Ders Anlatım Eğitim Blogu,Öss,Sbs,Dersler

fizik, kimya, biyoloji, ingilizce, öss, sbs, öğretmenler

Garip Hareketi’nin etkisinin sürdüğü yıllarda şiiri onlar kadar bayağılaştırmak istemeyen, her biri kendine özgü şiir tarzını oluşturmuş aşağıdaki şairler şiirdeki lirizmi kaybetmeden yeniliği sürdürmüşlerdir.

1. ATTİLA İLHAN (1925 -2005)

Günümüz şairlerinden olan Attila İlhan yüksek öğrenimini yarıda bırak­mış, bir süre gazetecilik yapmış, yazarlıkta karar kılmıştır. Adını 1946 CHP şiir ya­rışmasında ikinci olan “Cebbaroğlu Mehemmed” duyurmuştur. Şiir, roman, eleştiri alanında eserler vermiş­tir.

Şiirlerinde romantik bir duyarlıkla toplumsal gerçekçilik açısından çağımıza, yaşadığımız günlere bakar. İnançlarında ayak direyen, sert çıkışlar yapan, gerçeklerden çok anılara sığınan bir karakter yapısı vardır. “Serüven tutkunu” bir şair olan Attila İlhan en çok aşk, intihar, içki, ölüm, kav­ga, kahramanlık… temalarını işler. 1952’de çıkan Mavi dergisiyle birlikte Türk şiirinde yeni bir eğilim ortaya çıktı. Attilâ İlhan, yazılarıyla bu eğilimi metot hareketine dönüştürmeye çalıştı. Mavi, hürriyet ve barışı temsil eden bir renktir. En büyük tepkisi de Garipçiler’edir.

Şiirlerinde Divan şiirinin biçim özelliklerin­den, imgelerinden de yararlanır. Canlı konuşma diline, argoya, halk deyimle­rine geniş ölçüde yer vermiştir.

Eserleri:

Duvar (şiir) Sisler Bulvarı (şiir) Yağmur Kaçağı (şiir) Ben Sana Mecburum (şiir) Bela Çiçeği (şiir) Vaşak Sevişmek (şiir), Elde Var Hüzün (şiir,

Sokaktaki Adam (roman), Zenciler Birbirine Benzemez (roman), Kurtlar Sofrası (roman), Bıçağın Ucu (roman), Sırtlan Payı (roman, Fena Halde Leman (roman, Dersaadet’te Sabah Ezanları (roman)

2. FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914 -2008)

Cumhuriyet döneminin önemli şairlerinden olan Fazıl Hüsnü öğrenimini Anadolu’nun değişik yerlerinde sürdürmüş, su­baylık yaptığı yıllarda ise Anadolu’yu daha iyi tanı­ma fırsatı bulmuştur. Sanatçı, iç ve dış ger­çeklere bakarak, bilinçaltına yönelerek şiire yeni ürperişler getirir.

Şiirleri devamlı gelişme gösterir. Kurallı bi­çimlerden serbest biçimlere, anlamlı özler­den en yalın anlamlara varan şiir türlerini de­ner. Her şiirinde bir “yeni”yi dener gibidir. Genellikle epik – dramatik, lirik – didaktik ve toplumsal gerçekçi anlayıştadır. Şiir dili en son türetilen Türkçe sözcüklerle doludur.

Eserleri:

Havaya Çizilen Dünya (şiir, Çocuk ve Allah (şiir), Çakırın Destanı (şiir, Üç Şehitler Destanı (şiir, Türk Olmak (şiir), Yedi Memetler (şiir), İstiklal Savaşı- Samsun’dan Ankara’ya, İstiklal Savaşı- İnönüler, Sivaslı Karınca, İstanbul-Fetih Destanı, Anıtkabir, Asu, Delice Böcek, Batı Acısı , Mevlana’da Olmak (Gezi) , Hoo’lar , Cezayir Türküsü (Fransızca, İngilizce ve Arapça çevirileriyle birlikte), Çanakkale Destanı, Kubilay Destanı, 19 Mayıs Destanı, Hiroşima (Fransızca,İngilizce çevirileriyle, 1970), Malazgirt Ululaması, Kınalı Kuzu Ağıdı, Çukurova Koçaklaması, Nötron Bombası, Yunus Emre’de Olmak , Dildeki Bilgisayar . . .

3. BEHÇET NECATİGİL (1916 -1979)

İlk şiirleri Varlık dergisin­de çıkan öğretmen şair Behçet Necatigil, Cum­huriyet döeminin kendine özgü bir çizgisi olan şair­lerindendir. Rahat, gösterişe kaçma­yan, sembollere dayalı, şiir geleneklerini gözeten bir anlayıştadır, önce Garipçi çizgide yürü­yen Necatigil, sonra onlardan ayrılmıştır.

Şiirlerinde kendi evinden başlayarak öteki evleri, sokağı, çevreyi, giderek dış dünyayı ve toplumu sorunlarıyla anlatmıştır.

Hem hece ölçüsüyle hem de serbest ölçüyle yazmıştır. İlk şiirleri anlamca açık, sonrakiler kapalıdır.

Şiir dışında İnceleme, çeviri, radyo oyunu alanlarında da eserleri vardır.

Eserleri:

Kapalı Çarşı (şiir), Evler (şiir), Arada (şiir), İki Basma Yürümek (şiir), Çevre (şiir), Eski Toprak (şiir), Dlvançe (şiir), Edebiyatımızda İsimler Sütlüğü (inceleme), Edebiyatımızda Yazarlar Sözlüğü (İnceleme)

4. CAHİT KÜLEBİ (1917 – 1997)

Öğretmenlik yaptığı yıllarda Anadolu’yu tanı­yan Cahit Külebi, memleketçi şiirimize yeni bir ses getirmiştir,

Şiirlerinde derin bir Anadolu sevgisi vardır; İyimser, açık ve gerçekçi bir bakışla Anado­lu’ya eğilmiştir. Şiirlerinde temiz bir Türkçe, Karacaoğlan’ı andıran bir içtenlik görülür. Hayale pek yer vermez, gerçekçi bir anlayış­la yazmıştır. Onu “gerçekçi – romantik” bir şair olarak niteleyebiliriz.

Eserleri: Adamın Biri (şiir) , Rüzgar (şiir, Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda (şiir) Yeşeren Otlar… (şiir)

5. CAHİT ZARİFOĞLU (1940-1987) İlk şiirlerinde ikinci yeni akımının etkileri görülür. Madde-ruh çatışması, “Batı diktasına karşı Doğu protestosu” temalarını işledi. İlk şiir kitabı “İşaret Çocukları” 1967’de yayınlandı. Şiirlerinde dinsel inançları çerçevesinde ele aldığı Anadolu insanlarının acı, umut ve sevgilerini yansıttı. Son şiirlerinde ise İslamcı düşüncedeki insan sevgisi, toplumsal mutluluk anlayışını işledi. Yer yer gerçeküstü ögeler ve eski şiir kalıplarını uyguladı.

