Ders Anlatım Eğitim Blogu,Öss,Sbs,Dersler

fizik, kimya, biyoloji, ingilizce, öss, sbs, öğretmenler

BALKAN ANTANTI

Türkiye Milletler cemiyetine katıldığı zaman Balkan Devletleri arasındada büyük bir yakınlaşma ve işbirliği başlamıştı.Bu gelişme 1934 yılında Balkan Antantı denilen ittifakı ortaya çıkmıştır.Balkanlılar arasındaki yakınlaşmanın esas unsuru ise 1930 Ekiminde’ki Türk-Yunan antlaşmalarının doğurduğu Türk-Yunan yakınlaşmasıdır.Öte yandan Locorno Anlaşmaları-Kellogg Paktı ve Litvinov Protokolu gibi barışçı teşebbüslerle Küçük Antant gibi Statükoyucu İttifakların ortaya çıkmasıda Balkanlaradaki işbirliğinde teşvik edici etkenler olmuştur.Balkan Birliği konusunda ilk adımlar Balkan hükümetleri tarafından değil fakat gayri resmi çabalarla atılmıştır.Dünya Barış Kongresi Derneğinin 1929 Ekimde Atinada yaptığı toplantıda kongre başkanı ve eski Yunan Başkanlarından Aleksandr Papanastasiyu devamlı bir Balkan Antantı kurulması fikrini orataya atmış ve Türkiye dahil Balkanlı delegasyonlar bu fikri kabul ederek 1930 Ekimde Atinada Birinci Balkan Konferansı açılmıştır.Bundan sonra bu konferanslar Atina -İstanbul-Bükreş ve Selanik olamak üzere her yıl tekrarlanarak Balkan Milletleri arasında bir işbirliği kurulmuştur. Bu konferanslar sonunda Balkan Ticaret ve Sanayi Odası-Balkan Denizcilik Bürosu-Balkan Ziraat Odası-Balkan Turist Federasyonu -Balkan Hukukçular Komisyonu -Balkan Tıp Federasyonu gibi teşekküller ortaya çıkmıştır.1932 de yapılan üçüncü Balkan konferansı ise bir Balkan Paktı tasarısı ortaya çıkartmıştır ki bu suretle iş birliği faliyetleri bununla siyasal münasebetler alanına geçirilmiş olmaktaydı.

Bununla beraber siyasal işbirliğinin gerçekleşmesi hemen mümkün olmadı.Balkan Konferanslarında görülmüştü ki özellikle Bulgaristan işbirliğinde çekingen davranmakta dır.Arnavutluk ile Bulgaristan Balkan Konferanslarında revizyonist gayelerini dolaylı bir şekilde belirterek azınlık meselelerinin de tartışmasında ısrar etmişler fakat Türkiye -Yunanistan -Yugaslavya ve Romanya buna engel olmuşlardı.Bununla beraber özellikle Türkiye uzlaştırıcı bir politika izliyerek Bulgaristanın tam işbirliğini sağlamaya çalışmış lakin başarılı olamamıştır.1933 Şubatında Küçük Antantın devamlı bir statü ve teşkilat kurması ve Almanyada Nazi Partisinin iktidara geçmesi Balkanlarıda harekete geçmeye sevk etmiştir.Türkiye ve Yunanistan siyasal alanda Bulgaristanda bir işbirliği kurulmasına ve bu konuda bir paktın imzasına karar verip 1933 Mayısında bu düşüncelerini Bulgaristana bildirdiler.Fakat Bulgaristan teklife yanaşmayınca Türkiye ve Yunanistan 14 Eylül 1933 de bir samimi anlaşma paktı (Pacte d’Entente Cordiale) imzaladılar.

10 yıl için imzalanmış olan bu pakt ile iki devlet sınırlarını karşılıklı olarak garanti ediyorlardı.Bu hüküm Makedonya üzerindeki emellerinden kurtulamayan Bulgaristanda tepki ve sinirlilik uyandırıyordu.Bulgaristanın bu şüphelerini gidermek ve Bulgaristanıda bu pakta almak için Türkiye Başbakanı İsmet İnönü ve Dış İşleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras Sofyaya gittilersede bir sonuç elde edemediler.

Türk-Yunan Paktı Romanyayı harekete geçirdi ve Romanya Dış İşleri Bakanı Titulescunun Ankarayı ziyareti sırasında 17 Ekim 1933 Türkiye ile Romanya arasında dostluk,saldırmazlık,hakem ve uzlaşma anlaşması imzalandı ve Romanyayı bu antlaşmayı imzalamaya götüren sebeplerden biri Bulgaristanın revizyonist isteklerinden çekinmesi,diğeride kendi deniz ticaretini bogazlarda serbest geçişin bekçisi olan Türkiyeye bağlı bulunması idi.Türkiyenin yaptıgı bu antlaşmalar Bulgarisrtanı sinirlendirdiğinden Bulgar basını Türkiye alehine kampanya açmış ve bu kampanya Türkiye basını tarafından cevapsız bırakıldı.Lakin Bulgaristanın bu tutumu Yugoslavyayı korkuttuğundan Türk Dış İşleri Bakanının Belgradı ziyareti sırasında Türkiye -Yugoslavya arasınde 27 Kasım 1933 de bir dotluk ve saldırmazlık antlaşması imzalandı.Yugoslavyayı bu antlaşmayı imzalamaya götüren sebep Bulgaristandan duydugu endişe kadar İtalyanın Arnavutltkta kurduğu kontrolun kendisi bakımından yarattığı tehlike idi.Bu antlaşmaların her üçüde aynı gayeyi taşıdığına ve gayelerde bir farklılık olmadığına göre yapılması gereken normal iş 4 devletin tek bir anlaşma ile birbirlerine bağlanmaları idi.İşte bu iş 9 Şubat 1934 tarihinde Balkan Antantının imzası ile gerçekleşti.Balkan Antantı ile taraflar sınırlarını karşılıklı olarak garanti altına alırlar ve birbirlerine danışmadan herhangi bir balkan devleti ile birlikte bir siyasal harekette bulunmayı veya siyasal anlaşma yapmamaya taahhüt ediyorlardı.Balkan Antantının ortaya çıkmasında asıl baş rolü Türkiye oynadıysada bu antantı sonuna kadar sadakat ile bağlana Türkiye oldu.Fakat bu anlaşma dört Balkan devleti arasında amaç edilen sıkı siyasal iş birliği gerçekleştiremedi,ve başlangıçtan itibaren bazı zayıflık unsurlarına sahip oldu.Antant ile birlikte gizli bir protokol de imzalandı.Buna göre taraflardan biri Balkanlı olmayan bir devlet tarafından saldırıya uğrar ve bir Balkan devletide saldırgana yardım ederse diğer taraflar bu Balkanlı saldırgana karşı birlikte savaşa gireceklerdir.Fakat bu protokol üzerine Türkiye bir Rus-Romen savaşında Romanyaya yardım etmeyecegini Rusyaya bildirmiştir.Yunanistanda bu protokole kendisine İtalya ile çatışmaya götürmeyecegi hususunda rezerv koymuştur.Öteyandan Balkan Antantı Batılılar ve Küçük Antantın kurucusu Çekoslavakya tarafında büyük bir hoşnutlukla karşılanmakla beraber 1936 dan itibaren Avrupada burhanların şiddetlenmesi ve Berlin Roma Mihverinin ağır basmaya başlaması Balkan Antantını zayıflamaya doğru götürmüştür.Bu gelişme özellikle 1937 den itibaren belirli bir hal almıştır.1936 da Avrupada Almanyanın üstünlüğü belirlenince Romanya-Bulgaristan ve Macaristandan fazla Almanyada endişe duymuş ve Balkan Antantı ile ilgisini zayıflatmıştır.Yugoslavya ise Berlin Roma mihveri karşısında İtalya ve Bulgaristanla anlaşma yoluna gitmiştir.Bulgaristan ve Yugoslavya arasında 24 Ocak 1937 de bir yıkılmaz barış ve samimi ebedi dostluk antlaşması imzalandı.Bunun arkasında Yugoslavya 25 Mart 1937 İtalya ile bir antlaşma imzaladı.5 yıl için imzalan bu anlaşma bu antlaşmanın tarafların mevcut milletler arası taahhütlerine helal getirmeyecegi belirtiliyor idisede 2 madde ile 2 devlet birbirlerini ilgilendiren ortak meselelerde birbirlerine danışma taahhudünde bulunuyorlardı.Bu ise Yugoslavyayı Balkan iş birliğinde daima İtalyayı hesaba katmak zorunluluğunda bırakıyorduBulgaristan-Yunanistan anlaşmasının imzasından önce Yugoslavya diğer Balkan Antantı ortaklarının muvafaketini almış sada Balkan Antantı birinci planda Bulgaristana yöneldiğine göre Yugoslavya-Bulgaristan antlaşması bu antlaşmanın ruhuna aykırı idi.Nihayet İtalyanın gittikçe kuvvetlenmesi Yunanistanıda İtalyaya karşı yumuşak bir tutuma götürmüştür.Münih konferansı ile Çekoslovakyanın parçalanması Küçük Antanta son verdiği gibi 1939 yılının olaylarıda Balkan Antantını parçalayacaktır.

Garip Hareketi’nin etkisinin sürdüğü yıllarda şiiri onlar kadar bayağılaştırmak istemeyen, her biri kendine özgü şiir tarzını oluşturmuş aşağıdaki şairler şiirdeki lirizmi kaybetmeden yeniliği sürdürmüşlerdir.

1. ATTİLA İLHAN (1925 -2005)

Günümüz şairlerinden olan Attila İlhan yüksek öğrenimini yarıda bırak­mış, bir süre gazetecilik yapmış, yazarlıkta karar kılmıştır. Adını 1946 CHP şiir ya­rışmasında ikinci olan “Cebbaroğlu Mehemmed” duyurmuştur. Şiir, roman, eleştiri alanında eserler vermiş­tir.

Şiirlerinde romantik bir duyarlıkla toplumsal gerçekçilik açısından çağımıza, yaşadığımız günlere bakar. İnançlarında ayak direyen, sert çıkışlar yapan, gerçeklerden çok anılara sığınan bir karakter yapısı vardır. “Serüven tutkunu” bir şair olan Attila İlhan en çok aşk, intihar, içki, ölüm, kav­ga, kahramanlık… temalarını işler. 1952’de çıkan Mavi dergisiyle birlikte Türk şiirinde yeni bir eğilim ortaya çıktı. Attilâ İlhan, yazılarıyla bu eğilimi metot hareketine dönüştürmeye çalıştı. Mavi, hürriyet ve barışı temsil eden bir renktir. En büyük tepkisi de Garipçiler’edir.

