Ders Anlatım Eğitim Blogu,Öss,Sbs,Dersler

fizik, kimya, biyoloji, ingilizce, öss, sbs, öğretmenler

Garip Hareketi’nin etkisinin sürdüğü yıllarda şiiri onlar kadar bayağılaştırmak istemeyen, her biri kendine özgü şiir tarzını oluşturmuş aşağıdaki şairler şiirdeki lirizmi kaybetmeden yeniliği sürdürmüşlerdir.

1. ATTİLA İLHAN (1925 -2005)

Günümüz şairlerinden olan Attila İlhan yüksek öğrenimini yarıda bırak­mış, bir süre gazetecilik yapmış, yazarlıkta karar kılmıştır. Adını 1946 CHP şiir ya­rışmasında ikinci olan “Cebbaroğlu Mehemmed” duyurmuştur. Şiir, roman, eleştiri alanında eserler vermiş­tir.

Şiirlerinde romantik bir duyarlıkla toplumsal gerçekçilik açısından çağımıza, yaşadığımız günlere bakar. İnançlarında ayak direyen, sert çıkışlar yapan, gerçeklerden çok anılara sığınan bir karakter yapısı vardır. “Serüven tutkunu” bir şair olan Attila İlhan en çok aşk, intihar, içki, ölüm, kav­ga, kahramanlık… temalarını işler. 1952’de çıkan Mavi dergisiyle birlikte Türk şiirinde yeni bir eğilim ortaya çıktı. Attilâ İlhan, yazılarıyla bu eğilimi metot hareketine dönüştürmeye çalıştı. Mavi, hürriyet ve barışı temsil eden bir renktir. En büyük tepkisi de Garipçiler’edir.

Şiirlerinde Divan şiirinin biçim özelliklerin­den, imgelerinden de yararlanır. Canlı konuşma diline, argoya, halk deyimle­rine geniş ölçüde yer vermiştir.

Eserleri:

Duvar (şiir) Sisler Bulvarı (şiir) Yağmur Kaçağı (şiir) Ben Sana Mecburum (şiir) Bela Çiçeği (şiir) Vaşak Sevişmek (şiir), Elde Var Hüzün (şiir,

Sokaktaki Adam (roman), Zenciler Birbirine Benzemez (roman), Kurtlar Sofrası (roman), Bıçağın Ucu (roman), Sırtlan Payı (roman, Fena Halde Leman (roman, Dersaadet’te Sabah Ezanları (roman)

2. FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914 -2008)

Cumhuriyet döneminin önemli şairlerinden olan Fazıl Hüsnü öğrenimini Anadolu’nun değişik yerlerinde sürdürmüş, su­baylık yaptığı yıllarda ise Anadolu’yu daha iyi tanı­ma fırsatı bulmuştur. Sanatçı, iç ve dış ger­çeklere bakarak, bilinçaltına yönelerek şiire yeni ürperişler getirir.

Şiirleri devamlı gelişme gösterir. Kurallı bi­çimlerden serbest biçimlere, anlamlı özler­den en yalın anlamlara varan şiir türlerini de­ner. Her şiirinde bir “yeni”yi dener gibidir. Genellikle epik – dramatik, lirik – didaktik ve toplumsal gerçekçi anlayıştadır. Şiir dili en son türetilen Türkçe sözcüklerle doludur.

Eserleri:

Havaya Çizilen Dünya (şiir, Çocuk ve Allah (şiir), Çakırın Destanı (şiir, Üç Şehitler Destanı (şiir, Türk Olmak (şiir), Yedi Memetler (şiir), İstiklal Savaşı- Samsun’dan Ankara’ya, İstiklal Savaşı- İnönüler, Sivaslı Karınca, İstanbul-Fetih Destanı, Anıtkabir, Asu, Delice Böcek, Batı Acısı , Mevlana’da Olmak (Gezi) , Hoo’lar , Cezayir Türküsü (Fransızca, İngilizce ve Arapça çevirileriyle birlikte), Çanakkale Destanı, Kubilay Destanı, 19 Mayıs Destanı, Hiroşima (Fransızca,İngilizce çevirileriyle, 1970), Malazgirt Ululaması, Kınalı Kuzu Ağıdı, Çukurova Koçaklaması, Nötron Bombası, Yunus Emre’de Olmak , Dildeki Bilgisayar . . .