ESERLER:

Şiir:İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller, Korku ve Yakarış

Hikaye: İns
Çocuk Hikayeleri:Serçekuş , Katıraslan , Ağaçkakanlar, Yürekdede ile Padişah, Küçük Şehzade, Motorlu Kuş, Kuşların Dili
Çocuk Şiirleri:Gülücük, Ağaçokul (Çocuklara Afganistan Şiirleri)
Roman:Savaş Ritimleri,Ana
Günlük:Yaşamak
Deneme:Bir Değirmendir Bu Dünya, Zengin Hayaller Peşinde
Tiyatro:Sütçü İmam

6. ERDEM BEYAZIT (1939-2008) Tok, kavgacı, destana yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar işlenmiştir. İslâmî ton bir “leit-motif (sıkça işlenen tema)” halinde bütün şiirlerine yayılmıştır. Şiirleri Açı (K. Maraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklâl, Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergilerinde yayınlanmıştır.

Şiir:
*Sebeb Ey , Risaleler , Şiirler (Sebep Ey ve Risaleler iki kitap bir arada)

Gezi: İpek Yolundan Afganistan’a:1981’de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı içeren iki aylık gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı (Akabe Yayınları 1982).

Ödüller
Risaleler; Türkiye Yazarlar Birliği 1988 Şiir Ödülü.
İpek Yolundan Afganistan’a; TYB 1983 Gazetecilik Ödülü.

7.HİLMİ YAVUZ (1936)Başlangıçta daha çok İkinci Yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. Sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi. İslam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi.

Şiir
Bakış Kuşu (1969), Bedreddin Üzerine Şiirler (1975) ,Doğu Şiirleri (1977) ,Yaz Şiirleri ,
Gizemli Şiirler (1984) ,Zaman Şiirleri (1987) ,Söylen Şiirleri (1989) ,Ayna Şiirleri (1992), Hüzün ki En Çok Yakışandır Bize, Gülün Ustası Yoktur, Erguvan Şiirler, Çöl Şiirleri, Akşam Şiirleri, Yolculuk şiirleri, Hurufi şiirler, Büyü’sün Yaz (2006)

*1940’ta Garipçiler adıyla çıkan topluluğun ortaya koyduğu bir sanat anlayışıdır.
* Şiirde her türlü kurala ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.
*Şiirde ölçü, kafiye ve dörtlüğe karşı çıkmışlardır.
*Şiirde şairaneliği, mecazlı söyleyiş ve sanatları kabul etmediler.
*Süslü, sanatlı dile karşı çıkıp sade bir dil kullandılar.
*Şiirde o güne kadar işlenmedik konuları ele aldılar.
*Konuşma dili ile günlük sıradan konuları işlediler.
*İşledikleri konular günlük hayattan sıradan insanların problemleri, yaşama sevinci ve hayattaki bazı garipliklerdir.
*Halk deyişlerinden yararlanmışlar, toplumsal yergiye yer vermişlerdir.
Garipçiler: Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu’nun oluşturduğu bir topluluktur.

ORHAN VELİ KANIK (1914-1950)

*Türk şiirinde iki arkadaşıyla birlikte büyük bir atılım yapmış, yeni bir anlayışın öncüsü olmuştur.

*1941’de arkadaşlarıyla birlikte yayımladıkları Garip adlı şiir kitabı ve yazdığı önsöz, Türk şiirinde günden güne donmuş olan eski değerleri yıkmış, şiire başka bir açıdan bakılmasını sağlamıştır.

*Şiire getirdiği ilkeler :

-Ölçüye baş kaldırıp serbest yazmak
-Kafiyeyi şiir için gerekli görmekten vazgeçmek
-Şairane duyuları, parlak görüntüleri şiirden silmek

-Şiiri hayal gücünün kapalı duvarlarından kurtarıp gerçek hayata çıkarmak, yapmacıksız tabii bir söylentiyle, günlük yaşayış içinde halktan insanları yakalamak. Her çeşit kelimeyi konuyu şiire sokmak, halk deyişlerinden yararlanmak ve toplumla ilgili yergiye yer vermek

ESERLERİ:

Şiirleri: Garip,Vazgeçemediğim, Destan Gibi , Yenisi, Karşı
Nesirleri: Sanat ve Edebiyatımız, Bindiğimiz Dal

OKTAY RIFAT HOROZCU (1914-1988)

*Garip akımının temsilcilerindendir.
*Başlangıçta, yeni bir hava içinde, güçlü aşk şiirleri; toplumcu sanat ilkesinden hareketle halk deyimi ve söyleyişlerinden masal ve tekerlemelerden faydalanarak başarılı taşlamalar; sosyal şiirler yazdı. Perçemli Sokak adlı kitabıyla birlikte şiir anlayışında büyük değişiklik olmuş soyut şiire kaymıştır.

*Son şiirlerinde öz ve biçim yoğunlaştırmalarıyla estetik planda yeni ve güçlü bir şiir estetiği yakalamıştır.

ESERLERİ :

Şiirleri; Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler, Güzelleme, Karga İle Tilki, Aşk Merdiveni, Denize Doğru Konuşma, Dilsiz ve Çıplak, Koca Bir Yaz

MELİH CEVDET ANDAY (1915- 1986)

*Garip akımının temsilcilerindendir.
*Şiirlerinde toplumsal gerçekliği inceler.
*Daha sonra ilk şiirlerindeki romantizmden sıyrılarak duygulardan çok aklın egemenliğine, güzel günlerin özlemine bırakır.
*Söz oyunlarında arınmış yalın bir dil vardır. Düz yazılarında ise yoğun bir düşünce, şiirsel, esprili, özlü bir dil vardır.
*Fıkra, makale, gezi, roman, tiyatro ve şiir yazmıştır. Çevirilerde yapmıştır.

ESERLERİ :

Şiirleri: Garip, Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafname, Yanyana.
Denemeleri – Çevirileri; İngiliz Edebiyatından Denemeler
Tiyatroları : Komedya, İçerdekiler, Gizli Emir.