Şiirlerinde Divan şiirinin biçim özelliklerin­den, imgelerinden de yararlanır. Canlı konuşma diline, argoya, halk deyimle­rine geniş ölçüde yer vermiştir.

Eserleri:

Duvar (şiir) Sisler Bulvarı (şiir) Yağmur Kaçağı (şiir) Ben Sana Mecburum (şiir) Bela Çiçeği (şiir) Vaşak Sevişmek (şiir), Elde Var Hüzün (şiir,

Sokaktaki Adam (roman), Zenciler Birbirine Benzemez (roman), Kurtlar Sofrası (roman), Bıçağın Ucu (roman), Sırtlan Payı (roman, Fena Halde Leman (roman, Dersaadet’te Sabah Ezanları (roman)

2. FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914 -2008)

Cumhuriyet döneminin önemli şairlerinden olan Fazıl Hüsnü öğrenimini Anadolu’nun değişik yerlerinde sürdürmüş, su­baylık yaptığı yıllarda ise Anadolu’yu daha iyi tanı­ma fırsatı bulmuştur. Sanatçı, iç ve dış ger­çeklere bakarak, bilinçaltına yönelerek şiire yeni ürperişler getirir.

Şiirleri devamlı gelişme gösterir. Kurallı bi­çimlerden serbest biçimlere, anlamlı özler­den en yalın anlamlara varan şiir türlerini de­ner. Her şiirinde bir “yeni”yi dener gibidir. Genellikle epik – dramatik, lirik – didaktik ve toplumsal gerçekçi anlayıştadır. Şiir dili en son türetilen Türkçe sözcüklerle doludur.

Eserleri:

Havaya Çizilen Dünya (şiir, Çocuk ve Allah (şiir), Çakırın Destanı (şiir, Üç Şehitler Destanı (şiir, Türk Olmak (şiir), Yedi Memetler (şiir), İstiklal Savaşı- Samsun’dan Ankara’ya, İstiklal Savaşı- İnönüler, Sivaslı Karınca, İstanbul-Fetih Destanı, Anıtkabir, Asu, Delice Böcek, Batı Acısı , Mevlana’da Olmak (Gezi) , Hoo’lar , Cezayir Türküsü (Fransızca, İngilizce ve Arapça çevirileriyle birlikte), Çanakkale Destanı, Kubilay Destanı, 19 Mayıs Destanı, Hiroşima (Fransızca,İngilizce çevirileriyle, 1970), Malazgirt Ululaması, Kınalı Kuzu Ağıdı, Çukurova Koçaklaması, Nötron Bombası, Yunus Emre’de Olmak , Dildeki Bilgisayar . . .

3. BEHÇET NECATİGİL (1916 -1979)

İlk şiirleri Varlık dergisin­de çıkan öğretmen şair Behçet Necatigil, Cum­huriyet döeminin kendine özgü bir çizgisi olan şair­lerindendir. Rahat, gösterişe kaçma­yan, sembollere dayalı, şiir geleneklerini gözeten bir anlayıştadır, önce Garipçi çizgide yürü­yen Necatigil, sonra onlardan ayrılmıştır.

Şiirlerinde kendi evinden başlayarak öteki evleri, sokağı, çevreyi, giderek dış dünyayı ve toplumu sorunlarıyla anlatmıştır.

Hem hece ölçüsüyle hem de serbest ölçüyle yazmıştır. İlk şiirleri anlamca açık, sonrakiler kapalıdır.

Şiir dışında İnceleme, çeviri, radyo oyunu alanlarında da eserleri vardır.

Eserleri:

Kapalı Çarşı (şiir), Evler (şiir), Arada (şiir), İki Basma Yürümek (şiir), Çevre (şiir), Eski Toprak (şiir), Dlvançe (şiir), Edebiyatımızda İsimler Sütlüğü (inceleme), Edebiyatımızda Yazarlar Sözlüğü (İnceleme)

4. CAHİT KÜLEBİ (1917 – 1997)

Öğretmenlik yaptığı yıllarda Anadolu’yu tanı­yan Cahit Külebi, memleketçi şiirimize yeni bir ses getirmiştir,

Şiirlerinde derin bir Anadolu sevgisi vardır; İyimser, açık ve gerçekçi bir bakışla Anado­lu’ya eğilmiştir. Şiirlerinde temiz bir Türkçe, Karacaoğlan’ı andıran bir içtenlik görülür. Hayale pek yer vermez, gerçekçi bir anlayış­la yazmıştır. Onu “gerçekçi – romantik” bir şair olarak niteleyebiliriz.

Eserleri: Adamın Biri (şiir) , Rüzgar (şiir, Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda (şiir) Yeşeren Otlar… (şiir)

5. CAHİT ZARİFOĞLU (1940-1987) İlk şiirlerinde ikinci yeni akımının etkileri görülür. Madde-ruh çatışması, “Batı diktasına karşı Doğu protestosu” temalarını işledi. İlk şiir kitabı “İşaret Çocukları” 1967’de yayınlandı. Şiirlerinde dinsel inançları çerçevesinde ele aldığı Anadolu insanlarının acı, umut ve sevgilerini yansıttı. Son şiirlerinde ise İslamcı düşüncedeki insan sevgisi, toplumsal mutluluk anlayışını işledi. Yer yer gerçeküstü ögeler ve eski şiir kalıplarını uyguladı.

ESERLER:

Şiir:İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller, Korku ve Yakarış

Hikaye: İns
Çocuk Hikayeleri:Serçekuş , Katıraslan , Ağaçkakanlar, Yürekdede ile Padişah, Küçük Şehzade, Motorlu Kuş, Kuşların Dili
Çocuk Şiirleri:Gülücük, Ağaçokul (Çocuklara Afganistan Şiirleri)
Roman:Savaş Ritimleri,Ana
Günlük:Yaşamak
Deneme:Bir Değirmendir Bu Dünya, Zengin Hayaller Peşinde
Tiyatro:Sütçü İmam

6. ERDEM BEYAZIT (1939-2008) Tok, kavgacı, destana yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar işlenmiştir. İslâmî ton bir “leit-motif (sıkça işlenen tema)” halinde bütün şiirlerine yayılmıştır. Şiirleri Açı (K. Maraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklâl, Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergilerinde yayınlanmıştır.

Şiir:
*Sebeb Ey , Risaleler , Şiirler (Sebep Ey ve Risaleler iki kitap bir arada)

Gezi: İpek Yolundan Afganistan’a:1981’de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı içeren iki aylık gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı (Akabe Yayınları 1982).

Ödüller
Risaleler; Türkiye Yazarlar Birliği 1988 Şiir Ödülü.
İpek Yolundan Afganistan’a; TYB 1983 Gazetecilik Ödülü.

7.HİLMİ YAVUZ (1936)Başlangıçta daha çok İkinci Yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. Sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi. İslam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi.

Şiir
Bakış Kuşu (1969), Bedreddin Üzerine Şiirler (1975) ,Doğu Şiirleri (1977) ,Yaz Şiirleri ,
Gizemli Şiirler (1984) ,Zaman Şiirleri (1987) ,Söylen Şiirleri (1989) ,Ayna Şiirleri (1992), Hüzün ki En Çok Yakışandır Bize, Gülün Ustası Yoktur, Erguvan Şiirler, Çöl Şiirleri, Akşam Şiirleri, Yolculuk şiirleri, Hurufi şiirler, Büyü’sün Yaz (2006)

*1940’ta Garipçiler adıyla çıkan topluluğun ortaya koyduğu bir sanat anlayışıdır.
* Şiirde her türlü kurala ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.
*Şiirde ölçü, kafiye ve dörtlüğe karşı çıkmışlardır.
*Şiirde şairaneliği, mecazlı söyleyiş ve sanatları kabul etmediler.
*Süslü, sanatlı dile karşı çıkıp sade bir dil kullandılar.
*Şiirde o güne kadar işlenmedik konuları ele aldılar.
*Konuşma dili ile günlük sıradan konuları işlediler.
*İşledikleri konular günlük hayattan sıradan insanların problemleri, yaşama sevinci ve hayattaki bazı garipliklerdir.
*Halk deyişlerinden yararlanmışlar, toplumsal yergiye yer vermişlerdir.
Garipçiler: Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu’nun oluşturduğu bir topluluktur.

ORHAN VELİ KANIK (1914-1950)

*Türk şiirinde iki arkadaşıyla birlikte büyük bir atılım yapmış, yeni bir anlayışın öncüsü olmuştur.

*1941’de arkadaşlarıyla birlikte yayımladıkları Garip adlı şiir kitabı ve yazdığı önsöz, Türk şiirinde günden güne donmuş olan eski değerleri yıkmış, şiire başka bir açıdan bakılmasını sağlamıştır.

*Şiire getirdiği ilkeler :

-Ölçüye baş kaldırıp serbest yazmak
-Kafiyeyi şiir için gerekli görmekten vazgeçmek
-Şairane duyuları, parlak görüntüleri şiirden silmek

-Şiiri hayal gücünün kapalı duvarlarından kurtarıp gerçek hayata çıkarmak, yapmacıksız tabii bir söylentiyle, günlük yaşayış içinde halktan insanları yakalamak. Her çeşit kelimeyi konuyu şiire sokmak, halk deyişlerinden yararlanmak ve toplumla ilgili yergiye yer vermek

ESERLERİ:

Şiirleri: Garip,Vazgeçemediğim, Destan Gibi , Yenisi, Karşı
Nesirleri: Sanat ve Edebiyatımız, Bindiğimiz Dal

OKTAY RIFAT HOROZCU (1914-1988)

*Garip akımının temsilcilerindendir.
*Başlangıçta, yeni bir hava içinde, güçlü aşk şiirleri; toplumcu sanat ilkesinden hareketle halk deyimi ve söyleyişlerinden masal ve tekerlemelerden faydalanarak başarılı taşlamalar; sosyal şiirler yazdı. Perçemli Sokak adlı kitabıyla birlikte şiir anlayışında büyük değişiklik olmuş soyut şiire kaymıştır.

*Son şiirlerinde öz ve biçim yoğunlaştırmalarıyla estetik planda yeni ve güçlü bir şiir estetiği yakalamıştır.

