Sayfa 163:

3etkinlik
Kalem şairleri belli bir eğitim görmüş ve hem aruz hemde heceyle şiir yazabilen halk şairleridironların diğer halk şairlerinden ayrılan yönü divan edebiyatı mazmunlarından yararlanmaları ve belli bir eğitim görmüşl olmalarıdırayrıca bu şairlerin eserlerindeki dil ve uslup diğer halk şairlerinden farklıdırkalem şairlerinin en ünlüleri Bayburtlu zihni ve aşık ömerdir
Halk şairi ise sistemli bir eğitime tabii olmamış usta-çırak ilişkisi ile yetişen şairlerdirhalk şairlerinin şiirleri halk şiirinin bütün özelliklerini tam anlamıyla yansıtır

1a)bir halk şairi şiirlerini söylerken öncelikle halkın beğenisine uygun onun anlayacağı bir anlatım tarzı ve konular seçmiştirbunları kendi birikimini de katarak soyut ve bir kişinin yaşayabileceği bir konu şeklinde ifade eder

1b)KOŞMA;

HALK BEĞENİSİ=halkın zevkine günlük yaşamına uygun”baharın gelişi”konusu;anlayabileceği dil ve anlatım ;kulağa hoş gelecek ses ve söyleyiş;günlük yaşamına uygun benzetmeler kullanılmıştır

SOYUTLUK=aşk,sevinç,çoşku,heyecan

KİŞİSELLİK=şairirn bilgi,birikim ve hayata bakış açısı şiirin oluşmasında etkili olmuşturşiirde anlataılanlar bir kişinin yaşayabileceği bir konudur

SEMAİ;

HALK BEĞENİSİ=halkın günlük yaşamına uygun “gurbet”konusu;anlayabileceği dil ve anlatım;kulağa hoş gelecek ses ve söyleyiş;günlük yaşamına uygun benzetmeler kullanılmıştır

SOYUTLUK=gurbet,gurbet acısı,dert,özlem,sevgiliye hasret

KİŞİSELLİK=şairin bilgi birikim ve hayata bakış açısı şiirin oluşmasında etkili olmuşturşiirde anlatılanlar bir kişinin yaşayabileceği bir konudur

5etkinlik

SEMAİ=Bayburtlu celali
AĞIT;Kağızmanlı hıfzi
SEMAİ;aşık
KOÇAKLAMA;Köroğlu
GÜZELLEME;aşık ömer
VARSAĞI;Karacaoğlan
TAŞALAMA;everekli seyrani
ATALAR SÖZÜ DESTANI;levni

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

1=-doğru
-doğru
-yanlış
-doğru
-doğru

2=-doğru
-doğru
-yanlış
-yanlış
-yanlış
3= D
4= -güzelleme / koçaklama / taşlama

5=Koşuk=koşma
Sav=atasözü
Mersiye=sagu

Sayfa 164 ve 165
Bayburtlu celali = semai
Kağızmanlı hıfzı = koşma(ağıt)
aşık= semai
kör oğlu= koşma
aşık Ömer = koşma(güzelleme)
karaca oğlan=varsağı
everekli seyrani= koşma (taşlama)
levni=destan

sayfa 168
birimlerde anlatılanlar 1-şair pirinin güzelliğinin ve mak**ının güle benzediğini ifade ediyor
2_şair pirinin dergahında herseyin gül gibi olduğunu belirtmekte
3_şair dergahın her yerinin güle benzediğini belirtiyor
4_şair dergahın sularının bile güle benzediğini belirtiyor
5_şair dergahın güllerinin dikenlerinin bile güle benzediğini gül gibi olduğunu söylüyor
6_şair pirinin nefsinin gül gibi olduğunu bülbülünde kendisi gibi gül için figan ettiğini ifade etmektedir
Birim değeri:dörtlük
Birim sayısı:6
Şiirin teması:övgü(methiye)
2_ kafiye ve redif abcb,dddb,eefb,gggb,hıib,jklb
ölçü aruz ölçüsü
ses ve söyleyiş vurgu ve tonl**alar ahengi sağl**ış
3_ hissettiklerim dürüstlük sevinç sevgi bağlılık s**imiyet iyi niyet
5_pir:methiyede tarikat şeyhi anl**ında
taht mak**ı:şiirde şeyhlik mak**ı anl**ında
hak nefesi: şiirde doğru söz anl**ında kullanılmış