Taşkömürü: Taşkömürü bitkilerin jeolojik dönemler boyunca dönüşüme uğraması sonucu oluşmuş , yüksek ısı gücü olan bir enerji kaynağıdır. Kalori değeri yüksektir. Bu enerji kaynağı elektrik santrallerinde ,sanayide ve kok kömürü yapımında kullanılır. 1.jeolojik zamanda oluşan taşkömürü Karadeniz Ereğlisinden başlar ve doğuya doğru Zonguldak , Amasra, Söğütözü�ne kadar devam eder. Yapılan üretim ihtiyacımızı karşılayamadığı için yurt dışından taşkömürü satın alınmaktadır. Demir çelik ve Kimya sanayisinde kullanılır.

Linyit: Linyit kömürleşme sürecinin ilk ürünlerindendir. II. jeolojik zamanda oluşan linyit oluşum yaşı bakımından taşkömüründen daha gençtir. Bu nedenle kalorisi taşkömüründen daha düşüktür. Linyit yatakları yüzeye daha yakın olduğu için kolayca işlenebilmektedir.Türkiye III. jeolojik zamanda oluşan bir ülke olduğu için hemen her bölgede linyit yatakları bulunmaktadır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışında bütün bölgelerimizin çıkarılır. En kaliteli linyitler Ege Bölgesinde, en fazla rezerv ise Afşin Elbistanda yer alır.

Genellikle çıkarıldığı alanlardaki sanayi tesislerinde ve evlerde tüketilir. Önemli linyit yatakları , Beypazarı (Ankara) , Çan (Çanakkale), Orta (Çankırı) , Seyitömer , Tunçbilek (Kütahya) , Soma (Manisa) , Elbistan (Kahramanmaraş), Yatağan (Muğla) Aşkale (Erzurum) , Şırnak, Kangal (Sivas)

Linyit yatakları Afşin, Elbistan (K. Maraş), Tavşanlı, Seyitömer (Kütahya), Soma (Manisa), Yatağan (Muğla), Saray (Tekirdağ), Aşkale (Erzurum), Aydın, Amasya ve Yozgat çevresinde bulunmaktadır.

Linyitten elektrik enerjisi elde eden termik santrallerimiz, Soma, Tunçbilek, Seyitömer, Afşin – Elbistan, Yatağan ve Orhaneli termik santralleridir.

Petrol: Çağımızın önemli enerji kaynaklarından biridir.Ham olarak çıkarılan petrol rafinerilerde işlendikten sonra benzin,motorin ve gazyağı haline gelmektedir.Türkiye petrol açısından zengin bir ülke değildir. Belli başlı petrol yatakları Güneydoğu Anadolu Bölgesindedir. Yatakların en yoğun olduğu yerler Batman , Siirt ve Diyarbakırdır. Ülkemizdeki petrol yatakları derinlerde yer aldığı için işletilmesi zordur. Ülkemizdeki petrol üretimi tüketiminin 1/7sini karşılayabilmektedir.

Petrol işleme tesislerimiz :

– İzmirde Aliağa Rafinerisi

– İzmitte İpraş Rafinerisi

– Mersinde Ataş Rafinerisi

– Batmanda Batman Rafinerisi

– Kırıkkalede Orta Anadolu Rafinerisi

Petrol yataklarımızın % 98’i G. Doğu Anadolu Bölgesinde bulunur. Petrol, Raman, Garzan, Kurtalan, Adıyaman ve Mardin çevresinde çıkarılmaktadır.

Ülkemizde çıkarılan ve ithal edilen petrol, Orta Anadolu (Kırıkkale), Aliağa (İzmir), Ataş (Mersin), İpraş (İzmit) ve Batman rafinerilerinde işlenmektedir.

Doğal gaz: Ülkemiz, doğal gaz yatakları bakımından zengin değildir. Şu anda sadece Trakyada Hamitabat ve Güneydoğu Anadoluda Mardin – Çamurlu sahasında üretim (bilgi yelpazesi) yapılmaktadır. Hamitabattan çıkarılan doğal gazdan aynı yerde elektrik enerjisi üretilir. Doğalgaz ihtiyacımızın önemli bir kısmı, Rusya Federasyonu ve Cezayirden ithal edilmektedir.

Su Gücü (Hidroelektrik enerjisi): Barajlardaki suyun, elektrik üreten santralleri çalıştırması ile oluşan enerjiye hidroelektrik enerjisi denir.

Türkiyede elektrik ihtiyacının % 40 lık kısmı hidroelektrik santrallerden elde edilmektedir. Keban, Karakaya, Atatürk, Hirfanlı, Seyhan, Kemer ve Demirköprü gibi birçok baraj elektrik ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Dışarıya akıntısı olan bazı göllerimiz, tabii baraj özelliğindedir. Bunlardan elektrik üretilir. Başlıcaları, Hazar, Çıldır, Tortum ve Kovada gölleridir.

Rüzgâr Gücü: Ülkemizde eskiden yel değirmenlerinde ve yelkenli gemilerde kullanılmıştır. Fakat elektrik ve petrol enerjisinin devreye girmesiyle kullanım alanı çok azalmıştır.

Jeotermal Enerji: Jeotermal enerji, yer altındaki sıcak sulardan ya da su buharından elde edilir. Türkiye yakın bir jeolojik devirde oluştuğundan ve genç kıvrım dağları kuşağında bulunduğundan dolayı, fay hatları ve fay kaynakları oldukça yaygındır. Özellikle Ege Bölgesindeki Germencik (Aydın), Balçova (İzmir), Sandıklı (Afyon) ve Sarayköy (Denizli) civarında sıcak su kaynakları bulunmaktadır. Şu anda sadece Sarayköy (Denizli) de elektrik enerjisi üreten jeotermal santral bulunmaktadır.

Radyoaktif Mineraller: Radyoaktif mineraller, nükleer enerji üretiminde kullanılır. Uranyum ve toryum gibi radyoaktif maddelerin parçalanmasıyla enerji elde edilir.

Ülkemizde Aydın, Uşak, Manisa, Çanakkale ve Yozgat yörelerinde uranyum, Eskişehir çevresinde toryum yatakları tespit edilmiştir. Fakat, şu anda, ülkemizde radyoaktif maddelerden nükleer enerji üretimi yapılmamaktadır.

Güneş Enerjisi: Türkiye ve özellikle güney bölgelerimiz, Güneş enerjisinden iyi yararlanabilecek bir konuma sahiptir. Bu enerjiden, en çok su ısıtmada faydalanılır. Ayrıca, sera ısıtmasında, su pompası çalıştırılmasında, bazı elektronik aletlerin çalıştırılmasında, vs. Güneş enerjisi kullanılmaktadır.