ESERLERİ :

Şiirleri; Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler, Güzelleme, Karga İle Tilki, Aşk Merdiveni, Denize Doğru Konuşma, Dilsiz ve Çıplak, Koca Bir Yaz

MELİH CEVDET ANDAY (1915- 1986)

*Garip akımının temsilcilerindendir.
*Şiirlerinde toplumsal gerçekliği inceler.
*Daha sonra ilk şiirlerindeki romantizmden sıyrılarak duygulardan çok aklın egemenliğine, güzel günlerin özlemine bırakır.
*Söz oyunlarında arınmış yalın bir dil vardır. Düz yazılarında ise yoğun bir düşünce, şiirsel, esprili, özlü bir dil vardır.
*Fıkra, makale, gezi, roman, tiyatro ve şiir yazmıştır. Çevirilerde yapmıştır.

ESERLERİ :

Şiirleri: Garip, Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafname, Yanyana.
Denemeleri – Çevirileri; İngiliz Edebiyatından Denemeler
Tiyatroları : Komedya, İçerdekiler, Gizli Emir.

1- I. Dünya Savaşı’nın nedenlerinden 4 (dört) tanesini yazınız? (3+3+2+2)
a)Sanayileşmenin gerektirdiği hammadde ve pazar arayışında devletlerin çıkarlarının çatışması,
b)Sömürge arayışında çıkar çatışmasının devletleri hızlı bir silahlanma yarışına götürmesi,
c)Çıkar çatışması yaşayan devletlerin “Üçlü İttifak” ve “Üçlü İtilaf” olarak iki blok oluşturmaları ve gerginliği arttırmaları, d)Fransa-Almanya Savaşı sonrası Fransa’nın yenilerek kömür deposu olan Alsas-Loren Bölgesini geri almak istemesi e)Balkanlarda, Rusya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun politikalarının çatışması
f)Almanya’nın İngiltere pazarlarını ele geçirme düşüncesi g)Almanya’nın çıkarı gereği, Rusya’nın Güneydoğu Avrupa ve Ön Asya’da Panslavizm politikasını engellemek istemesi
h)Avusturya-Macaristan İmp.’nun Sırbistan topraklarını yıkmak veya kendine bağlama isteği
2- Almanya, Osmanlı Devleti’nin kendi yanında savaşa girmesini istiyordu. Bunun nedenlerinden 4 (dört) tanesini yazınız? (3+3+2+2)
1-Yeni cepheler açılacak ve böylece Almanya’nın yükü hafifleyecekti, 2-Boğazlar kapatılmış olacağından, İngiltere ve Fransa, Rusya’ya Karadeniz’den yardım edemeyecek, bu durum Rusya’yı zor durumda bırakacaktı,
3-Osmanlıların insan gücü ve hammaddelerinden yararlanmayı istiyordu, 4-Almanya’nın jeopolitik öneminden dolayı Osmanlı elindeki İngiltere’nin sömürge yollarını ve Boğazları denetim altında tutma isteği, 5- Berlin-Bağdat demiryolu hattı kullanılıp Musul-Kerkük petrollerinden yararlanılacaktı 6-Osmanlı Padişahı’nın halifelik nüfuzundan yararlanarak İngiltere’nin Müslüman halklı sömürgelerinde ayaklanma çıkarılabilir ve İngiltere zor duruma sokulabilirdi.
3- Osmanlı Devleti’nin, Birinci Balkan Savaşı’nı kaybetmesinin nedenlerinden 3 (üç) tanesini yazınız? (4+3+3)
1-Büyük devletlerin Balkan devletlerini desteklemesi, 2-Orduya siyasetin girmesi ve bu nedenle disiplinin bozulması, 3-Balkanlarda savaştan önce 65.000 askerin terhis edilmesi, 4-Osmanlı ordusunun eğitimsiz olması ve gerekli planlamaların yapılamaması etkili olmuştur.
4- Üçlü İttifak devletlerini yazınız?
Almanya, Avusturya-Macaristan İmp. , İtalya
5- Kanal Cephesi’nin açılış amacını yazınız?
Süveyş Kanalı’nı ele geçirmek, İngilizlerin sömürgeleri ile olan bağlantısını kesmekti.

6-Mondros Ateşkes Antlaşması’nın en önemli maddesi olan 7. maddeyi yazınız?
İtilaf devletleri kendi güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa, herhangi bir stratejik noktayı işgal edebileceklerdi.

7-Pontus Rum Cemiyeti’nin kuruluş amacını yazınız?
Samsun merkez olmak üzere İnebolu’dan, Batum’a kadar uzanan sahada bir Rum Pontus Devleti kurmağa çalışıyordu.
8- Aşağıda verilen bilgilerdeki boş yerleri doldurunuz?
a- Osmanlı Devleti’nden ayrılan son Balkan milleti Arnavutluk’tur.
b- Çukurova ve çevresini Ermenilere ve Fransızlara karşı korumak amacıyla Kilikyalılar cemiyeti kurulmuştur.
c- II.Balkan Savaşı sonucu Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasında 1913 İstanbul
Antlaşması imzalanmıştır.
d- Mustafa Kemal, Manastır Askeri İdadisi’ni (Lisesi) bitirdikten sonra İstanbul Harp Okulu’na başlamıştır.
e- İttihat ve Terakki Cemiyeti, Meşrutiyet’in tekrar ilan edilmesi amacıyla kurulmuştur.

9- Aşağıda verilen cümlelerin başlarına doğru ise “D”, yanlış ise “Y” koyunuz.
a- ( Y ) Osmanlı Devleti’nde üyelerini halkın seçtiği meclise Meclis-i Ayan denirdi.
b- ( D ) Mustafa Kemal, ilk görevine başladığı Şam’da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurmuştur.
c- ( D ) I. Balkan Savaşı’na Romanya katılmamıştır.
d- ( Y ) Trablusgarp savaşı sonrası Osmanlı ile İngiltere arasında Uşi Antlaşması imzalanmıştır.
e- ( D ) I. Dünya Savaşı sonunda Almanya ile Versay Antlaşması Antlaşması imzalanmıştır.

10- Aşağıda verilen test sorularını yapınız?

a- “Dünyanın her yerinde meydana gelen bilimsel gelişmelerden ve ilerlemelerden yararlanılmalıdır. Ancak temel kendi içimizden çıkmalıdır.” diyen Mustafa Kemal, Türkiye’de arzulanan uygarlaşmanın aşağıdaki hangi özelliğini vurgulamaktadır?

A) Batı tarzında ve modern B) Çağdaş ve ulusal C) Gelenekçi ve ulusal
D) İslami geleneklere dayalı ve dinamik E) Batı tarzda ve gelenekçi
b- Mustafa Kemal Paşa’nın,
I- Çanakkale Savaşı’nda başarı kazanması,
II- Muş ve Bitlis’i Ruslardan kurtarması,
III- Yıldırım Orduları Komutanlığı’ndan ayrılması
faaliyetlerinden hangilerinin Türk ulusunun Mustafa Kemal Paşa’ya güveninin artmasında etkili olduğu savunulamaz?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III

c Wilson İlkeleri’nin;

a. Devletler arasında eşitlik sağlanacaktır.
b. Ülkeler arasındaki silahlanma yarışı sona erecektir.
c. Devletler arasındaki sorunları çözmek amacıyla Milletler Cemiyeti kurulacaktır.
hükümlerinden hangileri kalıcı barışı sağlamaya yöneliktir?

A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III

d- II.Abdülhamit’in 1909’da tahttan indirilmesinde;

I. Mebuslar Meclisi’ni kapatması
II. Basına sansür uygulaması
III. Otuz Bir Mart olayını desteklemesi
IV. İttihat ve Terakki Cemiyeti’yle uzlaşamaması

gerekçelerinden hangisi ya da hangileri neden göste¬rilmiştir?

A) Yalnız I B) I ve II C) Yalnız III
D) II ve III E) Yalnız IV

e-
Osmanlı tarihinde görülen meşruti idarenin ilânında Avrupa’daki demokratik değişimlerden etkilenen aydınların önemli bir katkısı vardır.

Birincisi 1876’da ikincisi 1908’de ilân edilen bu yöne¬tim anlayışında aşağıdaki hangi akımın doğrudan kat¬kısının olduğu söylenebilir?

A) Osmanlıcılık B) Ümmetçilik C) Federalcilik
D) Turancılık E) Ulusçuluk

NOT: İlk Üç soru 10’ar puan, 4,5,6,7. sorular 5’er puan,
8. soru (5 X 4) 20 puan, 9. soru ( 5 X 2) 10 puan, BAŞARILAR DİLERİM
10 soru (5 X 4) 20 puan olup toplam 100 puandır.

2) Mustafa kemalin balkan savasında görev alması kendisine ne gibi yararlar sağlamıstır?
3)mustafa kemalin osmanlı imparatorlugunun I. dünya savasına girmesine ilişkin görüşleri nelerdir?
4)mustafa kemalin ittihat ve terakki cemiyeti yöneticileri ile görüş ayrıcalıgına düşme nedeni nedir?

cevaplar
——————————————————————————–
2)Bu görevi sırasında bölgeyi yakından tanıdı.
3)1.dünya savaşına girilmesini istememiş.savaşın sonucunda ittifak devletleri için ağır olacağını ilgililere bildirmiştir.
4)ordunun siyasete karıştırılmaması konusunda fikir ayrılıklarına düşmüşlerdir.

Cevdet Yalçın / Edebiyat / Genel / Antoloji

Türk ve dünya edebiyatının büyük romanlarını özetlemesinin yanı sıra, romanların bazılarında kişilerin karakteristik özellikleri de en ince ayrıntılarına kadar anlatılmaktadır. Ayrıca roman sanatı hakkında kapsamlı bilgilerde bulunmaktadır. Devamını Oku »

1.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Genellikle kitap okuyarak vaktimi geçiriyorum.
B) Arkadaşlarımızın sorununa sahip çıkarak desteklemeliyiz.
C) Bu yıl,tatilimi İstanbul’da geçirmek istiyorum.
D) Orada, eski arkadaşlarımla görüşeceğim.
E) Onunla geçen yıl burada karşılaşmıştık.
2.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) İş konusunda ben onu, onu o da beni etkilemek istemez.
B) Onun bu durumda nasıl davranacağını sen benden iyi bilirsin.
C) Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirmelisiniz.
D) Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özünü vurgular.
E) Söylediği sözün doğruluğuna inanırsa onu asla geri almaz.
3.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Eldeki sonuçlar, bugüne değin yanlış bir yol izlediğini açıkça ortaya koyuyor.
B) Olayla ilgili herkes başka başka şeyler söylüyor
C) Çoğu kişi, sorunun bir başka çözümünün olmadığı kanısında.
D) Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor yarar mı anlayamadık.
E) Dostların birbirlerini eleştirmekten kaçınmaları gerektiğine inanıyorum.
4.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Böyle bir yarışmaya ilk kez katılıyorum
B) Yarışmaya katılmadan önce özel bir hazırlık yapmadım.
C) Özel zevklerim arasında kitap okumayı severim.
D) Bu tür yarışmalarda sorulan soruları kolay buluyorum.
E) Öteki arkadaşlara başarılar dilerim.
5.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Okula yeni başlayan çocukların okulu sevmesinde öğretmenin rolü büyüktür.
B) Çocuklara, okula başlamadan önce aileler, okulda da öğretmenler okulun yaralarını anlatmalı.
C) İlk okula başlayan çocuklara, yeni arkadaşlar edinecekleri söylenmelidir.
D) Okula giden çocuk sonra anne-babasıyla olduğu gibi öğretmenleriyle de iletişim kurmayı öğrenir.
E) Anne ve babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenine durumunu sormalıdır.
6.Aşağıdaki dizelerin hangisinde özne-yüklem uyuşmazlığı vardır?
A) Gözümün değdiği yere gül düşer.
B) Dinle de gönlümü alıver gitsin.
C) Yer yüzünde bir sen bir de ben varım.
D) İstersen dünyayı çağır imdada.
E) Arkandan gelecek hep ayak sesi.