3. BEHÇET NECATİGİL (1916 -1979)

İlk şiirleri Varlık dergisin­de çıkan öğretmen şair Behçet Necatigil, Cum­huriyet döeminin kendine özgü bir çizgisi olan şair­lerindendir. Rahat, gösterişe kaçma­yan, sembollere dayalı, şiir geleneklerini gözeten bir anlayıştadır, önce Garipçi çizgide yürü­yen Necatigil, sonra onlardan ayrılmıştır.

Şiirlerinde kendi evinden başlayarak öteki evleri, sokağı, çevreyi, giderek dış dünyayı ve toplumu sorunlarıyla anlatmıştır.

Hem hece ölçüsüyle hem de serbest ölçüyle yazmıştır. İlk şiirleri anlamca açık, sonrakiler kapalıdır.

Şiir dışında İnceleme, çeviri, radyo oyunu alanlarında da eserleri vardır.

Eserleri:

Kapalı Çarşı (şiir), Evler (şiir), Arada (şiir), İki Basma Yürümek (şiir), Çevre (şiir), Eski Toprak (şiir), Dlvançe (şiir), Edebiyatımızda İsimler Sütlüğü (inceleme), Edebiyatımızda Yazarlar Sözlüğü (İnceleme)

4. CAHİT KÜLEBİ (1917 – 1997)

Öğretmenlik yaptığı yıllarda Anadolu’yu tanı­yan Cahit Külebi, memleketçi şiirimize yeni bir ses getirmiştir,

Şiirlerinde derin bir Anadolu sevgisi vardır; İyimser, açık ve gerçekçi bir bakışla Anado­lu’ya eğilmiştir. Şiirlerinde temiz bir Türkçe, Karacaoğlan’ı andıran bir içtenlik görülür. Hayale pek yer vermez, gerçekçi bir anlayış­la yazmıştır. Onu “gerçekçi – romantik” bir şair olarak niteleyebiliriz.

Eserleri: Adamın Biri (şiir) , Rüzgar (şiir, Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda (şiir) Yeşeren Otlar… (şiir)

5. CAHİT ZARİFOĞLU (1940-1987) İlk şiirlerinde ikinci yeni akımının etkileri görülür. Madde-ruh çatışması, “Batı diktasına karşı Doğu protestosu” temalarını işledi. İlk şiir kitabı “İşaret Çocukları” 1967’de yayınlandı. Şiirlerinde dinsel inançları çerçevesinde ele aldığı Anadolu insanlarının acı, umut ve sevgilerini yansıttı. Son şiirlerinde ise İslamcı düşüncedeki insan sevgisi, toplumsal mutluluk anlayışını işledi. Yer yer gerçeküstü ögeler ve eski şiir kalıplarını uyguladı.

ESERLER:

Şiir:İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller, Korku ve Yakarış

Hikaye: İns
Çocuk Hikayeleri:Serçekuş , Katıraslan , Ağaçkakanlar, Yürekdede ile Padişah, Küçük Şehzade, Motorlu Kuş, Kuşların Dili
Çocuk Şiirleri:Gülücük, Ağaçokul (Çocuklara Afganistan Şiirleri)
Roman:Savaş Ritimleri,Ana
Günlük:Yaşamak
Deneme:Bir Değirmendir Bu Dünya, Zengin Hayaller Peşinde
Tiyatro:Sütçü İmam

6. ERDEM BEYAZIT (1939-2008) Tok, kavgacı, destana yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar işlenmiştir. İslâmî ton bir “leit-motif (sıkça işlenen tema)” halinde bütün şiirlerine yayılmıştır. Şiirleri Açı (K. Maraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklâl, Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergilerinde yayınlanmıştır.

Şiir:
*Sebeb Ey , Risaleler , Şiirler (Sebep Ey ve Risaleler iki kitap bir arada)

Gezi: İpek Yolundan Afganistan’a:1981’de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı içeren iki aylık gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı (Akabe Yayınları 1982).

Ödüller
Risaleler; Türkiye Yazarlar Birliği 1988 Şiir Ödülü.
İpek Yolundan Afganistan’a; TYB 1983 Gazetecilik Ödülü.

7.HİLMİ YAVUZ (1936)Başlangıçta daha çok İkinci Yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. Sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi. İslam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi.