169 sayfa
3soru
HİSSETTİKLERİM: dürüstlük,sevgi ve iyi niyet,samimiyet,bağlılık

5soru
Pir=> Methiyede tarikat şeyhi anlamında kullnılmıştır
Taht makamı=> Şiirde şeyhlik makamı anlamında kullanılmıştır
Hak nefesi=> Şiirde doğru söz anlamında kullanılmış

6soru
SEYYİT NESIMI
*SADE DİL KULLANMIŞ
*TASAVVUFİ KONULAR İŞLEMİŞ
*MUSAVVUF BİR ŞAİİRDİR

SAYFA 170
GAZEL
NAZIM BİÇİMİ:GAZEL NAZIM BİRİMİ:BEYİT ÖLÇÜ:ARUZ TEMA:İLAHİ AŞK DİL:ARAPÇA FARSÇA SÖZCÜKLERİN KULLANILDIĞI AĞIR BİR DİL

NUTUK
NAZIM BİÇİMİ:NUTUK NAZIM BİRİMİ:dÖRTLÜK ÖLÇÜ:HECE ÖLÇÜSÜ TEMA:ÖĞÜT DİLADE BİR DİL AMA ARAPÇA VE FARSÇA KELİMELER VAR

TÜRKÜ
NAZIM BİÇİMİ:TÜRKÜ NAZIM BİRİMİ:İKİLİK(İKİ DİZELİK) ÖLÇÜ:HECE ÖLÇÜSÜ
TEMA:AŞK DİL:ARAPÇA VE FARSÇA KELİMELERİN KULLANILDIĞI SADE BİR DİL

2) ANAONİM: HALKIN YAŞAYIŞINI DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİ İFADE ETMEK İÇİN
AŞIK HALK EDEBİYATIAZ ŞAİRLERİ ARAFINDAN SÖYLENİRBU ŞİİRLER HALK BEĞENİSİNİN KİŞİSEL DUYARLILIK İLE İFADE ETMEK AMACIYLA YAZILMIŞTIR
DİNİ TASAVVUFİ HALK EDEBİYATI:ESERLER TASAVVUFİ DÜŞÜNCESİNİ YAYMAK İÇİN YAZILMIŞTIR

SAYFA 171

1MESNEVİ
2TÜRKÜ-MANİ-METHİYE-KOŞMA
3METHİYE
4*METHİYELER bektaşi TEKKELERINDE
*PİRLKERİN taviat erkan nutuk DENİR
5Y-D-Y-Y

Sayfa 176

TAHİR İLE ZÜMRE

=>İnceleme

2-)
Karakter çözümleme tablosu

=karakter nasıl bir insandır?

Tahir= Aşkı sevdiği için ölmeyi dahi göze alan biridir

Zühre= Aşkı sevdiği için ölmeyi dahi göze alan biridir

Anne-baba= hırslarına yenilip kızlarını dinlemeyen zalim insanlardır

Karadiken= Aşkı için kötülük yapmayan zalim bir insandır

=Karakter durağan mıdır dinamik midir?

Tahir= Olaylara en fazla yön veren karakterdir hikayenin en dinamik karakteridir

Zühre= Bazı bölümlerde olaylara yön verir hikayenin bazı bölümlerinde dinamiktir

Anne-baba= Bazı bölümlerde olaylara yön verir hikayenin bazı bölümlerinde dinamiktir

Karadiken= Bazı bölümlerde olaylara yön verir hikayenin bazı bölümlerinde dinamiktir

=Hikayenin hangi kısmı sizin karakter hakkında böyle düşünmenize neden oldu?

Tahir= Hikayede birçok olayın Tahir’in başından geçmesi veya olayların yönünü değiştirmesi

Zühre= Tahir’le buluştuğu bölümler babasının tahirden kaçırdığı ona kötülük yaptığı bölümler

Anne-baba= Büyü yaptırdığı ve aşıkları birbirinden ayırdığı bölümler

Karadiken= Tahir ile Zührenin aşkını ve buluştukları haber verdiği bölümler

=Sosyal ortam ve çevre bu karakterleri nasıl etkilemiştir

Tahir= Sevdiğine kavuşma konusunda çevresinden bazen yardım alsa da bu yeterli olmamış yaptıklarının hayatına mal olmasına çevresi engel olamamıştır

Zühre= Sevdiğine kavuşma konusunda çevresinden bazen yardım alsa da bu yeterli olmamış yaptıklarının hayatına mal olmasına çevresi engel olamamıştır

Anne-baba= Yaptıkları konusunda özellikle baba hikayenin başında uyarı alsada bunları dikkate almamıştırAnne-baba çevreden kimse uyarmayınca yaptıklarında aşırıya kaçmışlar zulmetmişler ancak yaptıklarının bedelini de canlarıylada ödemişlerdir

Karadiken= zayıf- karakteri çevresine zarar vermesine neden olmuştur

=Bu karakterin sizin toplumsal yapınızdan farkı var mı?