7.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler gereksiz yere bir arada kullanılmıştır?
A) Kahvaltıdan önce tüm öğrenciler, ellerinde süpürgeler, derslikleri ve spor salonunu temizliyorlar.
B) Bu gençler, ölmek üzere olan, can çekişen bir sanat dalını canlandırmak için yetiştiriliyorlar.
C) Onlar, işyerlerini temiz ve düzenli tutmayı, vazgeçilmesi olanaksız bir görev bilmişler.
D) Öğrenciler öğretmenlerine ve arkadaşlarına her zaman saygılı davranıyorlar.
E) bu eğitim merkezinde, gençler oyma mobilya ve dekorasyon işleri öğretiliyor.
8.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Üyelerimize derneğimizin çalışmaları konusunda bilgi vermek istiyoruz.
B) Bu yılki etkinliklerimiz arasında çeşitli geziler de yer alacaktır.
C) İşte bu yüzden dolayı sizleri buraya toplamış bulunuyoruz.
D) Çevre ile ilgili çalışmalarımızda başarıya ulaştığımız söylenebilir.
E) Bu konuları yeni üyelerimizle ayrıca görüşmeyi düşünüyoruz.
9.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Türkiye’nin birkaç bölgesi hariç henüz kar görmedi.
B) Hava sıcaklığının bir kaç derece daha düşmesi bekleniyor.
C) Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için belirli saatlerde dışarıya çıkmak gerekir.
D) Şiddetli rüzgârın deniz trafiğini aksattığı söyleniyor.
E) Kar yağışı sürerse okulların tatil edilmesi düşünülebilir.
10.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Çocukların eğitiminde hem ailenin hem de okulun önemli rolü vardır.
B) Okuma sevgisi konusunda çocukların en çok anne ve babalarını örnek aldıkları unutulmamalıdır.
C) Çocuklara, yeteneklerini geliştirmek için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.
D) Çocuklar bundan en az zarar ya da hiç zarar görmeden kurtarılmalıdır.
E) Oyuncak seçerken çocuğun yaşına uygun olanlar tercih edilmelidir.
11.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Toplantıya katılırsak biz de düşüncelerimizi açıklayacağız.
B) Sorunu çözebilmek için sizden de bilgi isteyeceğiz.
C) Bu konuyla ilgili açıklamayı yarın yapacağız.
D) Oraya zamanında varabilmek için erkenden yola çıkacağız.
E) Bu haberin ne kadar doğru olup olmadığını öğreneceğiz.
12.(1)Bu dönem tiyatro yazarları, okunsun diye değil sahnede oynansın diye oyun yazarlardı.(2)Tiyatro oyunları, değerli edebiyat örnekleri sayılmadığı için bunlar genellikle yayımlanmazdı.(3)Bugün çoğunluk için film senaryoları neyse, o sıralarda yazılan tiyatro oyunları da oydu.(4)İşte bu yüzden o çağda üretilen tiyatro oyunlarının çoğu yok olup gitti.(5)O dönemde yazılanlardan elimizde sadece bu oyunlar kaldı.
Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinden, altı çizili sözcüğün atılması cümlede anlam değişmesine yol açar?
A) 1.ve 2. B) 1.ve 3. C) 2.ve 3. D) 3.ve 4. E) 4.ve 5.
13.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Şiirlerinde bol bol abartılmış sözcükler seçmesi yüzünden hitabet havası taşımaktadır.
B) Günümüzde dergiler ve gazeteler, deneme türünün gelişip yaygınlaşmasına uygun bir ortam hazırlamaktadır.
C) Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devrinde çeviri çalışmaları yapıldığı biliniyor.
D) Bence edebiyat eleştirisinin edebiyat incelemesiyle bir arada, iç içe düşünülmesi gerekir.
E) Sanatın başlıca amacının güzellik olduğunu savunan yazarın, bu konuda söylediklerine bir göz atalım.
14.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Bu işi onun başaracağını sanıyorum.
B) Yapılanları doğru bulmadığıma inanıyorum.
C) Alınan kararları sana da bildiriyorum.
D) Yaptıklarının yeterli olmadığını anlatmaya çalışıyorum.
E) Kamuoyunun bu konuda aydınlatılması gerektiğini düşünüyorum.
15.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, cümlenin uygun bir yere ‘onu’ sözcüğü eklenerek giderilebilir?
A) Elbiseler dolaplara özenle yerleştirilir, güve yemesin diye elbise aralarına naftalin konurdu.
B) Çocuk bir yandan yaralı kuşa korkuyla bakıyor; bir yandan da onu sevmek istiyor.
C) Annesi çocuğun aç olmadığını biliyor; ama yinede pastadan yemesini istiyor.
D) Ali, arkadaşı Mustafa’yı hem çok seviyor, hem de kimi davranışlarından dolayı kızıyor.
E) Otobüsler buraya gelince duruyor, bekleyen yolcular bindikten sonra yeniden yola koyuluyor.
16.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ‘aşağı yukarı’ sözü gereksizdir?
A) Bu işyerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.
B) aşağı yukarı beş yıl önce yine böyle şiddetli bir kış yaşamıştık.
C) Buralarda ekinler, aşağı yukarı biçilecek duruma geldi.
D) Şubat ayı sonunda bu ağaçların aşağı yukarı hepsi kesilecek.
E) O gün sınıfın aşağı yukarı yarısı tören alanında toplanmıştı.
17.Elbette onunla birlikte gitmiş olabilir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Öğe eksikliği
B) Özne yüklem uyuşmazlığı
C) Öznenin belirtilmemiş olması
D) Aynı anlama sözcüklerin birlikte kullanılması
E) Anlamca çelişen sözcüklerin birlikte kullanılması
18.Bu konuda gençleri azımsamak doğru değildir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir.
A) Gereksiz sözcük kullanılması
B) Bir sözcüğün anlam bakımından yanlış kullanılması
C) Tamlamanın yanlış yapılması
D) Ekeylemin yanlış kullanulması
E) Yüklemine göre olumsuz cümle olması
19.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Sorunlara, onun daha nesnel bir tavırla yaklaşacağını ve çözüm getireceğini umuyordum
B) Son günlerde tanık olduğum bazı, olaylar, onunla igili görüşlerimin değişmesine yol açtı.
C) Amaçlarına ulaşabilmek için her türlü engeli aşmaya çalışan bu gençlere imreniyorum.
D) Araştırmamı istediğim yönde sürdürebilmem için öncelikle, yaralanacağım kaynakları saptamalıyım.
E) Bu soru ben ve benim gibi sınava girmiş olan bir çok kişinin kafasını karıştırdı.
20.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Dürüst biri olduğundan dün de bugün de kuşkuya düşmüyorum.
B) Hukukçu olmadığımdan, işin bu yönünü sizinle tartışamam.
C) Bu konuda bir araştırma yapılmasını,hazırlanacak raporun ilgili kuruluşlara gönderilmesini istedi.
D) Ben, öyle olduğunu düşünüyorum, öyle olduğuna inanıyorum.
E) Anımsanacağı gibi, bir yıldan beri bu konuda yazılar yazıyor, ilgilileri uyarıyorum.
21.Muğla yöresindeki çıkan yangınlardan geriye, çırılçıplak ve simsiyah dağlar, tepeler kaldı.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Çoğul ekinin gereksiz kullanılmasından
B) İlgi ekinin gereksiz kullanılmasından
C) Bağlacın yanlış yerde kullanılmasından
D) Yüklemin şimdiki zaman yerine geçmiş zamanda kullanılmasından
E) Özne ile yüklem arasında uyumsuzluk bulunmasından
22.Öğrenciyi, düşünmeye ve yaratıcı olmaya yönelten ve herhangi bir konu üzerinde eleştiri yapmasını sağlayan bir anlayış, eğitim sistemimize henüz yerleşmedi.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Dolaylı tümlecin cümlenin başında kullanılmamasından
B) Öznenin birden fazla sözcükten oluşmasından
C) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
D) Tamlayan eksikliği
E) Gereksiz yere zarf tümleci kullanılmasından
23.Türkçe’de bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birinci çoğul kişi olur.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
A) O akşam ben kendi odama, Fatma da kendi odasına çekilmişti.
B) Teyzemlerin yeni evine taşınmasından sonra siz bu eve yerleştiniz.
C) Havalar böyle giderse bir süre daha kahvaltımızı balkonda yapabileceğiz.
D) Ben de bir tabak alıp sofraya oturdum.
E) Babasıyla annesi bu evi üç yılda zar zor yapabildiler.
24.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) O yıllarda hepimiz tiyatro tutkunuyduk ve çalışmaya susamıştık.
B) Film, bir ailenin sıradan olaylar karşısındaki şaşırtıcı tutumunu ustalıkla yansıtıyor.
C) Festivalin bu bölümünde müziğin farklı türlerinde adını duyurmuş sanatçılar sahneye çıkacak.
D) Sanatçının bu karikatürleri başta Berlin ve Paris olmak üzere Avrupa’nın çeşitli kentlerinde sergileyecek.
E) Bu kameralar, rahatça kullanılabildiği ve taşınmasının kolay olması nedeniyle tercih ediliyor.
25.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Yetkililer bu konuda uluslar arası işbirliği yapılmasına karar verdiler.
B)Siyasi,askeri ve ekonomi alanlarında görüştüler.
C)Üye olan ülkelere toplantı konusunda bilgi verilmesini gerekli gördüler.
D)Toplantıda herkesin tartışmalara katılması gerektiğini söylediler.
E)Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu belirlediler.
26.Yanlış bir şey yapsam da kızmaz ama inanılmayacak kadar anlayışlıdır.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)Yüklemin geniş zamanlı olmasından.
B)Cümleciklerin ortak özneli olmasından.
C)Yanlış ilgeç kullanılmasından.
D)Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından.
E)”bile” yerine “da” bağlacı kullanılmasından.
27.Festival süresince her gün düzenli olarak çıkacak olan “ilk çekim” adlı siyah-beyaz dergi sinema severlere ücretsiz dağıtılacak.
Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz.
A)1 B)2 C)3 D)4 E)5
28.Yenileme dediğimiz anlatım kusuru , aynı anlama gelen birden çok sözcüğün gereksiz yere bir arada kullanılmasıdır.
Bir kavramın Türkçesiyle yabancısının birlikte kullanılması bu tür kusurlardandır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamada belirtilen türde bir anlatım kusuru vardır.
A)Bunlar , belgesel özellikler taşıyan , birbirinden ilginç yazılardır.
B)Bugün işyerinde tebrik ve kutlama ziyaretlerinde bulunduk.
C)Eskiden , musikiyle uğraşan kişilere musikişinas denirdi.
D)Dil, varlığımızın en güçlü dayanağı , kimliğimizin en anlamlı kanıtıdır.
E)Günümüz insanının vazgeçmediği araçların başında televizyonla bilgisayar gelmektedir.
29.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün kullanılması uygun değildir.
A)Onun büroda çalışmalara ayak uyduramayan , uyumsuz biri olduğunu düşünüyordu.
B)Eş dost demeden herkesi kıyasıya eleştiriyordu.
C)Arkadaşına sürekli olarak, o kişilerle ilişkilerini kesmesini öneriyordu.
D)Beğenmediği sözcüğü ya da cümleyi çizip yerine etkili sözler uyduruyordu.
Ê)Yıllardır tasarladığı romanına başlayamamanın sıkıntılarını yaşıyordu.
30.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Olağanüstü kişiliği ve sıra dışı dostluğuyla tanıdık tanımadık , herkes bir sevgi çemberinin içine alırdı.
B)Tek başına gerçekleştirebileceği birçok tasarıya gençleri de katarak bilgisini onlarla paylaşmak isterdi.
C)Gerek özgün çalışmaları , gerekse yetkin çeviri ve derlemeleriyle , bu alandaki araştırmacılara ışık tutmuştur.
D)Onun düşünceleri , bilimle ilgilenen , yapıtlarını okuyan, anlayan ya da anlamaya çalışanlar aracılığıyla yaşıyor.
E)Gençlerin deneyimsizlikten , bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorunlarını yanıtlayarak yönlendirirdi .
31.Alınan bu karar , savaşta askerlerin daha çok ölmesine yol açtı?
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)”bu” sözcüğü atılarak
