Ders Anlatım Eğitim Blogu,Öss,Sbs,Dersler

fizik, kimya, biyoloji, ingilizce, öss, sbs, öğretmenler

Garip Hareketi’nin etkisinin sürdüğü yıllarda şiiri onlar kadar bayağılaştırmak istemeyen, her biri kendine özgü şiir tarzını oluşturmuş aşağıdaki şairler şiirdeki lirizmi kaybetmeden yeniliği sürdürmüşlerdir.

1. ATTİLA İLHAN (1925 -2005)

Günümüz şairlerinden olan Attila İlhan yüksek öğrenimini yarıda bırak­mış, bir süre gazetecilik yapmış, yazarlıkta karar kılmıştır. Adını 1946 CHP şiir ya­rışmasında ikinci olan “Cebbaroğlu Mehemmed” duyurmuştur. Şiir, roman, eleştiri alanında eserler vermiş­tir.

Şiirlerinde romantik bir duyarlıkla toplumsal gerçekçilik açısından çağımıza, yaşadığımız günlere bakar. İnançlarında ayak direyen, sert çıkışlar yapan, gerçeklerden çok anılara sığınan bir karakter yapısı vardır. “Serüven tutkunu” bir şair olan Attila İlhan en çok aşk, intihar, içki, ölüm, kav­ga, kahramanlık… temalarını işler. 1952’de çıkan Mavi dergisiyle birlikte Türk şiirinde yeni bir eğilim ortaya çıktı. Attilâ İlhan, yazılarıyla bu eğilimi metot hareketine dönüştürmeye çalıştı. Mavi, hürriyet ve barışı temsil eden bir renktir. En büyük tepkisi de Garipçiler’edir.

Şiirlerinde Divan şiirinin biçim özelliklerin­den, imgelerinden de yararlanır. Canlı konuşma diline, argoya, halk deyimle­rine geniş ölçüde yer vermiştir.

Eserleri:

Duvar (şiir) Sisler Bulvarı (şiir) Yağmur Kaçağı (şiir) Ben Sana Mecburum (şiir) Bela Çiçeği (şiir) Vaşak Sevişmek (şiir), Elde Var Hüzün (şiir,

Sokaktaki Adam (roman), Zenciler Birbirine Benzemez (roman), Kurtlar Sofrası (roman), Bıçağın Ucu (roman), Sırtlan Payı (roman, Fena Halde Leman (roman, Dersaadet’te Sabah Ezanları (roman)

2. FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914 -2008)

Cumhuriyet döneminin önemli şairlerinden olan Fazıl Hüsnü öğrenimini Anadolu’nun değişik yerlerinde sürdürmüş, su­baylık yaptığı yıllarda ise Anadolu’yu daha iyi tanı­ma fırsatı bulmuştur. Sanatçı, iç ve dış ger­çeklere bakarak, bilinçaltına yönelerek şiire yeni ürperişler getirir.

Şiirleri devamlı gelişme gösterir. Kurallı bi­çimlerden serbest biçimlere, anlamlı özler­den en yalın anlamlara varan şiir türlerini de­ner. Her şiirinde bir “yeni”yi dener gibidir. Genellikle epik – dramatik, lirik – didaktik ve toplumsal gerçekçi anlayıştadır. Şiir dili en son türetilen Türkçe sözcüklerle doludur.

Eserleri:

Havaya Çizilen Dünya (şiir, Çocuk ve Allah (şiir), Çakırın Destanı (şiir, Üç Şehitler Destanı (şiir, Türk Olmak (şiir), Yedi Memetler (şiir), İstiklal Savaşı- Samsun’dan Ankara’ya, İstiklal Savaşı- İnönüler, Sivaslı Karınca, İstanbul-Fetih Destanı, Anıtkabir, Asu, Delice Böcek, Batı Acısı , Mevlana’da Olmak (Gezi) , Hoo’lar , Cezayir Türküsü (Fransızca, İngilizce ve Arapça çevirileriyle birlikte), Çanakkale Destanı, Kubilay Destanı, 19 Mayıs Destanı, Hiroşima (Fransızca,İngilizce çevirileriyle, 1970), Malazgirt Ululaması, Kınalı Kuzu Ağıdı, Çukurova Koçaklaması, Nötron Bombası, Yunus Emre’de Olmak , Dildeki Bilgisayar . . .

3. BEHÇET NECATİGİL (1916 -1979)

İlk şiirleri Varlık dergisin­de çıkan öğretmen şair Behçet Necatigil, Cum­huriyet döeminin kendine özgü bir çizgisi olan şair­lerindendir. Rahat, gösterişe kaçma­yan, sembollere dayalı, şiir geleneklerini gözeten bir anlayıştadır, önce Garipçi çizgide yürü­yen Necatigil, sonra onlardan ayrılmıştır.

Şiirlerinde kendi evinden başlayarak öteki evleri, sokağı, çevreyi, giderek dış dünyayı ve toplumu sorunlarıyla anlatmıştır.

Hem hece ölçüsüyle hem de serbest ölçüyle yazmıştır. İlk şiirleri anlamca açık, sonrakiler kapalıdır.

Şiir dışında İnceleme, çeviri, radyo oyunu alanlarında da eserleri vardır.

Eserleri:

Kapalı Çarşı (şiir), Evler (şiir), Arada (şiir), İki Basma Yürümek (şiir), Çevre (şiir), Eski Toprak (şiir), Dlvançe (şiir), Edebiyatımızda İsimler Sütlüğü (inceleme), Edebiyatımızda Yazarlar Sözlüğü (İnceleme)

4. CAHİT KÜLEBİ (1917 – 1997)

Öğretmenlik yaptığı yıllarda Anadolu’yu tanı­yan Cahit Külebi, memleketçi şiirimize yeni bir ses getirmiştir,

Şiirlerinde derin bir Anadolu sevgisi vardır; İyimser, açık ve gerçekçi bir bakışla Anado­lu’ya eğilmiştir. Şiirlerinde temiz bir Türkçe, Karacaoğlan’ı andıran bir içtenlik görülür. Hayale pek yer vermez, gerçekçi bir anlayış­la yazmıştır. Onu “gerçekçi – romantik” bir şair olarak niteleyebiliriz.

Eserleri: Adamın Biri (şiir) , Rüzgar (şiir, Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda (şiir) Yeşeren Otlar… (şiir)

5. CAHİT ZARİFOĞLU (1940-1987) İlk şiirlerinde ikinci yeni akımının etkileri görülür. Madde-ruh çatışması, “Batı diktasına karşı Doğu protestosu” temalarını işledi. İlk şiir kitabı “İşaret Çocukları” 1967’de yayınlandı. Şiirlerinde dinsel inançları çerçevesinde ele aldığı Anadolu insanlarının acı, umut ve sevgilerini yansıttı. Son şiirlerinde ise İslamcı düşüncedeki insan sevgisi, toplumsal mutluluk anlayışını işledi. Yer yer gerçeküstü ögeler ve eski şiir kalıplarını uyguladı.

ESERLER:

Şiir:İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller, Korku ve Yakarış

Hikaye: İns
Çocuk Hikayeleri:Serçekuş , Katıraslan , Ağaçkakanlar, Yürekdede ile Padişah, Küçük Şehzade, Motorlu Kuş, Kuşların Dili
Çocuk Şiirleri:Gülücük, Ağaçokul (Çocuklara Afganistan Şiirleri)
Roman:Savaş Ritimleri,Ana
Günlük:Yaşamak
Deneme:Bir Değirmendir Bu Dünya, Zengin Hayaller Peşinde
Tiyatro:Sütçü İmam

6. ERDEM BEYAZIT (1939-2008) Tok, kavgacı, destana yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar işlenmiştir. İslâmî ton bir “leit-motif (sıkça işlenen tema)” halinde bütün şiirlerine yayılmıştır. Şiirleri Açı (K. Maraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklâl, Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergilerinde yayınlanmıştır.

Şiir:
*Sebeb Ey , Risaleler , Şiirler (Sebep Ey ve Risaleler iki kitap bir arada)

Gezi: İpek Yolundan Afganistan’a:1981’de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı içeren iki aylık gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı (Akabe Yayınları 1982).

Ödüller
Risaleler; Türkiye Yazarlar Birliği 1988 Şiir Ödülü.
İpek Yolundan Afganistan’a; TYB 1983 Gazetecilik Ödülü.

7.HİLMİ YAVUZ (1936)Başlangıçta daha çok İkinci Yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. Sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi. İslam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi.

Şiir
Bakış Kuşu (1969), Bedreddin Üzerine Şiirler (1975) ,Doğu Şiirleri (1977) ,Yaz Şiirleri ,
Gizemli Şiirler (1984) ,Zaman Şiirleri (1987) ,Söylen Şiirleri (1989) ,Ayna Şiirleri (1992), Hüzün ki En Çok Yakışandır Bize, Gülün Ustası Yoktur, Erguvan Şiirler, Çöl Şiirleri, Akşam Şiirleri, Yolculuk şiirleri, Hurufi şiirler, Büyü’sün Yaz (2006)

Taşkömürü: Taşkömürü bitkilerin jeolojik dönemler boyunca dönüşüme uğraması sonucu oluşmuş , yüksek ısı gücü olan bir enerji kaynağıdır. Kalori değeri yüksektir. Bu enerji kaynağı elektrik santrallerinde ,sanayide ve kok kömürü yapımında kullanılır. 1.jeolojik zamanda oluşan taşkömürü Karadeniz Ereğlisinden başlar ve doğuya doğru Zonguldak , Amasra, Söğütözü�ne kadar devam eder. Yapılan üretim ihtiyacımızı karşılayamadığı için yurt dışından taşkömürü satın alınmaktadır. Demir çelik ve Kimya sanayisinde kullanılır.

Linyit: Linyit kömürleşme sürecinin ilk ürünlerindendir. II. jeolojik zamanda oluşan linyit oluşum yaşı bakımından taşkömüründen daha gençtir. Bu nedenle kalorisi taşkömüründen daha düşüktür. Linyit yatakları yüzeye daha yakın olduğu için kolayca işlenebilmektedir.Türkiye III. jeolojik zamanda oluşan bir ülke olduğu için hemen her bölgede linyit yatakları bulunmaktadır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışında bütün bölgelerimizin çıkarılır. En kaliteli linyitler Ege Bölgesinde, en fazla rezerv ise Afşin Elbistanda yer alır.

Genellikle çıkarıldığı alanlardaki sanayi tesislerinde ve evlerde tüketilir. Önemli linyit yatakları , Beypazarı (Ankara) , Çan (Çanakkale), Orta (Çankırı) , Seyitömer , Tunçbilek (Kütahya) , Soma (Manisa) , Elbistan (Kahramanmaraş), Yatağan (Muğla) Aşkale (Erzurum) , Şırnak, Kangal (Sivas)

Linyit yatakları Afşin, Elbistan (K. Maraş), Tavşanlı, Seyitömer (Kütahya), Soma (Manisa), Yatağan (Muğla), Saray (Tekirdağ), Aşkale (Erzurum), Aydın, Amasya ve Yozgat çevresinde bulunmaktadır.

Linyitten elektrik enerjisi elde eden termik santrallerimiz, Soma, Tunçbilek, Seyitömer, Afşin – Elbistan, Yatağan ve Orhaneli termik santralleridir.