1. “İnsanlığın adım adım ilerlemesini sağlayan şey, kuşkusuz, kişisel kazançların, ürün ve buluşların kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır. Hayvanlar dünyasında buna benzer bir olay yoktur; eğitim görmüş bir köpek, başka bir köpeği eğitemez.”
Bu paragrafın anlatımında aşağıdakilerden hangisi daha ağır basmaktadır?
A) benzetme
B) ilişki kurma
C) örneklendirme
D) kanıtlama
E) karşılaştırma
(1981 – ÖSS)

2. “Korku bir ruh halidir, ikide bir gelip giden, bizi yoklayan, dengeleyen… Yüreklilik ise büyük kor*kular önünde kendimizi yitirerek yaptığımız atı*lımdır. Her şeyi göze almak değildir; ölüme, teh-ikeye meydan okumak değildir, yapacak başka bir şey olmaması halidir.”
Bu parçada düşünceyi geliştirmek için daha çok aşağıdakilerden hangisine başvurulmuş*tur?
A) betimlemeye
B) karşılaştırmaya
C) Tanımlamaya
D) tartışmaya
E) örneklendirmeye
(1981 – ÖYS)

3. “Güzelliğin görece olduğu doğru değildir. Toplu*mu oluşturan bireyler birçok ‘güzel’ tanımında birleşiyor. Bir bakıma moda konusuna benziyor bu. Moda, başlangıçta bir tür kişisel ve yaratılan güzelliktir; yeni olduğu için de görecedir. Ancak bu yaratılan güzellik gerçekte ortak bir çabanın ürünüdür. Eliot’un dediği gibi Bugün geçmişle yönetilir; geçmiş de bugünle değişime uğrar.’ Ni*tekim bunun böyle olduğunu, güzelliğin ortak bir çabadan kaynaklandığını, geçmiş yıllarda yapı*lan on araştırmadan sekizi doğruluyor.”
Bu parçada öne sürülen düşünceyi açıklamak için şu yollardan hangisine başvurulmamış*tır?
A) Tanımlamaya yer verme
B) Örneklendirmeye gitme
C) Karşılaştırmaya başvurma
D) Tanık gösterme
E) Sayısal verilerden yararlanma
(1983 -ÖYS)

4. Kenar mahalleler. Birbirine geçmiş, yaslanmış tahta evler Kiminin kaplamaları biraz daha karar*mış, kiminin balkonu biraz daha eğrilmiş, kimi bi*raz daha öne eğilmiş, kimi biraz daha çömelmiştir. Hepsi hastadır; onları seviyorum; çünkü onlar*da kendimi buluyorum.
Bu parçanın anlatım biçimi, aşağıdakilerden hangisine bir örnektir?
A) Betimleme (tasvir)
B) Tartışma
C) Açıklama
D) Öyküleme (hikâye etme)
E) Örnekleme
(1987 -ÖYS)

5. Edebiyatın konusu insandır, doğadır; edebiyat bütün olanaklarıyla insanı tanıtmaya yönelmiştir. Eleştirinin konusu ise eserdir; amacı eseri tanıt*mak ve değerlendirmektir. Edebiyatta dolaysız bir yaratma söz konusudur. Eleştirmen ise dolay*lı yaratan kişidir. Yargılanacak bir eser olmadıkça eleştiri de olmaz.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden han*gisi ağır basmaktadır?
A) Örneklendirme
B) Karşılaştırma
C) Tanıtma
D) Tartışma
E) Öyküleme
(1988 –ÖYS)

Cevaplar
1)E
2)B
3)B
4)A
5)B

GEZİLERLE İLGİLİ; YÖNETMELİK GEREĞİ DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR VE HAZIRLANMASI GEREKLİ BELGELER

1-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği 21.Madde’de belirtilen hususlara dikkat edilmesi,

2-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği, Okul gezileri çerçeve sözleşmesinin 14.maddesindeki sözleşme eklerinin düzenlenmesi

3-İl sınırları dışına yapılacak gezilerle ilgili onay Kaymakamlık Makamından, İl içinde yapılacak gezilerle ilgili onay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden, Belediye sınırları içinde yapılacak geziler Okul Müdürlüğünün onayı ile yapılacaktır.

4-Gezilerle ilgili belgeler Müdürlüğümüze en geç 10 gün önceden gönderilecektir.

–Gezilerle ilgili yönetmelik ve Genelge’ler–

a-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği (13.1.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi Gazete) ek ve değişiklikler:(12.8.2005 tarih ve 25904 sayılı Resmi Gazete) – (25.8.2005 tarih ve 25917 sayılı Resmi Gazete) –( 02.3.2008 tarih ve 26804 sayılı Resmi Gazete)

b-Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 21.05.2007 tarih ve 2007/46 sayılı genelgesi

c-Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 18.01.2008 tarih ve 2008/03 sayılı genelgesi

–Gezi dosyasında bulunması gerekli belgeler;(Okul Gezileri çerçeve sözleşmesi(ek-12)’de belirtilen ekler–

a-İşletme Belgesi
b-Görevlendirilmesi halinde tur rehberinin kimlik kartı
c-Sürücü Belgesi ve mesleki Yeterlilik belgesi(SRC 2)
d-100 km.ye kadar olan gezilerde “Y” yetki belgesi
e-100 km.nin üzerinde olan gezilerde “D2” yetki belgesi
f-Araçların “Zorunlu Mali Sorumluluk(trafik) sigorta poliçesi, “Karayolu Yolcu
g-Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi”, “Karayolu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi”
h-Araç, yüklenici tarafından kiralanmış ise yüklenici tarafından onaylanmış sözleşme sureti
ı-Gezi Planı ve T.C.Kimlik numaralarının da yazıldığı geziye katılacak öğrenci, öğretmen ve idareci isim listesi

–Diğer Belgeler–

a-Konaklanacak yer ile ilgili rezervasyon belgesi
b-Araç oturma planı
c-Gezi, tanıtım ve turizm kulübü çalışma planı
d-Araç Uygunluk Tespit Belgesi
e-Üst Yazı Örneği(İl İçi)(Yazınız örneğe uygun olmalıdır)
f-Üst Yazı Örneği (İl Dışı)(Yazınız örneğe uygun olmalıdır)

