6 (burada köşe etrafında 6 kenarlı 3 tane altıgen var)

Örüntü: Farklı şekillerin biraraya gelerek oluşturdukları yeni şekildir.

VÜCUDUMUZ KONUSU İLE İLGİLİ TEST SORULARI (1) (FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI, SORU BANKASI)

1. Aşağıdaki verilenlerden hangisi kafatası içerisinde bulunmasına rağmen sinir sisteminin bir parçası değildir.?

A) Beyincik B)Hipotalamus C)Hipofiz D)Omurilik

2. Duyu organlarının değişmeleri algılayıp beyne iletilmek üzere çevirdiği sinirsel bilgiye ne ad verilir?

A) Uyarı B)Uyartı C)Sinaps D)Tepki

3. Topraktan su ve suda erimiş minerallerin alınmasında görevli bitkisel yapı aşağıdakilerden hangisidir?

A)Emici Tüyler B)Ana Kökler C)Kılcal Kökler D)Yan Kökler

Devamını Oku »


Bedava İlan Verme