Tahir= Tahir gibi bir aşığı günümüz toplumumuzda bulmamız zor olsada imkansız değildir

Zühre= Zühre gibi bir aşığı günümüz toplumumuzda bulmamız zor olsada imkansız değildir

Anne-baba= Bugünkü toplumsal yapıda görülebilirler

Karadiken= bu tip insanlar her toplumda görülebilirler

=Bu karakterin diğer karakterler üzerinde etkisi varmı?

Tahir= Vazgeçemediği aşkı ile diğer karakterler üzerinde etkili olmuştur

Zühre= Vazgeçemediği aşkı ile diğer karakterler üzerinde etkili olmuştur

Anne-baba= Tahir ile Zühre üzerinde etkileri vardır

Karadiken= Doğrudan Padişah dolaylı olarak Tahir ve Zühre üzerinde etkisi vardır

=Karakter kendi kişilğinin farkındamı? Yani sizin düşündüklerinizi kendi hakkında düşünüyormu?

Tahir= Tahir kişiliğinin farkındadır”aşkı için hayatını ortaya koyan ,sürekli zorluklarla mücadele eden” Tahir güçlü kişiliğinin farkındadır,özgüveni tamdır

Zühre= Zührede mücadeleci bir karakter olarak kişiliğinin farkındadır,özgüveni tamdır

Anne-baba= Anne-baba kişiliklerinin farkında değildirçünkü hikayeye baktığımızda Anne-baba hep olumsuz davranışlar sergilerler ve bu davranışlarının olumsuzluğunu kabul etmezler

Karadiken=karadikende yaptığı kötülüklerin farkında değildir,dolayısıyla kişiliğindeki zafiyetin ve olumsuzluğun farkında değildir

=Sizce gerçek hayatta bu hikayedeki karakter gibi davranan biri olabilirmi?

Tahir= gerçek hayatta Tahir gibi sevgisi uğruna her şeyini verecek biri olabilir

Zühre= gerçek hayatta Zühre gibi sevgisi uğruna her şeyini verecek biri olabilir

Anne-baba= gerçek hayatta sevenleri hırsları uğruna ayıran Anne-baba olabilir

Karadiken= gerçek hayatta sevenlerin arasınada giren “kara dikenler” olabilir

Sayfa 177

3a-)

Tahir ile Zühre hikayesindeki kahramanlar;

1Tahir

2Zühre

3Padişah

4Vezir

5Zührenin annesi (padişahın karısı)

6Belliboncuk

7Karadiken

8Derviş

9Zührenin dadısı

10Bahçıvanbaşı

11Keloğlan

12Çöl beyinin üç kızı

13Ak sakallı piir

KAHRAMANLAR

Çile çeken= Tahir Zühre

Aşık= Tahir, çöl beyinin üç kızı, karadiken

Halk ozanı= Tahir

Sevgili= Zühre, Tahir

Sadık= Tahir, Zühre, Keloğlan

Fedakar= Tahir, Zühre

Düşman= Karadiken, Padişah

Büyücü= Belliboncuk

Kindar= Padişah ve karısı, Karadiken

Zalim= Padişah, karadiken

Güç sahibi= Padişah, derviş, Ak sakallı piir

Vefalı dost=Dadı, Bahcıvan başı

İlahi güç= Allah

Mücadeleci=Tahir, Zühre

b-) Hikayenin baş kahramanları Tahir Zühre ve Padişahtırhikayede baştan sona iyi-kötü mücadelesi yani Tahir ve Zühre ile Padişahın arasındaki mücadele anlatılırHikayede iyi ve kötü tarafında olanlar vardırPadişahın karısı, Belliboncuk, Karadiken kötülük tarafında olup Padişaha kötülük yolunda yardım eden yardımcı kahramanlardır
Buna karşılık Derviş, Dadı, Ak aksallı piir, Keloğlan, Çöl beyinin kızları ve Bahcıvanbaşı iyilik tarafında olup Tahir ve zümreye yardım ederler

c-)Tahir ile Zühre bir halk hikayesidir”Leyla ile Mecnun,Kerem ile Aslı,Ferhat ile Şirin” hikayelerinde de Tahir ile Zühre hikayesinde geçen kahramanlara benzer kahramanlar vardırancak günümüzde bu kahramanların bire bir benzeri olmasada bu kahramanları belli yönleriyle karşılayan kişiler içinde yaşadığımız toplumda ve çevremizde olabilir