 Okul Gezileri İçin Düzenlenecek Belgeler ve İlgili Yönetmelik ve Genelgeler

9.sınıf edebiyat sayfa 80-81-82-83-84-85-86-87 cevapları

sayfa 84:
ölçme ve değerlendirme:
1-D,Y
2-uygunluk(tenasüp)
3-C
4-D
5-hüsn-ü tahlil sanatı ile açık istiare vardır.
sayfa 86:
2.ünite ölçme değerlendirme:
1-Y,D
2-didaktik
3-modern şiir
4-D
5-telmih
6-E
7-D
8-E
9-E
10-A
sayfa 87:bulmaca:
1-zihniyet
2-yöntem
3-türkü
4-manzume
5-didaktik
6-koşma
7-kafiye
8-ahenk
9-aruz
10-beyit
11-aliterasyon
12-epik

sayfa 80;1.sorusu;dıdaktık bıır sıırdır.
7 lık hece olcusuyle yazılmısıtr.
3.soru;1.konuda;
kendı ıcınden ne hıssederse onu yaptıgını soyluyor.
2.konuda
evlerın bınaların olusaumunu bınaların ve evlerın yok olusmunu anlatıyor.
3.konuda;
velvelerın oldugu gun tukenmesını(bıtmesını)soyluyor.
81.9.soru;;

tezat sanatı:zıt kavramlarınnın bır arada kullanılması cennet =cehennem gıbı
tesbıh sanatı;benzeyen benzetme sanatı edatlı sanat tek unsuru ıstıare

sayfa 82;1.soru;;
nazım bırımı beyıttır.
kafıye kullanılmıstır.
hece olcusu vardır.
mubalaga sanatı kullanılmısıttr.
3.soru::
camı avlusundan bahsedıyor. bu camınınde eskı oldugunu soyluyor..

sayfa 83;;1.soru;nazım seklı 2 lı dızelerden olusmustur.
hece olcusu yoktur.
kafıye duzenlı degıldır.
duygusal lırık bır sıırdır.
3.soru;;
benzetme
4.soru;;
sevgılıye duyulan özlem onu hatırlamak.sevgıluye dyulan ozlem var.saırın sevdıgıne olan özlemm
6.soru;;
hasret konus vardır.ışık=somuttur.
7.soru;;kısılestırme sanataı kullanıolmısıtç
8.soru;;ask ve hasret bakımından lırık bır sıır.

olcme degerlendırme;;1.soru;;
D Y
2.soru,;kısılestırme yanı teshıs sanatı nvardır.
3.soru;;E
4.soru;,D

1- Ali’nin babası elektrik faturasını ödemeyi unutmuştu ve bu sebeple Ali’lerin elektrikleri kesilmişti.
Bu durumda Ali’nin babası aşağıdakilerden hangisini yerine getirmemiş olur?
A) Haklarını
B) Özgürlüklerini
C) Sorumluluklarını
D) Düşüncelerini

2- Aynı büyüklükteki kağıtlara aşağıdakilerden hangisinin haritası çizildiğinde ayrıntı daha fazla
olur?
A) Avrupa
B) Türkiye
C) Dünya
D) Marmara Bölgesi

3- Aşağıdakilerden hangisi Dünya üzerindeki bir yerin matematik konumunu belirlemek için kullanılacak bilgilerden değildir.
A. Yükseltisi
B. Ekvatora Uzaklığı
C. Bulunduğu Kıta
D. Denizlere göre Konumu

4.
I. 1/ 2.500.000
II. 1/4.000.000
III. 1/ 1.000.000
Yukarıdaki ölçeklerin büyükten küçüğe doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir.?
A. I,II,III
B. II,I,III
C. II,III,I
D. III,I,II

5- Aşağıdaki cümlelerden hangisi olgu cümlesidir?
a- Çok güzel bir araban var.
b- Güneydoğu Anadolu bölgesi en küçük bölgemizdir.
c- En sevdiğim renk beyazdır.
d- Bence o, seni sevmiyor
Devamını Oku »

6.SINIF TÜRKÇE SORULARI

1. “Yeşil yeşil pencerelerden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına,
Gözlerimde bulut saçlarımda çiğ.”
Yukarıdaki dizelerde aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?
A) Kaynaşma B) Ulama C) Ünsüz yumuşaması D) Ünsüz benzeşmesi

2. Aşağıdaki sözcük çiftleri arasında bir anlam ilişkisi vardır. Buna göre hangisi diğerlerinden farklıdır?
A) Çalışkan – Tembel C) Savurgan – Tutumlu
B) Vasıta – Araç D) Sert – Yumuşak

3. “ ile ” kelimesi aşağıdakilerin hangisinde bağlaç olarak kullanılmıştır?
A) Bu adamla yolculuk yapılmaz. C-) Benimle uğraşmanın yanlış olduğunu öğren.
B) Seninle ben çok iyi anlaşıyoruz. D) İnsanlarla geçinmenin yollarını araştır.

4. “ Ben sana mecburum bilemezsin. ” dizesindeki fiil olan sözcük için aşağıdaki yargıların hangisi doğrudur?
A) haber kipi – geniş zaman – olumsuz – II. tekil kişi
B) haber kipi – gelecek zaman – olumsuz – III. tekil kişi
C) dilek kipi – istek – olumsuz – II. tekil kişi
D) haber kipi – geniş zaman – olumsuz – I. tekil kişi

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ilgi zamiri vardır?
A) Kitaptaki soruları çözüp bitirdin mi?
B) Bilmelisin ki bu böyle sürmez.
C) Benim biletim çantamda kalmış, seninki nerede?
D) Caddedeki çukurlar görünümü bozuyor.

6. “ – yor ” eki büyük ve küçük ünlü uyumuna aykırı bir ektir. Bu ekten önceki geniş – düz ( a – e ) ünlüler daralarak ( ı – i ) olur.
Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi bu kuralın dışında kalır?
A) Akasyalar eliyor günü suyun yüzüne. C) Nasıl bakıyor dersiniz bize yıldızlar.
B) Bilmiyor günün değerini insanoğlu. D) Patlıyor insanın sabrı amaçsız yaşamda
Devamını Oku »

Sayfa-1

Unit 1 –personal IDENTIFICATION

b.read and complete the dialogue.Use*Hi,hello,name*
1.boşluk Hi
2.boşluk Name
3.boşluk Hello

Sayfa-2

a.Read the dialogue and qrite Jim*s surname
Name:jim
surname: Thompson

b.Complete the sencentes according to the dialogue
1.Jim is
2.Surname

C.bölümünde aşağıdakilerden 1.2.3. birini secerek yukardaki gibi diyalog oluşturcaksınız

D. 1.resim good morning
2.resim good afternoon
3.resim good evening
4.resim good night
Devamını Oku »

Sayfa: 80-81-82-83…………………..138-139-140 CEVAPLAR

SAYFA 80
1.soru; dıdaktık bıır sıırdır.
7 lık hece olcusuyle yazılmısıtr.
3.soru;1.konuda;
kendı ıcınden ne hıssederse onu yaptıgını soyluyor.
2.konuda;
evlerın bınaların olusaumunu bınaların ve evlerın yok olusmunu anlatıyor.
3.konuda;
velvelerın oldugu gun tukenmesını(bıtmesını)soyluyor.

