Ders Anlatım Eğitim Blogu,Öss,Sbs,Dersler

fizik, kimya, biyoloji, ingilizce, öss, sbs, öğretmenler

* Aruz ölçüsü bırakılmıştır. Serbest ölçü ve hece ölçüsü kullanılmıştır.
* Dilde sadeleşme hareketi başarıya ulaşmış ve İstanbul Türkçesi esas alınmaya başlanmıştır.
* Edebiyatımız İstanbul aydınlarının tekelinden kurtulmaya başlanmıştır. Anadolu’dan aydın yetişmeye başlamıştır.
* Romanda ve hikâyede halk gerçekleri tamamen yerleşmiştir.
* Uluslar arası düzeyde sanatçı yetişmiştir.
* Tiyatro ve deneme alanında büyük gelişmeler gösterilmiştir.
* Bu dönemden itibaren farklı edebi topluluklar ortaya çıkmaya başlamıştır.

BEŞ HECECİLER
* Hecenin beş şairi adıyla da anılan bu sanatçılar milli edebiyat akımından etkilenmiş ve şiirlerinde hece veznini kullanmışlardır.
* Şiirde sade ve özentisiz olmayı ve süsten uzak olmayı tercih etmişlerdir.
* Beş hececiler şiire birinci dünya savaşı ve milli mücadele döneminde başlamışlardır.
* Beş hececiler ilk şiirlerinde aruz veznini kullanmışlar daha sonra heceye geçmişlerdir.
* Şiirde memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlıklar ve yiğitlik gibi temaları işlemişlerdir.
* Hece vezni ile serbest müstezat yazmayı da denediler.
* Mısra kümelerinde dörtlük esasına bağlı kalmadılar yeni yeni biçimler aradılar.
* Nesir cümlesini şiire aktardılar ve düzyazıdaki söz dizimini şiirlerde de görülmesi beş hececiler de çok rastlanan bir özelliktir.
* Beş hececiler şu sanatçılardan oluşmuştur:
Faruk Nafiz Çamlıbel, Yusuf Ziya Ortaç, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Orhon

YEDİ MEŞALECİLER
* 1928’de kurulmuştur.
* Heceyi geliştirmek amacıyla ortaya çıkmıştır.
* “Canlılık, samimiyet ve daima yenilik” sloganıyla hareket etmişlerdir.
* Varlaine, Mallerma gibi Fransız şairleri örnek almışlardır.
* Anadolu’yu yurtseverlik anlayışıyla anlatmayı düşünmüşlerdir; ancak pek başarılı olamamışlardır.
* Bunlar: Sabri Esat Siyavuşgil, Ziya Osman Saba, Yaşar Nabi Nayır, Muammer Lütfi, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret, Kenan Hulusi Koray.

GARİPÇİLER ( I. YENİCİLER )
* Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının belki de bütün Türk edebiyatının en farklı gurubu olarak edebiyat tarihinde yer almışlardır.
* 1940 yılına kadar gelen bütün şiir anlayışına karşı çıkan Orhan Veli, Oktay Rıfat Horozcu, Melih Cevdet Anday ortaklaşa “Garip” dergisini çıkarıp bu akımı başlatmışlardır.
* Şiirde ölçü ve kafiye gereksizdir.
* Şiir fikirleri aşılamak işin kullanılmamalı.
* Şiirde anlam düz verilmeli.
* Her konu şiire girebilmeli
* Her insan şiirin konusu olabilmeli.
* Şiirde söz ustalığı, laf cambazlığına gerek yoktur.
* Şiirde önemli olan bütün güzelliğidir.

Ayrıca bkz. Garip Akımı hakında detaylı bilgi için tıklayınız.
MAVİCİLER
* Atilla İlhan’ın 1952-1956 yıllarında çıkardığı derginin adı olan “MAVİ” nin etrafında toplanan Orhan Duru, Ferit Edgü gibi sanatçıları oluşturduğu guruptur.Bu sanatçılar, Garip Akımı’na ve Orhan Veli’ye karşı çıkmış, şairane bir sanat anlayışının temsilcisi olmuşlar.