Petrol: Çağımızın önemli enerji kaynaklarından biridir.Ham olarak çıkarılan petrol rafinerilerde işlendikten sonra benzin,motorin ve gazyağı haline gelmektedir.Türkiye petrol açısından zengin bir ülke değildir. Belli başlı petrol yatakları Güneydoğu Anadolu Bölgesindedir. Yatakların en yoğun olduğu yerler Batman , Siirt ve Diyarbakırdır. Ülkemizdeki petrol yatakları derinlerde yer aldığı için işletilmesi zordur. Ülkemizdeki petrol üretimi tüketiminin 1/7sini karşılayabilmektedir.

Petrol işleme tesislerimiz :

– İzmirde Aliağa Rafinerisi

– İzmitte İpraş Rafinerisi

– Mersinde Ataş Rafinerisi

– Batmanda Batman Rafinerisi

– Kırıkkalede Orta Anadolu Rafinerisi

Petrol yataklarımızın % 98’i G. Doğu Anadolu Bölgesinde bulunur. Petrol, Raman, Garzan, Kurtalan, Adıyaman ve Mardin çevresinde çıkarılmaktadır.

Ülkemizde çıkarılan ve ithal edilen petrol, Orta Anadolu (Kırıkkale), Aliağa (İzmir), Ataş (Mersin), İpraş (İzmit) ve Batman rafinerilerinde işlenmektedir.

Doğal gaz: Ülkemiz, doğal gaz yatakları bakımından zengin değildir. Şu anda sadece Trakyada Hamitabat ve Güneydoğu Anadoluda Mardin – Çamurlu sahasında üretim (bilgi yelpazesi) yapılmaktadır. Hamitabattan çıkarılan doğal gazdan aynı yerde elektrik enerjisi üretilir. Doğalgaz ihtiyacımızın önemli bir kısmı, Rusya Federasyonu ve Cezayirden ithal edilmektedir.

Su Gücü (Hidroelektrik enerjisi): Barajlardaki suyun, elektrik üreten santralleri çalıştırması ile oluşan enerjiye hidroelektrik enerjisi denir.

Türkiyede elektrik ihtiyacının % 40 lık kısmı hidroelektrik santrallerden elde edilmektedir. Keban, Karakaya, Atatürk, Hirfanlı, Seyhan, Kemer ve Demirköprü gibi birçok baraj elektrik ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Dışarıya akıntısı olan bazı göllerimiz, tabii baraj özelliğindedir. Bunlardan elektrik üretilir. Başlıcaları, Hazar, Çıldır, Tortum ve Kovada gölleridir.

Rüzgâr Gücü: Ülkemizde eskiden yel değirmenlerinde ve yelkenli gemilerde kullanılmıştır. Fakat elektrik ve petrol enerjisinin devreye girmesiyle kullanım alanı çok azalmıştır.

Jeotermal Enerji: Jeotermal enerji, yer altındaki sıcak sulardan ya da su buharından elde edilir. Türkiye yakın bir jeolojik devirde oluştuğundan ve genç kıvrım dağları kuşağında bulunduğundan dolayı, fay hatları ve fay kaynakları oldukça yaygındır. Özellikle Ege Bölgesindeki Germencik (Aydın), Balçova (İzmir), Sandıklı (Afyon) ve Sarayköy (Denizli) civarında sıcak su kaynakları bulunmaktadır. Şu anda sadece Sarayköy (Denizli) de elektrik enerjisi üreten jeotermal santral bulunmaktadır.

Radyoaktif Mineraller: Radyoaktif mineraller, nükleer enerji üretiminde kullanılır. Uranyum ve toryum gibi radyoaktif maddelerin parçalanmasıyla enerji elde edilir.

Ülkemizde Aydın, Uşak, Manisa, Çanakkale ve Yozgat yörelerinde uranyum, Eskişehir çevresinde toryum yatakları tespit edilmiştir. Fakat, şu anda, ülkemizde radyoaktif maddelerden nükleer enerji üretimi yapılmamaktadır.

Güneş Enerjisi: Türkiye ve özellikle güney bölgelerimiz, Güneş enerjisinden iyi yararlanabilecek bir konuma sahiptir. Bu enerjiden, en çok su ısıtmada faydalanılır. Ayrıca, sera ısıtmasında, su pompası çalıştırılmasında, bazı elektronik aletlerin çalıştırılmasında, vs. Güneş enerjisi kullanılmaktadır.

1. TELAFFUZ (SÖYLEYİŞ)
1. ……..tonlama……..
……..durak……….

2. Doğru
Yanlış

3. Vurguyu taşıyan heceler aşağıdaki tablodadır.

Kelimeler Vurguyu Taşıyan Hece
sevgi -gi
yokmuş yok-
İzmir İz-
Kütahya -tah-
Uşak -şak
Makedonya -don-
Babaeski -ba-
Anadolu -lu
şimdi Şim-
açıkgöz -çü
aslanağzı -lan
gözlükçü -çık-
incelmiş -miş
bakkal -kal
kelebek -bek
vatandaş -daş
gerçekten -çek-
kapatıyordu -yor-

2. TÜRKÇE’NİN SESLERİ VE ÖZELLİKLERİ

1. ……’’b,c,d,g,ğ’’……… ünsüz yumuşaması…….
……’’ç,t,k’’…………ünsüz benzeşmesi………
…….ünlü düşmesi………hece düşmesi……..
…….ünlü türemesi………ünsüz tğremesi………

2. Doğru
Doğru
Doğru
Doğru
Doğru

3. Doğru yanıt: B
4. Doğru yanıt: C
5. Doğru yanıt: C
6. Doğru yanıt: A

7. ÜNSÜZ YUMUŞAMASI: Sözcük sonlarındaki sürekli sert ünsüzler ‘p ç t k’, iki ünlü arasında yumuşar: ç – c, t – d, p – b, k – gğ olur.
ç – c ağaç – ağaca
t – d kâğıt – kâğıda
p – b dolap – dolabı
k – gğ tabak – tabağa
Tek heceli sözcüklerin çoğu bu kurala uymaz:
iç, yap, küp, kat…
Süreksiz sert ünsüzlerle biten sözcüklerin bir bölümü çekimlenirken değişmemelerine karşın, türettikleri eylemler de değişir:
aç / aça ––– acıkmak
değişmez değişir
ak / akı ––– ağarmak
değişmez değişir
– Eylem tabanlarındaki süreksiz sert ünsüzlerin birçoğu yumuşamaz:
bak – ınca, ak – ıntı, okut – ulmuş…
– Yabancı sözcüklerin bir bölümü bu kurala uymaz:
cennet, kısmet, isabet …..
– Sözcükte ses bozulur, anlam değişirse yumuşama olmaz:
aşk / aşğı, aşğa
at / ada, adı
– ‘k’ genelde yumuşayınca ‘ğ’ olmasına karşın, ‘n’ den sonra gelenler ‘g’ olur:
renk / rengi, denk / dengi, kepenk / kepenge …
– Özel adların yazımında yumuşama gösterilmez:
Turgut’u, Karabük’e, İzmit’i

8. İnceleme sonuçları:

KELİMELER KALINLIK-İNCELİK (BÜYÜK ÜNLÜ) UYUMU DÜZLÜK YUVARLAKLIK (KÜÇÜK ÜNLÜ) UYUMU
kolayca uyar uyar
uçurtma uyar uyar
begonya uymaz uymaz
yağmur uyar uymaz
büro uymaz uymaz
limon uymaz uymaz
öğleyin uyar uyar
istasyon uymaz uymaz
okuyor uyar uymaz
koşarken uymaz uyar

GEZİLERLE İLGİLİ; YÖNETMELİK GEREĞİ DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR VE HAZIRLANMASI GEREKLİ BELGELER

1-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği 21.Madde’de belirtilen hususlara dikkat edilmesi,

2-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği, Okul gezileri çerçeve sözleşmesinin 14.maddesindeki sözleşme eklerinin düzenlenmesi

3-İl sınırları dışına yapılacak gezilerle ilgili onay Kaymakamlık Makamından, İl içinde yapılacak gezilerle ilgili onay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden, Belediye sınırları içinde yapılacak geziler Okul Müdürlüğünün onayı ile yapılacaktır.

4-Gezilerle ilgili belgeler Müdürlüğümüze en geç 10 gün önceden gönderilecektir.

–Gezilerle ilgili yönetmelik ve Genelge’ler–

a-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği (13.1.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi Gazete) ek ve değişiklikler:(12.8.2005 tarih ve 25904 sayılı Resmi Gazete) – (25.8.2005 tarih ve 25917 sayılı Resmi Gazete) –( 02.3.2008 tarih ve 26804 sayılı Resmi Gazete)

b-Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 21.05.2007 tarih ve 2007/46 sayılı genelgesi

c-Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 18.01.2008 tarih ve 2008/03 sayılı genelgesi

–Gezi dosyasında bulunması gerekli belgeler;(Okul Gezileri çerçeve sözleşmesi(ek-12)’de belirtilen ekler–

a-İşletme Belgesi
b-Görevlendirilmesi halinde tur rehberinin kimlik kartı
c-Sürücü Belgesi ve mesleki Yeterlilik belgesi(SRC 2)
d-100 km.ye kadar olan gezilerde “Y” yetki belgesi
e-100 km.nin üzerinde olan gezilerde “D2” yetki belgesi
f-Araçların “Zorunlu Mali Sorumluluk(trafik) sigorta poliçesi, “Karayolu Yolcu
g-Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi”, “Karayolu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi”
h-Araç, yüklenici tarafından kiralanmış ise yüklenici tarafından onaylanmış sözleşme sureti
ı-Gezi Planı ve T.C.Kimlik numaralarının da yazıldığı geziye katılacak öğrenci, öğretmen ve idareci isim listesi

–Diğer Belgeler–

a-Konaklanacak yer ile ilgili rezervasyon belgesi
b-Araç oturma planı
c-Gezi, tanıtım ve turizm kulübü çalışma planı
d-Araç Uygunluk Tespit Belgesi
e-Üst Yazı Örneği(İl İçi)(Yazınız örneğe uygun olmalıdır)
f-Üst Yazı Örneği (İl Dışı)(Yazınız örneğe uygun olmalıdır)

 Okul Gezileri İçin Düzenlenecek Belgeler ve İlgili Yönetmelik ve Genelgeler

Geçen öğretim yılında yani 2008 de  ilköğretim öğrencilerinin girdiği  sbs sınavındaki soruların derslere göre konuları, çıkan soruların sayısı aşagıda verilmiştir.

Öğrencilere bir fikir verecektir.

Tür ve Şekil Bilgisi
2
Yazım (Ses, İmla, Noktalama) Bilgisi
soru yok
Sözcükte Anlam
2
Cümlede anlam
4
Parçada Anlam
10
Sözcük Türleri (Zarflar, Fiiller, Ek Fiil)
3
Sözcüğün Yapısı (Birleşik fiiller)

Grafik-Tablo Okuma

TOPLAM
21

sayfa50:
şiirin hemen altındaki soru:etkileyebilir çünkü konusu evrenseldir.
8.soru:unsurlar “bağ kütükleri”
ipekli çamarşırlar gibi unsurlar vardır.
9.soru:öz şiir
11.soru:cahit sıtkının edebi kişiliğinden bulabirirsin.
12.soru:türk şirinde saf şiir dir. ve müzikaliteye önem veren bir şairdir.

