ANLATIM BİÇİMLERİ

1- ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM
• Yaşanmış ya da tasarlanmış bir olayın başkalarına söz ya da yazıyla anlatımıdır.
• Bu anlatım; olay, kişi, yer ve zaman öğelerine dayanır
• Genellikle _di’li geçmiş zaman ile anlatılır.

• A) OLAY: Öyküleyici anlatımın en önemli öğesidir. Anlatım, bir ana olay ve birçok yardımcı olay arasında kurulan ilişkilerle yapılır. Ana olay üç evrede anlatılır:
• Serim
• Düğüm
• Çözüm
• SERİM: Öyküleyici anlatımda giriş bölümüdür. Bu bölüm ana olayın başlangıcıdır. Öyküde yer alacak kişiler, olayın geçtiği yer ve zaman tanıtılır. Düğüm bölümünden kısa, çözüm bölümünden uzun bir bölümdür.
• DÜĞÜM: Bu bölümde bir yandan ana olay yardımcı olaylarla genişlerken, bir yandan da dinleyici ya da okuyucuda merak uyandırır. Uzun bir bölümdür. Bölümün uzunluğu ne olursa olsun, uyandırılan merakın sonuna kadar sürmesi sağlanmalıdır.
• ÇÖZÜM: Diğer bölümlerde uyandırılan merakın giderildiği, soruların karşılık bulduğu bölümdür. Anlatının en kısa bölümüdür.
• B) KİŞİLER: Öyküleyici anlatımda olayı yaşayanlardır. Olay birkaç kişi arasında geçer. Bunlardan bazıları olay için birinci derecede önemlidir. Olayın kolay anlaşılabilmesi için bu kişilerin anlatıda çok iyi tanıtılması gerekir. Olayların anlatımı sırasında kişiler niteliklerine uygun davranırlar ve konuşurlar.
• C) YER: İnsanlar kendilerine uygun yerlerde yaşarlar. Olaylar da ya bu yaşadıkları yerlerde ya da çevrelerinde geçer. Bu nedenle olayın geçtiği yer de anlatıda bulunmalıdır. Fakat bu, olayların akışını bozmamalıdır.
• D) ZAMAN: Zaman sonsuz bir akıştır. İnsan bu akış içinde doğar, olaylar bu akış içinde geçer. Bu nedenle öykülemede zaman da belirtilir.
Örnek Paragraf-
• Hamdi amcamı en son 1960-1961 yıllarında gördüm. Bir iş nedeniyle Ankara’ya gelmişti. Beni görmeden gitmeyi içine sindirememiş, telefon edip geleceğini söylemişti. Tıpkı çocukluğumda babamı beklediğim gibi, camdan cama koşup gelişini bekledim. Uzun yıllar sonra birbirimizi görüp konuşacaktık. Amca yeğen birbirimize sarıldık. Hem sevinçten hem de annemi babamı anımsayıp ağladık. Çocuklarımı kucağına aldı. Onları öpüp öpüp sevdi. Kardeşim Leman Hanım, bunları görseydi, dedi. O gün onu son görüşüm oldu….
Örnek Paragraf-
• Demin banyodan çıkarken boş inançlardan ileri gelen bir korkuya kapıldım.Yanımda uzun,ak bir fistan giymiş bir kadın görür gibi oldum;elinde bir ışık bana bakıyor,başı biraz öne düşmüş,şu Alman masallarındaki görüntüler gibi acılı bir durumu var.İçiniz açılsın,hemen söyleyeyim aynadan yansıyan benden başkası değildi.
Örnek Paragraf
• Yatağın altında yeşil tahtadan bir sandık duruyordu.Onu açtım.Az daha sevincimden haykıracaktım.Annemin bir hafta önce İstanbul’dan gönderdiği hediyeler içinden çıkan kaşağı pırıl pırıl parlıyordu.Hemen kaptım.Toros’un yanına koştum.Karnına sürmek istedim;rahat durmuyordu.

2- BETİMLEYİCİ ANLATIM
• Varlıkların kendilerine özgü ayırıcı niteliklerini, bu niteliklerin duyu organlarımız üzerindeki etki ve izlenimlerini görünür kılmaya, onları sözcükler aracılığıyla resimlendirmeye betimleme denir.

• Bir anlatımın betimlemelere dayandırılması ve betimlemenin amaç olarak kullanılması ile oluşturulan anlatım biçimine betimleyici anlatım denir.
• Betimlemede, görme, işitme, tatma, dokunma ve koklama duyularına yönelik bir anlatım vardır. Herhangi bir varlığın, nesnenin, olayın veya çevrenin, duyu organlarımız üzerinde bıraktığı izlenimler belirli bir plana göre okura aktarılır

• İnsan betimlemesine portre denir.
• Kişi betimlemesi fiziki özelliklere göre yapılıyorsa buna fiziki portre; kişisel özelliklere göre yapılıyorsa buna ruhsal portre denir.