B)”daha çok” sözü “askerin” sözcüğünden önce kullanılarak
C)”yol açtı” sözü yerine “neden oldu” sözü getirilerek
D)”alınan” sözcüğü atılarak
E)”savaşta” sözcüğü “askerin” sözünden sonra kullanılarak
32.
1.Onun da görüşlerini öğrenmek , yararlanmak istediler
2.Herkes birbirine zarar vermeden yaşamayı başarabiliyorlar.
3.Onun aramızdan ayrılması yalnız bizim için değil , tüm toplum adına büyük bir kayıptır.
4.Arkadaşının sıkıntı çektiğini biliyor , sezdirmeden yardım ediyordu.
Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerin hangilerinde anlatım bozukluğu , tümleç eksikliğinden kaynaklanmamaktadır?
A)1ve2 B)1 ve3 C)1ve4 D)2ve4 E)3ve4
33. Söz konusu yazarla benim düşüncelerimiz hatta duygularımız birbirine benziyor.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)İyelik eki almış kişi zamirinin gereksiz kullanılmasından.
B)Özne ile yüklem arasında uyuşmazlık olmasından.
C)Gereksiz yere kullanılmasından.
D)Yüklemde anlam kayması olmasından.
E)Belirteç eksikliğinden.
34.Sergide tanıtılan antika eşyalar , geçmişte insanların inançlarını ve beğenilerini de yansıtıyor.
Bu cümledeki anlam karışıklığı aşağıdaki değişiklilerden hangisiyle giderilebilir?
A)”tanıtılan” sözcüğünden sonra “çok değerli” getirilerek.
B)”geçmişte” den sonra “yaşamış” getirilerek
C)”antika” sözcüğü atılarak.
D)”inançlarını” sözcüğü yerine “geleneklerini” getirilerek
E)”de” sözcüğü atılarak
35.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Çalışma yaşamınızda bu tür güçlüklerle sık sık karşılaşacaksınız.
B)Bizim için önemli olan , görevinizi en iyi biçimde yerine getirmenizdir.
C)Bir sorunla karşılaştığınızda bizlerden yardım isteyebilirsiniz.
D)Bu , sizlere verebileceğimiz en önemli ödül ve en önemli hedeftir.
E)Bu işte de başarılı olacağınızdan hiç kuşkumuz yoktur.
36.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.
B)Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.
C)Bu gaz havada yoğun oranda bulunur.
D)Akar sularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.
E)Gençler , doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.
37.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Makinenizi , arkadaki açma – kapama düğmesine basarak kapatmanız gerekmektedir.
B)Daha fazla bilgi edinmek için yetkili satıcınıza başvurabilirsiniz.
C)Bilgisayarınızın bozuk olup olmadığını öğrenebilmek için onu bir teknisyene gösterebilirsiniz.
D)Bu bölümde , bilgisayarınızı nasıl kuracağınız ve nasıl kullanacağınız açıklanmaktadır.
E)Bu kılavuzda sizi belli türdeki bilgilere uyarmak için bazı özel işaretler kullanılmıştır.
38.Görüntüden uzak , doğal güzelliklerle dolu parkın bir köşesinde , yaşlı bir hanım masanın üstüne koyduğu romanını bir karış uzaktan okumaya çalışıyor , bir şişman spor giyimli bir adam da dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için altı çizili sözcüklerin hangisi atılmalıdır?
A)1 B)2 C)3 D)4 E)5
39.Oraya gidersen , etnografya ya da kurtuluş savaşı müzelerini gezmelisin.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
.
A)Yanlış bağlaç kullanılmasından.
B)Koşul cümlesi olmasından.
C)Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından.
D)Yüklemin gereklilik kipinde olmasından.
E)Ad tamlamasının gereksiz kullanılmasından
40.Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok durgun.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
.
A)”çok” sözcüğü atılmalı.
B)”durgun” yerine “az” sözcüğü getirilmeli.
C)”olduğu için” yerine “olduğundan”sözcüğü getirilmeli
D)”satışlar” yerine “alışveriş” sözcüğü getirilmeli
E)”pahalı” yerine “yüksek” sözcüğü getirilmeli
41.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Bu konuda nasıl bir çalışma yapılması gerektiği , uzmanlarca tartışılacak.
B)Olaydan büyük bir üzüntü duyduğunu , suçluların cezalandırılmasını istedi.
C)Yeni binaların ne zaman hizmete açılacağını , basın aracılığıyla duyuracağını belirtti.
D)Sorunlara sağ duyuyla yaklaşmanın , onların çözümünü kolaylaştıracağı sonucuna varıldı.
E)Bölgede, kış mevsiminin uzun sürmesi nedeniyle alınması gerekli önlemler yetkililere bildirildi.
42.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Ozan , 1940 yıllarında yeni şiirimizin başta gelen adlarından biriydi.
B)O , 1946 yıllında düzenlenen bir yarışmada birinci olmuştu.
C)Aradan yıllar geçmesine karşın şiir anlayışında bir değişiklik olmadı.
D)Onun ilgi çekici yanlarından biri de konuları abartarak anlatmasıdır.
E)Toplumsal ve bireysel olaylara , yan tutmada bakar.
43.Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)Yüklemin 3. tekil kişi olmasından.
B)Nesnenin çoğul eki almasından.
C)Gereksiz söz kullanılmasından.
D)Yüklemin dili geçmiş zaman olmasından.
E)Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından.
44.O kurumda eğitim görmüş herkes , saygılı , hoşgörülü ve esnek olmak gibi çok önemli erdemler kazanmışlardır.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)Gereksiz yere sıfat kullanılmasından.
B)Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından.
C)Yükleme ek fiil getirilmesinden.
D)Öznenin sözcük öbeği olmasından.
E)Özne yüklem uyumsuzluğundan.
45.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Uzun süre ayakta kalabilmesi için bu yapı, neme dayanıklı camı , kireç ve tuğla tozundan oluşan harçla yapılmıştır.
B)Bir kamu kuruluşuna ait sevimli konuk evinin önünde fotoğraf çektirdikten sonra oradan ayrıldık.
C)Oraya gitmeye karar verirseniz , bu gezi için en az iki gün ayırmanız gerekir.
D)Her sabah erken kalkarak açık havada yürüyüş yapmanın kalp sağlığını olumlu yönde etkilediğini öğrendik.
E)Adaylar 25 yaşından büyük olmalı ve sağlık kontrolünden geçmiş olması gerektiğini söyledi.
46.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)İlk karşılaşmamızda bana bu kadar yakınlık göstermesine çok şaşırmıştım.
B)Bu kadar yetenekli bir çocuğu , sanata yönlendirmekle çok iyi bir iş yaptığını düşünüyorum.
C)Geçirdiğim rahatsızlığı , büyük bir başarıyla ameliyat ederek sağlığıma kavuşturdu.
D)Bu aşamada , olayları doğal akışına bırakmanın doğru olacağı kanısındaydı.
E)Aralarındaki sorunların görüş farklılıklarından kaynaklandığını biliyordum.
47.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Takımlardan biri , ötekinin bitmek bilmeyen saldırılarına daha fazla dayanamadı.
B)Maçlarda , taraftarların çıkardığı olaylar spora gölge düşürüyor.
C)Sağlıklı kalabilmenin temel koşullarından biri de spor yapmaktır.
D)Son yıllarda kimi takımlar , Avrupa takımlarıyla yaptıkları maçlarda yüzümüzü ağırtıyor.
E)Ancak düzenli olarak yapılan spor yararlı olur.
48.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Bu anlaşılmazlıkların giderilebilmesi için zamana gerek var.
B)Bu konunun öncelikli ve ayrıntılı biçimde ele alınması gerekiyor.
C)Üyeler , onunla ilgili görüşlerini daha sonra açıklayacaklarını belirttiler.
D)Mimar ya da mimarlıkla ilgileniyorsanız bu kitabı okuyun.
E)Herkesin yaşamında birtakım sorunlar olduğunu hepimiz biliriz.
49.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Sanayide gelişmiş ülkelerde , bu tür sorunlar hızlı çözülüyor.
B)Düzenlenen toplantı ve törenlerde bütün öğrenciler görev alıyor.
C)Bu konuda yapılan açıklamaların anlaşılmayacak bir yanı bulunmuyor.
D)Kurumda çalışanların başarısının , bu koşullara bağlı olduğu düşünülüyor.
E)Teknoloji ne kadar artarsa da el emeğinin önemi azalmıyor.
50.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Buluştukları zaman sanattan , edebiyattan konuşuyor , kimi sanatçıları eleştiriyorlardı.
B)Ortada , karamsar olmayı gerektirecek bir durum yoktu.
C)Bu kitapları okumak , çocuğun ufkunu genişletiyor , ona farklı dünyaların kapılarını açıyordu.
D)Bu , kendi resimleri için açtığı ilk kişisel sergisi olacağı için çok heyecanlıydı.
E)Çok yorgun olduğu için o akşam erken yatmak istedi.
51Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Burada , tiyatro salonundan internet kafeye kadar birçok etkinlik bulunuyor.
B)Kentteki yaşam , öğretim kurumlarının sayısı arttıkça hareketleniyor.
C)Öğrencilerin sporla ilgili gereksinimlerinin karşılanması için girişimlerde bulunuyor.
D)Kütüphaneden yararlanacak öğrencilerin önce kütüphaneye üye olmaları gerekiyor.
E)Bilimsel araştırma yapacaklara her türlü olanak sağlanıyor.
52.Aşağıdakilerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Gazetelerde bu tür haberlere hemen her gün rastlanıyor.
B)Yazar yaşadıklarını etkili bir biçimde anlatmakta başarılı olamıyor.
C)Yemeği erken yemesi gerektiği halde hasta bu yasağa uymuyor.
D)Bu alandaki çalışmaların hala yeterli bir düzeye ulaşmadığı söyleniyor.
E)Trafikle ilgili sorunların çözümü için geniş kapsamlı bir toplantı düzenleniyor.
53.Hiç kimse ona gerçeği anlatmamış; onu yalan yanlış sözlerle oyalamıştı.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)”gerçeği” yerine “doğruyu” sözcüğü getirilerek
B)”anlatmamış” tan sonra “herkes” sözcüğü getirilerek
C)”anlatmamış” yerine “söylememiş” getirilerek
D)”onu” sözcüğü atılarak
E)”oyalamıştı” yerine “kaldırmıştı” getirilerek
54.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Dünyada en çok yağış alan bölge burası.
B)Ürettiklerinin çoğunu komşu ülkelere satıyorlar.
C)Bu toprakların büyük bir bölümü ormanlarla kaplı.
D)Ülkenin kuzeyinde elde edilen ürünlerin yarıdan fazlasını elma oluşturuyor.
E)Ekonomileri daha çok , yetiştirdikleri hayvancılığa dayalı.
55.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Yol kenarındaki çöp kutuları kaldırılarak bunların yerine çiçekler dikiliyor.
B)Yeni fidanlar dikilerek yeşillendiriliyor.
C)Kaldırımların kırık taşları , yenileriyle değiştiriliyor.
D)İçinde oturulmayacak derecedeki binaların yıktırılması gerekiyor.
E)Eski yapılar boyanarak daha güzel bir görünüme kavuşturuluyor.
56.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Deneyimli bir yönetici , değerli bir bilim adamıydı.
B)Maddi durumu yetmediği için eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.
C)Kültürel varlıklara sahip çıkıp onları korumaya çalışan insanlardan biriydi.
D)Geleceğe umutla bakan ve zorluklar karşısında yılmayan bir gençti.
E)Ele aldığı her işi, başkalarından daha iyi, daha güzel yapmak isterdi.
57.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Çevremizdeki kişilerle kuracağımız ilişkilerde özenli olmalıyız.
B)Sorunların bütün yönleriyle ele alınması iyi olur.
C)Bu alanda başarıya ulaşanların sayısı oldukça azdır.
D)Araştırmalar, eldeki bilgilerin doğru olmadığını kanıtlıyor.
E(Bu konudaki iftiralar tamamen uydurmadır.
58.Bu kararların uygulanıp uygulanmayacağının, yöneticilerin seçeceği tutuma bağlı olduğu bildirildi.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)”seçeceği tutuma” yerine “tutumuna” getirilerek.
B)”yöneticilerin” yerine “ilgililerin” getirilerek