4a-)
Tahir ile Zühre hikayesindeki mekanlar

-Billurköşk

-Saray

-Hasbağçe

-Köşk

-Mardin kalesi

-Şat nehri

-Tahir’in memleketi

-Tahir’in aşkından dolayı avare gezdiği dağ,bayır

-Hasbahçedeki havuz

-Zühre’nin köşkte kaldığı oda

Mekanın işlevi= hikayede geçen mekanlarla hikayenin konusu birbirine uygundurhikayenin yapı unsurlarından biri olan mekan diğer yapı unsurları ile birlikte hikayeyi oluşturur

b-)
mekanların anlatılış tarzı=hikayede mekanlar olayların geçtiği yerlerdirmekanların özellikleri ayrıntılı şekilde anlatılmamış mekanlar tasvir yapılmadan anlatılmışlardır

c-)
tasvir edilen mekanlardan “Mardin kalesi” ve “şat(Dicle) nehri” gerçektede vardır
Ancak bunların dışındaki mekanlar gerçekte olabilecek hayali mekanlardır

5-)
Zamanın işlevi= hikayedeki zxamanlar hikaye diline uygun olarak genellikle “bir gün,bir akşam,günlerden birgün” şeklinde kesin olmayan zamanlardırhikayenin diğer bir yapı unsuru olan zaman genellik ifade etse de hikayeyi oluşturan bir diğer unsurdur

6-)
Mekan zaman ve kişiler olay örgüsünün oluşmasında metnin iletisini ifade etmede ve somutlaşmayı gerçekleştirmede birer araçtırlarbuna göre Tahir ile Zühre nin yapısını oluşturan mekan zaman olay örgüsü ve kişilerden biri bile değiştirilemez ya da atılamaz Böyle bir şey yapıldığında hikaye “Tahir ile zührenin hikayesi” olma özelliğini yitirir

Sayfa 178

7) halk hikayeleri sonradan “aşık” adı verilen saz şairleri tarafından anlatılan hikayelerdirbu hikayelerde nazım ve nesir karışıktır hikaye genelde nesirle anlatılır ancak çoşkulu yerlerde hikayeci olayları sazı eşliğinde nazımla anlatırbu şekilde hikaye tekdüzelikten kurtulur, dinleyicinin dikkati hikaye üzerinde yoğunlaşmış olur Tahir ile Zühre hikayesinde de anlatıcı “duygu yoğunluğu olan bölümlerde olayları duygu ve düşüncelerini manzumelerle anlatmıştır

8a-)

ALDI TAHİR
Benim yarim bir tane,
Sarılmış mor mintana
Canım kurban olsun
Senin gibi sultana

ALDI ZÜHRE
Yalanım yok sözümde
Sevdası var özümde
Tek Tahir benim olsun
Sultanlık yok gözümde

ALDI ZÜHRE
Koncalar açıp doldu
Ne kurudu Ne soldu
Ben seninim Tahir im
Bu benim ahdım oldu

ALDI ZÜHRE
İnan Tahir sözüme
Ateş düştü özüme
Sensiz yalan bu dünya
Zindan olur gözüme

b-)hikayenin teması : uğrunda hayatını dahi ortaya koyabilecek “AŞK” dır

c-)hikayenin teması (aşk) evrenseldirçünkü : aşk teması insanoğlu var olduğu günden beri günlük yaşamından edebi hayatına kadar hayatının her alanında vardırgünümüzdede aşk temasının ele alındığı binlerce sinema filmi edebi eser vs vardır

9-)kurmaca özelliklere sahip olan hikayede anlatılan olaylar, durumlar, kişiler günümüzde aynısıyla olamazancak benzer kişilere durumlara olaylara rastlayabiliriz