• Kıvırcık saçlı,mavi gözlü,uzun boylu bir adamdı. (Fiziki portredir,betimlemedir.)

• İçine kapanık,isteklerini söyleyemeyen,her şeye hemen boyun eğen biriydi. (Ruhsal portredir,betimlemedir.)
Açıklayıcı Betimleme: Bu tür betimlemeler okurun duygularına seslenmez. Amaç izlenim yaratmaktan çok bilgi vermektir. Olan olduğu gibi aktarılır.

İzlenimsel Betimleme: yazarın betimlediği şeye kendi duygularının ışığı altında bakması ve onu o şekilde aktarmasıdır. Bunda okuyucunun duygularına seslenilir. Anlattığı şeyler gerçektir ama yazarın beğenileri kişiseldir.

Örnek Paragraf-
• Evler hep ahşap ve iki katlı. Köhne çatılar, karşıdan karşıya birbirinin üzerine abanır gibi uzanmış eski zaman saçakları. Ortada baştan başa uzanan bir aralık kalmış olmasa sokak, üstü kemerli, karanlık bir geçit olacak. Doğuda, batıda bu aralık renkten renge giren bir ışık yolu olur. Fakat sokağın yanları her zaman serin ve loştur. Köşenin başında durup bakarsanız her pencerede kırmızı toprak saksılar ve kararmış gaz sandıkları görürsünüz. Saksılarda al, beyaz, mor sardunya, küpe çiçeği, karanfil; gaz sandıkları da öbek öbek yeşil fesleğenle dolu.
Örnek Metin
• Daha da yaklaştıkça nihayet gördüğüm şeyin bir insan olduğunu anladım.Gördüğüm kişinin karanlık arasında pek seçilmemekle birlikte dağınık saçları yırtık pırtık kalın bir elbisesi vardı. Yüzü pek seçilmiyordu ancak onun esmer yüzlü, çökmüş omuzları, pek kısa olmayan bir boyu, tahminen 40-45 yaşlarında birinin olduğunu görebiliyordum. Kendi kendine bir şeyler konuşuyor, sorular soruyor sonra gülüyordu. Ben ise tüm bu olanları görüyor ve duyuyor olmakla birlikte içimde biraz korku biraz endişe vardı.
Örnek Metin

• Çaldere Köyü’nde güneş batarken geniş yapraklı incir ağaçlarının dallarını koyu bir kızıllık kaplar.Yeşille kırmızının birleşmesinden doğan bu renk yağmuru gözleri kamaştırır. Sazların arasından süzülen dere,köyün dört saat uzağındaki ırmağa kavuşmak için dümdüz ova üstünde mavi bir şerit gibi uzanır.
NOT:Betimleyici anlatım ile öyküleyici anlatım birbiriyle karıştırılmamalıdır.Öykülemede olaylar, kişi veya kişilerin başından belli bir yerde, belli bir zamanda geçer.Betimlemede ise zaman, işler halde (hareketli)değildir yani durgundur. Buna fotoğraf ve film örneğini verebiliriz: Fotoğrafta zaman, olay ve varlıklar donmuştur. İşte betimleme bu donmuş durumun kelimelere dökülmüş şeklidir. Oysa filmde zaman, olay ve varlıklar hareket halindedir. İşte öykülemede belli bir zaman aralığında geçen olayları anlatan bir film gibidir.NOT2:Bir paragrafta bazen birden fazla anlatım biçimi kullanılabilir. Özellikle betimleme ve öyküleme anlatım biçimleri iç içe kullanılabilir.
ÖRNEK: “O gün erkenden evden çıkmış, yürüye yürüye sahile gitmişti. Bugün sadece kendisi erkenci değildi.Balıkçılarda erkenden işlerine koyulmuşlardı.Birkaç kişi balık tutarken ben de onları seyrediyordum. Birden bir gürültü koptu. Gürültünün geldiği tarafa baktığımızda sahil yolunda bir kazanın olduğunu gördük, hemen yardıma koştuk.”

3- TARTIŞMACI ANLATIM
• Herhangi bir konu üzerinde okuyucuyu ya da dinleyiciyi düşünmeye yöneltmek,önceden yerleşmiş düşünceleri(kanıları) değiştirmek amacına yönelik bir anlatım biçimidir.
• Tartışmacı anlatımda yazar, inandırıcılığı sağlayabilmek için ciddi ve ağırbaşlı bir anlatım yerine, sohbete varan rahat bir anlatım kullanır.
• Yazarın sık sık sorular sorup bunlara yanıtlar vermesi, bu anlatımın ayırt edici bir başka özelliğidir.
• Bu yöntemde önce eleştirilecek olan düşünce verilir.
• Yazar; kendi düşüncesinin doğruluğunu , eleştirdiği düşüncenin ise yanlışlığını ispatlamaya çalışır.
• Yazı samimi konuşuyormuş gibi bir dille anlatılır.
• Okuyucunun düşüncelerini değiştirme çabası vardır.
• Soru-cevaplara yer verilir.