 

sayfa 52:
1.soru:biz bunun sadece bir kaç kıtasını bulduk zaman kaybı olmasın diye sende yapabilirsin
2.SORU:hoyrattır bu akşamüstüler daima:.:benzetme vardır
dalga dalga hücum edip pişmanlıklar:::teşhis sanatı vardır
yolunu gözlüyor lamba ve merdiven:::teşhis sanatı var
hatırlar birgün bir camı açtığını:::kişileştirme sanatı
ve aynı olarak istihdam ve nida sanatlarıda vardır.
3.soru:ikiside hece ölçüsüyle yazılmıştır. ve 35 yaşla benzerdir
4.soru:tema–akşam ve hatırlar ,geçmişle yüzleşme dir.
5.soru:geçmişinde yaptığı pişmanlıkların muhasebesini yapmakta.
6.soru:senin görüşünü sormuş
8.soru:edebi akım olarak sembolizm akımıdır.
9.soru:saf şiir geleneğine bağlıdır.

sayfa 53:
1.soru:bendedir şiirinin teması:kişisel ve bireysel denilebilir.
diğerinin:bir arayış vardır ve diğerinde olduğu gibi ben teması vardır.
2.soru:içsel bir yaklaşım vardır.amaç iyiyi ve güzeli yazabilmektir.dilde saflaşma vardır.bireyci konular işlenir.

sayfa 54:
3.soru:bu verilen şiirler soyut bizim yaşadığımız dönem somuttur.
4.soru:katkıları konuşma diline yakınlaştırmışlRDIR şiirleri.

sayfa 55:
6.soru:konu evrensel olduğu için herkes tarfından beğenilir ve sayılır ve öz şiirinin temelinde zaten insan vardır onun için de sevilir ilgi çeker.

1.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Genellikle kitap okuyarak vaktimi geçiriyorum.
B) Arkadaşlarımızın sorununa sahip çıkarak desteklemeliyiz.
C) Bu yıl,tatilimi İstanbul’da geçirmek istiyorum.
D) Orada, eski arkadaşlarımla görüşeceğim.
E) Onunla geçen yıl burada karşılaşmıştık.
2.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) İş konusunda ben onu, onu o da beni etkilemek istemez.
B) Onun bu durumda nasıl davranacağını sen benden iyi bilirsin.
C) Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirmelisiniz.
D) Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özünü vurgular.
E) Söylediği sözün doğruluğuna inanırsa onu asla geri almaz.
3.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Eldeki sonuçlar, bugüne değin yanlış bir yol izlediğini açıkça ortaya koyuyor.
B) Olayla ilgili herkes başka başka şeyler söylüyor
C) Çoğu kişi, sorunun bir başka çözümünün olmadığı kanısında.
D) Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor yarar mı anlayamadık.
E) Dostların birbirlerini eleştirmekten kaçınmaları gerektiğine inanıyorum.
4.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Böyle bir yarışmaya ilk kez katılıyorum
B) Yarışmaya katılmadan önce özel bir hazırlık yapmadım.
C) Özel zevklerim arasında kitap okumayı severim.
D) Bu tür yarışmalarda sorulan soruları kolay buluyorum.
E) Öteki arkadaşlara başarılar dilerim.
5.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Okula yeni başlayan çocukların okulu sevmesinde öğretmenin rolü büyüktür.
B) Çocuklara, okula başlamadan önce aileler, okulda da öğretmenler okulun yaralarını anlatmalı.
C) İlk okula başlayan çocuklara, yeni arkadaşlar edinecekleri söylenmelidir.
D) Okula giden çocuk sonra anne-babasıyla olduğu gibi öğretmenleriyle de iletişim kurmayı öğrenir.
E) Anne ve babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenine durumunu sormalıdır.
6.Aşağıdaki dizelerin hangisinde özne-yüklem uyuşmazlığı vardır?
A) Gözümün değdiği yere gül düşer.
B) Dinle de gönlümü alıver gitsin.
C) Yer yüzünde bir sen bir de ben varım.
D) İstersen dünyayı çağır imdada.
E) Arkandan gelecek hep ayak sesi.