SAYFA 81
9.soru;
tezat sanatı: zıt kavramlarınnın bır arada kullanılması cennet =cehennem gıbı
tesbıh sanatı; benzeyen benzetme sanatı edatlı sanat tek unsuru ıstıare

SAYFA 82
1.soru;
nazım bırımı beyıttır.
kafıye kullanılmıstır.
hece olcusu vardır.
mubalaga sanatı kullanılmısıttr.
3.soru:
camı avlusundan bahsedıyor. bu camınınde eskı oldugunu soyluyor..

SAYFA 83
1.soru; nazım seklı 2 lı dızelerden olusmustur.
hece olcusu yoktur.
kafıye duzenlı degıldır.
duygusal lırık bır sıırdır.
3.soru;benzetme
4.soru; sevgılıye duyulan özlem onu hatırlamak.sevgıluye duyulan ozlem var.saırın sevdıgıne olan özlemm
6.soru; hasret konus vardır.ışık=somuttur.
7.soru; kısılestırme sanataı kullanılmıştır.
8.soru; ask ve hasret bakımından lirik bir şiir.

Ölçme ve Değerlendirme
1.soru;D-Y
2.soru; kısılestırme yanı teshıs sanatı nvardır.
3.soru; E
4.soru; D

SAYFA 84
Ölçme ve Değerlendirme
1-D-Y
2-uygunluk(tenasüp)
3-C
4-D
5-hüsn-ü tahlil sanatı ile açık istiare vardır.
sayfa 86:
Devamını Oku »

 

SAYFA 101 cevapları
23.ETKİNİLİK
ben onları numaralandırdım sırasıyla yazıyorum
1-açıklayıcı betimleme: hastalığın sebebini açıkladığından dolayı
2-tahlil: ruhsal çözümleme olduğu için
3-açıklayıcı betimleme: kendini açıkl**a, akrabalık bildirme
4-açıklayıcı betimleme: neden sonuç ilişkisi olduğu için
5-açıklayıcı betimleme: özelliğini belirttiği için
6-açıklayıcı betimleme: özelliğini belirttiği için
7-sanatsal betimleme: gecenin özelliğinden dolayı
8-açıkşayıcı betimleme: ağız boşluğunun özelliği verildiği için
9-tahlil: ruhsal çözümleme olduğu için
10-sanatsal betimleme: kişinin özelliğini betimlediği için

dil ve anlatım Sayfa 102 cevapları
resimlerin betimlemelerini size bırakıyorum…
26.etkinlik:Bir Pazar akşamı sokağın sessizliğinde ilerlerken,soğuğun iliklerime kadar sızdığını hissetmek,o karanlık içerisinde geride bıraktığım yerlerden sanki gelen sesleri duymak beni öyle ürkütüyordu, öyle korkutuyordu ki bir an hayatın son bulduğu düşüncesine kapıldım…Sanki bitmez bir kış akşamıydı…
27.etkinlik:betimlemenin kullanıldığı türler:hikaye,roman,destan,şiir,gezi yazısı,deneme yazısı
28.etkinlik:deyim aktarması sel**lara durmuş.sel**l**a insana özgü birşeydir.aktarmanın türü insandan doğaya yapılmış.
aslan miyav demez kükrer t** tersi olması gerekli.
ay danlıyor gökyüzünden deyiminde gökyüzünden üstümüze yağmur yağar.doğadan doğaya.
aslanlarımız yani askerlerimiz demek gerekir.doğadan insana aktarım
güle naz bülbül eder güle naz insan naz eder bu yüzden insandan doğaya aktarım var…
29.etkinlik:1.si dönen insanı anlatıyor.bütün parça ilişkisini anlatıyor.
tencere derken içindekini kas ediyor…bütün parça ilişkisi.

sayfa 104 31.etkinlik
*korkunç,biricik,soluk,iri,kaskatı,geniş,derince,y eşilimtırak
*küçültme anl**ı taşıyan niteleme sıfatları:biricik,kısacık,derince,ekşimsi,yeşilimt ırak
*-cik,-ce,-msi,-mtırak ekleri sıfatlara küçültme anl**ı katan eklerdir.

sayfa 105 32.etkinlik

eşitlik:ceviz kadar,senin kadar
üstünlük:daha yeşil,daha büyük
en üstünlük:en büyük,en zararlı 
aşırılık:çok çalışkan,pek güzel,pek nezih,pek sevimli

sayfa 105 33.etkinlik
her insan:belgisiz sıfat
herkes:belgisiz z**ir
hangi:soru sıfatı
hangileri:soru z**iri
bu:işaret sıfatı
buraya:işaret z**iri
o:işaret sıfatı
orası:işaret z**iri
yaşlı:sıfat
yaşlılara:z**ir

ölçme değerlendirme
1.açıklayıcı betimleme ve sanatsal betimleme
tahlil
simgesel betimleme

2.d
3.a
4.d
5.a
6.c
7.c
8.b
9.c
10.e
11.e
12.b
13.b
14.c
15.d
16.a
17.cümlesinde burun sözcüğünde insandan doğaya deyim aktarması vardır.organ adı olan burun sözcüğü coğrafi bir terim olarak kullanılmış ve insandan doğaya bir aktarma yapılmıştır.

18.ad aktarması uzun kol sözcükleriyle yapılmıştır.uzun kolla kastedilen uzun kollu giysidir.cümlede parça -bütün ilişkisine dayalı ad aktarması vardır.
19.betimlemeler yapılırken tasvir edilen varlığın özellikleri ayrıntılarıyla verilmek istenir.varlıkların niteliklerini tanıtan ,onları belirten sözcük türleri de sıfatlardır.bu yüzden betimleme yapılırken sıfatlardan yararlanılır.