*Daha sonra mavi dergisi Özdemir Nutku’nun yönetimine geçti ve Atilla İlhan’ın savunduğu toplumsal geçekçiliğin (sosyal realizm) sözcüsü oldu.Dergi Nisan 1956’da çıkan 36. sayıdan sonra (son mavi) kapatıldı.

* Garip akımına tepki olarak çıkmıştır.

* Şiirin basit olamayacağını zengin benzetmeli, içli, derin olması gerektiğini savunmuşlardır.

Ayrıca bkz.>>> Mavi Hareketi

İKİNCİ YENİCİLER
* 1950’lerde “Garip” akımına tepki olarak çıkmıştır.
* Şiirin düşürüldüğü basitliğe son vermek amacıyla ortaya çıkmıştır.
* Cemal Süreyya, İlhan Berk, Edip Cansever, Turgut Uyar, Ece Ayhan, Ülkü Tamer,Sezai Karakoç bu akımın öncüleridir.
* Sözcüklerin anlamı değil söylenişi önemlidir.
* Her şey insanla başlar insanla biter.
* Şiirin kendine göre bir dili olmalı.
* Şiir diğer edebi türlerden kesin çizgilerle ayrılmalı.
* Önemli olan kelimelerin anlamları değil, şairin ona yüklediği anlamlardır.

Taşkömürü: Taşkömürü bitkilerin jeolojik dönemler boyunca dönüşüme uğraması sonucu oluşmuş , yüksek ısı gücü olan bir enerji kaynağıdır. Kalori değeri yüksektir. Bu enerji kaynağı elektrik santrallerinde ,sanayide ve kok kömürü yapımında kullanılır. 1.jeolojik zamanda oluşan taşkömürü Karadeniz Ereğlisinden başlar ve doğuya doğru Zonguldak , Amasra, Söğütözü�ne kadar devam eder. Yapılan üretim ihtiyacımızı karşılayamadığı için yurt dışından taşkömürü satın alınmaktadır. Demir çelik ve Kimya sanayisinde kullanılır.

Linyit: Linyit kömürleşme sürecinin ilk ürünlerindendir. II. jeolojik zamanda oluşan linyit oluşum yaşı bakımından taşkömüründen daha gençtir. Bu nedenle kalorisi taşkömüründen daha düşüktür. Linyit yatakları yüzeye daha yakın olduğu için kolayca işlenebilmektedir.Türkiye III. jeolojik zamanda oluşan bir ülke olduğu için hemen her bölgede linyit yatakları bulunmaktadır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışında bütün bölgelerimizin çıkarılır. En kaliteli linyitler Ege Bölgesinde, en fazla rezerv ise Afşin Elbistanda yer alır.

Genellikle çıkarıldığı alanlardaki sanayi tesislerinde ve evlerde tüketilir. Önemli linyit yatakları , Beypazarı (Ankara) , Çan (Çanakkale), Orta (Çankırı) , Seyitömer , Tunçbilek (Kütahya) , Soma (Manisa) , Elbistan (Kahramanmaraş), Yatağan (Muğla) Aşkale (Erzurum) , Şırnak, Kangal (Sivas)

Linyit yatakları Afşin, Elbistan (K. Maraş), Tavşanlı, Seyitömer (Kütahya), Soma (Manisa), Yatağan (Muğla), Saray (Tekirdağ), Aşkale (Erzurum), Aydın, Amasya ve Yozgat çevresinde bulunmaktadır.

Linyitten elektrik enerjisi elde eden termik santrallerimiz, Soma, Tunçbilek, Seyitömer, Afşin – Elbistan, Yatağan ve Orhaneli termik santralleridir.

Petrol: Çağımızın önemli enerji kaynaklarından biridir.Ham olarak çıkarılan petrol rafinerilerde işlendikten sonra benzin,motorin ve gazyağı haline gelmektedir.Türkiye petrol açısından zengin bir ülke değildir. Belli başlı petrol yatakları Güneydoğu Anadolu Bölgesindedir. Yatakların en yoğun olduğu yerler Batman , Siirt ve Diyarbakırdır. Ülkemizdeki petrol yatakları derinlerde yer aldığı için işletilmesi zordur. Ülkemizdeki petrol üretimi tüketiminin 1/7sini karşılayabilmektedir.