Şiir
Bakış Kuşu (1969), Bedreddin Üzerine Şiirler (1975) ,Doğu Şiirleri (1977) ,Yaz Şiirleri ,
Gizemli Şiirler (1984) ,Zaman Şiirleri (1987) ,Söylen Şiirleri (1989) ,Ayna Şiirleri (1992), Hüzün ki En Çok Yakışandır Bize, Gülün Ustası Yoktur, Erguvan Şiirler, Çöl Şiirleri, Akşam Şiirleri, Yolculuk şiirleri, Hurufi şiirler, Büyü’sün Yaz (2006)

Taşkömürü: Taşkömürü bitkilerin jeolojik dönemler boyunca dönüşüme uğraması sonucu oluşmuş , yüksek ısı gücü olan bir enerji kaynağıdır. Kalori değeri yüksektir. Bu enerji kaynağı elektrik santrallerinde ,sanayide ve kok kömürü yapımında kullanılır. 1.jeolojik zamanda oluşan taşkömürü Karadeniz Ereğlisinden başlar ve doğuya doğru Zonguldak , Amasra, Söğütözü�ne kadar devam eder. Yapılan üretim ihtiyacımızı karşılayamadığı için yurt dışından taşkömürü satın alınmaktadır. Demir çelik ve Kimya sanayisinde kullanılır.

Linyit: Linyit kömürleşme sürecinin ilk ürünlerindendir. II. jeolojik zamanda oluşan linyit oluşum yaşı bakımından taşkömüründen daha gençtir. Bu nedenle kalorisi taşkömüründen daha düşüktür. Linyit yatakları yüzeye daha yakın olduğu için kolayca işlenebilmektedir.Türkiye III. jeolojik zamanda oluşan bir ülke olduğu için hemen her bölgede linyit yatakları bulunmaktadır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışında bütün bölgelerimizin çıkarılır. En kaliteli linyitler Ege Bölgesinde, en fazla rezerv ise Afşin Elbistanda yer alır.

Genellikle çıkarıldığı alanlardaki sanayi tesislerinde ve evlerde tüketilir. Önemli linyit yatakları , Beypazarı (Ankara) , Çan (Çanakkale), Orta (Çankırı) , Seyitömer , Tunçbilek (Kütahya) , Soma (Manisa) , Elbistan (Kahramanmaraş), Yatağan (Muğla) Aşkale (Erzurum) , Şırnak, Kangal (Sivas)

Linyit yatakları Afşin, Elbistan (K. Maraş), Tavşanlı, Seyitömer (Kütahya), Soma (Manisa), Yatağan (Muğla), Saray (Tekirdağ), Aşkale (Erzurum), Aydın, Amasya ve Yozgat çevresinde bulunmaktadır.

Linyitten elektrik enerjisi elde eden termik santrallerimiz, Soma, Tunçbilek, Seyitömer, Afşin – Elbistan, Yatağan ve Orhaneli termik santralleridir.

Petrol: Çağımızın önemli enerji kaynaklarından biridir.Ham olarak çıkarılan petrol rafinerilerde işlendikten sonra benzin,motorin ve gazyağı haline gelmektedir.Türkiye petrol açısından zengin bir ülke değildir. Belli başlı petrol yatakları Güneydoğu Anadolu Bölgesindedir. Yatakların en yoğun olduğu yerler Batman , Siirt ve Diyarbakırdır. Ülkemizdeki petrol yatakları derinlerde yer aldığı için işletilmesi zordur. Ülkemizdeki petrol üretimi tüketiminin 1/7sini karşılayabilmektedir.

Petrol işleme tesislerimiz :

– İzmirde Aliağa Rafinerisi

– İzmitte İpraş Rafinerisi

– Mersinde Ataş Rafinerisi

– Batmanda Batman Rafinerisi

– Kırıkkalede Orta Anadolu Rafinerisi

Petrol yataklarımızın % 98’i G. Doğu Anadolu Bölgesinde bulunur. Petrol, Raman, Garzan, Kurtalan, Adıyaman ve Mardin çevresinde çıkarılmaktadır.

Ülkemizde çıkarılan ve ithal edilen petrol, Orta Anadolu (Kırıkkale), Aliağa (İzmir), Ataş (Mersin), İpraş (İzmit) ve Batman rafinerilerinde işlenmektedir.

Doğal gaz: Ülkemiz, doğal gaz yatakları bakımından zengin değildir. Şu anda sadece Trakyada Hamitabat ve Güneydoğu Anadoluda Mardin – Çamurlu sahasında üretim (bilgi yelpazesi) yapılmaktadır. Hamitabattan çıkarılan doğal gazdan aynı yerde elektrik enerjisi üretilir. Doğalgaz ihtiyacımızın önemli bir kısmı, Rusya Federasyonu ve Cezayirden ithal edilmektedir.

Su Gücü (Hidroelektrik enerjisi): Barajlardaki suyun, elektrik üreten santralleri çalıştırması ile oluşan enerjiye hidroelektrik enerjisi denir.