Örnek Paragraf-
• Kitap yayınlarının düne göre bu kadar çoğalması,kitapların adeta ayağa düşmesi korkulacak bir şey olmasa gerek.Kuşkusuz bana göre böyle.Ancak ünlü sanatçılarımızın,yayıncılarımızın çoğu korkuyor bundan.Aslında yersiz bir korku.O cicili bicili yayımlanan kitapların özü belki boştur,okuyucuya bir şey vermez belki;ama her kitap yine de insanlarda okuma isteği uyandırır.Bu az şey midir?

Örnek Paragraf-

• Dil değişebilir ya da değişmelidir.Ancak atasözleri ve deyimler de zemine ve zaman göre değişmeli mi? Sözgelişi ,eskiden “çala kalem”diye bir deyim vardı,yazı makinesi yaygınlaştığına göre “çalabilgisayar “diyebilir miyiz?

4- AÇIKLAYICI ANLATIM
• Doğrudan bilgi aktarmaya yönelik anlatım biçimidir.
• Amacı, bir konuda bilgi vermek, dinleyenleri veya okuyanları o konuda aydınlatmaktır.
• Anlatım nesneldir.
• Tanımlamalardan, karşılaştırmalardan, benzetmelerden ve örneklemelerden yararlanılarak konu somutlaştırılır.
• Ele alınan konunun ne olduğu ayrıntılarıyla netlik kazanır.
• Bilgi vermeyi, aydınlatmayı, öğretmeyi amaçlayan her tür yazıda kullanılan bir anlatım türüdür.
• Ansiklopedilerde, ders kitaplarında, düşünce yazılarında, bilimsel eserlerde kullanılır. Bu eserlerden alınmış paragraflarda açıklayıcı anlatım kullanılmış olur.

Örnek Paragraf-

• Eğitim, kişinin ‘’yaşama’’ aktif biçimde uyumunu sağlayan bir etkinliktir. Bu dünya kurulduğundan beri şu ya da bu biçimde süregelmiştir. Ailede ana ve babanın, okulda öğretmenin, toplumda yöneticilerin asıl ödevi, çocuğun günlük yaşama daha iyi uyum sağlayabilmesi için uygun ortamı sağlamaktır. Bu bakımdan eğitim, yaşama başarıyla uyum sağlayacak insan yetiştirme bilim ve sanatı olarak da düşünülebilir.
Örnek Paragraf-

• Deneme,sağlıklı düşünmeye en yatkın yazı türüdür.Çağın şartlarına göre bilinçli ve tutarlı bir dünya görüşüne,insana yaraşır bilgeliğe erişmek deneme yazarının amacıdır.Bu amacın kendi başına konu olduğu denemeler “Felsefi Denemeler” grubunda değerlendirilir.Deneme yazarını burada aydınlık yolu bulma ve işaretleme görevini seve seve yüklenmiştir.””
Okuduğunuz paragrafta deneme türünün özelliklerinden bahsedilmiş ve bu türün özellikleri açıklanmıştır.
Dolayısıyla açıklayıcı anlatımın kullanıldığı bir paragraftır.
• Bir eseri niceleyen eleştirmenin özellikle eleştiri yaptığı sahada çok bilgisi ve kültürü olması gerekir.Bunun yanı sıra,uyanık ve ince bir zekaya gereksinim vardır.Eleştirmenin yazısı yazarı öldürür ya da yaşatır.Bu sebeple eleştirmen,değerlendirme ve hüküm vermede çok hassas davranmalı,sanatın ve toplumun bir kılavuzu olduğunu unutmamalıdır.
• Parçada eleştirmende olması gerekli özellikler açıklanmıştır.
Dolayısıyla açıklayıcı anlatımın kullanıldığı bir paragraftır.

DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI
Tanımlama : Bir kavramın kendine has özelliklerini anlatmaya yarayan, “………. nedir?” sorusuna cevap veren anlatımdır. • Genelde açıklayıcı ve tartışmacı anlatımda kullanılır.• Bir tane tanımlama yapılmış olsa bile, parçada tanımlamaya başvurulmuştur, yargısı söylenebilir.• İki kavram arasında arasındaki ayırt edici özellikleri vermek amacıyla tanımlama yapılırsa o aslında karşılaştırmadır. Çünkü tanımlamada tanıtıcılık esastır.Ör:Uyku esnasında aralıklı sürelerle ortaya çıkan, tutarlı veya tutarsız imajlar dizisine rüya denir.
Tanık Gösterme : Bir düşünceyi ünlü kişilerin sözlerinden yararlanarak, inandırıcı kılmaktır.
ÖRNEK: Yunus “Benim işim sevgi için” mısraını sanki bugün için söylemiş gibidir.
Benzetme: Bir kavramı ya da varlığı başka bir kavram ya da varlığın özellikleriyle anlatmaya denir.• Genelde betimleme ve öykülemede kullanılır.ÖRNEK: “Birikimsiz yazarlık saman alevi gibidir. Saman alevi çabucak tutuşup yine çabucak söner. Yazmak için yeterli donanıma sahip olmayan birikimsiz yazarlar da parlamış olsalar bile elbet bir gün saman alevi gibi sönüp giderler.”
Örneklendirme: Düşünceye inandırıcılık kazandırmak için düşünceyi örneklerle açıklamaktır. Bu örnekler bir eser,bir kişi, bir fıkra, bir masal, bir hikaye….ÖRNEK: “İngiliz Kralı, illerinden birinde gezerken yolu bir köye düşer. Mütevazı bir handa geceler. Yemek olarak da bulduğu dört yumurtayla karnını doyurur. Ayrılma vakti gelince hesabı sorduğunda on altın istenir. ‘Aman’ der, kral, ‘Burada yumurta kıtlığı mı var?’ Han sahibi cevap verir: ‘Hayır, Kralım, yumurta boldur; ama kral kıtlığı var!’ Bazı fırsatlar vardır ki yaşam boyu kişinin eline bir kez geçer. Önemli olan bu fırsatı fark edip iyi değerlendirmektir.” Karşılaştırma: Birden fazla varlık ya da kavram arasındaki benzerlik ve farklılıklardan yararlanarak düşünceyi geliştirmektir. ÖRNEK: “Romanda çevre tasviri ne ise, sahne üzerinde dekor odur…. Çevre tasvirleri olmadan roman kahramanları ne kadar eksik olursa, dekor olmadan tiyatro oyunu da o derece eksik olur.”
Nesnel Anlatım: Yazar, kendi duygularına ve düşüncelerine yer vermez, ispatlanabilir yargılardır.ÖRNEK: İstanbul, Türkiye’nin nüfus yoğunluğu en fazla olan şehridir.
Öznel Anlatım: Yazarın kişisel duygularının ve düşüncelerinin yer aldığı anlatımdır. Yazarın yorumunu içerir.ÖRNEK: Evin yeni boyası eve yeni bir renk ve neşe katmıştı.
Somutlama: Soyut bir durumu ya da kavramı daha anlaşılır hale getirmek için onu somut eylem ya da durumlara benzetme demektir.ÖRNEK: Şairin işi kendinden öncekilerin ördükleri duvara bir tuğla daha eklemekten başka bir şey değildir.bu tuğla kendinden önce gelenlere yaslanarak sağlamlaşır ve kendinden sonrakilerin üzerine bir tuğla daha koyabilmesi için uygun bir biçim alır.
Abartma: Yazar anlattıklarının okuru etkileyebilmesi ve zihninde daha iyi yer edebilmesi için kimi zaman onları olduğundan çok daha büyük ya da küçük olarak gösterebilir. Pireyi deve yapma, diyebileceğimiz bu anlatım tarzında mecazlara, benzetmelere başvurur.
Düşsel Öğelerden Yararlanma: Yazar, anlatımında mecazlı anlamlı sözlere, söz sanatlarına, benzetme ve kişileştirmelere başvuruyorsa düşsel öğelerden yararlanıyor demektir. Bu tür paragraflarda anlatım daima özneldir.

ANLATIMDA GEÇEN KAVRAMLARYazar tarafından parçanın anlatımında kullanılabilen veya yazının taşıdığı ya da taşıması gereken nitelikleri ifade etmeye yarayan bazı kavramlar vardır. Bu kavramlar:1. Doğallık: Anlatımın yapmacıksız, günlük yaşantıda olduğu gibi, sanat yapmadan, süs ve özentiden uzak yapılmasıdır.2. Duruluk: Anlatımın açık ve anlaşılır olmasıdır. 3. Akıcılık: Okuyucu sıkmayan, sürükleyici bir anlatımı benimsemektir.4. Tutarlık:Anlatımda birbiriyle çelişen düşünceler ileri sürmeme, sık sık düşünce değiştirmemektir.5. Açıklık:Anlatılmak istenenin kolayca anlaşılması demektir.6. Özgünlük: Anlatımda başkasına benzememe kendine has olmaktır.7. Özlülük: Anlatımda az sözle çok anlam ifade edebilmektir. ( Atasözleri ve deyimlerin kullanılması)