7.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler gereksiz yere bir arada kullanılmıştır?
A) Kahvaltıdan önce tüm öğrenciler, ellerinde süpürgeler, derslikleri ve spor salonunu temizliyorlar.
B) Bu gençler, ölmek üzere olan, can çekişen bir sanat dalını canlandırmak için yetiştiriliyorlar.
C) Onlar, işyerlerini temiz ve düzenli tutmayı, vazgeçilmesi olanaksız bir görev bilmişler.
D) Öğrenciler öğretmenlerine ve arkadaşlarına her zaman saygılı davranıyorlar.
E) bu eğitim merkezinde, gençler oyma mobilya ve dekorasyon işleri öğretiliyor.
8.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Üyelerimize derneğimizin çalışmaları konusunda bilgi vermek istiyoruz.
B) Bu yılki etkinliklerimiz arasında çeşitli geziler de yer alacaktır.
C) İşte bu yüzden dolayı sizleri buraya toplamış bulunuyoruz.
D) Çevre ile ilgili çalışmalarımızda başarıya ulaştığımız söylenebilir.
E) Bu konuları yeni üyelerimizle ayrıca görüşmeyi düşünüyoruz.
9.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Türkiye’nin birkaç bölgesi hariç henüz kar görmedi.
B) Hava sıcaklığının bir kaç derece daha düşmesi bekleniyor.
C) Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için belirli saatlerde dışarıya çıkmak gerekir.
D) Şiddetli rüzgârın deniz trafiğini aksattığı söyleniyor.
E) Kar yağışı sürerse okulların tatil edilmesi düşünülebilir.
10.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Çocukların eğitiminde hem ailenin hem de okulun önemli rolü vardır.
B) Okuma sevgisi konusunda çocukların en çok anne ve babalarını örnek aldıkları unutulmamalıdır.
C) Çocuklara, yeteneklerini geliştirmek için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.
D) Çocuklar bundan en az zarar ya da hiç zarar görmeden kurtarılmalıdır.
E) Oyuncak seçerken çocuğun yaşına uygun olanlar tercih edilmelidir.
11.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Toplantıya katılırsak biz de düşüncelerimizi açıklayacağız.
B) Sorunu çözebilmek için sizden de bilgi isteyeceğiz.
C) Bu konuyla ilgili açıklamayı yarın yapacağız.
D) Oraya zamanında varabilmek için erkenden yola çıkacağız.
E) Bu haberin ne kadar doğru olup olmadığını öğreneceğiz.
12.(1)Bu dönem tiyatro yazarları, okunsun diye değil sahnede oynansın diye oyun yazarlardı.(2)Tiyatro oyunları, değerli edebiyat örnekleri sayılmadığı için bunlar genellikle yayımlanmazdı.(3)Bugün çoğunluk için film senaryoları neyse, o sıralarda yazılan tiyatro oyunları da oydu.(4)İşte bu yüzden o çağda üretilen tiyatro oyunlarının çoğu yok olup gitti.(5)O dönemde yazılanlardan elimizde sadece bu oyunlar kaldı.
Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinden, altı çizili sözcüğün atılması cümlede anlam değişmesine yol açar?
A) 1.ve 2. B) 1.ve 3. C) 2.ve 3. D) 3.ve 4. E) 4.ve 5.
13.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Şiirlerinde bol bol abartılmış sözcükler seçmesi yüzünden hitabet havası taşımaktadır.
B) Günümüzde dergiler ve gazeteler, deneme türünün gelişip yaygınlaşmasına uygun bir ortam hazırlamaktadır.
C) Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devrinde çeviri çalışmaları yapıldığı biliniyor.
D) Bence edebiyat eleştirisinin edebiyat incelemesiyle bir arada, iç içe düşünülmesi gerekir.
E) Sanatın başlıca amacının güzellik olduğunu savunan yazarın, bu konuda söylediklerine bir göz atalım.
14.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Bu işi onun başaracağını sanıyorum.
B) Yapılanları doğru bulmadığıma inanıyorum.
C) Alınan kararları sana da bildiriyorum.
D) Yaptıklarının yeterli olmadığını anlatmaya çalışıyorum.
E) Kamuoyunun bu konuda aydınlatılması gerektiğini düşünüyorum.
15.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, cümlenin uygun bir yere ‘onu’ sözcüğü eklenerek giderilebilir?
A) Elbiseler dolaplara özenle yerleştirilir, güve yemesin diye elbise aralarına naftalin konurdu.
B) Çocuk bir yandan yaralı kuşa korkuyla bakıyor; bir yandan da onu sevmek istiyor.
C) Annesi çocuğun aç olmadığını biliyor; ama yinede pastadan yemesini istiyor.
D) Ali, arkadaşı Mustafa’yı hem çok seviyor, hem de kimi davranışlarından dolayı kızıyor.
E) Otobüsler buraya gelince duruyor, bekleyen yolcular bindikten sonra yeniden yola koyuluyor.
16.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ‘aşağı yukarı’ sözü gereksizdir?
A) Bu işyerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.
B) aşağı yukarı beş yıl önce yine böyle şiddetli bir kış yaşamıştık.
C) Buralarda ekinler, aşağı yukarı biçilecek duruma geldi.
D) Şubat ayı sonunda bu ağaçların aşağı yukarı hepsi kesilecek.
E) O gün sınıfın aşağı yukarı yarısı tören alanında toplanmıştı.
17.Elbette onunla birlikte gitmiş olabilir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Öğe eksikliği
B) Özne yüklem uyuşmazlığı
C) Öznenin belirtilmemiş olması
D) Aynı anlama sözcüklerin birlikte kullanılması
E) Anlamca çelişen sözcüklerin birlikte kullanılması
18.Bu konuda gençleri azımsamak doğru değildir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir.
A) Gereksiz sözcük kullanılması
B) Bir sözcüğün anlam bakımından yanlış kullanılması
C) Tamlamanın yanlış yapılması
D) Ekeylemin yanlış kullanulması
E) Yüklemine göre olumsuz cümle olması
19.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Sorunlara, onun daha nesnel bir tavırla yaklaşacağını ve çözüm getireceğini umuyordum
B) Son günlerde tanık olduğum bazı, olaylar, onunla igili görüşlerimin değişmesine yol açtı.
C) Amaçlarına ulaşabilmek için her türlü engeli aşmaya çalışan bu gençlere imreniyorum.
D) Araştırmamı istediğim yönde sürdürebilmem için öncelikle, yaralanacağım kaynakları saptamalıyım.
E) Bu soru ben ve benim gibi sınava girmiş olan bir çok kişinin kafasını karıştırdı.
20.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Dürüst biri olduğundan dün de bugün de kuşkuya düşmüyorum.
B) Hukukçu olmadığımdan, işin bu yönünü sizinle tartışamam.
C) Bu konuda bir araştırma yapılmasını,hazırlanacak raporun ilgili kuruluşlara gönderilmesini istedi.
D) Ben, öyle olduğunu düşünüyorum, öyle olduğuna inanıyorum.
E) Anımsanacağı gibi, bir yıldan beri bu konuda yazılar yazıyor, ilgilileri uyarıyorum.
21.Muğla yöresindeki çıkan yangınlardan geriye, çırılçıplak ve simsiyah dağlar, tepeler kaldı.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Çoğul ekinin gereksiz kullanılmasından
B) İlgi ekinin gereksiz kullanılmasından
C) Bağlacın yanlış yerde kullanılmasından
D) Yüklemin şimdiki zaman yerine geçmiş zamanda kullanılmasından
E) Özne ile yüklem arasında uyumsuzluk bulunmasından
22.Öğrenciyi, düşünmeye ve yaratıcı olmaya yönelten ve herhangi bir konu üzerinde eleştiri yapmasını sağlayan bir anlayış, eğitim sistemimize henüz yerleşmedi.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Dolaylı tümlecin cümlenin başında kullanılmamasından
B) Öznenin birden fazla sözcükten oluşmasından
C) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
D) Tamlayan eksikliği
E) Gereksiz yere zarf tümleci kullanılmasından
23.Türkçe’de bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birinci çoğul kişi olur.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
A) O akşam ben kendi odama, Fatma da kendi odasına çekilmişti.
B) Teyzemlerin yeni evine taşınmasından sonra siz bu eve yerleştiniz.
C) Havalar böyle giderse bir süre daha kahvaltımızı balkonda yapabileceğiz.
D) Ben de bir tabak alıp sofraya oturdum.
E) Babasıyla annesi bu evi üç yılda zar zor yapabildiler.
24.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) O yıllarda hepimiz tiyatro tutkunuyduk ve çalışmaya susamıştık.
B) Film, bir ailenin sıradan olaylar karşısındaki şaşırtıcı tutumunu ustalıkla yansıtıyor.
C) Festivalin bu bölümünde müziğin farklı türlerinde adını duyurmuş sanatçılar sahneye çıkacak.
D) Sanatçının bu karikatürleri başta Berlin ve Paris olmak üzere Avrupa’nın çeşitli kentlerinde sergileyecek.
E) Bu kameralar, rahatça kullanılabildiği ve taşınmasının kolay olması nedeniyle tercih ediliyor.
25.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Yetkililer bu konuda uluslar arası işbirliği yapılmasına karar verdiler.
B)Siyasi,askeri ve ekonomi alanlarında görüştüler.
C)Üye olan ülkelere toplantı konusunda bilgi verilmesini gerekli gördüler.
D)Toplantıda herkesin tartışmalara katılması gerektiğini söylediler.
E)Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu belirlediler.
26.Yanlış bir şey yapsam da kızmaz ama inanılmayacak kadar anlayışlıdır.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)Yüklemin geniş zamanlı olmasından.
B)Cümleciklerin ortak özneli olmasından.
C)Yanlış ilgeç kullanılmasından.
D)Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından.
E)”bile” yerine “da” bağlacı kullanılmasından.
27.Festival süresince her gün düzenli olarak çıkacak olan “ilk çekim” adlı siyah-beyaz dergi sinema severlere ücretsiz dağıtılacak.
Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz.
A)1 B)2 C)3 D)4 E)5
28.Yenileme dediğimiz anlatım kusuru , aynı anlama gelen birden çok sözcüğün gereksiz yere bir arada kullanılmasıdır.
Bir kavramın Türkçesiyle yabancısının birlikte kullanılması bu tür kusurlardandır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamada belirtilen türde bir anlatım kusuru vardır.
A)Bunlar , belgesel özellikler taşıyan , birbirinden ilginç yazılardır.
B)Bugün işyerinde tebrik ve kutlama ziyaretlerinde bulunduk.
C)Eskiden , musikiyle uğraşan kişilere musikişinas denirdi.
D)Dil, varlığımızın en güçlü dayanağı , kimliğimizin en anlamlı kanıtıdır.
E)Günümüz insanının vazgeçmediği araçların başında televizyonla bilgisayar gelmektedir.
29.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün kullanılması uygun değildir.
A)Onun büroda çalışmalara ayak uyduramayan , uyumsuz biri olduğunu düşünüyordu.
B)Eş dost demeden herkesi kıyasıya eleştiriyordu.
C)Arkadaşına sürekli olarak, o kişilerle ilişkilerini kesmesini öneriyordu.
D)Beğenmediği sözcüğü ya da cümleyi çizip yerine etkili sözler uyduruyordu.
Ê)Yıllardır tasarladığı romanına başlayamamanın sıkıntılarını yaşıyordu.
30.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Olağanüstü kişiliği ve sıra dışı dostluğuyla tanıdık tanımadık , herkes bir sevgi çemberinin içine alırdı.
B)Tek başına gerçekleştirebileceği birçok tasarıya gençleri de katarak bilgisini onlarla paylaşmak isterdi.
C)Gerek özgün çalışmaları , gerekse yetkin çeviri ve derlemeleriyle , bu alandaki araştırmacılara ışık tutmuştur.
D)Onun düşünceleri , bilimle ilgilenen , yapıtlarını okuyan, anlayan ya da anlamaya çalışanlar aracılığıyla yaşıyor.
E)Gençlerin deneyimsizlikten , bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorunlarını yanıtlayarak yönlendirirdi .
31.Alınan bu karar , savaşta askerlerin daha çok ölmesine yol açtı?
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)”bu” sözcüğü atılarak
B)”daha çok” sözü “askerin” sözcüğünden önce kullanılarak
C)”yol açtı” sözü yerine “neden oldu” sözü getirilerek
D)”alınan” sözcüğü atılarak
E)”savaşta” sözcüğü “askerin” sözünden sonra kullanılarak
32.
1.Onun da görüşlerini öğrenmek , yararlanmak istediler
2.Herkes birbirine zarar vermeden yaşamayı başarabiliyorlar.
3.Onun aramızdan ayrılması yalnız bizim için değil , tüm toplum adına büyük bir kayıptır.
4.Arkadaşının sıkıntı çektiğini biliyor , sezdirmeden yardım ediyordu.
Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerin hangilerinde anlatım bozukluğu , tümleç eksikliğinden kaynaklanmamaktadır?
A)1ve2 B)1 ve3 C)1ve4 D)2ve4 E)3ve4
33. Söz konusu yazarla benim düşüncelerimiz hatta duygularımız birbirine benziyor.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)İyelik eki almış kişi zamirinin gereksiz kullanılmasından.
B)Özne ile yüklem arasında uyuşmazlık olmasından.
C)Gereksiz yere kullanılmasından.
D)Yüklemde anlam kayması olmasından.
E)Belirteç eksikliğinden.
34.Sergide tanıtılan antika eşyalar , geçmişte insanların inançlarını ve beğenilerini de yansıtıyor.
Bu cümledeki anlam karışıklığı aşağıdaki değişiklilerden hangisiyle giderilebilir?
A)”tanıtılan” sözcüğünden sonra “çok değerli” getirilerek.
B)”geçmişte” den sonra “yaşamış” getirilerek
C)”antika” sözcüğü atılarak.
D)”inançlarını” sözcüğü yerine “geleneklerini” getirilerek
E)”de” sözcüğü atılarak
35.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Çalışma yaşamınızda bu tür güçlüklerle sık sık karşılaşacaksınız.
B)Bizim için önemli olan , görevinizi en iyi biçimde yerine getirmenizdir.
C)Bir sorunla karşılaştığınızda bizlerden yardım isteyebilirsiniz.
D)Bu , sizlere verebileceğimiz en önemli ödül ve en önemli hedeftir.
E)Bu işte de başarılı olacağınızdan hiç kuşkumuz yoktur.
36.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.
B)Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.
C)Bu gaz havada yoğun oranda bulunur.
D)Akar sularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.
E)Gençler , doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.
37.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Makinenizi , arkadaki açma – kapama düğmesine basarak kapatmanız gerekmektedir.
B)Daha fazla bilgi edinmek için yetkili satıcınıza başvurabilirsiniz.
C)Bilgisayarınızın bozuk olup olmadığını öğrenebilmek için onu bir teknisyene gösterebilirsiniz.
D)Bu bölümde , bilgisayarınızı nasıl kuracağınız ve nasıl kullanacağınız açıklanmaktadır.
E)Bu kılavuzda sizi belli türdeki bilgilere uyarmak için bazı özel işaretler kullanılmıştır.
38.Görüntüden uzak , doğal güzelliklerle dolu parkın bir köşesinde , yaşlı bir hanım masanın üstüne koyduğu romanını bir karış uzaktan okumaya çalışıyor , bir şişman spor giyimli bir adam da dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için altı çizili sözcüklerin hangisi atılmalıdır?
A)1 B)2 C)3 D)4 E)5
39.Oraya gidersen , etnografya ya da kurtuluş savaşı müzelerini gezmelisin.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
.
A)Yanlış bağlaç kullanılmasından.
B)Koşul cümlesi olmasından.
C)Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından.
D)Yüklemin gereklilik kipinde olmasından.
E)Ad tamlamasının gereksiz kullanılmasından
40.Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok durgun.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
.
A)”çok” sözcüğü atılmalı.
B)”durgun” yerine “az” sözcüğü getirilmeli.
C)”olduğu için” yerine “olduğundan”sözcüğü getirilmeli
D)”satışlar” yerine “alışveriş” sözcüğü getirilmeli
E)”pahalı” yerine “yüksek” sözcüğü getirilmeli
41.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Bu konuda nasıl bir çalışma yapılması gerektiği , uzmanlarca tartışılacak.
B)Olaydan büyük bir üzüntü duyduğunu , suçluların cezalandırılmasını istedi.
C)Yeni binaların ne zaman hizmete açılacağını , basın aracılığıyla duyuracağını belirtti.
D)Sorunlara sağ duyuyla yaklaşmanın , onların çözümünü kolaylaştıracağı sonucuna varıldı.
E)Bölgede, kış mevsiminin uzun sürmesi nedeniyle alınması gerekli önlemler yetkililere bildirildi.
42.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Ozan , 1940 yıllarında yeni şiirimizin başta gelen adlarından biriydi.
B)O , 1946 yıllında düzenlenen bir yarışmada birinci olmuştu.
C)Aradan yıllar geçmesine karşın şiir anlayışında bir değişiklik olmadı.
D)Onun ilgi çekici yanlarından biri de konuları abartarak anlatmasıdır.
E)Toplumsal ve bireysel olaylara , yan tutmada bakar.
43.Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)Yüklemin 3. tekil kişi olmasından.
B)Nesnenin çoğul eki almasından.
C)Gereksiz söz kullanılmasından.
D)Yüklemin dili geçmiş zaman olmasından.
E)Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından.
44.O kurumda eğitim görmüş herkes , saygılı , hoşgörülü ve esnek olmak gibi çok önemli erdemler kazanmışlardır.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A)Gereksiz yere sıfat kullanılmasından.
B)Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından.
C)Yükleme ek fiil getirilmesinden.
D)Öznenin sözcük öbeği olmasından.
E)Özne yüklem uyumsuzluğundan.
45.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Uzun süre ayakta kalabilmesi için bu yapı, neme dayanıklı camı , kireç ve tuğla tozundan oluşan harçla yapılmıştır.
B)Bir kamu kuruluşuna ait sevimli konuk evinin önünde fotoğraf çektirdikten sonra oradan ayrıldık.
