Ders Anlatım Eğitim Blogu,Öss,Sbs,Dersler

fizik, kimya, biyoloji, ingilizce, öss, sbs, öğretmenler

KONU:17.Yüzyılda Osmanlı Devletinde Çıkan İç Karışıklıklar

Devamını Oku »

ÖRGÜT KAVRAMI VE ÖZELLİKLERİ

1.1. ÖRGÜT TANIMI VE ANLAMI

Örgüt kavramını çok değişik şekillerde tanımlamak mümkündür. Bu tanımların daha iyi anlaşılması açısından örgütleme, örgüt dizaynı gibi kavramlardan bahsetmek gerekir.

Devamını Oku »

Yüzey Taşlamada Kalite Kontrol Cihazları ve Uygulamaları

Yüzey taşlama tezgahları düzgün ve hassas yüzeylerin işlenmesinde kullanılır. Yüzey taşlama tezgahlarının başlıca iki tipi vardır: 1. yatay yüzey taşlama tezgahı, 2. dikey yüzey taşlama tezgahı. Yatay tipte taş mili yataydır ve parçayı taşıyan tabla, taş miline dik bir gidip-gelme hareketi yapar. Enlemesine ilerleme tablanın taş mili doğrultusunda gidip gelmesiyle sağlanır. Düşey tipte ise taş mili düşeydir. (Akün, F., Takım Tezgahları, s.468) Parçayı taşıyan tablalarına göre ise iki ana gruba ayrılırlar: mukavemetli tablalı (reciprocating table), döner tablalı (rotary table). (McGraw Hill, Tool Engineers’ Handbook, s.37-14)

Devamını Oku »

AHŞAP ATÖLYESİNDE KULLANILAN EL ALETLERİ

Aletler:

Asırlar boyunca insanlar işlerini daha kolay ve daha etkili olarak yapabilmek için kalıplar ve araçlar icat etmişlerdir. Bu araçlara genellikle alet denir. Bunlar çok çeşitli olup bir kısmı gayet basit diğer bir kısmı ise oldukça karışıktır. Kompleks araçlar daha ziyade makine diye sınıflandırılır. Birçok makinalar şaşılacak derecede geliştirilmiştir.

Devamını Oku »

OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDA GÜMRÜKLER VE ŞEHBENDERLİK

I- OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDA GÜMRÜKLER

Devamını Oku »

Daha evvel Doğu’da ve Türkler’de roket silahlarının gelişmesi anlatılmıştı. Once Haçlılar ve sonra İstanbul’un fethi ile birlikte Avrupa, Türkler ile temasa geçti ve ortaçağ’dan ayrılan Avrupa her alanda olduğu gibi gerek barut ve gerekse roketçilikte ilerlemeler kaydetti.

Devamını Oku »

1974 KIBRIS ÇIKARTMASI VE HABER ANALİZİ

Kıbrıs’ta 308 yıllık Türk döneminde farklı toplumlara ait insanlar arasında ırk,dil ve din ayrımı nedeniyle kavga ve çatışma çıktığı görülmüş ve duyulmuş bir olay değildir.İngilizler ada yönetimini devraldıkları tarihten kısa bir süre sonra olaylar çıkmaya başlamıştır.

Devamını Oku »

1915 ÇANAKKALE SAVAŞI

Savaş öncesi Durum

Yirminci yüzyılın başlarında Avrupa sınırlarından taşıyordu. Ekonomik rekabet, sömürgecilik ve milliyetçilik akımları Avrupa’yı ikiye bölüyordu. Almanya-Fransa ve Rusya-Avusturya arasındaki çekişmeler gerginliğe dönüşüyordu. 28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahdı Arşidük Ferdinand’ın bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi bu gerginliğe son noktayı koydu.

Devamını Oku »

KÜRT SORUNUNUN KÖKENİ

Kürt Sorunu’nun en önemli dönemeci, 1918 ile 1926 yılları arasında yaşandı. Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar Kürtlerin çoğunluğu Osmanlı İmparatorluğu’nda,geri kalanı ise İran’da yaşıyordu. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Musul, Mamuretülaziz (Elazığ) ve Van vilayetleri ile Urmiye Gölü’nün batısından İran’ın Kuzistan bölgesine kadar uzanan bölge, çok büyük ölçüde Kürtlerin yerleşik olduğu bölgelerdi.