10-)
a)Tahir ile Zühre hikayesi halk hikayeciliği geleneğine bağlıdır

b)halk hikayeciliği geleneği özellikleri

-Sonradan “aşık” adı verilen saz şairleri tarafından anlatılır

-Genellikle aşk yiğitlik gibi konular işlenir

-Nazım ve nesir karışıktır

-hikayedeki zaman belirsizdir

-mekan çoğunlukla hayel ürünüdür

-kişiler çoğunlukla kimliği bilinmeyen hayali kişilerdir

-usta çırak ilişkisi içerisinde kuşaktan kuşağa aktarılır

-aşk ayrılık gibi konular işlenir

-dil son derece sade ve anlaşılırdır

-anlatımda halkın günlük diline ait unsurlar sıkça kullanılır

11-) hikayede anlatılan olaylar, kişiler, mekanlar günümüzden farklı özelliklere sahiptir
Günümüzde ne padişah ne de sultan vardır Hikayedeki temel olayın yani sevenleri zorla ayırma olayının niteliği düşünüldüğünde günümüzde de bu gibi olaylarla karşılaşabilirizAncak günümüzde ne bir nehre atma ne de bir kaleye hapsetme söz konusudur Hikayedeki olaylar hikayenin geçtiği zamana uygun olaylardır, o zamanın gerçekliğini ifade ederler

12-) İlahi bakış açısı ile yazılmıştır

İlahi bakış açısı özellikleri

-Anlatıcı her şeyi gören olaylara kişilere hakim durumda olan kişi konumundadır

-Anlatıcı karakterlerin zihinlerini okuyabilir

14-)Metindeki halk söyleyişleri ve kalıplaşmış ifadeler;

-diyar diyar gezmek

-sır olmak

-figan etmek

-sözü uzatmak

-günaha girmek

-maniler dizmek

-maşallah maşallah

-(manilerin) kalpten kalbe giden bir yol olması

-kurban olmak

-gönlü (birbirine) açmak

-(kendini) dağlara vurmak

-feleğe kahretmek

-avareliğe vermek

-kalbi dile aşkı tele getirmek

-dağ bayır kır çayır dememek

-mecnun misali

-ah etmek

-dağ başı duman duman

-dünya gözüyle görmek

-başını koltuğuna almak

-kan ağlamak

-derdi bir iken iki olamk

-güvendiği dallar kırılmak

-ah ü vahı yeri göğü tutmak

-yüreği sızlamak

-ömrü günü tükenmek

-Beddua üstüne beddua etmek

-iple çekmek

-el ayak çekilmek

-kulaklarına inanamamak
-yüreği kuş gibi çırpınmaya başlamak

-baş başa konuşmak

-el etmek

buyrun arkadaşlar

Sayfa 183

1) Leyla ile Mecnun hikayesindeki olayların oluş sıraları;

* Oğlu olmayan kabile başkanının dua etmesi ve bir oğlunun olması

* Kays’ın büyüyüp okula gitmesi ve okulda Kays ile Leyla’nın birbirlerine aşık olması

* Leyla ile Kays’ın birbirlerine aşık olduklarını Leyla’nın annesinin öğrenmesi

* Bu olaydan dolayı Leyla’nın annesi tarafından okula gitmesinin yasaklanması

* Leyla’yı okulda göremeyen Kays’ın mecnun olup, başını alarak çöllere düşmesi

* Kays’ın babasının Leyla’yı oğluna istemesi, ancak Kays deli oldu diye Leyla’nın ailesinin bunu kabul etmemesi

* Kays’ın aşk derdinden dolayı çöllerde güvercinlerle, ceylanlarla, ahularla arkadaşlık etmesi

* Kays’ın babasının iyileşmesi için onu Kabe’ye götürmesi

* Kays’ın aşk derdinin şiddetlenmesi için Kabe’de dua etmesi ve duasının kabul olması

* Nevhel adlı bir yiğidin Mecnun’a (Kays’a) yardım etmek amacıyla Leyla’nın kabilesine savaş açıp Leyla’yı zorla almak istemesi ancak Mecnun tarafından istenmeyen bu olayın gerçekleşmemesi