C)Oraya gitmeye karar verirseniz , bu gezi için en az iki gün ayırmanız gerekir.
D)Her sabah erken kalkarak açık havada yürüyüş yapmanın kalp sağlığını olumlu yönde etkilediğini öğrendik.
E)Adaylar 25 yaşından büyük olmalı ve sağlık kontrolünden geçmiş olması gerektiğini söyledi.
46.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)İlk karşılaşmamızda bana bu kadar yakınlık göstermesine çok şaşırmıştım.
B)Bu kadar yetenekli bir çocuğu , sanata yönlendirmekle çok iyi bir iş yaptığını düşünüyorum.
C)Geçirdiğim rahatsızlığı , büyük bir başarıyla ameliyat ederek sağlığıma kavuşturdu.
D)Bu aşamada , olayları doğal akışına bırakmanın doğru olacağı kanısındaydı.
E)Aralarındaki sorunların görüş farklılıklarından kaynaklandığını biliyordum.
47.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Takımlardan biri , ötekinin bitmek bilmeyen saldırılarına daha fazla dayanamadı.
B)Maçlarda , taraftarların çıkardığı olaylar spora gölge düşürüyor.
C)Sağlıklı kalabilmenin temel koşullarından biri de spor yapmaktır.
D)Son yıllarda kimi takımlar , Avrupa takımlarıyla yaptıkları maçlarda yüzümüzü ağırtıyor.
E)Ancak düzenli olarak yapılan spor yararlı olur.
48.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Bu anlaşılmazlıkların giderilebilmesi için zamana gerek var.
B)Bu konunun öncelikli ve ayrıntılı biçimde ele alınması gerekiyor.
C)Üyeler , onunla ilgili görüşlerini daha sonra açıklayacaklarını belirttiler.
D)Mimar ya da mimarlıkla ilgileniyorsanız bu kitabı okuyun.
E)Herkesin yaşamında birtakım sorunlar olduğunu hepimiz biliriz.
49.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Sanayide gelişmiş ülkelerde , bu tür sorunlar hızlı çözülüyor.
B)Düzenlenen toplantı ve törenlerde bütün öğrenciler görev alıyor.
C)Bu konuda yapılan açıklamaların anlaşılmayacak bir yanı bulunmuyor.
D)Kurumda çalışanların başarısının , bu koşullara bağlı olduğu düşünülüyor.
E)Teknoloji ne kadar artarsa da el emeğinin önemi azalmıyor.
50.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Buluştukları zaman sanattan , edebiyattan konuşuyor , kimi sanatçıları eleştiriyorlardı.
B)Ortada , karamsar olmayı gerektirecek bir durum yoktu.
C)Bu kitapları okumak , çocuğun ufkunu genişletiyor , ona farklı dünyaların kapılarını açıyordu.
D)Bu , kendi resimleri için açtığı ilk kişisel sergisi olacağı için çok heyecanlıydı.
E)Çok yorgun olduğu için o akşam erken yatmak istedi.
51Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Burada , tiyatro salonundan internet kafeye kadar birçok etkinlik bulunuyor.
B)Kentteki yaşam , öğretim kurumlarının sayısı arttıkça hareketleniyor.
C)Öğrencilerin sporla ilgili gereksinimlerinin karşılanması için girişimlerde bulunuyor.
D)Kütüphaneden yararlanacak öğrencilerin önce kütüphaneye üye olmaları gerekiyor.
E)Bilimsel araştırma yapacaklara her türlü olanak sağlanıyor.
52.Aşağıdakilerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Gazetelerde bu tür haberlere hemen her gün rastlanıyor.
B)Yazar yaşadıklarını etkili bir biçimde anlatmakta başarılı olamıyor.
C)Yemeği erken yemesi gerektiği halde hasta bu yasağa uymuyor.
D)Bu alandaki çalışmaların hala yeterli bir düzeye ulaşmadığı söyleniyor.
E)Trafikle ilgili sorunların çözümü için geniş kapsamlı bir toplantı düzenleniyor.
53.Hiç kimse ona gerçeği anlatmamış; onu yalan yanlış sözlerle oyalamıştı.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)”gerçeği” yerine “doğruyu” sözcüğü getirilerek
B)”anlatmamış” tan sonra “herkes” sözcüğü getirilerek
C)”anlatmamış” yerine “söylememiş” getirilerek
D)”onu” sözcüğü atılarak
E)”oyalamıştı” yerine “kaldırmıştı” getirilerek
54.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Dünyada en çok yağış alan bölge burası.
B)Ürettiklerinin çoğunu komşu ülkelere satıyorlar.
C)Bu toprakların büyük bir bölümü ormanlarla kaplı.
D)Ülkenin kuzeyinde elde edilen ürünlerin yarıdan fazlasını elma oluşturuyor.
E)Ekonomileri daha çok , yetiştirdikleri hayvancılığa dayalı.
55.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Yol kenarındaki çöp kutuları kaldırılarak bunların yerine çiçekler dikiliyor.
B)Yeni fidanlar dikilerek yeşillendiriliyor.
C)Kaldırımların kırık taşları , yenileriyle değiştiriliyor.
D)İçinde oturulmayacak derecedeki binaların yıktırılması gerekiyor.
E)Eski yapılar boyanarak daha güzel bir görünüme kavuşturuluyor.
56.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Deneyimli bir yönetici , değerli bir bilim adamıydı.
B)Maddi durumu yetmediği için eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.
C)Kültürel varlıklara sahip çıkıp onları korumaya çalışan insanlardan biriydi.
D)Geleceğe umutla bakan ve zorluklar karşısında yılmayan bir gençti.
E)Ele aldığı her işi, başkalarından daha iyi, daha güzel yapmak isterdi.
57.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Çevremizdeki kişilerle kuracağımız ilişkilerde özenli olmalıyız.
B)Sorunların bütün yönleriyle ele alınması iyi olur.
C)Bu alanda başarıya ulaşanların sayısı oldukça azdır.
D)Araştırmalar, eldeki bilgilerin doğru olmadığını kanıtlıyor.
E(Bu konudaki iftiralar tamamen uydurmadır.
58.Bu kararların uygulanıp uygulanmayacağının, yöneticilerin seçeceği tutuma bağlı olduğu bildirildi.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)”seçeceği tutuma” yerine “tutumuna” getirilerek.
B)”yöneticilerin” yerine “ilgililerin” getirilerek
C)”bu kararların” yerine “bunların” getirilerek.
D)”başlı” yerine “yönelik” getirilerek
E)”bildirildi” yerine “biliniyordu” getirilerek.
59.Tarihte bu uluslar, öteki ulusların arasına kaynaşmışlardır.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?
A) ‘tarihte’yerine’tarih boyunca’sözcü getirilerek
B) ‘uluslar’yerine’devletler’sözcüğü getirilmeli
C) ‘bu‘ sözcüğü atılmalı
D) ‘ulusların arasına’yerine’uluslarla sözcüğü getirilmeli
E) ‘öteki’sözcüğü atılmalı
60.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Yapıtlarındaki kişilerin, kendi aralarında didişmeleri, eğlenceleri, oynanan oyunlarıyla kasaba yaşamı hakkında ipuçları veriyorlardı.
B) Güldürü öğelerine bolca yer verdiği ilk dönem romanlarıyla geniş bir okur kitlesine ulaştı.
C) Güç koşollar altında yaşayan insanların sorunlarını toplumsal açıdan ele almış, dönemin ahlak anlayışını yansıtmıştır.
D) Bu dergiyi okumaya başladıktan sonra adebiyata ve tarihe duyduğu ilgi artmış.
E) Türkçenin inceliklerinden yararlanarak yaptığı çevirilerle dilimize elliye yakın yapıt kazandırmıştır.
61.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Bu çarşının en eski, en tanınmış esnafı benim.
B) Bu kitabında yazar, başkalarından duyduklarını değil, yanlızca gördüklerini anlatıyor.
C) Yetersiz kalan ilgi yoksunluğundan bir sanat unutulmuş.
D) Bu aileden birçok çalışkan ve başarılı insan çıkmış.
E) Bu kitabı okursan, bilmediklerini öğrenir, unuttuklarını anımsarsın.
62.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Zarftan bir mektup, bir de fotoğraf çıktı.
B) Ondan böyle bir yalanlama olayı beklemiyordum.
C) Kendimi bildim bileli bu mahallede, bu evde oturuyoruz
D) Toplantımıza katılarak bizlere destek olan dostlarımıza yürekten teşekkür ederiz.
E) Evimize taşındık, yavaş yavaş yerleşmeye çalışıyoruz.
63.Çok çalıştığımız için başarı grafiğimiz ister istemez yükseliyor.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Yüklemin şimdiki zamanlı olmasından
B) Yanlış ilgeç kullanılmasından
C) Ad tamlamasının yanlış kurulmasından
D) Gereksiz zarf tümleci kullanılmasından
E) Yüklemin 3. tekil kişili olmasından
CEVAPLAR
1.B’deki cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümle ‘onları desteklemeliyiz’şeklinde düzeltilmelidir.
Cevap : B
2.Anlatım bozukluğu A’dadır.Cümlede iki şahıs vardır yüklem ‘istemeyiz’ yapılırsa cümle düzeltilebilir.
Cevap : A
3.D’deki cümlede bir anlatım bozukluğu var yarar verilmez sağlanır yani cümle’zarar mı veriyor, yarar mı sağlıyor’şeklinde olmalıydı.
Cevap : D
4.C’de bir anlatım bozukluğu vardır.Cümlenin sonu’…kitap okumakta vardır.’şeklinde olmalıdır.
Cevap : C
5.E’de bir anlatım bozukluğu vardır.’onların durumu’şeklinde düzeltilebilir.
Cevap : E
6.C’de bir anlatım bozukluğu vardır.Özne yüklem uyuşmazlığı görülmektedir.
Cevap : C
7.B’de aynı anlama gelen sözcükler bir arada kullanılmıştır.’can çekişmek’ve ölmek üzere olmak’aynı anlamdadır.
Cevap : B
8.Anlatım bozukluğu C’de vardır.Gereksiz sözcük kullanmaktan kaynaklanmaktadır.
Cevap : C
9.Anlatım bozukluğu A’da vardır.Cümlede öznenin eksikliği anlatım bozukluğuna sebep olmuştur.
Cevap : A
10.Anlatım bozukluğu D’de yzpılmıştır.Bozukluğun nedeni eylem eksikliğidir.Cevap : D
11.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.Cümlede’ne kadar’sözü gereksizdir.
Cevap : E
12.3. cümledeki ‘yaxılan’sözü ‘sözlü tiyatro oyunları olduğundan.4. cümledeki ‘üretilen’ sözü öncekilerden kalan oyunlar da olabileceğinden gereklidir.Cevap : D
13.A’daki cümlede özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümleye ‘şiirleri’ şeklinde özne konmalıdır.
Cevap : A
14.Anlatım bozukluğu B’dedir.Kişi bir durumu ya doğru buluyor ya da bulmuyordur.Kendi kararına inanmaması münkün olmaz.’Yapılanları doğru bulmuyorum’demelidir.
Cevap : B
15.’Onu’ sözü cümlede dolaylı tümleç eksikliğinin olduğu yere getirilmelidir.Bu da D’dedir.’kızıyor’sözünden önce’ona’ sözü getirilmelidir.
Cevap : D
16.’Aşağı yukarı’sözü cümleye ihtimal anlamı katar.A’da ‘Üç dört yıldan beri’sözü zaten yaklaşıklık anlamı katıyor.Aynı anlamı sağlaynn’aşağı yukarı’sözü bu cümlede gereksizdir.
Cevap : A
17.Örnek cümlede ‘ellbette’ sözü cümleye kesinlik ‘olabilirler sözü ihtimal anlamı katmaktadır.Bu iki anlam aynı cümlede kullanılmaz aksi taktirde çelişki olur.
Cevap : E
18.Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni’azımsamak’sözcüğünün yanlış anlamda kullanılmasıdır.’küçümsemek’ sözcüğü getirilmelidir.
Cevap : B
19.Seçenekleri incelediğimizde E’de bir yapısal bozukluk görüyoruz.’Bu soru benim kafamı karıştırdığı gibi benim gibi sınava girmiş bir çok kişinin kafasını da karıştırmış’şeklinde düzeltilebilir.
Cevap : E
20.Anlatım bozukluğu A’da yapılmıştır.’Kuşkuya düşmüyorum’ sözü şimdiki zamanda olan bir durum için söylenebilir.’Dün kuşkuya düşmüyorum’ denemez .
Cevap : A
21.Örnek cümlede geçen ‘yöresindeki’ sözündeki ‘ki’ aitlik, bulunma bildirir.’Çıkan’ sözü de yangınların yerini bildiriyor.’ki’ ‘nin atılması gerekiyor.
Cevap : B
22.Cümledeki anlatım bozukluğu tamlayan eksikliğinden kaynaklanmaktadır.’öğrencinin’ şeklinde bir tamlayana ihtiyaç vardır.
Cevap : D
23.Soruda verilen kuralı incelersek şu sonuca varırız; ‘ben sen; ben o; ben siz; ben onlar’ şahıslarından oluşuyorsa yüklem ‘biz’ zamirine göre çekimlenir.A’daki cümle bu kurala uymamaktadır.
Cevap : A
24.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.Cümlede geçen ‘nedeniyle’ sözcüğü cümleye uyum sağlamamaktadır.
Cevap : E
25.Anlatım bozukluğu B’de yapılmıştır.Bu cümlede isim ve sıfat tamlamalarında ortak tamlanan kullanılması anlatım bozukluğuna neden olmuştur.
Cevap : B
26.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu ‘ama’ sözcüğünün cümleye uymamasından kaynaklanmaktadır.
Cevap : D
27.Parçada sözü edilen dergi festival süresince her gün çıkarılacağına göre elbette ‘düzenli olarak’ çıkacaktır.3 numaralı söz öbeği atılabilir.
Cevap : C
28.Seçeneklere baktığımızda açıklamaya uygun türden bir anlatım bozukluğu B’de görülmektedir.’tebrik ve ‘kutlama’ aynı anlamı karşılamaktadır.Cevap : B
29.D’deki altı çizili sözcük kullanıldığı cümleye uygun değildir.’uyduruyordu’ olumsuz cümleler için kullanılır.
Cevap : D
30.E’de nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : E
31.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu ‘daha çok’ sözcüğünün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
Cevap : B
32.Tümleç eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğunun olduğu cümle 1.ve 4. cümledir.
Cevap : C
33.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni ‘benim’ sözcüğünün gereksiz kullanılmasıdır.
Cevap : A
34.Örnek cümledeki anlatım karışıklığı ‘geçmişte’ sözcüğünün ‘yansıtıyor’ eylemine bağlıymış gibi anlaşılmasından kaynaklanıyor.Bunu gidermek için B’de önerilen değişiklik yapılmalıdır.
Cevap : B
35.Anlatım bozukluğu D’de yapılmıştır.Sözcüklerin yanlış eyleme bağlanmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : D
36.Anlatım bozukluğu C’de yapılmıştır.’orandan’ yerine ‘olarak’ sözü getirilmelidir.
Cevap : C
37.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.’uyarmak’ sözü anlatım bozukluğuna neden olmuştur.
Cevap : E
38.Anlatım bozukluğu 4 numaralı sözcüğün gereksiz yere kullanılmasından kaynaklanmaktadır.Cevap : D
39.Anlatım bozukluğu ‘ya da’ sözcüğünden kaynaklanmaktadır.’ya da’ yerine ‘ve’ gelmelidir.Yani yanlış bağlaç kullanılmıştır.Cevap : A
40.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni ‘pahalı’ sözcüğünün yanlış kullanılmasıdır.
Cevap : E
41.Seçeneklere baktığımızda B’de birden fazla nesne aynı yükleme bağlandığından anlatım bozukluğu vardır.Birinci cümlede yüklem eksik olduğu için anlatım bozukluğu olmuştur.Cevap : B
42.A seçeneğinde çoğol ekinin gereksiz kullanımından doğan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : A
43.Örnek cümlede gereksiz yere sözcük kullanılmasından doğan bir anlatım bozukluğu vardır. ‘kendi ağzıyla’ sözü gereksizdir.
Cevap : C
44.Örnek cümlede özne yüklem uyuşmazlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
Cevap : E
45.Seçeneklere baktığımızda E’de ‘ve’ bağlacından önce kullanılan ‘bitmek’ sözcüğü gereksiz kullanıldığı için anlatım bozukluğu söz konusudur.
Cevap : E
46.Seçenekleri incelediğimizde C’de sözün yanlış anlamda kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.
Cevap : C
47.A’da anlatım bozukluğu vardır.’karşılıklı sözü gereksizdir.’saldırı sözcüğüde yanlış anlamda kullanılmıştır.
Cevap : A
48. D’de’ Mimar’ sözcüğünün gereksiz kullanımından doğan anlatım bozukluğu söz konusudur.’ya da’ bağlacı da gereksizdir.
Cevap : D
49.Seçenekleri incelediğimizde E’de anlatım bozukluğunun olduğunu görüyoruz.Buradaki ‘artarsa’ sözcüğü yanlış kullanılmıştır.
Cevap : E
50.D’de gereksiz söz kullanımından doğan anlatım bozukluğu vardır.’kendi resimleri için’ sözü gereksizdir.Cevap : D
51.Seçenekleri incelediğimizde A’da bir anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.Burada ‘etkinlik’ sözcüğü yanlış anlamda kullanılıştır.Cevap : A
52.C seçeneğindeki ‘yasak’ sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır.
Cevap : C
53.Örnek cümlede özne yüklem uyuşmazlığından doğan anlatım bozukluğu vardır.bozukluğu gidermek için ikinci cümleye özne görevindeki ‘herkes’ sözcüğünü getirmektir.
Cevap : B
54.Seçenekleri incelersek E’de anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.’yetiştirdikleri’ sözcüğü cümleden çıkarılarak bozukluk giderilebilir.
Cevap : E
55.Seçenekleri incelersek anlatım bozukluğunun D’de olduğunu görürüz.Bu cümlede ‘içinde’ sözcüğü gereksiz kullanılmıştır.
Cevap : D
56.B seçeneğinde ‘yetmediği’ sözcüğü anlamına ve işlevine uygun kullanılmadığı için anlam bozukluğu vardır.
Cevap : B
57.Seçenekleri incelediğimizde E’de gereksiz kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.
Cevap : E
58.Cümlede ‘seçeceği tutumu’ ifadesi anlatım bozukluğuna neden olmuştur. ’seçeceği’ sözcüğünün cümleden çıkarılıp ‘tutum’ sözcüğünün ‘tutumuna ‘ şeklinde değiştirilmesi gerekir.
Cevap : A
59.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun giderilmesi için ‘ulusların arası’ sözü yerine ‘uluslarla’ sözü getirilmelidir.
Cevap : D
60.Seçenekleri incelediğimizde anlatım bozukluğunun A’da yer aldığını görüyoruz.’ Yapıtlarındaki kişilerin’sözünün fazladan ‘-ın’ tamlayan ekini almasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
Cevap : A
61.Seçenekleri incelediğimizde C’de gereksiz sözcük kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.Cümlede ‘Yetersiz kalan’ sözü gereksizdir.
Cevap : C
62.Cümlede ‘olay’ sözcüğünün anlamına ve işlevine uygun kullanılmamasından dolayı anlatım bozukluğu olmuştur.
Cevap : B
63.Cümlede anlatım bozukluğu ‘ister istemez’ zarf tümlecinin gereksiz kullanımından kaynaklanmıştır.
Cevap: D