Devamını Oku »

AVRUPA SİYASİ TARİHİ

İnsanoğlu’nun yeryüzündeki yaşamını bütün yönleriyle değiştiren ve temelden etkileyen en önemli iki olay tarım ve sanayie dayalı üretim yollarının bulunmasıdır. İnsanoğlu tarıma veya sanayie dayalı uygarlıklar meydana getirmişlerdir. Tarım insan yaşamının başat geçim kaynağı olduğu sürece, uygarlıklar arasındaki etkileşim çok güçlü olamamış ve bu uygarlıklar belirli coğrafyalarla sınırlı veya yerel düzeyde kalmışlardır. Uygarlık, sanayi faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte genişlemiş, modern teknolojik icatların ekonomik, politik ve sosyal yaşamda daha çok yer almasıyla birlikte evrensel veya global bir düzeye ulaşmıştır. Bu süreç dahilinde, uygarlık belirli ve sınırlı merkezlerden çevreye doğru yayılmıştır. Böylece, birbirleriyle etkileşimli ve geçici nitelikte olan bağımsız ekonomik ve politik birimler sistemi merkeziyetçiliğe doğru genişlemiştir. Yani, tarihsel süreç dahilinde küçük şehir-devletlerinden merkezileşmiş imparatorlukların veya güçlü merkezi devletlerin olduğu bir sisteme doğru genişleme söz konusudur. Bu düşünce dahilinde, tarihi süreç üç ana döneme ayrılabilir.

Devamını Oku »

AHŞABIN MEKANİK ÖZELLİKLERİ

Ahşap tipik bir anizotrop malzemedir.Lifleri yönündeki tüm özellikler,Basınç ve çekme dayanımları,enine yöndeki dayanımlardan yüksektir.
Ahşap su içeriğinin fonksiyonu olarak şişen,büzülen bir malzeme olduğu gene bu içeriğin fonkiyonu olarak mekanik özellikleride değişen bir malzemedir.
Hücre boşlujklarındaki su;ki biz buna serbest su diyoruz,kesimi izleyen günlere buharlaşır.Hücre ceperlerine yapışmış emme su uzun süre ahşap içinde kalır.Kendi haline bırakılan tomruk,kozalaklılarda 2 yılda,yapraklarda 4 yılda ancak kurur.

Devamını Oku »

POWERPOINT 2000

Önsöz

Peki arkadaşlar, kaç kişi hayatını “sunu” (Presentation, prezentasyon) hazırlayarak kazanıyorsa elini kaldırsın! Hiç kimse! Peki kaç kişi hayatında en az bir kere sunu hazırladı ve sundu? Bir, iki elin kalktığını görüyorum. Peki, Ofis 2000 paketinin içinde PowerPoint diye bir programın olduğunu biiliyor? Ooo. Bütün eller havada. Peki son soru: Kaç kişi PowerPoint ile ne yapıldığını biliyor? Hayaktında en az bir kere sunu hazırlamış olanlar ve diğer bir kaç kişi elini kaldırıyor.

Devamını Oku »