* İbn-i Selam adlı bir Arap beyinin Leyla’ya aşık olması

* Leyla’nın ibn-i Selam ile evlenmesi

* Mecnun’un arkadaşı Zeyd’den, Leyla’nın evlendiğini öğrenmesi

* Mecnun ile Leyla’nın mektuplaşması

* Leyla’nın ahından dolayı İbn-i Selam’ın ölmesi ve Leyla’nın baba evine dönmesi

* Leyla’nın Mecnun için büyüp ızdıraplar yaşaması

* Mecnun’un İbn-i Selam’ın öldüğünü duyması ve bu olaya üzülmesi

* Leyla’nın çöllerde Mecnun’u aramaya başlaması

* Leyla’nın, ilahi aşka ermiş Mecnun’u bulması ve Mecnun’un Leyla’yı tanımaması

* Leyla’nın evine dönmesi ve ölmesi

* Leyla’nın öldüğünü duyan Mecnun’un Leyla’nın mezarı başında ölmesi

2) a

Mecnun = Aşık

Leyla = Maşuk (sevgili)

Nevhel = Yardımsever

Zeyd = Vefalı dost

İbn-i Selam = Aşık

Mecnun’un babası = Şefkatli

Leyla’nın annesi ve babası = Zalim, Anlayışsız

b

Mecnun = Hikayenin baş kahramanlarından birisidirOlaylar genellikle Mecnun etrafında gelişir

Leyla = Hikayenin baş kahramanlarından birisidir

Nevhel = Olumlu özelliklere sahip bir kahramandır Hikayenin belli bir bölümünde vardır

Zeyd = Olumlu özelliklere sahip bir kahramandır Hikayenin belli bir bölümünde vardır

İbn-i Selam = Sevenlerin arasına girdiği için olumsuz özeliklere sahip bir kahramandır

Mecnun’un babası = Olumlu özelliklere sahip bir kahramandır Hikayenin belli bir bölümünde vardır

Leyla’ın annesi ve babası = Sevenleri ayırdıkları için olumsuz özelliklere sahip kahramanlardır

c) Leyla ile Mecnun mesnevi tarzında yazımlı bir halk hikayesidir “Tahir ile Zühre, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin” hikayelerinde de Leyla ile mecnun hikayesinde geçen kahramanlara benzer kahramanlar vardır Ancak günümüzde bu kahramanların bire bir benzerleri olmasa da bu kahramanları belli yönleriyle karşılayan kişiler içinde yaşadığımız toplumda ve çevremizde olabilir

3a) Ahmet Yasevi peygambere duyduğu derin sevgiden dolayı
(hz Muhammet altmış üç yaşında vefat etmiştirBundan dolayı Ahmet Yasevi’de altmış üç yaşından sonra yeraltında bir mahzende yaşamıştır)
Mahzende yaşamış, Tahir kendini dağa vurmuş, Mecnun çöle düşmüştür
Ahmet Yasevi nin aşkı ilahi aşk iken, Tahir’in aşkı hep beşeri aşk olmuş, Mecnun’un aşkı ise beşeriden ilahi’ye dönmüştür
Üç aşığa da baktığımız da aşklarına kavuşamamanın acısıyla yanıp tutuşmuşlardır, bu nedenle kendilerini toplumdan soyutlaştırmışlardır
Aslında Tahir hariç Yesevi ve Mecnun bu hallerinden memnundurÇünkü onlar ancak ölünce kavuşacakları bir sevgiliye aşık olmuşlardırYesevi ve Mecnun aşk duygusunu tattıkça aşkları artmış, sevgililerine kavuşamadıkça aşkları şiddetlenmiştir

b) Mecnun Arap yarımadasında yaşamaktadırArap yarımadası topraklarında çok büyük alanlar çöl halindedirMecnun “o aşk yolunun üstadı, vasiyetini bitirdi sonra vahşet (yalnızlık) yolunu gözeterek arkadaşları ile ilgisini kesti” Cümlesinde ifade edildiği gibi aşk çilesini insanlardan uzak bir yerde yaşamak istemektedirHikayenin geçtiği yer dikkate alındığında Mecnun’un insanlardan uzak kalabileceği yer çöldür Bu nedenle Mecnun çölü seçmiştir
Bu gün Mecnun yaşasaydı nerede olursa olsun aşkını insanlardan uzak yerlerde yaşamak isterdi Bu yerler dağ, orman, deniz, kutular vs gibi mekanlar olabilir

c) Leyla ile Mecnun hikayesinde geçen mekanlar;

-Mektep ( mektepte onunla birçok melek gibi kız, arkadaş oldu)

-Çöl ( Bütün vaktini çöllerde aşk derdiyle geçirir)