Petrol işleme tesislerimiz :

– İzmirde Aliağa Rafinerisi

– İzmitte İpraş Rafinerisi

– Mersinde Ataş Rafinerisi

– Batmanda Batman Rafinerisi

– Kırıkkalede Orta Anadolu Rafinerisi

Petrol yataklarımızın % 98’i G. Doğu Anadolu Bölgesinde bulunur. Petrol, Raman, Garzan, Kurtalan, Adıyaman ve Mardin çevresinde çıkarılmaktadır.

Ülkemizde çıkarılan ve ithal edilen petrol, Orta Anadolu (Kırıkkale), Aliağa (İzmir), Ataş (Mersin), İpraş (İzmit) ve Batman rafinerilerinde işlenmektedir.

Doğal gaz: Ülkemiz, doğal gaz yatakları bakımından zengin değildir. Şu anda sadece Trakyada Hamitabat ve Güneydoğu Anadoluda Mardin – Çamurlu sahasında üretim (bilgi yelpazesi) yapılmaktadır. Hamitabattan çıkarılan doğal gazdan aynı yerde elektrik enerjisi üretilir. Doğalgaz ihtiyacımızın önemli bir kısmı, Rusya Federasyonu ve Cezayirden ithal edilmektedir.

Su Gücü (Hidroelektrik enerjisi): Barajlardaki suyun, elektrik üreten santralleri çalıştırması ile oluşan enerjiye hidroelektrik enerjisi denir.

Türkiyede elektrik ihtiyacının % 40 lık kısmı hidroelektrik santrallerden elde edilmektedir. Keban, Karakaya, Atatürk, Hirfanlı, Seyhan, Kemer ve Demirköprü gibi birçok baraj elektrik ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Dışarıya akıntısı olan bazı göllerimiz, tabii baraj özelliğindedir. Bunlardan elektrik üretilir. Başlıcaları, Hazar, Çıldır, Tortum ve Kovada gölleridir.

Rüzgâr Gücü: Ülkemizde eskiden yel değirmenlerinde ve yelkenli gemilerde kullanılmıştır. Fakat elektrik ve petrol enerjisinin devreye girmesiyle kullanım alanı çok azalmıştır.

Jeotermal Enerji: Jeotermal enerji, yer altındaki sıcak sulardan ya da su buharından elde edilir. Türkiye yakın bir jeolojik devirde oluştuğundan ve genç kıvrım dağları kuşağında bulunduğundan dolayı, fay hatları ve fay kaynakları oldukça yaygındır. Özellikle Ege Bölgesindeki Germencik (Aydın), Balçova (İzmir), Sandıklı (Afyon) ve Sarayköy (Denizli) civarında sıcak su kaynakları bulunmaktadır. Şu anda sadece Sarayköy (Denizli) de elektrik enerjisi üreten jeotermal santral bulunmaktadır.

Radyoaktif Mineraller: Radyoaktif mineraller, nükleer enerji üretiminde kullanılır. Uranyum ve toryum gibi radyoaktif maddelerin parçalanmasıyla enerji elde edilir.

Ülkemizde Aydın, Uşak, Manisa, Çanakkale ve Yozgat yörelerinde uranyum, Eskişehir çevresinde toryum yatakları tespit edilmiştir. Fakat, şu anda, ülkemizde radyoaktif maddelerden nükleer enerji üretimi yapılmamaktadır.

Güneş Enerjisi: Türkiye ve özellikle güney bölgelerimiz, Güneş enerjisinden iyi yararlanabilecek bir konuma sahiptir. Bu enerjiden, en çok su ısıtmada faydalanılır. Ayrıca, sera ısıtmasında, su pompası çalıştırılmasında, bazı elektronik aletlerin çalıştırılmasında, vs. Güneş enerjisi kullanılmaktadır.

