SOHBET (SÖYLEŞI)

1. Tanımı
Konuşup, görüşme anl***** gelir. Makale planıyla, bir söyleşi havası içinde
yazarın kişisel görüş ve düşüncelerini anlattığı yazılara sohbet (söyleşi) denir.

2. Özellikleri
.Bir kimse ile konuşur gibi yazılır.
.Anlatım, samimî konuşma şeklinde olur.
.Günlük sanat olaylarını ve genel konuları ele alır.
.Yazarın nükteleri ve içtenliği anlatılanları çekici hâle getirir.
.Yazar, düşüncelerinin doğruluğunda ısrar edici olmaz.
.Gazete ve dergi yazılarındandır.

3.Önemli temsilcileri
Ahmet Rasim – Ramazan Sohbetleri,
Suut Kemal Yetkin – Edebiyat Söyleşileri,
Şevket Rado – Eşref Saati,
Melih Cevdet Anday – Dilimiz Üzerine Söyleşiler,
Nurullah Ataç – Karalama Defteri.
Cenap Şahabettin,
Refik Halit Karay,
Hasan Ali Yücel,
Attila İlhan gibi yazarlarımız da bu türde eserler vermişlerdir.

4.Farklılıklar
a.Sohbet, makaleden üslûp yönüyle ayrılır.
Çoğunlukla, günlük konuların işlendiği sohbet yazılarında
senli benli bir anlatım yolu seçilir, hatıralardan, halk fıkralarından, nüktelerden, özlü sözlerden yararlanılır.

b.Makaleye benzer bir yazı türüdür.
Konusu daha çok genel ya da günlük sanat olaylarıdır;
fakat konu, tez ve savunma amacı güdülmeden ve karşılıklı konuşma havası içinde, sıcak bir dille yazılır.
Sohbet Türünün Türk Edebiyatı’ndaki Önemli Temsilcileri

5.Örnekler
HOŞGÖRÜ

Hoş görür olmak ne demektir? Hoş görür olmak, düşüncelere, ” Boş ver” diye aldırış etmemek değildir.
Böyle bir ilgisizlik insana yakışmaz. Hoş görür olmak, bize seslenen kimsenin söylediklerini bir takim
ön yargılara dayanarak tartışmadan geri çevirmek değil, söylenenleri dikkatle dinleyip tarafsız bir görüşle
inceledikten sonra yargıya varmaktır.
Başkasının düşüncelerini incelemeden neden geri çevirelim?
Neden bu düşünceleri küçümse*meyle karşılayalım? Onları savunmak olanak dişi midir?
Biraz olsun gerçek payı yok mudur bu sözler*de? Bize bunları söyleyen hiç mi kafa yormadı acaba?
İnsanların beğenileri birbirine uymaz. O belki kırmızıdan hoşlanır, siz yeşili seviyorsunuzdur.
O belki Wagner’in müziğini beğeniyor, siz Mozart’ı yeğliyorsunuzdur.. Beğenileri sizinkine uymuyor diye,
onu beğenisizlikle, kabalıkla mı suçlayacaksınız? Ona kızacak mısınız? Onun da sizin de beğendiğiniz şeyleri
yansız olarak değerlendirmelisiniz.
İşte düşünce alanında da böyledir. Bütün düşünceleri ve varsayımları bize göre ve bazı yönleriyle savunmak
olanağı vardır. Bunun için size seslenen kimsenin düşüncelerini öyle anlayıp dinlemeden geri çevirmeye kalkışmayınız.
Onları inceleyiniz. Bakalım ne yenilikler bulacaksınız. Doğal olarak, bütün insanların düşüncelerinde olduğu gibi,
iyi ve kötü yönler görecek, doğru ve yanlış noktalar bula*caksınız.
Öyleyse doğru bulduklarınızı açıkça belirtiniz, geri kalanları da güler yüzle tartışınız.
Kanıtlarınızı ortaya koyunuz; fakat karşı tarafın kanıtlarını da dinleyiniz. Mantık kurallarına uyarak yargılayınız,
duygularınıza kapılarak değil. Konuşma, tartışma alanında, bundan başka her türlü kural dürüstlüğe aykırıdır.
Raymond de Saint LAURENT