-Meclis ( Bu arada Nevhel adlı bir yiğit bir mecliste Mecnun’un bir şiirini duyar, çok etkilenir)

-Geçit ( Bir geçitte o güzele (Leyla’ya) ratladı ve yüzüne bir bakış attı)

-Leyla’nın babasının evi ( Leyla baba evine döner)

-Leyla ve Mecnun’un mezarı Mecnun’u derin bir keder içinde Leyla’nın yanına gömerlerOraya bir mezar taşı dikerlerZaman içinde hikaye dilden dile yayılır, bu mezar halk arasında kutsal bir yer haline dönüşür)

-Kabe (“Ey, küçük büyük her cins insanın, çatısı yüce değeri yüksek mihrabı!”;”Ey sevgilinin çadırının kumaşı rengindeki örtüsü vefa tohumunun kabuğu olan!”;”Ey göğsünde Hacer gibi taş basarak gözlerinden zemzem gibi yaş akıtan!”;”Ya Rabbi bu mukaddes beyt hakkı için; bu safalı mabed hakkı için bende aşkın binasını Kabenin temelleri gibi daim eyle”)

d) Hikayedeki bazı mekanlar (kabe) gerçekte var olsa da kurmaca unsurlardan oluşan bu hikayede mekan da kurmacadırOlay zincirini meydana getiren halkalarının niteliği ve ona iştirak eden şahıs kadrosundaki kişilerin içinde bulundukları şartlar Leyla ile Mecnundaki mekanın şekillenmesinde etkili olmuşturMekanla eserde anlatılan olay zinciri arasındaki ilgiyi dikkate almak gerekirMetinde ifade edilen şartlarda belirli mekanlara ihtiyaç vardır(örneğin çöl)
Hikayedeki mekanlar Hikayedeki mekanlar bu ihtiyaçtan ortaya çıkar

4) Mekan zaman ve kişiler olay örgüsü ile birlikte bir kurmaca etrafında birleşip bu hikayeyi meydana getirmişlerdirMekan zaman olay örgüsü ve kişiler metnin iletisini ifade etmekte ve somutlaşmayı gerçekleştirmede bir araçtırlarbuna gör Leyla ile Mecnun’un yapısını oluşturan mekan zaman olay örgüsü ve kişilerden biri bile değiştirilemez ya da atılamazBöyle bir ey yapıldığında hikaye “Leyla ile Mecnun hikayesi” olma özelliğini yitirir

5a)

“Aşk, vuslat binasını sağlamca kurup mana aleminde seninle beni buluşturdu

“Bu görünüşe değer verme perdesi kalktıArtık hiçbir zaman şekle esir olmam!)

“Bende görünen sensinKendim yoğum; var olan şey senden ibarettir

“Eğer ben, ben isem sen nesin ey yar? Ve eğer sen, sen isen ben zavallı, neyim?

“Ey vefalı sevgili! Mecnun benim, divaneliğe de ben layığım

“Sen halini değiştirme, Leyla ne diye Mecnun olsun?”

b) hikayenin teması ; “aşk” kendi varlığını unutup, sevgilinin varlığında yok olmaktır

c) Hikayenin teması (aşk) evrenseldir”aşk” teması İnsanoğlu var olduğu günden beri günlük yaşamından, edebi hayatına kadar hayatının her alanında vardırGünümüzde de aşk temasının ele alındığı binlerce sinema filmi, edebi eser vs vardır

8a) Leyla ile Mecnun hikayesi mesnevi geleneğine bağlı kalınarak yazılmıştır

b) mesnevi geleneğini özellikleri

-esas olarak iran edebiyatına ait bir nazım şeklidir

-Nazım birimi beyittir

-Kafiye örgüsü “aa bb cc dd ee ff” şeklindedir

-Aruz vezni ile yazılır(genellikle aruzun kısa kalıpları kullanılır)

-Beyit sınırlaması yoktur

-Genel olarak bir mesnevide şu bölümler bulunur; Dibace, (önsöz), tevhid, münacat, naat, miraciye, dört halifeye övgü, eserin sunulduğu kişiye övgü, eserin yazılış sebebi, hikayenin başlaması, bitiş

-Genel olarak aşk, kahramanlık, din, tasavvuf,ahlak, nasihat, şehir güzellikleri, mizah vb konular hakkında yazılırlar