Organik bileşikler, genellikle canlıların yapısında bulunan ve hepsi mutlaka karbon atomu taşıyan moleküller. Organik moleküllere örnek olarak proteinleri, karbonhidratları, lipidleri ve nükleik asitleri verebiliriz. Ancak, burada bir yanılgıya düşmeyelim, karbon içeren her bileşik organik olmak zorunda değil. Örneğin, yapısında karbon içeren karbonat, bir inorganik molekül.

İnorganik bileşikler ise, sıklıkla karbon taşımayan moleküller. Bunlara örnek olarak da, anyonlar veya katyonlar olarak sınıflandırılan çeşitli iyonik bileşikler ile kovalent bileşikleri verebiliriz.

Bir de, “anorganik bileşikler” var. Bu bileşikler de, canlı organizmaların yapısında bulunan ama karbon atomu taşımayabilen moleküller. Organik moleküllerden farklı olarak karbonat ile de bileşikler meydana getirebiliyorlar. İnorganik moleküllerse karbonat ile bileşikler yapamıyorlar. Anorganik moleküllere örnekler de su, çeşitli asit ve bazlar ile tuzlar.

İnsan vücudunun işlevleri, sıklıkla organik ve anorganik bileşiklere gereksinim duyuyor. İnorganik bileşikleriyse, sentezlemek yerine dışarıdan besinlerle almayı yeğliyoruz. Çoğu kaynakta inorganik bileşik olarak sınıflandırıldığını görebileceğiniz su (H2O), vücutta sentezlenebilen, ya da tepkimelerin yan ürünü olarak ortaya çıkan bir bileşik. Herhangi bir maddenin insan vücudunda (ya da başka bir ortamda) sentezlenememesi, sentez tepkimesi için gereken enzim, katalizör ya da benzeri koşulların bulunmamasından kaynaklanır. Organik moleküllerin senteziyse, oldukça ayrıntılı ve çok uzun bir konu. Her organik molekül, uygun bileşenlerin ve enzimlerin varlığında, farklı şekillerde sentezlenir.

GEZİLERLE İLGİLİ; YÖNETMELİK GEREĞİ DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR VE HAZIRLANMASI GEREKLİ BELGELER

1-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği 21.Madde’de belirtilen hususlara dikkat edilmesi,

2-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği, Okul gezileri çerçeve sözleşmesinin 14.maddesindeki sözleşme eklerinin düzenlenmesi

3-İl sınırları dışına yapılacak gezilerle ilgili onay Kaymakamlık Makamından, İl içinde yapılacak gezilerle ilgili onay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden, Belediye sınırları içinde yapılacak geziler Okul Müdürlüğünün onayı ile yapılacaktır.

4-Gezilerle ilgili belgeler Müdürlüğümüze en geç 10 gün önceden gönderilecektir.

–Gezilerle ilgili yönetmelik ve Genelge’ler–

a-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği (13.1.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi Gazete) ek ve değişiklikler:(12.8.2005 tarih ve 25904 sayılı Resmi Gazete) – (25.8.2005 tarih ve 25917 sayılı Resmi Gazete) –( 02.3.2008 tarih ve 26804 sayılı Resmi Gazete)

b-Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 21.05.2007 tarih ve 2007/46 sayılı genelgesi

c-Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 18.01.2008 tarih ve 2008/03 sayılı genelgesi

–Gezi dosyasında bulunması gerekli belgeler;(Okul Gezileri çerçeve sözleşmesi(ek-12)’de belirtilen ekler–

a-İşletme Belgesi
b-Görevlendirilmesi halinde tur rehberinin kimlik kartı
c-Sürücü Belgesi ve mesleki Yeterlilik belgesi(SRC 2)
d-100 km.ye kadar olan gezilerde “Y” yetki belgesi
e-100 km.nin üzerinde olan gezilerde “D2” yetki belgesi
f-Araçların “Zorunlu Mali Sorumluluk(trafik) sigorta poliçesi, “Karayolu Yolcu
g-Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi”, “Karayolu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi”
h-Araç, yüklenici tarafından kiralanmış ise yüklenici tarafından onaylanmış sözleşme sureti
ı-Gezi Planı ve T.C.Kimlik numaralarının da yazıldığı geziye katılacak öğrenci, öğretmen ve idareci isim listesi