C)”bu kararların” yerine “bunların” getirilerek.
D)”başlı” yerine “yönelik” getirilerek
E)”bildirildi” yerine “biliniyordu” getirilerek.
59.Tarihte bu uluslar, öteki ulusların arasına kaynaşmışlardır.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?
A) ‘tarihte’yerine’tarih boyunca’sözcü getirilerek
B) ‘uluslar’yerine’devletler’sözcüğü getirilmeli
C) ‘bu‘ sözcüğü atılmalı
D) ‘ulusların arasına’yerine’uluslarla sözcüğü getirilmeli
E) ‘öteki’sözcüğü atılmalı
60.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Yapıtlarındaki kişilerin, kendi aralarında didişmeleri, eğlenceleri, oynanan oyunlarıyla kasaba yaşamı hakkında ipuçları veriyorlardı.
B) Güldürü öğelerine bolca yer verdiği ilk dönem romanlarıyla geniş bir okur kitlesine ulaştı.
C) Güç koşollar altında yaşayan insanların sorunlarını toplumsal açıdan ele almış, dönemin ahlak anlayışını yansıtmıştır.
D) Bu dergiyi okumaya başladıktan sonra adebiyata ve tarihe duyduğu ilgi artmış.
E) Türkçenin inceliklerinden yararlanarak yaptığı çevirilerle dilimize elliye yakın yapıt kazandırmıştır.
61.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Bu çarşının en eski, en tanınmış esnafı benim.
B) Bu kitabında yazar, başkalarından duyduklarını değil, yanlızca gördüklerini anlatıyor.
C) Yetersiz kalan ilgi yoksunluğundan bir sanat unutulmuş.
D) Bu aileden birçok çalışkan ve başarılı insan çıkmış.
E) Bu kitabı okursan, bilmediklerini öğrenir, unuttuklarını anımsarsın.
62.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Zarftan bir mektup, bir de fotoğraf çıktı.
B) Ondan böyle bir yalanlama olayı beklemiyordum.
C) Kendimi bildim bileli bu mahallede, bu evde oturuyoruz
D) Toplantımıza katılarak bizlere destek olan dostlarımıza yürekten teşekkür ederiz.
E) Evimize taşındık, yavaş yavaş yerleşmeye çalışıyoruz.
63.Çok çalıştığımız için başarı grafiğimiz ister istemez yükseliyor.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Yüklemin şimdiki zamanlı olmasından
B) Yanlış ilgeç kullanılmasından
C) Ad tamlamasının yanlış kurulmasından
D) Gereksiz zarf tümleci kullanılmasından
E) Yüklemin 3. tekil kişili olmasından
CEVAPLAR
1.B’deki cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümle ‘onları desteklemeliyiz’şeklinde düzeltilmelidir.
Cevap : B
2.Anlatım bozukluğu A’dadır.Cümlede iki şahıs vardır yüklem ‘istemeyiz’ yapılırsa cümle düzeltilebilir.
Cevap : A
3.D’deki cümlede bir anlatım bozukluğu var yarar verilmez sağlanır yani cümle’zarar mı veriyor, yarar mı sağlıyor’şeklinde olmalıydı.
Cevap : D
4.C’de bir anlatım bozukluğu vardır.Cümlenin sonu’…kitap okumakta vardır.’şeklinde olmalıdır.
Cevap : C
5.E’de bir anlatım bozukluğu vardır.’onların durumu’şeklinde düzeltilebilir.
Cevap : E
6.C’de bir anlatım bozukluğu vardır.Özne yüklem uyuşmazlığı görülmektedir.
Cevap : C
7.B’de aynı anlama gelen sözcükler bir arada kullanılmıştır.’can çekişmek’ve ölmek üzere olmak’aynı anlamdadır.
Cevap : B
8.Anlatım bozukluğu C’de vardır.Gereksiz sözcük kullanmaktan kaynaklanmaktadır.
Cevap : C
9.Anlatım bozukluğu A’da vardır.Cümlede öznenin eksikliği anlatım bozukluğuna sebep olmuştur.
Cevap : A
10.Anlatım bozukluğu D’de yzpılmıştır.Bozukluğun nedeni eylem eksikliğidir.Cevap : D
11.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.Cümlede’ne kadar’sözü gereksizdir.
Cevap : E
12.3. cümledeki ‘yaxılan’sözü ‘sözlü tiyatro oyunları olduğundan.4. cümledeki ‘üretilen’ sözü öncekilerden kalan oyunlar da olabileceğinden gereklidir.Cevap : D
13.A’daki cümlede özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümleye ‘şiirleri’ şeklinde özne konmalıdır.
Cevap : A
14.Anlatım bozukluğu B’dedir.Kişi bir durumu ya doğru buluyor ya da bulmuyordur.Kendi kararına inanmaması münkün olmaz.’Yapılanları doğru bulmuyorum’demelidir.
Cevap : B
15.’Onu’ sözü cümlede dolaylı tümleç eksikliğinin olduğu yere getirilmelidir.Bu da D’dedir.’kızıyor’sözünden önce’ona’ sözü getirilmelidir.
Cevap : D
16.’Aşağı yukarı’sözü cümleye ihtimal anlamı katar.A’da ‘Üç dört yıldan beri’sözü zaten yaklaşıklık anlamı katıyor.Aynı anlamı sağlaynn’aşağı yukarı’sözü bu cümlede gereksizdir.
Cevap : A
17.Örnek cümlede ‘ellbette’ sözü cümleye kesinlik ‘olabilirler sözü ihtimal anlamı katmaktadır.Bu iki anlam aynı cümlede kullanılmaz aksi taktirde çelişki olur.
Cevap : E
18.Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni’azımsamak’sözcüğünün yanlış anlamda kullanılmasıdır.’küçümsemek’ sözcüğü getirilmelidir.
Cevap : B
19.Seçenekleri incelediğimizde E’de bir yapısal bozukluk görüyoruz.’Bu soru benim kafamı karıştırdığı gibi benim gibi sınava girmiş bir çok kişinin kafasını da karıştırmış’şeklinde düzeltilebilir.
Cevap : E
20.Anlatım bozukluğu A’da yapılmıştır.’Kuşkuya düşmüyorum’ sözü şimdiki zamanda olan bir durum için söylenebilir.’Dün kuşkuya düşmüyorum’ denemez .
Cevap : A
21.Örnek cümlede geçen ‘yöresindeki’ sözündeki ‘ki’ aitlik, bulunma bildirir.’Çıkan’ sözü de yangınların yerini bildiriyor.’ki’ ‘nin atılması gerekiyor.
Cevap : B
22.Cümledeki anlatım bozukluğu tamlayan eksikliğinden kaynaklanmaktadır.’öğrencinin’ şeklinde bir tamlayana ihtiyaç vardır.
Cevap : D
23.Soruda verilen kuralı incelersek şu sonuca varırız; ‘ben sen; ben o; ben siz; ben onlar’ şahıslarından oluşuyorsa yüklem ‘biz’ zamirine göre çekimlenir.A’daki cümle bu kurala uymamaktadır.
Cevap : A
24.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.Cümlede geçen ‘nedeniyle’ sözcüğü cümleye uyum sağlamamaktadır.
Cevap : E
25.Anlatım bozukluğu B’de yapılmıştır.Bu cümlede isim ve sıfat tamlamalarında ortak tamlanan kullanılması anlatım bozukluğuna neden olmuştur.
Cevap : B
26.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu ‘ama’ sözcüğünün cümleye uymamasından kaynaklanmaktadır.
Cevap : D
27.Parçada sözü edilen dergi festival süresince her gün çıkarılacağına göre elbette ‘düzenli olarak’ çıkacaktır.3 numaralı söz öbeği atılabilir.
Cevap : C
28.Seçeneklere baktığımızda açıklamaya uygun türden bir anlatım bozukluğu B’de görülmektedir.’tebrik ve ‘kutlama’ aynı anlamı karşılamaktadır.Cevap : B
29.D’deki altı çizili sözcük kullanıldığı cümleye uygun değildir.’uyduruyordu’ olumsuz cümleler için kullanılır.
Cevap : D
30.E’de nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : E
31.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu ‘daha çok’ sözcüğünün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
Cevap : B
32.Tümleç eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğunun olduğu cümle 1.ve 4. cümledir.
Cevap : C
33.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni ‘benim’ sözcüğünün gereksiz kullanılmasıdır.
Cevap : A
34.Örnek cümledeki anlatım karışıklığı ‘geçmişte’ sözcüğünün ‘yansıtıyor’ eylemine bağlıymış gibi anlaşılmasından kaynaklanıyor.Bunu gidermek için B’de önerilen değişiklik yapılmalıdır.
Cevap : B
35.Anlatım bozukluğu D’de yapılmıştır.Sözcüklerin yanlış eyleme bağlanmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : D
36.Anlatım bozukluğu C’de yapılmıştır.’orandan’ yerine ‘olarak’ sözü getirilmelidir.
Cevap : C
37.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.’uyarmak’ sözü anlatım bozukluğuna neden olmuştur.
Cevap : E
38.Anlatım bozukluğu 4 numaralı sözcüğün gereksiz yere kullanılmasından kaynaklanmaktadır.Cevap : D
39.Anlatım bozukluğu ‘ya da’ sözcüğünden kaynaklanmaktadır.’ya da’ yerine ‘ve’ gelmelidir.Yani yanlış bağlaç kullanılmıştır.Cevap : A
40.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni ‘pahalı’ sözcüğünün yanlış kullanılmasıdır.
Cevap : E
41.Seçeneklere baktığımızda B’de birden fazla nesne aynı yükleme bağlandığından anlatım bozukluğu vardır.Birinci cümlede yüklem eksik olduğu için anlatım bozukluğu olmuştur.Cevap : B
42.A seçeneğinde çoğol ekinin gereksiz kullanımından doğan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : A
43.Örnek cümlede gereksiz yere sözcük kullanılmasından doğan bir anlatım bozukluğu vardır. ‘kendi ağzıyla’ sözü gereksizdir.
Cevap : C
44.Örnek cümlede özne yüklem uyuşmazlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : E
45.Seçeneklere baktığımızda E’de ‘ve’ bağlacından önce kullanılan ‘bitmek’ sözcüğü gereksiz kullanıldığı için anlatım bozukluğu söz konusudur.
Cevap : E
46.Seçenekleri incelediğimizde C’de sözün yanlış anlamda kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.
Cevap : C
47.A’da anlatım bozukluğu vardır.’karşılıklı sözü gereksizdir.’saldırı sözcüğüde yanlış anlamda kullanılmıştır.
Cevap : A
48. D’de’ Mimar’ sözcüğünün gereksiz kullanımından doğan anlatım bozukluğu söz konusudur.’ya da’ bağlacı da gereksizdir.
Cevap : D
49.Seçenekleri incelediğimizde E’de anlatım bozukluğunun olduğunu görüyoruz.Buradaki ‘artarsa’ sözcüğü yanlış kullanılmıştır.
Cevap : E
50.D’de gereksiz söz kullanımından doğan anlatım bozukluğu vardır.’kendi resimleri için’ sözü gereksizdir.Cevap : D
51.Seçenekleri incelediğimizde A’da bir anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.Burada ‘etkinlik’ sözcüğü yanlış anlamda kullanılıştır.Cevap : A
52.C seçeneğindeki ‘yasak’ sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır.
Cevap : C
53.Örnek cümlede özne yüklem uyuşmazlığından doğan anlatım bozukluğu vardır.bozukluğu gidermek için ikinci cümleye özne görevindeki ‘herkes’ sözcüğünü getirmektir.
Cevap : B
54.Seçenekleri incelersek E’de anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.’yetiştirdikleri’ sözcüğü cümleden çıkarılarak bozukluk giderilebilir.
Cevap : E
55.Seçenekleri incelersek anlatım bozukluğunun D’de olduğunu görürüz.Bu cümlede ‘içinde’ sözcüğü gereksiz kullanılmıştır.
Cevap : D
56.B seçeneğinde ‘yetmediği’ sözcüğü anlamına ve işlevine uygun kullanılmadığı için anlam bozukluğu vardır.
Cevap : B
57.Seçenekleri incelediğimizde E’de gereksiz kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.
Cevap : E
58.Cümlede ‘seçeceği tutumu’ ifadesi anlatım bozukluğuna neden olmuştur. ’seçeceği’ sözcüğünün cümleden çıkarılıp ‘tutum’ sözcüğünün ‘tutumuna ‘ şeklinde değiştirilmesi gerekir.
Cevap : A
59.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun giderilmesi için ‘ulusların arası’ sözü yerine ‘uluslarla’ sözü getirilmelidir.
Cevap : D
60.Seçenekleri incelediğimizde anlatım bozukluğunun A’da yer aldığını görüyoruz.’ Yapıtlarındaki kişilerin’sözünün fazladan ‘-ın’ tamlayan ekini almasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
Cevap : A
61.Seçenekleri incelediğimizde C’de gereksiz sözcük kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.Cümlede ‘Yetersiz kalan’ sözü gereksizdir.
Cevap : C
62.Cümlede ‘olay’ sözcüğünün anlamına ve işlevine uygun kullanılmamasından dolayı anlatım bozukluğu olmuştur.
Cevap : B
63.Cümlede anlatım bozukluğu ‘ister istemez’ zarf tümlecinin gereksiz kullanımından kaynaklanmıştır.
Cevap: D