SYF:110
1-bülbül şiirinin yazılış sebebini mehmet akif ersoy şöle açııklar:”Bu manzume yazılırken Yunan istilası altındaki topraklarımıza,hususiye ßursa’ya dair,elim haberler geliyordu;tetkikine de imkan yoktu.”
3-şiirdeki imgler ** özellikleri;
sular zaten kararmıştı–akş**ın olması
ıssız bir karanlık–gece
hilkat kesilmiş lal–bütün varlıkların sessizliği
dönüp meziye tırmandım–geçmişi hatırl**ak
eninler çağlayıp durdu–inleyişler,iniltiler
ağaçlar,taşlar ürpermişti,güya Sür-ı Mehşer’di–kıy**at günü
hazan ağlar baharımda–kötü kader,nasipsizlik
4-metindeki ses benzerlikleri;kelime ** cümle düzeyindeki tekrarlar,kafiyeler ve yapılan söz sanatları ahenk unsurları olarak kullanılmıştır.
5-şiirdeki kelime ve cümle seviyesindeki tekrarlar anlatımı güçlendirmek **acıyla ahenk unsuru olarak kullanılmıştır.
6-şiirde İzmir’in işgali üzerinde duyulan üzüntü bülbülün feryatları iLe dile getirilmeye çalışılmış ve şairi “ben” kelimesiyle “halkın” duygularını dile getirmeye çalışılmıştır.
2.ETKİNLİK
şiirde geen “o,ne,sen,ben” szöcükleri isimlerin yerini kişi,soru ve işaret yoluyla tutarak z**ir görevinde kullanılmıştır.ßu z**irler isimlerin yerini tutarak ve kendilerinden önceki cümlelerle anl** ilişkileri kurulmasını sağl**ak **acıyla metinde görev almıştır.
3.ETKİNLİK
vadiyi sarmıştı–kapl**ak
taşarken haşrolup beynimde–çok,fazla
zal**ın sinesinden fışkıran–çıkmak(ses)
eninler çağlayıp durdu–dev**lılık
kıy**etler koparmak–bağırmak
bir d**lacık göğsünde–çok küçük
hiç bilmez afakım–hayat
serilmiş gövdeler–insan …..

sayfa 99
görme:sallanıyor,geçiyor,sürü sürü,çekiliyor,loş,düşüyor,doğuyor,cıvıl cıvıl,değiyor.
Devamını Oku »

Kuvvet Konusu Soru Cevap Çalışması

1.Hareket neye denir?
 Bir cismin seçilen bir ilk başlangıç noktasına göre zamanla yer değiştirmesine hareket denir.
 2.Bir cismin kendisinin hareket ettiğini nasıl gösterir?
 Bir cismin sabit kabul edilen bir noktaya göre zamanla uzaklığının değişmesi cismin hareket ettiğini gösterir.
 3.Ne ne zaman ve niçin hareket edilir?
 Bir yerden bir yere gitmek için hareket edilir.İstediğimiz mesafeye ulaşmak için,hareket eder ve yol alırız.O da bizim yer değiştirmemiz olur.İstediğimiz zaman hareket eder,bir yerden bir yere varırız.
 4.Hareketsiz cisim nedir?
 Bir cisim sabit noktadan uzaklaşıp yer değiştirmiyorsa,böyle cisimler hareketsiz
 cisimdir.
 5.Bir cisim ne zaman hızlı ne zaman yavaş hareket eder?
 Hareketsiz bir cismi harekete geçirmek için buna kuvvet uygulamamız gerekir.
 Kuvvetin etkisi olmadan bir cisim hareket etmez.Etki eden kuvvetin büyüklüğüne göre hızlı ya da yavaş hareket eder.Etki eden kuvvet büyük ise cisim hızlı,kuvvet az ise cisim yavaş hareket eder.
 6. Yer değiştirme ne demektir?
 Her hangi bir varlığın bir yerden başka bir yere gitmesi yani hareket ederek uzaklaşmasıdır.
  Devamını Oku »

SÖZCÜKTE ANLAM – 1

1. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi soyut değildir?

A) En başta umudu olmayan adam şiir yazamaz.

B) Edebiyat öncelikle büyük bir özveri gerektirir.

C) İnce bir ruh kadar bilgi de lazımdır yazar için.

D) Müzisyen için ses neyse ressam için de ışık odur.

E) Son yıllarda beni en çok korkutan film buydu.

Devamını Oku »

Tarih 10.Sınıf 1.Dönem 1.Yazılı Soruları

1-Osmanlıların özellikle Rumeli’de uyguladıkları iskan siyaseti hakkında bilgi veriniz.
2-Fatih Sultan Mehmet’in Avrupa Hıristiyan birliğini bozmak amacıyla yaptığı faaliyetleri yazınız.
3-Osmanlı Devleti ilk deniz donanmasını hangi beylik topraklarını ele geçirdikten sonra oluşturduğunu yazarak,
Osmanlı Devleti’nin Balkanlara ilk kez hangi hükümdarları zamanında adım attığını belirtiniz.
4-Cem Sultan olayının önemi nedir?Yazınız.
5-Tahtı oğluna bırakıp çekilen II.Murat’ın eski gücünü tekrar elde ettiği olay hangisidir?
Devamını Oku »

12.SINIF COĞRAFYA ETKİNLİKLERİ SAYFA 118-119 ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI

SORU-1-Türkiye’nin nüfus özelliklerinin bilinmesi neden önemlidir?

Ülkelerin gelecekleri ile planlama yapmaları noktasında en önemli etkenlerden biri nüfus özelliklerinin bilinmesidir.Türkiye gelecek dönemler ile ilgili güçlü bir devlet olmak için, mevcut varlığını ekonomik olarak devam ettirebilmesi için geleceğe yönelik yatırımlara ve planlamalara ihtiyaç duyar bu hesaplamaların amacına ulaşması başarılı sonuçlar vermesi mevcut nüfus özelliklerinin bilinmesiyle ve ona göre planlamalar yapılmasıyla mümkündür.

SORU-2-Türkiye’de uygulanan nüfus politikalarında zaman içerisinde neden değişikliğe gidilmiştir.

Ülkeler zaman içerisinde ekonomik ,sosyal,demografik olarak değişiklikler gösterebilir.Türkiye’de tarihsel serüveni içerisinde gelişmişlik seviyesinde, ekonomik ve sosyal yapısında hızlı bir gelişme sürecine girmiştir.Gelecek ile ilgili planlamalarında stratejileri ,elindeki kaynakları,ekonomik yapısındaki sektörlerin ağırlık dereceleri değişme gösterebilir.Bu etkileşim mevcut nüfus politikalarında değişiklik yapmasına sebep olmuştur.Bir dönem gelişmeye yönelik yatırımlar ve iş gücüne ihtiyaç artışı desteklerken günümüzdeki mevcut genç nüfus potansiyeli ve ülke şartları nüfusu kontrol altında tutmayı gerektirmektedir.

SORU-3-Türkiye’de nüfus artış hızının arttırılması için ne gibi uygulamalar yapılmıştır.

Sayfa 112 de nüfusu arttırmaya yönelik uygulamalar belirtilmiştir.

SORU-4-Türkiye’nin kalkınması için nüfus miktarı ve yapısı arasında nasıl bir ilişki vardır.