Osman Bey, Osmanlı Devleti’ni ve Osmanoğullarını kuran ve adını devletine ve soyuna vermiş bulunan ilk Osmanlı Sultânıdır. Kendisine Kara Osman, Fahruddin ve Mu’înüddin de denmiştir. Osman Gâzî, hayatının sonuna kadar emîr yani bey olarak anılmıştır; vefâtından sonra Hân ve Sultân denmiştir. Çünkü hayatının sonlarına doğru uc beyi olmuştur.
Osman Bey, 1258 tarihinde Söğüd’de veya Osmancık’da dünyaya geldi. Babası Ertuğrul Gâzî ve annesi Halîme Hâtun’dur. 24 yaşındayken babasının yerine geçti. Osman Gâzî, önce Kastamonu’daki Çobanoğullarına, sonra da Kütahya’daki Germiyanoğullarına bağlı idi. Onlar da Selçuklu Sultânına bağlıydılar. İlk evliliği, 1280 civarında, Sultân Orhan’ın annesi ve Selçuklu vezirlerinden Ömer Abdülaziz Beyin kızı olan Mâl Hâtun iledir. 1289 yılına doğru Şeyh Edebali’nin kızı Rabî’a Bâlâ Hâtun ile evlenince, nüfuzu ve kudreti arttı. Bu hanımından da Şehzâde Alâ’addin dünyaya geldi.
1281 yılında babasının yerine aşiret beyi olan Osman Bey, bir görüşe göre, Selçuklu Sultânı II. Gıyâseddin Mes’ûd’un 1284’de Söğüd ve çevresinin kendisine tahsis edildiğine dair olan fermanı ve yanında hediye ettiği ak sancak, tuğ ve mehterhâne ile uc beyi olmuştur. 1288 veya 1291 tarihinde Karacahisâr’ı fethetmesi ve Dursun Fakih’e kendi adına hutbe okutması, Osman Bey’in yarı istiklâlini kazanması demektir.
Osman Gâzi’nin Bizans sınır şehirlerini birer birer fethetmesi üzerine telâşa düşen Bizanslılar onu ortadan kaldırmak için bir düğün vesilesiyle bir baskın hazırlarlar. Baskına baskınla cevap veren Osman Bey, 1299 yılında Yarhisâr ve Bilecik’i fethetti ve beylik merkezini Bilecik’e nakletti ve fitneye sebep olan Yarhisâr Tekfurunun kızı Nilüfer’i (Holofura’yı) oğlu Orhan ile evlendirdi. Bu tarih, daha önce açıklanan sebeplerle Osmanlı Devleti’nin kuruluş yılı kabul edildi. 27 Ocak 1300’de Selçuklu Sultânı III. Alâ’addin Keykubad’ın saltanat alâmeti olan tabl, alem ve tuğu Osman Beye bir ferman ile göndermesi ile artık Osman Bey müstakil bir uc beyi olmuştu. 1301 yılında Bursa’ya yakın bir yerde Yenişehir’i kurdu ve saltanat merkezini buraya nakletti. Bu arada bütün bu fetihlerde kendisine yardım edenleri de unutmadı ve kardeşi Gündüz Bey’e Eskişehir’i; oğlu Orhan Bey’e Sultânönü’nü; Hasan Alp’a Yarhisâr’ı; Şeyh Edebalı’ya Bilecik’i ve Turgut Alp’e İnegöl’ü verdi ve Edebalı’nın torunu Alâ’addin’i yanında götürdü. 1308 yılında İlhanlı Hükümdarı Ahmed Gazan tarafından Selçuklu Devletine son verilince Osmanlı Devleti tamamen müstakil hale geldi. 1313’de Harmankaya Hâkimi Köse Mihal Bey’in Müslüman olmasıyla Mekece, Akhisâr ve Gölpazarı Osmanlının eline geçti. 1320 yılından itibaren çevrede fazla görünmeyen Osman Bey, 1324 yılında beyliği oğlu Orhan Bey’e devretti. 1324 yılı Şubat ayında Bursa’nın fethini görmeden 67 yaşında vefat eden Osman Bey, vasiyeti üzerine, geçici olarak gömülü bulunduğu Söğüd’den alınarak 2.5 yıl sonra 1326 yılında Bursa’daki Gümüş Künbed’e defn olunmuştur.
Babasından 4800 km2 olarak aldığı toprakları 16.000 km2’ye çıkaran Osman Bey’in Orhan ve Alâ’addin dışındaki çocukları şunlardır: Fatma Hâtun, Savcı Bey, Melik Bey, Hamîd Bey, Pazarlı Bey ve Çoban Bey. Bugünkü mülkî taksimata göre, Osman Bey zamanında Osmanoğullarının ülkesi, Bilecik, Eskişehir merkez, Sakarya’ya bağlı Geyve, Akyazı ve Hendek, Kütahya-Domaniç ve Bursa ilinin Mudanya, Yenişehir ve İnegöl ilçelerini kapsıyordu.
Osman Bey zamanındaki büyük âlimler ve şeyhlerden bazılarını da hatırlatmakta yarar vardır: Âlimlerden en önemlileri Mevlânâ Şeyh Edebalı, Dursun Fakîh ve Hattâb bin Ebî Kâsım Karahisârî’dir. Maneviyât reislerinden ise, Şeyh Muhlis Baba, Şeyh Âşık Paşa, Şeyh Ulvân Çelebi, Şeyh Hasan Çelebi ve Baba İlyas mutlaka zikredilmelidir. [1]