Günlük

Günlük türünün ne olduğu üzerine kafa yormak, aslında biraz da edebiyatın ne olduğunu düşünmektir. Düzenli olarak tutulmuş, tarih atılmış notlardan mı ibarettir günlükler yoksa bundan fazla bir şey mi?

Bu konuda en genelleyici tanımı usta günlükçü, romancı André Gide yapmıştı: “Günlüğün anıdan tek farkı, günü gününe tutulmuş olmasıdır.” Edebiyatın toplardamarlarından biri olarak her günlük bir portre, bir öykü, bir anı, bir tarih yazısıdır. Yayımlanmak için yazılsın yazılmasın, her günlüğün bir kurgusu vardır. Paris’teki Bir Yabancının Günlüğü yazarı Malaparte’nin dediği gibi, “Günlüklerin, tüm öyküler gibi, bir başı, bir entrikası ve bir sonu vardır.”

Günlük türünün kökeni üzerine

Öteki edebiyat türlerinin kökeniyle karşılaştırıldığında, günlüklerin çıkış noktası, yanıtı daha belirsiz bir soru olarak karşımıza çıkıyor. Türün geçmişini irdelemek, günlük yazmanın doğası üzerine düşünmek anl***** da geliyor. Batı’da günlüğün, Doğu’ya göre daha gelişmiş bir edebiyat türü olduğuna kuşku yok. Ama örneğin Japon edebiyatında da 10. yüzyılda yazılmış günlükler bulmak mümkün. Dolayısıyla günlük türünün hem Doğu hem Batı kültürlerinde, kendine özgü şartlar altında biçimlendiği söylenebilir. Peki, nedir günlük yazmak? Başlı başına, bir ömür adamayı gerektiren bir yazı uğraşı mı? Öyküden, şiirden kesilince başvurulan bir teselli mi? Yoksa yazın kuramlarını, yaşanan dönemin olaylarını taslak halinde sunan birer belge mi? Sağlıklı saptamalar yapabilmek için günlükleri farklı başlıklar altında değerlendirmek en doğrusu.