Anadolu Lisesi Coursebook Cevapları
3.ünite cevapları…
Page 20:
1.c
2.a
3.d
4.b
Page 20-B:
1.Since
2.For
3.Since
4.For
5.since
Page 22
1. She lived in the house opposite
2.they had seen four young people
3.the boys hadn^’t see him entering
4.he could be a guest in the house
unit 5 cevapları..
pg.37
a. the most popular job is genetic engineer.
b. i want to be doctor.
c.
1.chef
2.grocer
3.hairdresser
4.farmer
5.babysitter
6.veterinarian
7.cashier
8.lawyer
9.ballerina
10.dentist
pg.39
a.no i do not know.
b.yes i believe in teamwork. you can do your work faster.
c.
1.c
2.d
3.a
4.g
5.f
6.e
7.b
unit 6 cevapları
pg.46
a. i often watch the news on tv.
b.kendi isteğine göre yazarsın…
c.i think they are in operating room in hospital. and they are operating someone.
listening & speking
a. good education often bring success but you do not keep on, good education does not bring success.
pg.47
reading&speking
a. i think if people want to look beautiful, they can.
b. no i do not
c. like famous.
e.
1.c
2.d
3.e
4.a
5.b
pg.48
B BölÜMÜ sırayla have been living- hasn’t found- have been- has been taking- hasn’t had- have been working- have been falling- has just bought- has been repeating- have been trying
f.
1.apploud
2.self-esteem
3.disgusting
4.celebrity
5.odd
h. yes i agree. you can create new appearance yourselves but not a new personality. because you have had your personality since you **re born
49.sayfa) A BölÜMÜ 1:has been washing-hasn’t finish 2:have you been driving 3:have you been taking 4:have never quarrel 5:have you been doin
B BölÜMÜ 1:b 2:a 3:b 4:b 5:a
pg 50.
a.yes i like read a newspaper
b.kendi isteğinize göre yaparsınız
c.i think it is news of 3th page
d.
1:foreing affaırs
2:Politics
3:economics
4:military
5:sport
6:cirime
7: **ather
8:disaster
9:religion
10:famouns people
f.
1. the driver ram away.
2.they **re trying to sneak into greece from edirne province.
3.rain s**pt everywhere. the flood chased people out of their homes.
4. he has broken his nose five times.
5.it was small commercial passenger plane.
pg. 52
a.
1:somewhere
2:nothing
3:anything
4:something
5:anybody
b.sırayla anybody -anywhere -no one- everybody
c.
1:nothing
2:anything- everything
3:somebody
4:everybody
pg.53
a. yes i like.
b.sırayla warmth- prisoner- painful- set foot- particularly- gained- better- scream
c. he is allergid to the cold british **ather.they moves australia.