Türkiyede elektrik ihtiyacının % 40 lık kısmı hidroelektrik santrallerden elde edilmektedir. Keban, Karakaya, Atatürk, Hirfanlı, Seyhan, Kemer ve Demirköprü gibi birçok baraj elektrik ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Dışarıya akıntısı olan bazı göllerimiz, tabii baraj özelliğindedir. Bunlardan elektrik üretilir. Başlıcaları, Hazar, Çıldır, Tortum ve Kovada gölleridir.

Rüzgâr Gücü: Ülkemizde eskiden yel değirmenlerinde ve yelkenli gemilerde kullanılmıştır. Fakat elektrik ve petrol enerjisinin devreye girmesiyle kullanım alanı çok azalmıştır.

Jeotermal Enerji: Jeotermal enerji, yer altındaki sıcak sulardan ya da su buharından elde edilir. Türkiye yakın bir jeolojik devirde oluştuğundan ve genç kıvrım dağları kuşağında bulunduğundan dolayı, fay hatları ve fay kaynakları oldukça yaygındır. Özellikle Ege Bölgesindeki Germencik (Aydın), Balçova (İzmir), Sandıklı (Afyon) ve Sarayköy (Denizli) civarında sıcak su kaynakları bulunmaktadır. Şu anda sadece Sarayköy (Denizli) de elektrik enerjisi üreten jeotermal santral bulunmaktadır.

Radyoaktif Mineraller: Radyoaktif mineraller, nükleer enerji üretiminde kullanılır. Uranyum ve toryum gibi radyoaktif maddelerin parçalanmasıyla enerji elde edilir.

Ülkemizde Aydın, Uşak, Manisa, Çanakkale ve Yozgat yörelerinde uranyum, Eskişehir çevresinde toryum yatakları tespit edilmiştir. Fakat, şu anda, ülkemizde radyoaktif maddelerden nükleer enerji üretimi yapılmamaktadır.

Güneş Enerjisi: Türkiye ve özellikle güney bölgelerimiz, Güneş enerjisinden iyi yararlanabilecek bir konuma sahiptir. Bu enerjiden, en çok su ısıtmada faydalanılır. Ayrıca, sera ısıtmasında, su pompası çalıştırılmasında, bazı elektronik aletlerin çalıştırılmasında, vs. Güneş enerjisi kullanılmaktadır.

1. TELAFFUZ (SÖYLEYİŞ)
1. ……..tonlama……..
……..durak……….

2. Doğru
Yanlış

3. Vurguyu taşıyan heceler aşağıdaki tablodadır.

Kelimeler Vurguyu Taşıyan Hece
sevgi -gi
yokmuş yok-
İzmir İz-
Kütahya -tah-
Uşak -şak
Makedonya -don-
Babaeski -ba-
Anadolu -lu
şimdi Şim-
açıkgöz -çü
aslanağzı -lan
gözlükçü -çık-
incelmiş -miş
bakkal -kal
kelebek -bek
vatandaş -daş
gerçekten -çek-
kapatıyordu -yor-

2. TÜRKÇE’NİN SESLERİ VE ÖZELLİKLERİ

1. ……’’b,c,d,g,ğ’’……… ünsüz yumuşaması…….
……’’ç,t,k’’…………ünsüz benzeşmesi………
…….ünlü düşmesi………hece düşmesi……..
…….ünlü türemesi………ünsüz tğremesi………

2. Doğru
Doğru
Doğru
Doğru
Doğru

3. Doğru yanıt: B
4. Doğru yanıt: C
5. Doğru yanıt: C
6. Doğru yanıt: A

7. ÜNSÜZ YUMUŞAMASI: Sözcük sonlarındaki sürekli sert ünsüzler ‘p ç t k’, iki ünlü arasında yumuşar: ç – c, t – d, p – b, k – gğ olur.
ç – c ağaç – ağaca
t – d kâğıt – kâğıda
p – b dolap – dolabı
k – gğ tabak – tabağa
Tek heceli sözcüklerin çoğu bu kurala uymaz:
iç, yap, küp, kat…
Süreksiz sert ünsüzlerle biten sözcüklerin bir bölümü çekimlenirken değişmemelerine karşın, türettikleri eylemler de değişir:
aç / aça ––– acıkmak
değişmez değişir
ak / akı ––– ağarmak
değişmez değişir
– Eylem tabanlarındaki süreksiz sert ünsüzlerin birçoğu yumuşamaz:
bak – ınca, ak – ıntı, okut – ulmuş…
– Yabancı sözcüklerin bir bölümü bu kurala uymaz:
cennet, kısmet, isabet …..
– Sözcükte ses bozulur, anlam değişirse yumuşama olmaz:
aşk / aşğı, aşğa
at / ada, adı
– ‘k’ genelde yumuşayınca ‘ğ’ olmasına karşın, ‘n’ den sonra gelenler ‘g’ olur:
renk / rengi, denk / dengi, kepenk / kepenge …
– Özel adların yazımında yumuşama gösterilmez:
Turgut’u, Karabük’e, İzmit’i