Edebiyat günlükleri

Bir edebiyat günlüğü, yalnızca bir edebiyatçının elinden çıkmış günlük değil, edebiyat olaylarına, kişilerine ve sorunlarına yönelmiş günlüktür. Özellikle Batı’da, 20. yüzyılda yaygınlaşan bu tür günlükler, “özel günlük” olma niteliğini de taşır. Aynı zamanda başka türlerde yapıtlar veren André Gide, Julien Green, Max Frisch, Stefan Z**ig gibi yazarlar, geride edebiyat günlüklerinin seçkin örneklerini bıraktılar. Örneğin Gide, Kalpazanlar adlı romanını yazdığı süreçte bir günlük tutmuş ve yapıtının aşamalarını, kuramını apaçık ortaya koymuştu. Öte tarafta, Gide’in bu ‘edebiyat’ günlükleri, en özel günlüklerden de sayılır, onu, yazarın kendi iç dünyasına vurduğu bir neştermiş gibi ürpertiyle okuruz. Edebiyat günlüklerinin iki unutulmaz örneği de, Katherine Mansfield ve Virginia Woolf’un günlükleridir. Mansfield, henüz 16 yaşındayken yazmaya başladığı Bir Hüzün Güncesi’nde, yazarlık tutkularını, hırslarını, kıskançlıklarını, kırgınlıklarını içtenlikle ortaya serer. Bu hüzünlü günlük, Mansfield’ın erken ölümünden sonra yayımlanmıştır. Virginia Woolf da, Bir Yazarın Devamını Oku »

FİİLİMSİLER – EYLEMSİLER İLE İLGİLİ TEST SORULARI (1)

1. Gözlerimiz giderek yalnızlaşıyor

Fermanlı bir deliliğe karışır gibi

Gözlerimiz yıldızlara hücum ediyor

Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?

a) Bağ – fiil

b) Kurallı bileşik eylem

c) Türemiş eylem

d) Yardımcı bileşik eylem

e) Çekimli birden çok eylem

2. Aşağıdaki dizelerin hangisinde sıfat – fiil kullanılmamıştır?

a) Gündüzün geceyle buluşan noktasında

Yaklaşıyor musikisi eteklerinin

b) Ey pembe akşamların kara sevdalıları

Güzelliklerine doyulmamış zamanlar

c) Bir bahar sabahının karanlığında ussuz

Gökte diz çökmüş, iki titrek ışıklı yıldız

d) Besteler, kıllarım vatan ırmaklarından

Sazlara sinmiş bir şarkıdır belki dönüşün

e) Gözlerin kararan yollarda üzgün

Ve bir zambak kadar beyazdır yüzün

3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde fiilimsi kullanılmamıştır?

a) Yolunu şaşırmış meltemlerle gelen

Bir eski şarkı dolanır kıyılarımda

b) Sararmış dağ çiçeklerine ve hatıralara

Devamını Oku »

ayfa-1

Unit 1 –personal IDENTIFICATION

b.read and complete the dialogue.Use*Hi,hello,name*
1.boşluk Hi
2.boşluk Name
3.boşluk Hello

Sayfa-2

a.Read the dialogue and qrite Jim*s surname
Name:jim
surname: Thompson

b.Complete the sencentes according to the dialogue
1.Jim is
2.Surname
Devamını Oku »

 

sayfa 116 15.etkinlik

*bu düşünceler içerisinde gecenin karanlık saatlerinde yalnız başıma yürüyordum.böyle birşey nasıl olabilirdi?bütün bu olanlar hayata olan bağlılığımı azaltmıştı.böyle şeyler demek ki herkesin başına bu şekilde gelebiliyormuş.

sayfa 116 16.etkinlik
*”onlarla ağlamış ,onlarla gülmüşüm__onlar(türküler)insan dışı varlığın yerini tutmuştur.

*o gitmek istedi.__o(çocuk)insanın yerini tutmuştur.

*bir şey var sanki onu soruyorum.__o (nesne)insan dışı varlığın yerini tutmuştur.

sayfa 117 9.metin soruları

1.yazar içindeki duyguları belirtmek için metni yazmıştır.
2.yazar metinde kişisel duygularını dile getirmiştir.
3.metnin teması ”sevgi”dir.metindeki sevgi temasını işlemek için cümleler bir araya getirilmiştir.
4.metinde geçen ”kimsiniz,neye”sözcükler ismin yerini soru yoluyla tutan sözcüklerdir.

sayfa 117 17.etkinlik
*şiirlerde ,öykü,roman ve tiyatro eserlerindeki içe dönük konuşmalarda coşku ve heyecana bağlı anlatım kullanılır.
*lirik anlatımla oluşturulmuş metinlerde dil heyecana bağlı işlevinde kullanılır.
”nihayet gönlüme baharı getiren sesiniz.
”benim ezeli melikem”gibi

sayfa 125 
inceleme
1.çanakkale destanı metnide çanakkale savaşı ve savaşa katılanlar ,savaşın önemi ve büyüklüğü vurgulanacak şekilde destansı bir anlatımla ele alınmıştır.
2.şair şiirinde çanakkale savaşına ve savaşa katılan kişilerin özelliklerine (ırkları,renkleri)değinmiş,savaşta yaşanılan olaylara olağanüstünlükler katarak destansı bir anlatımla konuyu işlemiştir.
3.verilen şiirde çanakkale savaşı destansı bir anlatımla ele alınmış ,adeta savaş sahnesi ,savaşın büyüklüğü ve dehşeti gözler önünde canlandırılmaya çalışılmıştır.

sayfa 125 5.etkinlik
*şiirde iş,oluş,hareket bildiren kelimelere örnekler;
”yükleniyor-diksem-sarılmış-gelmiş-veriyor-saçıyor-yırtılmasa-kustu-edecek-ettin-dedirir”gibi..

görülen geçmiş zaman:kuştu,döktü,dedi,çiğnetmedi,ettin,parçaladın
öğrenilen geçmiş zaman:sarılmış,uzanmış,gelmiş,durmuş
şimdiki zaman:kaynıyor,duruyor,bakıyorsun,parçalıyor,kaldı rıyor, yükleniyor
gelecek zaman:edecek,taşacaksın,çiğnetmeyecek
geniş zaman:eder,bilmem,ister,boşanır,siner,dedirir

dilek kipleri
istek kipi:gömelim
şart kipi lmasa,duysam,diksem,uzatsam,çatsam,bekletsem ,etse m,sarsam,öpse,baksan
gereklilik kipi:yok
emir kipi:seyret,gel,kazsın,isteme,çiğnetme

sayfa 125 6.etkinlik

metindeki fiiler 
verdi:görülen geçmiş zaman,3.tekil kişi
ilettiler:görülen geçmiş zaman,3.çoğul kişi
çöktü:görülen geçmiş zaman,3.tekil kişi
yat:emir kipi,2.tekil kişi
duydu:görülen geçmiş zaman,3.tekil kişi
geliyordu:şimdiki zmanın hikayesi,3.tekil kişi
oyalanmasın:emir kipi,3.tekil kişi
gösterelim:istek kipi,1.çoğul kişi
çıkarmayalım:istek kipi,1.çoğul kişi
*bir cümledeki yargının ,,cümleyi söyleyenin niyeti açısından kazandığı özelliğe göre kip ve kişi ekleri önem kazanır.
*okunan destansı anlatımla oluşturulmuş metinlerde daha çok haber kipleri kullanılmıştır.

sayfa 126 7.etkinlik

anl**larına göre fiiller
kılış fiileri(nesne alabilen fiil)
aldı-buyur etti-derim-alır-dersiniz-bas-düşürdün-ver-çevrildi-kurarlar

durum fiileri(nesne almayan fiil)
oturmadı-baktılar-başladı-dedi-döndü-saldıracaklar-konuştu

oluş fiileri(öznedeki değişimin z**anla fark edildiği fiil)

unut-ol-ittifak eyle

sayfa 127 2 ve 3.metin
1.”kanije kalesinin fethi ”metnindeki kanije kalesinin fethi konusu gerçekçi bir diile ele alınmıştır.”genç osman”metninde de bağdat’ın fethine katılan genç osman adlı bir asker konu edinilmiştir.

2.”kanije kalesinin fethi”metni tarihi bilgilere dayanılarak gerçekçi bir dille işlendiği için gerçekçi bir özellik kazanmıştır.”genç osman ”metni ise tarihi bir olayı destansı bir anlatımla ele aldığı için daha etkileyicidir.

3.”kanije kalesinin fethi”metni tarihi bir olay hakkında bilgi vermek için yazılmıştır.bu yüzden sade,gerçekçi bir anlatımı vardır.”genç osman ”metninde de tarihi bir olay anlatılmış fakat bu anlatıma yiğitçe,destansı bir anlatım katıldığı için anlatım daha etkileyici olmuştur.

sayfa 127 8.etkinlik 

isim -fiiler (-ma,-iş-mak)
olmak,çıkmak,kurmayı

sıfat fiilller( acak,-an-ası-dık-maz-miş)
geçtiği,işlediği,olduğu,bulunduğu,planlayan,buluna n,dediğin,gittiği

zarf fiiler (ıp-ince-arak-ken-madan-dıkça-maksızın-r-maz vb
çıkıp,üzereyken,geçirerek,deyip,gönderip,vazgeçip, sevk edip,ulaşmadan

sayfa 127 9.etkinlik

keskin
kökleri:kes-kin
fiilimsi eklerini almış mıdır?:yok
olumsuzluk şekilleri varmıdır?:yok
fiilimsimidir?:fiilimsi değildir.
fiilimsi ise türü nedir?:yok

uyku
kökleri:uyu-ku
fiilimsi eklerini almış mıdır?:yok
olumsuzluk şekilleri varmıdır?yok
fiilimsi midir:fiilimsi değildir
fiilimsi ise türü nedir?:yok

bilmeyerek
kökleri:bil-me
fiilimsi eklerini almış mıdır?:-erek
olumsuzluk şekilleri varmıdır?:bilme-yerek
fiilimsi midir:filimsidir
fiilimsi ise türü nedir?:zarf-fiil

patlamaya
kökleri atla-t
fiilimsi eklerini almış mıdır?:-ma
olumsuzluk şekilleri varmıdır? atlat-ma-maya
fiilimsi midir:fiilmsidir
fiilimsi ise türü nedir?:isim-fiil

sayfa 128 10.etkinlik

*”çanakkale destanı ” metninde kaynıyor kum gibi ,tufan gibi mahşer mahşer,öteden saikalar parçalıyor afakı,beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı,ölüm indirmede gökler ölü püskürmede yer ,o ne müthiş tipidir:savrulur enkaz-ı beşer ….’gibi ifadelelerle savaş sahnesi ve savaşta Türk askerlerinin yaptıkları ,olağanüstü özellikler katılarak anlatılmaya çalışılmıştır.
”oğuz kağan destanında ise oğuz kağan’ın özellikleri ve yaptıkları olağanüstü özellikler (bu oğul anasının göğsünden ilk sütü içip bundan sonra içmedi.çiğ et,çorba ve şarap istedi.dile gelmeye başladı. kırk gün sonra büyüdü….vb)katılarak anlatılmıştır.

*bu anlatılan olağanüstü olaylar ve kişiler anlatımın da olağanüstü bir özellik kazanmasını sağl**ıştır.

sayfa 128 11.etkinlik

*destansı anlatımlar,destanlarda yer alan olağanüstü olayların ,yiğitçe ve meydan okuyan ,kahr**anlıkları anlatan havasını yansıtır.destansı anlatımlarda ,tarihte yaşanmış önemli olaylar ve kahr**anlıklar destan havası içinde anlatılır.

sayfa 128 12.etkinlik

DESTANSI ANLATIMLA OLUŞMUŞ METİNLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ

—tarihi konular ve kahr**anlıklar işlenir.
—olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.
—yapıp ,etmeler yani fiiller ön plandadır.sürekli hareket vardır.
—etkileyici bir özellik taşır.
—destan türünün yiğitçe havası vardır.
__________________
Şey.. Acaba fazLadan 2 kanadın varsa verebilirmisin ? Benimkileri kırdıLarda.

sayfa 130 14.etkinlik

ek fiil:bayılmıştı
eklendiği kelimenin türü:fiil

isimlendirme:öğrenilen geçmiş zamanın hikayesi

ek fiil:senedir
eklendiği kelimenin türü:isim
isimlendirme:ek fiilin geniş zamanı

ek fiil lursam
eklendiği kelimenin türü:fiil
isimlendirme:geniş zamanın şartı

ek fiil:değil midir
eklendiği kelimenin türü:isim
isimlendirme:ek fiilin geniş zamanı

ek fiil:kuvvetlidir
eklendiği kelimenin türü:isim
isimlendirme:ek fiilin geniş zamanı

sayfa 130 15.etkinlik

*yapıyorum—-şimdiki z**an,1.tekil kişi
*arıyorum—-şimdiki z**an,1.tekil kişi
*bayılıyorum—-şimdiki z**an,1.tekil kişi
*yapıyorum—şimdiki z**an,1.tekil kişi
*böler—geniş z**an,3.tekil kişi
*dolar—geniş z**an,3.tekil kişi

*”alıyorum,yapıyorum,bayyılıyorum ve arıyorum ”fiilleri şimdiki z**an kipinde çekimlendikleri halde ”geniş zaman anlamı vermektedir.