–Diğer Belgeler–

a-Konaklanacak yer ile ilgili rezervasyon belgesi
b-Araç oturma planı
c-Gezi, tanıtım ve turizm kulübü çalışma planı
d-Araç Uygunluk Tespit Belgesi
e-Üst Yazı Örneği(İl İçi)(Yazınız örneğe uygun olmalıdır)
f-Üst Yazı Örneği (İl Dışı)(Yazınız örneğe uygun olmalıdır)

 Okul Gezileri İçin Düzenlenecek Belgeler ve İlgili Yönetmelik ve Genelgeler

Forrest Carter / Amerikan Edebiyatı / Roman / Say Yayınları

Sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti Kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem bir kitap… Egemenlik ve güç tutkusu peşinde koşan Beyaz Adam’ın acımasızca yok ettiği Çeroki’lere ithaf edilen bu kitap, insanı umursayan, acılarını paylaşan, Devamını Oku »

9.sınıf edebiyat sayfa 80-81-82-83-84-85-86-87 cevapları

sayfa 84:
ölçme ve değerlendirme:
1-D,Y
2-uygunluk(tenasüp)
3-C
4-D
5-hüsn-ü tahlil sanatı ile açık istiare vardır.
sayfa 86:
2.ünite ölçme değerlendirme:
1-Y,D
2-didaktik
3-modern şiir
4-D
5-telmih
6-E
7-D
8-E
9-E
10-A
sayfa 87:bulmaca:
1-zihniyet
2-yöntem
3-türkü
4-manzume
5-didaktik
6-koşma
7-kafiye
8-ahenk
9-aruz
10-beyit
11-aliterasyon
12-epik

sayfa 80;1.sorusu;dıdaktık bıır sıırdır.
7 lık hece olcusuyle yazılmısıtr.
3.soru;1.konuda;
kendı ıcınden ne hıssederse onu yaptıgını soyluyor.
2.konuda
evlerın bınaların olusaumunu bınaların ve evlerın yok olusmunu anlatıyor.
3.konuda;
velvelerın oldugu gun tukenmesını(bıtmesını)soyluyor.
81.9.soru;;

tezat sanatı:zıt kavramlarınnın bır arada kullanılması cennet =cehennem gıbı
tesbıh sanatı;benzeyen benzetme sanatı edatlı sanat tek unsuru ıstıare

sayfa 82;1.soru;;
nazım bırımı beyıttır.
kafıye kullanılmıstır.
hece olcusu vardır.
mubalaga sanatı kullanılmısıttr.
3.soru::
camı avlusundan bahsedıyor. bu camınınde eskı oldugunu soyluyor..

sayfa 83;;1.soru;nazım seklı 2 lı dızelerden olusmustur.
hece olcusu yoktur.
kafıye duzenlı degıldır.
duygusal lırık bır sıırdır.
3.soru;;
benzetme
4.soru;;
sevgılıye duyulan özlem onu hatırlamak.sevgıluye dyulan ozlem var.saırın sevdıgıne olan özlemm
6.soru;;
hasret konus vardır.ışık=somuttur.
7.soru;;kısılestırme sanataı kullanıolmısıtç
8.soru;;ask ve hasret bakımından lırık bır sıır.

olcme degerlendırme;;1.soru;;
D Y
2.soru,;kısılestırme yanı teshıs sanatı nvardır.
3.soru;;E
4.soru;,D

ELEKTRİK MOTORUNUN ÇALIŞMA PRENSİBİNİN İNCELENMESİ

DENEYİN AMACI: Elektrik motorunun çalışmasını kavramak.
HAZIRLIK SORULARI:
1-Bir jeneratörün yapısını ve çalışmasını araştırınız.
2-Bir elektrik motorunda manyetik alan kuvvet yönü hangi etkenlere bağlı olarak değişir? Araştırınız.

KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER:
1.elektrik motor modeli
2.çubuk mıknatıs
3.bağlantı kablosu
4.basit anahtar
5.güç kaynağı

DENEY DÜZENEĞİ:

DENEYİN YAPILIŞI:
1-Şekildeki düzeneği hazırlayınız.
2-Elektrik motoru statörünün kolları üzerine çubuk mıknatısı koyunuz.
3-Parçalı bilezik tarafından 6 voltluk bir gerilim uygulayarak motorun dönmesini gözleyiniz.
4-Akım yönünü ve mıknatısın kutuplarını değiştirerek dönme yönün gözleyiniz.

DENEYİN SONUCU:
Mıknatısın kutupları arasında akım geçen tele etki eden kuvvetten yararlanılarak elektrik motorları yapılmıştır.
Elektrik motorları elektrik enerjisini hareket enerjisine çeviren araçlardır.

TEORİK BİLGİ:
Elektrik motoru bir mıknatıs, bu mıknatıs içinde eksen etrafında dönebilen sargılar ile uçlarının bağlı olduğu bileziklerden ve bu bileziklerin temas halinde bulunduğu fırçalar ve üreteçten oluşmuştur.
Mıknatıs kutupları arasında yer alan sargıların bulunduğu çerçevenin dönmesinin nedeni, sargılardan akım geçince sargıların mıknatıslanmasıdır. Sargıların N kutbu ile mıknatısın S kutbu aynı hizaya gelinceye kadar döner. Bu noktada akımın girdiği bilezik değişir. Akım ters yönden sargılara girer. Böylece sargıların kutupları değişir. Aynı isimli kutuplar (mıknatıs ve bobin kutupları) tekrar karşı karşıya gelerek itme kuvvetiyle çerçeveye döner.

alıntıdır.

6.SINIF TÜRKÇE SORULARI

1. “Yeşil yeşil pencerelerden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına,
Gözlerimde bulut saçlarımda çiğ.”
Yukarıdaki dizelerde aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?
A) Kaynaşma B) Ulama C) Ünsüz yumuşaması D) Ünsüz benzeşmesi

2. Aşağıdaki sözcük çiftleri arasında bir anlam ilişkisi vardır. Buna göre hangisi diğerlerinden farklıdır?
A) Çalışkan – Tembel C) Savurgan – Tutumlu
B) Vasıta – Araç D) Sert – Yumuşak

3. “ ile ” kelimesi aşağıdakilerin hangisinde bağlaç olarak kullanılmıştır?
A) Bu adamla yolculuk yapılmaz. C-) Benimle uğraşmanın yanlış olduğunu öğren.
B) Seninle ben çok iyi anlaşıyoruz. D) İnsanlarla geçinmenin yollarını araştır.

4. “ Ben sana mecburum bilemezsin. ” dizesindeki fiil olan sözcük için aşağıdaki yargıların hangisi doğrudur?
A) haber kipi – geniş zaman – olumsuz – II. tekil kişi
B) haber kipi – gelecek zaman – olumsuz – III. tekil kişi
C) dilek kipi – istek – olumsuz – II. tekil kişi
D) haber kipi – geniş zaman – olumsuz – I. tekil kişi

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ilgi zamiri vardır?
A) Kitaptaki soruları çözüp bitirdin mi?
B) Bilmelisin ki bu böyle sürmez.
C) Benim biletim çantamda kalmış, seninki nerede?
D) Caddedeki çukurlar görünümü bozuyor.

6. “ – yor ” eki büyük ve küçük ünlü uyumuna aykırı bir ektir. Bu ekten önceki geniş – düz ( a – e ) ünlüler daralarak ( ı – i ) olur.
Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi bu kuralın dışında kalır?
A) Akasyalar eliyor günü suyun yüzüne. C) Nasıl bakıyor dersiniz bize yıldızlar.
B) Bilmiyor günün değerini insanoğlu. D) Patlıyor insanın sabrı amaçsız yaşamda
Devamını Oku »

 

http://img441.imageshack.us/img441/9838/oteleme2.jpg

Öteleme

Bir nesnenin bir yerden başka bir yere belirli bir doğrultu ve yönde (sağ, sol, yukarı, aşağı) yaptığı kayma hareketi ötelemedir. Öteleme hareketi sonunda nesnenin geldiği yer, görüntüsüdür.
Ötelemede şeklin duruşu, biçimi ve boyutları aynı kalır.
Örneğin şeklimiz 3 birim yukarı, 4 birim sağa kaydırılacak ama yönü değişmeyecek sadece yer değiştirmiş olacak.