Devamını Oku »

 

   İstasyon       Rakım   Aylar

1 Ağrı 1632 155 225 174 119 2 21 52 69 225
2 Arapkir 1200 175 221 207 40 90 78 221
3 Ardahan 1829 113 112 96 79 7 19 80 82 113
4 Arpaçay 1687 78 184 189 120 27 25 55 189
5 Başkale 2400 175 170 157 129 10 16 40 171 175
6 Bingöl 1177 213 162 176 98 30 157 213
7 Bitlis 1573 470 525 406 204 10 25 225 264 525
8 Digor 1725 79 95 94 9 3 26 38 95
9 Divriği 1225 95 55 31 10 3 26 38 95
10 Doğanşehir 1280 66 70 58 8 33 63 70
11 Doğubeyazıt 1725 29 48 38 10 3 12 27 25 48
12 Elazığ 990 56 48 31 8 1 11 68 68
13 Elbistan 1137 76 98 60 13 16 28 39 98
14 Erciş 1678 110 113 118 71 8 28 40 118
15 Erzincan 1218 22 74 28 15 8 13 27 74
16 Erzurum 1758 63 102 77 54 10 8 18 34 68 102
17 Gevaş 1694 142 105 169 164 48 89 65 169
18 Gürün 1225 80 84 64 10 5 31 42 84
19 Hakkari 1728 206 217 204 134 7 75 139 217
20 Hekimhan 1080 65 70 55 5 2 12 34 70
21 Hınıs 1715 160 190 171 126 7 22 30 82 190
22 Hizan 1530 205 224 176 98 17 41 104 224
23 Horasan 1540 106 162 187 23 20 29 31 187
24 Iğdır 858 34 38 21 1 11 15 38
25 Kağızman 1400 62 69 62 14 25 25 33 69
26 Karakoçan 1090 91 115 129 11 1 53 56 129
27 Kars 1775 70 120 92 69 16 18 33 41 120
28 Keban 808 13 115 146 91 2 6 38 146
29 Kığı 1700 269 290 263 130 10 53 90 290
30 Kulp 1125 150 103 66 23 41 91 150
31 Maden 1100 168 121 74 5 22 62 168
32 Malazgirt 1565 88 117 140 80 3 6 28 50 140
33 Palu 1000 80 65 43 4 16 65 80
34 Posof 1550 126 130 70 24 5 12 68 175 140 175
35 Pötürge 1500 91 140 46 16 4 32 42 140
36 Sarıkamış 2102 104 175 202 90 10 2 1 28 58 67 202
37 Sarız 1500 116 177 95 50 9 11 41 70 177
38 Selim 1800 63 86 79 43 6 2 24 38 43 86
39 Solhan 1366 170 177 120 32 3 50 57 177
40 Şemdinli 1350 225 305 123 35 2 3 23 60 305
41 Şırnak 1380 112 107 99 27 57 68 112
42 Taşlıçay 1700 95 147 104 60 4 21 29 41 147
43 Tatvan 1665 117 162 187 60 2 15 44 80 187
44 Tercan 1425 75 88 45 12 2 2 8 41 32 88
45 Tunceli 978 238 285 274 21 27 59 285
46 Tuzluca 1075 29 74 40 2 0 5 13 29 74
47 Varto 1650 127 160 159 173 13 32 73 173
48 Yüksekova 1900 211 256 250 166 5 9 44 143 256

Devamını Oku »

MİNTZBERG’E GÖRE ÖRGÜT YAPISI VE ÖRGÜT TASARIMININ TEMEL İKLELERİ

Yönetimin ne olduğu ve ne iş yaptığı uygulamalı araştırmalara da konu olmuş ve bunların genel olarak vardığı sonuç, ustabaşından genel müdüre ve devlet yöneticilerine kadar yapılan işin “esasının aynı olduğu” yalnızca roller ve kapsamın değiştiği, yöneticinin işinin “programlanmış” olmadığı, sözlü haberleşme ile sezgilerin çok önemli rol oynadığı ve yöneticinin diğer kişilerden aldığı ve onlara verdiği bilgi oranında güçlü bulunduğu olmuştur.

Devamını Oku »


Bedava İlan Verme