*fiillerdeki bu anal** kayması fiilerin farklı anlam ve zamanlarda kulllanılmasına olanak sağl**ıştır

sayfa 130 anlama ve yorumlama 16.etkinlik
—leyla ile mecnun ,kerem ile aslı,ferhat ile şirin gibi halk hikayelerinin içinde hayal unsuru ve olağanüstü ögelerin yer alması hikayelerin destansı anlatıma örnek olmasını sağlar.

17.etkinlik

destansı anlatımın kullanıldığı edebi türler

roman
hikaye
tiyatro
şiir
destan

19.etkinlik

*hasta:arkadaşım çok hastaymış.———-ek fiilin öğrenilen geçmişi,3.tekil
lezzetli:yemek çok lezzetliydi.——-ek fiilin görülen geçmişi,3.tekil kişi
okuyan:gerçeği bilen okuyandır.—–ek fiilin geniş z**anı,3.tekil kişi
bahar:ya gelen baharsa.—–ek fiilin şartı,3.tekil kişi
doktor:kardeşim doktordur.—-ek fiilin geniş z**anı,3.tekil kişi

20.etkinlik

*bunu ona ulaştıtırsan çok memnun olurum.(geniş z**an -1.tekil şahıs)
*onu uyarmasaydınız ,aşağıya düşmüştü.(öğrenilen geçmiş z**anın hikayesi-3.tekil şahıs)
*lütfen buraya park etmesin(emir kipi-3.tekil şahıs)
*sınavı kazanmak için daha çok çalışmalısın(gereklilik kipi-2.tekil şahıs)

21.etkinlik

*kırmızı kaplı kitap benim.
*bugün hava çok güzel.
*bu öğrenci çok çalışkan.

sayfa 132 ölçme ve değerlendirme

1.*bir fiile -en,-esi,-mez,-er,-dik,-ecek,-miş ekleri getirilerek sıfat-fiiller türetilir.
*bir fiile -iş,-me,-mekekleri getirilerek isim-fiiller türetilir.
*bir fiile -ip,erek,ince,dikçe,eli,ken,meden,diğinde ,meksizin,cesine,e,ir,mez,esiye ekleri getirilerek zarf fiiller türetilir.

2.y,y,,d
3.b
4.b
5.d
6.b
7.b
8.*olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.
*destan tütünün yiğitçe havası vardır.
*sürekli harket vardır.
*etkileyici bir özellik taşır.
*yapıp etmeler yani fiiler ön plandadır.

9.iki görevi vardır.
1.isimlerin ve isim soylu sözcüklerin sonuna gelerek onları yüklem yapar.

o,çok iyi bir insandı.
bana bunları anlatan sendin.

2.basit zamanlı fiileirn sonuna gelerek bu fiilleri birleşik zamanlı fiile dönüştürür.

yarın bize geliyormuş.
ne z**andır bu kitabı okuyorum.

sayfa 133 
1.toplum düzeni belli kurallarla sağlanmıştır.insanlar toplum içerisinde kanunlarla belirlenmiş kurallara ,örf ve adetlere göre hareket eder.
2.alıcıyı belli bir alana kanalize etmek ,yönlendirmek ve telkin etmek **acıyla emredici ifadeler kullanılır.
3.”dur,sus,kalk”gibi emredici ifadeler söylenen eylemleri gerçekleştirmeye zorlayan ifadeleridir.
4.trafik levhaları ,trafikte uyulması gereken kuralları bildirir.

1.ETKİNLİK
Kanunun hükmü ve **irin emri 
Madde 24 – (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez. 
(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz. 
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri Devamını Oku »

1-Cumhurbaşkanı
2-Başbakan
3-Genelkurmay Başkanı
4-Milli Savunma Bakanı
5-İçişleri Bakanı
6-Dışişleri Bakanı
7-Adalet Bakanı
8-Kuvvet Komutanları (Kara,Deniz ,Hava ve Jandarma komutanları)
9-Başbakan Yardımcılarından oluşur.
Gündemi; Başbakan ya da Genelkurmay Başkanı’nın önerileriyle Cumhurbaşkanı belirler.
Cumhurbaşkanı olmadığı zaman Başbakan toplar.

Hücre ve Organeller

HÜCRE
VARLIK: Duyu organlarımızla algılayabildiğimiz her şeye varlık denir.

CANLI VARLIK CANSIZ VARLIK
1- Tek Hücreliler(Ör: bakteri) Ör: madde
2- Çok Hücreliler(Ör: bitki- hayvan ve insan)

Canlıların, canlılık özelliği gösteren en küçük parçasına hücre denir. Hücreler yaşayan organizmaların yapısal ve fonksiyonel en küçük birimidir.
Hücreler gelişmişlik düzeyine göre ikiye ayrılır:
1-Prokaryot Hücreler: Bu hücrelerin zarlı organelleri ve belirgin bir zarla çevrili çekirdeği yoktur. Yalnızca hücre zarı, sitoplazma ve zarsız organel olan ribozom taşırlar. Kalıtım maddeleri (DNA) sitoplazmada bulunur. Örneğin bakteri, mavi- yeşil alg prokaryot hücrelidir.
2- Ökaryot Hücreler: Bu tip hücrelerin zarla çevrili çekirdeği, zarla çevrili organelleri, hücre zarı ve sitoplazması vardır. Örneğin protistler, mantarlar, hayvanlar, bitkiler ökaryot hücrelidir.
Ökaryot bir hücre dıştan içe doğru üç kısımdan oluşur:
I- Hücre zarı II- Sitoplazma III- Çekirdek
 

I-HÜCRE ZARI: Hücrenin en dışında yer alan ve hücreye şekil veren kısımdır. Hem bitkisel, hem hayvansal hücrelerde bulunur. Çift katlı, ince bir zar olan hücre zarı üzerinde madde alış verişini sağlayan delikler (porlar ) vardır. Hücre zarı canlı, saydam, esnek, seçici ve geçirgendir.
Zarın kimyasal yapısını, yağlar, karbonhidratlar ve proteinler oluşturur. Zarın yapısı hakkında iki model geliştirilmiştir: 1- Sandviç (birim zar ) modeli 2- Akıcı mozaik modeli.
Sandviç modeli zarın yapısını açıklar ancak madde alış verişini açıklayamadığı için kabul görmemiştir.
Akıcı mozaik modeline göre hücre zarı iki sıra yağ molekülü arasında serbest olarak bulunan protein ve glikoproteinlerden oluşur. Madde alış verişi zar yüzeyindeki porlarla sağlanır.

Hücre zarından geçebilen maddeler: Küçük moleküller ( glikoz, aminoasit, su, madensel tuzlar), yağda eriyen A, D, E, K vitaminleri, nötr moleküller (oksijen ve karbondioksit )’tir.
Devamını Oku »

MİTOZ BÖLÜNME
MAYOZ BÖLÜNME

Mitoz bölünme bir kromozom ve bir çekirdek bölünmesidir.
Mayoz bölünme ise bir kromozom ve iki çekirdek bölünmesidir.

Yavru hücrelerde kromozom sayısı, ana hücrenin kromozom sayısına eşittir.
Homolog kromozomların yarısı bir kutba, diğer yarısı da karşı kutba gittiğinden, yavru hücrelerde kromozom sayısı yarıya inerek değişir.

Bölünme sonucunda ana hücreden aynı yapıda iki yavru hücre meydana gelir.
Bölünme sonucunda ise kromozom sayısı yarıya inmiş dört yavru hücre meydana gelir.

Devamını Oku »

Kimyasal Tepkimeler

KİMYASAL TEPKİME

Tepkime, kimyada iki veya daha çok maddenin başka madde veya maddelere dönüştüğü hadise. Reaksiyon da denir. Kimyasal tepkimede tepkimeye giren maddelerin özellikleri kaybolurken değişik özelliklerde yeni maddeler ürün olarak ortaya çıkar. Fakat tepkimede toplam kütle değişmez.

Bir kimyasal tepkimede bağ oluşturan elektronların enerji soğurmasıyla bağ parçalanır. Bu durum yeni bağların oluşmasını mümkün kılar ve enerji açığa çıkar. Bir bağın parçalanması için gerekli olan enerji yeni bir bağın oluşmasında açığa çıkan enerjiden daha az olduğunda, bu tepkimeye ekzotermik (ısı veren) tepkime, tersi olduğundaysa endotermik (ısı alan) tepkime denir.

Konu başlıkları

1 Tepkime kabı

2 Tepkime ısısı

3 Tepkime hızı

4 Ayrıca bakınız

Tepkime kabı [değiştir]Reaktör de denir. Laboratuvarlarda veya kimya sanayiinde kimyasal tepkimelerin gerçekleştiği kap veya cihazlara denir. Genellikle cam, paslanmaz çelik veya kimyasal maddelerden etkilenmeyen herhangi bir alaşımdan yapılmışlardır.

Tepkime ısısı [değiştir]Bir kimyasal tepkimede bütün maddeleri aynı sıcaklıkta tutabilmek için tepkime sistemine eklenmesi veya sistemden uzaklaştırılması gereken ısı miktarıdır. Tepkime sisteminin içinde bulunduğu kabın basıncı sabit tutulduğunda ölçülen tepkime ısısı aynı zamanda entalpi olarak bilinen termodinamik nitelikteki değişimi, yani tepkime sonucunda oluşan ürünlerin entalpisiyle tepkimeye girenlerin entalpisi arasındaki farkı gösterir. Böylece sabit basınçta tayin edilen tepkime ısısı DH sembolüyle gösterilen tepkime entalpisidir. DH negatif olduğunda tepkime ekzotermik, tersi durumdaysa tepkime endotermiktir.

Mesela,

H2 + Cl2 → 2HCl + 44 kkal

tepkimesinde tepkimeye giren H2 ve Cl2 moleküllerinde iki atomu bir arada tutan bağların koparılması enerji ister. Bu enerji sağlandığında atomlar arasındaki bağlar kopar ve atomlar yeni düzenlemeye girerek yeni bağlar (HCl bağları) oluştururken dışarıya enerji verilir. Bu tepkimede dışarı verilen enerji daha önce alınan enerjiden fazla olduğundan neticede dışarıya enerji verilmiş olur (ekzotermik tepkime). Buna karşılık;

H2 + I2 + 12,4 kkal → 2HI

Devamını Oku »


Bedava İlan Verme