Süsleme

Bir düzlemin boşluk kalmadan ve şekiller üst üste gelmeden örüntü oluşturacak şekilde döşenmesidir.
Süsleme yapılırken düzgün olan ya da düzgün olmayan çokgenler kullanılabilir. Çokgenler arasında boşluk kalmamalıdır. Üçgenle, kareyle, dikdörtgenle, düzgün altıgenle, düzgün sekizgenle süsleme yapılabilir. Ama beşgenle yapılamaz çünkü arada boşluklar kalır. Şekiller öteleme hareketi ile döşenirse ötelemeli süsleme yapılmış olunur.
Örneğin okuldaki fayansların dizilişi, halı desenleri.
Süsleme yapılabilmesi için, her bir köşede oluşan açıların ölçülerinin toplamı 360 derece olmalıdır.

Süslemenin Kodu: Bir süslemede, her köşedeki düzgün çokgensel bölgelerin kenar sayıları süslemenin kodunu verir. Burada verilen süslemeli şeklin ortadaki köşelerinden birini belirleriz ve bu köşe etrafında oluşan şekillerin kenar sayısı ve kaç tane olduğuna göre kod yazarız.
Karelerden oluşan bir süslemede kod 4,4,4,4 (burada köşe etrafında 4 kenarlı 4 tane kare var)
Eşkenar üçgenlerden oluşan bir süslemede kod
3,3,3,3,3,3 (burada köşe etrafında 3 kenarlı 6 tane üçgen var)
Düzgün altıgenlerden oluşan bir süslemede kod
6,6,6 (burada köşe etrafında 6 kenarlı 3 tane altıgen var)

Örüntü: Farklı şekillerin biraraya gelerek oluşturdukları yeni şekildir.

CÜMLENİN ÖĞELERİ İLE İLGİLİ TEST SORULAR (1)

1. Aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı özne de yüklem de değildir?

a) – Hangisi daha çok çalışıyor?

– Şu

b) – Soruları çözdün mü?

– Çözdüm.

c) – Telefondaki kimdi?

– Babam

d) – Bunları kime anlattın?

– Kimseye.

e) – Arabanın içinde ne vardı?

– Kutu.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, yanıt cümlesi ötekilerden farklı bir öğedir?

a) – Kitapçıdan ne aldın?

– Kitap.

b) – Sınıfta bulduğun neydi?

– Ali’nin kalemi.

c) – Hangi kitapları okurdu?

– Macera romanlarını.

d) – Ne tür şiirleri seversin?

Devamını Oku »

FİİLİMSİLER – EYLEMSİLER İLE İLGİLİ TEST SORULARI (1)

1. Gözlerimiz giderek yalnızlaşıyor

Fermanlı bir deliliğe karışır gibi

Gözlerimiz yıldızlara hücum ediyor

Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?

a) Bağ – fiil

b) Kurallı bileşik eylem

c) Türemiş eylem

d) Yardımcı bileşik eylem

e) Çekimli birden çok eylem

2. Aşağıdaki dizelerin hangisinde sıfat – fiil kullanılmamıştır?

a) Gündüzün geceyle buluşan noktasında

Yaklaşıyor musikisi eteklerinin

b) Ey pembe akşamların kara sevdalıları

Güzelliklerine doyulmamış zamanlar

c) Bir bahar sabahının karanlığında ussuz

Gökte diz çökmüş, iki titrek ışıklı yıldız

d) Besteler, kıllarım vatan ırmaklarından

Sazlara sinmiş bir şarkıdır belki dönüşün

e) Gözlerin kararan yollarda üzgün

Ve bir zambak kadar beyazdır yüzün

3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde fiilimsi kullanılmamıştır?

a) Yolunu şaşırmış meltemlerle gelen

Bir eski şarkı dolanır kıyılarımda

b) Sararmış dağ çiçeklerine ve hatıralara

Devamını Oku »