-Mesnevide olayrın geçtiği mekanlar genellikle belirsizdir

-Mesnevide olayların meydana geldiği zaman belirsizdir

-Mesnevide hikayenin bütününe yön veren kahramanlar olduğu gibi ikinci, üçüncü derecede hikayede etkili olan kahramanlar da vardır

9)hikayede anlatılan olaylar, hikayenin ortaya çıktığı dönemin gerçekliğinin bir ifadesidirBu nedenle Leyla ile Mecnun hikayesinde anlatılan olaylar günümüzden farklı özelliklere sahiptir
Günümüzde ne Mecnun gibi seven ve davranan ne de Leyla gibi seven biri vardır Hikayedeki temel olayın yani sevenleri zorla ayırma olayının niteliği düşünüldüğünde günümüzde de bu olaylarla karşılaşabilirizAncak günümüzde sevgiliye kavuşamayınca ne kendini çöle vurma ne de hayvanlara arkadaşlık yapma vardırGünümüzde böyle davranan bir aşık için tek yer akıl hastenesidirHikayedeki olaylar hikayenin geçtiği zamanın zihniyetini bir yönüyle ifade eder

10)
İlahi bakış açısı ile yazılmıştır

İlahi bakış açısının özellikleri
1)Anlatıcı her şeyi gören olaylara, kişilere dışarıdan bakan ama olaylara ve kişilere hakim durumda olan kişi konumundadır
2)Anlatıcı karakterin zihinlerini okuyabilir

186

ÖLÇME DEĞERLENDİRME
1) E
2) D
3) C
4) D D Y D Y
5) E
6) E
7) A
8) E

SAYFA 192

1) İzleyicilere oyunun başladığını bildirmek ve izleyicilerin dikkatini perdeye yoğunlaştırmak amacıyla okunur

2) Karagöz, söylenenleri yanlış anlayan, neşeli, halktan birisidir
Hacivat ise okumuş, kültürlü, düzgün konuşan birisidir
(Hangisini kendinize yakın bulursanız onu seçin)

3a) Oyunda güldürü yanlış anlamalarla sağlanmaktadır

b) NOT: K: Karagöz, H: Hacivat
K: Dur Hacivat şaka yaptım
H: Bırak birader sakalımı yordun
H: El-cinni melacinni, kör cini Estane mestane kuru kuzu kestane
K: Amin, amin… Kabak çekirdeği, sarı leblebi Amin
H: Aman Karagöz’üm, nedir bu işler
K: Kafanı kırsın geyiklerle keşişler

4) (Kişilik özellikleri 2 sorunun cevabında verilmiştir)

5) HACİVAT: Of…
KARAGÖZ: (Penceresinden)…
HACİVAT: Bir yar-i…
HACİVAT: Maşallah…
KARAGÖZ: Lebbeyk?
HACİVAT: Akşam-ı…
KARAGÖZ: Senin de…

SAYFA 193

6a) Verilen ifadeler, yanlış anlamanın yanı sıra imparatorluğun bazı milletlerinin de telaffuzları metnin güldürü unsurunu sağlayan ögelerdir

b) Halk söyleyişleri ve kullanımları ile sadelik açısından bir benzerlik vardır

7a) (Karagöz’ün anlatımı forumumuzda mevcut Bu sorunun cevabı da orda mevcuttur)

b) Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı din, ırk ve dillerin bir arada yaşadığı bir yapıya sahip olduğu hakkında bilgi verir

8) Türk Halk Tiyatrosu geleneğine bağlıdır

9) Gülüp rahatlamanın ve neşelenmenin yanı sıra hiçbir ağacın kesilmemesi gerektiği kıssadan hisse olarak algılanmaktadır

SAYFA 195

1) Ali Asker ile Sururi duydukları davul sesinden bir düğün olduğunu zannederler Güreşleri izlemek için Pınarbaşı’na giderler ve orada gördükleri pehlivanlar hakkında konuşurlar

2) Ali Asker (Acem)
Garson (Bursalı Göçmen)
Yahudi

3) Metne göre sesini (taklit) kullanmaktadır Ayrıca bir mendil ve sopayı da araç olarak kullanırlar
4) Halk Tiyatrosu geleneğine bağlıdır

5) Aralarındaki en büyük benzerlik yazılı bir metin olmadan sözlü olarak gösteri yapmalarıdır

SAYFA 199

1)-Cücenin anahtarı kapının üzerinde bırakması
-Kavuklu’nun düğün alayını