Aşırı nüfus ülke kaynaklarının önüne geçiyor mevcut ekonomik faaliyetlerden sanayileşmeden daha hızlı ilerliyor ise bir noktadan sonra artık o ülke için taşınması zor bir yük olarak karşısına çıkar.Bu noktada mevcut nüfusun miktarı ülkenin gelişmişlik seviyesine ,öz kaynaklarına ,sanayileşme hızının kaldırabileceği bir oranda olmalıdır.Aksi takdirde ülke aşırı işsizlik ve ekonomik sorunlar ve nüfusa yapılan yoğun harcamalarla güç kaybına uğrar.Nüfus yapısı olarak Türkiye’nin genç nüfus potansiyeli kalkınmaya yönelik bir avantajdır.Genç nüfus üretici,rekabeti seven değişik fikirler üretebilen ülkeyi gerektiği gibi değerlendirildiğinde iyi eğitildiğinde istihdam alanları sağlandığında

SORU-5-Nüfus artış hızını arttırmak için uygulanan politikaların dayanak noktaları nelerdir.

Nüfus artışının arttırmaya yönelik çalışmaların özünde ülke nüfusunun yaş ortalamasının artması yani nüfusun yaşlanmasıdır.Nüfusun yaşlanması bir süre sonra ülkede işgücü açığına yol açar.Yatırımları yeteri kadar destekleyecek genç nüfus oranı azalır.Ülke nüfusunun dinamizmini kaybetmesi nüfusun azalma yönünde eğilim göstermesi söylenebilir.

SORU-6-Nüfus planlamasının Türkiye için önemini belirtiniz.

Türkiye mevcut nüfus yapısı ile genç nüfus potansiyeli yüksek bir ülkedir.Eğer ki mevcut nüfus yapısı iyi bir şekilde değerlendirilmediği taktirde ülkemiz için ciddi bir yük oluşturur.Ülke koşulları düşünüldüğünde ülkemizin öz kaynakları ve ekonomik gücü doğrultusunda nüfus yapımıza yön vermemiz gerekmektedir.Nüfusun kontrol altına alınması ve mevcut nüfusa nitelik kazandırılması ülkemizin ön plana çıkarttığı nüfus politikasıdır.Ülkemizin şu anki ekonomik refahı ve bundan sonraki devamlılığı için nüfusu sürekli dinamik kılacak bir nüfus planlaması uygulanmalıdır.Aksi taktirde ya çok gençleşir ki bu durumda ülke kaynakları bu genç nüfusu karşılayamaz yada çok yaşlanır bu durumda gelecek için olumsuz veriler doğurur.Bu durumları yaşamamak için ülkemiz için nüfus planlaması çok önemlidir.

SORU-7-Nüfus politikaları uygulanırken nelere dikkat edilmelidir.

Ülkeler nüfusu politikası uygulaması yaparken mevcut ekonomik durumlarını,öz kaynaklarını,nüfusun yaş yapısını yani demografik ve ekonomik özelliklerini çok iyi analiz etmelidirler.Elde edilen tespitler doğrultusunda planlama çalışmalarına yön verilmelidir.

SORU-8-Nüfusun şehirlerde toplanmasının ve kadınların iş hayatına girmesinin nüfusun yapısı üzerinde nasıl bir etkisi olmuştur.

Nüfusun şehirlerde toplanması insanların kırsal kesimdeki yaşantısından farklı düşüncelere sahip olması noktasında insanları yönlendirir.Kırsal kesimin değişmez kriterleri şehirsel yaşamda yavaş yavaş etkisini kaybeder.Aile bağları ve aileye bakış açısı değişir.Daha bireysel bir yaşam ön plana çıkar .Ekonomik sıkıntılar daha bir ön plandadır.Yada insanlar kendilerini yetiştirmiş daha iyi bir eğitime sahip olmuştur.Bütün bunları birleştirirsek nüfus yapısında bir yaşlanma doğumların azalmasını gözlemleyebiliriz.

Kadınların iş hayatına girmesi beraberinde sorumluluklarını ve hayata katılış etkisini de etkiler. Aile içerisinde söz sahibi olur kendi bağımsızlığı ön plana çıkabilir.Kırsal kesimden gelen ataerkil yaklaşımlara karşı karşı koyma direnci ortaya çıkar.Çocuk yapmak istemeyebilir yada erteleyebilir yada sayı bakımından az çocuk yapar.Kariyer kadın için ön plana çıkabilir.Bu özellikleri birleştirirsek sonuç olarak nüfus yapısında doğumların azalmasına nüfusun yaşlanmasına etkide bulunur.

SORU-9-Türkiye’nin ekonomik sosyal ve kültürel alanlarda yatırımlar yapmasında nüfusun hangi özellikleri ne gibi önem taşır.

Türkiye nüfusunun genç yapıda olması çok önemlidir.Çünkü yapılacak bu yatırımları destekleyecek işgücüne ihtiyaç vardır.Nüfus yapısı yaşlı olması özellikle gelişmiş ülkelerde ciddi işgücü sıkıntıları oluşturur.Ülkemiz nüfus yapısı bu tür yatırımları fazlasıyla kaldırabilecek bir yapıdadır.Yine bu yatırımların desteklenmesinde nitelikli nüfus yapısı çok önemlidir.Genç nüfusu üretkendir yaratıcıdır mücadeleyi sever kolay pes etmez yeni yatırımlara karşı cesaretlidir.

SORU-10-Türkiye’nin demografik yapısı ile kalkınma planlarının hazırlanmasında nasıl bir ilişki vardır.

Türkiye’nin nüfus yapısı kalkınma planların hazırlanmasında belirleyici bir etkendir.Ülkemiz nüfus özelliklerine göre kalkınmaya yönelik projeler belirlenir.Mevcut nüfus yapımızın ihtiyaçlarını giderici sosyal ekonomik politikalar uygulanır.

AŞAĞIDAKİ ÇOKTAN SEÇMELİ SORULARI CEVAPLANDIRINIZ.

1-C Şehirlere göçün teşviki

2-D Aile planlamaları

3-E Ülkemizde 2. dünya savaşına girmemesine rağmen erkek nüfusun silah altına alınması

4-D Çalışabilir nüfus oranının azalması demek aktif nüfus oranının (Piramitin orta kesiminin) azalması demektir bu durumda tabanın genişlemesi yani genç nüfusun artması demektir.

5-D Kadınların çalışan nüfus içindeki payını ve köyden kente göç oranını tespit edemeyiz.

6-B Yalnız II

7-C Nüfus artış hızının ekonomik kalkınmayı olumsuz yönde etkilemesini önlemek

8-E Ekonomik ,sosyal ve kültürel yatırımların nasıl olacağını tespit etmek.da olumlu bir özellik değildir.(Okul, Hastane gibi)

9-C Demografik yatırımların artması devletin nüfus için yoğun yatırımlar yapması çok

da avantajlı bir durum değildir

 

Kaynak: cografyalise.blogcu.com


Bedava İlan Verme