Kuvvet ve Hareket:

Sürat:

Hareket eden tüm cisimler yer değiştirir. Fakat hareketlinin sürati aynı değildir. Okulumuzun bahçesinde 2 nokta belirleyelim. Metre yardımıyla bu mesafeyi ölçelim. Bu noktadan birisinden diğerine önce sabit adımlarla koşalım. Ve yine koşma süresince geçen süreyi ölçelim. Daha sonrada sabit tempoyla koşalım. Ve yine koşma süresince geçen süreyi ölçelim. İkinci durumda iki nokta arasındaki mesafeyi daha çabuk alırız. Çünkü;koşarken ki süratimiz,yürürkenki süratimizden daha büyüktür.
Yine bir yere otomobille daha çabuk gideriz. Çünkü otomobilin sürati yürüyerek veya koşarak hareket eden bir kişinin süratinden daha fazladır. Bir hareketli süratini ne kadar artırırsa gideceği yere daha çabuk ve daha kısa sürede ulaşacaktır. İki otomobilden biri Ankara dan Antalya ya 8 saatte,diğeri 10 saatte gidiyor. Buna göre 8 saatte giden otomobilin sürati,10 saatte gidenin süratinden daha büyüktür. Verdiğimiz bu örneklerden alınan yol,geçen zaman ve sürat arasında bir ilişki olduğunu anlıyoruz.
Yol ve yolun alınması için geçen zaman birlikte düşünüldüğünde
Sürat kavramı ortaya çıkar. Bir hareketlinin yer değiştirmesi belli bir süre içinde olur. Hareketlinin birim zamanda aldığı yola sürat denir. Buna göre sürati;

Sürat=Alınan Yol/Geçen Zaman
Olarak ifade edebiliriz.
Devamını Oku »

S- 1) Çoğalma nedir?

S- 2) Canlıların ortak özellikleri nelerdir?

S- 3) Çoğalmada, amaç nedir?

S- 4) Eşeysiz çoğalma neye denir?

S- 5) Eşeysiz çoğalma kaç çeşittir?

S- 6) Bölünme hangi canlılarda görülür? Nasıl gerçekleşir?

S- 7) Tomurcuklanma hangi canlılarda görülür? Nasıl gerçekleşir?

S- 8) Spor nedir?

S- 9) Sporlanma hangi canlılarda görülür?

S-10) Bakterilerde sporlanma neyi sağlar?

S-11) Rejenerasyon ( yenilenme ) neye denir?

S-12) Aşağıdaki canlılarda rejenerasyon olayını örnekle açıklayınız.
Devamını Oku »

Saf Madde ve Karışım Nedir?

Su ve şeker saf maddedir. Limonata, tuzlu su, şekerli su ve ayran ise karışımdır. Limonata karışımdır; çünkü içinde şeker, su ve limon suyu vardır. Su saf maddedir. Çünkü içinde kendisinden başka bir madde yoktur. Limonata örneğinde olduğu gibi iki ya da daha fazla maddenin özelliklerini kaybetmeden bir arada bulunmaları ile oluşan maddeye karışım denir.
Karışımlar kendilerini oluşturan maddenin özelliğini taşır. Karışımı oluşturan maddelerin miktarı her oranda olur. Örneğin ayran, yoğurt ve sudan meydana gelen bir karışımdır. Bir ölçü yoğurdun içine istersek iki, istersek üç ölçü su koyabiliriz.

KİTAP

Kitap bize bilmediklerimizi öğretir. Görmediğimiz yerleri tanıtır. Kitap okunduğu zaman göze, dinlendiği zaman kulağa seslenir. Kitaplar zamanımızı değerlendiren birer sevgili arkadaştır. Kitaplarla arkadaşlık küçük yaşta başlarsa bu güzel alışkanlık büyüyünce de sürer gider. Kitaplar doğruyu, güzeli, iyiyi, yararlıyı bulmamıza yardım eder. Kitaplar yaşamı sevdirir. Dünyayı güzelleştirir.
Devamını Oku »


Bedava İlan Verme