8. İnceleme sonuçları:

KELİMELER KALINLIK-İNCELİK (BÜYÜK ÜNLÜ) UYUMU DÜZLÜK YUVARLAKLIK (KÜÇÜK ÜNLÜ) UYUMU
kolayca uyar uyar
uçurtma uyar uyar
begonya uymaz uymaz
yağmur uyar uymaz
büro uymaz uymaz
limon uymaz uymaz
öğleyin uyar uyar
istasyon uymaz uymaz
okuyor uyar uymaz
koşarken uymaz uyar

GEZİLERLE İLGİLİ; YÖNETMELİK GEREĞİ DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR VE HAZIRLANMASI GEREKLİ BELGELER

1-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği 21.Madde’de belirtilen hususlara dikkat edilmesi,

2-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği, Okul gezileri çerçeve sözleşmesinin 14.maddesindeki sözleşme eklerinin düzenlenmesi

3-İl sınırları dışına yapılacak gezilerle ilgili onay Kaymakamlık Makamından, İl içinde yapılacak gezilerle ilgili onay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden, Belediye sınırları içinde yapılacak geziler Okul Müdürlüğünün onayı ile yapılacaktır.

4-Gezilerle ilgili belgeler Müdürlüğümüze en geç 10 gün önceden gönderilecektir.

–Gezilerle ilgili yönetmelik ve Genelge’ler–

a-Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği (13.1.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi Gazete) ek ve değişiklikler:(12.8.2005 tarih ve 25904 sayılı Resmi Gazete) – (25.8.2005 tarih ve 25917 sayılı Resmi Gazete) –( 02.3.2008 tarih ve 26804 sayılı Resmi Gazete)

b-Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 21.05.2007 tarih ve 2007/46 sayılı genelgesi

c-Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 18.01.2008 tarih ve 2008/03 sayılı genelgesi

–Gezi dosyasında bulunması gerekli belgeler;(Okul Gezileri çerçeve sözleşmesi(ek-12)’de belirtilen ekler–

a-İşletme Belgesi
b-Görevlendirilmesi halinde tur rehberinin kimlik kartı
c-Sürücü Belgesi ve mesleki Yeterlilik belgesi(SRC 2)
d-100 km.ye kadar olan gezilerde “Y” yetki belgesi
e-100 km.nin üzerinde olan gezilerde “D2” yetki belgesi
f-Araçların “Zorunlu Mali Sorumluluk(trafik) sigorta poliçesi, “Karayolu Yolcu
g-Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi”, “Karayolu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi”
h-Araç, yüklenici tarafından kiralanmış ise yüklenici tarafından onaylanmış sözleşme sureti
ı-Gezi Planı ve T.C.Kimlik numaralarının da yazıldığı geziye katılacak öğrenci, öğretmen ve idareci isim listesi

–Diğer Belgeler–

a-Konaklanacak yer ile ilgili rezervasyon belgesi
b-Araç oturma planı
c-Gezi, tanıtım ve turizm kulübü çalışma planı
d-Araç Uygunluk Tespit Belgesi
e-Üst Yazı Örneği(İl İçi)(Yazınız örneğe uygun olmalıdır)
f-Üst Yazı Örneği (İl Dışı)(Yazınız örneğe uygun olmalıdır)

 Okul Gezileri İçin Düzenlenecek Belgeler ve İlgili Yönetmelik ve Genelgeler

Geçen öğretim yılında yani 2008 de  ilköğretim öğrencilerinin girdiği  sbs sınavındaki soruların derslere göre konuları, çıkan soruların sayısı aşagıda verilmiştir.

Öğrencilere bir fikir verecektir.

Tür ve Şekil Bilgisi
2
Yazım (Ses, İmla, Noktalama) Bilgisi
soru yok
Sözcükte Anlam
2
Cümlede anlam
4
Parçada Anlam
10
Sözcük Türleri (Zarflar, Fiiller, Ek Fiil)
3
Sözcüğün Yapısı (Birleşik fiiller)

Grafik-Tablo Okuma

TOPLAM
21


bursa evden eve nakliyat
Bedava İlan Verme