Sayfa-1

Unit 1 –personal IDENTIFICATION

b.read and complete the dialogue.Use*Hi,hello,name*
1.boşluk Hi
2.boşluk Name
3.boşluk Hello

Sayfa-2

a.Read the dialogue and qrite Jim*s surname
Name:jim
surname: Thompson

b.Complete the sencentes according to the dialogue
1.Jim is
2.Surname

C.bölümünde aşağıdakilerden 1.2.3. birini secerek yukardaki gibi diyalog oluşturcaksınız

D. 1.resim good morning
2.resim good afternoon
3.resim good evening
4.resim good night
Devamını Oku »

 

http://img441.imageshack.us/img441/9838/oteleme2.jpg

Öteleme

Bir nesnenin bir yerden başka bir yere belirli bir doğrultu ve yönde (sağ, sol, yukarı, aşağı) yaptığı kayma hareketi ötelemedir. Öteleme hareketi sonunda nesnenin geldiği yer, görüntüsüdür.
Ötelemede şeklin duruşu, biçimi ve boyutları aynı kalır.
Örneğin şeklimiz 3 birim yukarı, 4 birim sağa kaydırılacak ama yönü değişmeyecek sadece yer değiştirmiş olacak.

Süsleme

Bir düzlemin boşluk kalmadan ve şekiller üst üste gelmeden örüntü oluşturacak şekilde döşenmesidir.
Süsleme yapılırken düzgün olan ya da düzgün olmayan çokgenler kullanılabilir. Çokgenler arasında boşluk kalmamalıdır. Üçgenle, kareyle, dikdörtgenle, düzgün altıgenle, düzgün sekizgenle süsleme yapılabilir. Ama beşgenle yapılamaz çünkü arada boşluklar kalır. Şekiller öteleme hareketi ile döşenirse ötelemeli süsleme yapılmış olunur.
Örneğin okuldaki fayansların dizilişi, halı desenleri.
Süsleme yapılabilmesi için, her bir köşede oluşan açıların ölçülerinin toplamı 360 derece olmalıdır.

Süslemenin Kodu: Bir süslemede, her köşedeki düzgün çokgensel bölgelerin kenar sayıları süslemenin kodunu verir. Burada verilen süslemeli şeklin ortadaki köşelerinden birini belirleriz ve bu köşe etrafında oluşan şekillerin kenar sayısı ve kaç tane olduğuna göre kod yazarız.
Karelerden oluşan bir süslemede kod 4,4,4,4 (burada köşe etrafında 4 kenarlı 4 tane kare var)
Eşkenar üçgenlerden oluşan bir süslemede kod
3,3,3,3,3,3 (burada köşe etrafında 3 kenarlı 6 tane üçgen var)
Düzgün altıgenlerden oluşan bir süslemede kod
6,6,6 (burada köşe etrafında 6 kenarlı 3 tane altıgen var)

Örüntü: Farklı şekillerin biraraya gelerek oluşturdukları yeni şekildir.

CÜMLENİN ÖĞELERİ İLE İLGİLİ TEST SORULAR (1)

1. Aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı özne de yüklem de değildir?

a) – Hangisi daha çok çalışıyor?

– Şu

b) – Soruları çözdün mü?

– Çözdüm.

c) – Telefondaki kimdi?

– Babam

d) – Bunları kime anlattın?

– Kimseye.

e) – Arabanın içinde ne vardı?

– Kutu.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, yanıt cümlesi ötekilerden farklı bir öğedir?

a) – Kitapçıdan ne aldın?

– Kitap.

b) – Sınıfta bulduğun neydi?

– Ali’nin kalemi.

c) – Hangi kitapları okurdu?

– Macera romanlarını.

d) – Ne tür şiirleri seversin?

Devamını Oku »

FİİLİMSİLER – EYLEMSİLER İLE İLGİLİ TEST SORULARI (1)

1. Gözlerimiz giderek yalnızlaşıyor

Fermanlı bir deliliğe karışır gibi

Gözlerimiz yıldızlara hücum ediyor

Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?

a) Bağ – fiil

b) Kurallı bileşik eylem

c) Türemiş eylem

d) Yardımcı bileşik eylem

e) Çekimli birden çok eylem

2. Aşağıdaki dizelerin hangisinde sıfat – fiil kullanılmamıştır?

a) Gündüzün geceyle buluşan noktasında

Yaklaşıyor musikisi eteklerinin

b) Ey pembe akşamların kara sevdalıları

Güzelliklerine doyulmamış zamanlar

c) Bir bahar sabahının karanlığında ussuz

Gökte diz çökmüş, iki titrek ışıklı yıldız

d) Besteler, kıllarım vatan ırmaklarından

Sazlara sinmiş bir şarkıdır belki dönüşün

e) Gözlerin kararan yollarda üzgün

Ve bir zambak kadar beyazdır yüzün

3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde fiilimsi kullanılmamıştır?

a) Yolunu şaşırmış meltemlerle gelen

Bir eski şarkı dolanır kıyılarımda

b) Sararmış dağ çiçeklerine ve hatıralara

Devamını Oku »

SES BİLGİSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI (5)

1. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde yardımcı ses yoktur?

a) Sen olursan bensiz, ben de olurum sensiz.

b) Say beni, sayayım seni.

c) Su akarken testiyi doldurmalı.

d) Su testisi su yolunda kırılır.

2. Aşağıdakilerden hangisine ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde sözcükte ses değişikliği olmaz?

a) Kayık

b) Süt

c) Kalp

d) Genç

Devamını Oku »

Kuvvet ve Hareket:

Sürat:

Hareket eden tüm cisimler yer değiştirir. Fakat hareketlinin sürati aynı değildir. Okulumuzun bahçesinde 2 nokta belirleyelim. Metre yardımıyla bu mesafeyi ölçelim. Bu noktadan birisinden diğerine önce sabit adımlarla koşalım. Ve yine koşma süresince geçen süreyi ölçelim. Daha sonrada sabit tempoyla koşalım. Ve yine koşma süresince geçen süreyi ölçelim. İkinci durumda iki nokta arasındaki mesafeyi daha çabuk alırız. Çünkü;koşarken ki süratimiz,yürürkenki süratimizden daha büyüktür.
Yine bir yere otomobille daha çabuk gideriz. Çünkü otomobilin sürati yürüyerek veya koşarak hareket eden bir kişinin süratinden daha fazladır. Bir hareketli süratini ne kadar artırırsa gideceği yere daha çabuk ve daha kısa sürede ulaşacaktır. İki otomobilden biri Ankara dan Antalya ya 8 saatte,diğeri 10 saatte gidiyor. Buna göre 8 saatte giden otomobilin sürati,10 saatte gidenin süratinden daha büyüktür. Verdiğimiz bu örneklerden alınan yol,geçen zaman ve sürat arasında bir ilişki olduğunu anlıyoruz.
Yol ve yolun alınması için geçen zaman birlikte düşünüldüğünde
Sürat kavramı ortaya çıkar. Bir hareketlinin yer değiştirmesi belli bir süre içinde olur. Hareketlinin birim zamanda aldığı yola sürat denir. Buna göre sürati;

Sürat=Alınan Yol/Geçen Zaman
Olarak ifade edebiliriz.
Devamını Oku »

Şöyle bir düşünelim, elektriksiz hayat nasıl olurdu? Böyle bir durumda 15 katı asansörsüz çıkmanız, buzdolabında sakladığınız yiyeceklerin bozulmaması için çözüm aramanız gerekecekti. Haberleri televizyondan koltuğunuza yaslanarak takip edemeyecek, mikrodalga fırında yemeğinizi ısıtamayacak, müzik setinizden sevdiğiniz bir müziği dinleyemeyecek, saçınızı kısa sürede kurutamayacak, klimanızla serinleyemeyecek, bir düğmeye basarak odanızı aydınlatamayacak, bulaşık-çamaşır-kurutma gibi; temizliğiniz için gerekli olan makineleri çalıştıramayacaktınız. Geceleri eviniz güvensiz ve karanlık olacak, elektrikli kalorifer, su ısıtıcısı, masa lambası, video ve bilgisayar gibi hayatınızı kolaylaştıran, yaşamınıza hız katan pek çok teknolojik aletten uzak bir yaşantınız olacaktı. Şimdi de elektriksiz bir hayatı şehir çapında düşünelim:

Sağlık, trafik, ulaşım, haberleşme, güvenlik sistemleri, iş yerleri, su dağıtımı, enerji üretimi, basın-yayın, bakım-onarım çalışmaları, elektriğe bağımlı olarak işleyen alanlardan ilk akla gelenlerdir.

2003 yazında ABD’de Detroit’ten New York’a kadar olan bölgede yaşanan elektrik kesintisi, elektriğe ne kadar bağımlı olduğumuzu gösteren çarpıcı örneklerden biri oldu. Kesinti sadece kısa bir süre olmasına rağmen, ‘Hayat felce uğradı’ başlıklarıyla adeta felaket haberleri verildi. Trafik sinyalleri, asansörler, metrolar, bilgisayarlar çalışmaz hale geldi. Elektrik olmadan insanlar işe gidemediler, alışveriş yapamadılar, birbirleri ile iletişim kuramadılar.
Kesilmesi durumunda hayatı durma noktasına getirebilen elektrik, bizim için tüm bu saydıklarımızdan daha büyük öneme sahiptir. Şehir içindeki sistemlerin işlemesi, kurulu düzenin devam etmesi nasıl elektriğe bağımlı ise, vücudumuzda da enerji üretimi, iletişim, güvenlik, bakım-onarım gibi hemen hemen her türlü işlem için elektriğe ihtiyaç duyulur. Kısacası elektrik, vücudumuz için hayati bir öneme sahiptir. Çünkü vücudumuzdaki elektrik sistemi olmadan canlılıktan söz etmemiz mümkün değildir ve vücudumuzdaki elektrik ihtiyacı, bir şehrin ihtiyacından çok daha vazgeçilmezdir.

Pek çok insan elektrikten faydalanırken, kendi bedeninin de tıpkı içinde yaşadığı şehir gibi elektriksiz çalışmayacağını bilmez ya da düşünmez. Oysa vücudumuz kusursuz bir elektrik şebekesi ile donatılmıştır. İnsan vücuduna baktığımızda, elektronik ile ilgili son derece karmaşık bilgileri kapsayan, elektrik enerjisinden nasıl yararlanılacağını bilen akıllı sistemler bulunduğunu görürüz. Nitekim bilim adamları vücudumuzdaki elektrik sistemini tarif ederken, günümüzde kullanılan elektrikli aletlerle ilgili benzetmeler yaparlar, elektronikte kullanılan terimleri kullanırlar: Piller, motorlar, pompalar, jeneratörler, devreler, akım, direnç, voltaj, yalıtım, yük… Bu terimleri kullanmadan sinir sistemini tarif etmeleri pek mümkün değildir.


Bedava İlan Verme